Ana Sayfa / Bugünün Manşetleri / Dr. Yavuz Dizdar’dan acı itiraf: Doktorlar vicdanını kaybetti

Dr. Yavuz Dizdar’dan acı itiraf: Doktorlar vicdanını kaybetti

Dr. Yavuz Dizdar yeni kitabı ‘Vicdan Hayat Kurtarır’a özel açıklamalar yaptı, hem sağlık ve beslenme konusunda, hem de toplumsal konularda birçok önemli mesaj verdi.
Kitapta sistemin çıkmazlarına yer verdiğini ve tıbbı ciddi şekilde eleştirdiğini söyleyen Dizdar, “Doktorlar aşırı derecede paraya meftun olmuşlar, bağlanmışlar. Önemli bölümü vicdanını kaybetmiş, bir kısmı daha imkan bulursa kaybedecek” dedi.
Verdiği röportajlar sonrası yaşadıklarını hikayeleştirme fikri doğduğunu ve kitabın öyle ortaya çıktığını ifade eden İstanbul Üniversitesi Çapa Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi ve Onkolog Dr. Yavuz Dizdar, yeni kitabı ‘Vicdan Hayat Kurtarır’ı anlattı.
Yavuz Dizdar: Hasta olsanız dahi gözü kapalı tıbba güvenmeyin
Kitabın 3 ayda yazıldığını ve gençler için yaşam kılavuzu olduğunu vurgulayan Dr. Dizdar, “Kitapta, özellikle gençlerin geleceği dert edinildi ve gençlere önemli mesajlar veriyorum. Hasta olmayın ama hasta olursanız da tıbba çok fazla güvenmeyin.
Doktorlar aşırı derecede paraya meftun olmuşlar, bağlanmışlar. Kitapta tıbba ciddi eleştiri var ve bir zahmet üstlerine alınsınlar. İsim verilmese de birlikte çalıştığımız meslektaşlarımız var. Ama alınmaları lazım çünkü bu iş ticarete çevrildiği vakit tıbbın geleceğini bekleyemeyiz. Bu çocukları nasıl eğiteceğiz. Doktor saat 11 veya 12’de işten çıkarak hatta bazen hiç gelmeksizin piyasada olmak istiyor. Mesleğin esaslarını çocuklar kimden öğrenecek?” diye konuştu.
“Tıp amacından saptı, ticarete döndü”
Doktorların büyük çoğunluğu olmasa bile önemli bölümünün vicdanını kaybettiğini söyleyen Dr. Dizdar, “Bir kısmı daha imkan bulursa kaybedecek, kesinlikle göz ardı edebilirler. 1900’lü yılların başında İstanbul’a gelen yabancı bir doktor Beyoğlu’nda muayene açtığında haftada 1 gün ücretsiz hasta bakıyordu.
Ben burada kendi meslektaşlarıma haftada 1 gün hastaya ücretsiz bakmayı kabul ettiremedim. Ameliyat değil, alt tarafı muayeneden bahsediyoruz. Tıp kendi misyonundan bu kadar sapmış ve ticarete dönüşmüşse eğer doktorlara vicdanlarını bir daha hatırlatmak gerekiyor” ifadelerini kullandı.
Gelişen tıp değil, tıbbi cihaz teknolojisi!
Hasta ve hasta adaylarına uyarılarda bulunan Dr. Dizdar, “Bizim sektörün temsilcileri 80 yıldır yatmış, teknoloji gelişmiş. Gelişen teknoloji, tıp değil. Bunu hasta ve hasta adayları çok iyi bilsin. Yeni birkaç ilaç ama bol miktarda görüntüleme, Ultrason, MR,PET gelişmiş ve kendilerine pazar arıyorlar. Dolayısıyla hastalar tıp için artık pazar özelliği taşıyor. Okuyucular işte kitapta bunların ne halde olduğunu, nasıl bu noktaya gelindiğini bulacak. Bu noktada çıkış için bir şeylerin değişmesi gerektiğini fark edeceksiniz. Okuyucular kitapta bunu fark etse yeterli” dedi.
“Toplumun vicdanında küntleşme var”
Kitapla toplumda farkındalığı artırmayı amaçladığını belirten Dr. Dizdar, “Toplumun vicdanında küntleşme olduğunu söyleyebilirim. Yani bir şeyleri göz ardı edebiliyor. Örneğin, tavukta mesela, ‘ışık görmeden büyüyen 40 günlük hayvandır, aslında bebektir’ dediğinizde işi anlamış olan arkadaşlar ‘ızgara tavuk istiyorum’ diyebiliyor. Bunu dememeyi öğrendiğimiz zaman çağ döner.
Çünkü artık bu sıkışmış pozisyondur. Mallar ve canlar bu kadar ucuzlamışken birkaç kişi bir hareket başlatırsa ve sürekli tüketime sevk eden sistemi hayatlarından kısmen de olsa çıkartabilirlerse bütün ayaklar yere bir daha basacaktır. Dünyanın şekli bir daha böyle olmayacak, kitaptaki amaç bu farkındalığın sağlanmasıdır.Vicdan hayat kurtarır mı? Evet kurtarır” diye konuştu.
“2050 yılında 2 kişiden 1’i otistik hale gelebilir”
Toplumda şu anda ekran bağımlılığının hızla artmasıyla yarı otistik bir tablonun olduğunu aktaran Dr. Dizdar, “Otizmle ilgilenen derneklerden hastalığın artışıyla ilgili verilere baktığımız zaman hastalık yukarı doğru çıkıyor. Böyle devam ettiği sürece otizmli insan sayısı toplum içinde yükselecek. Aslında şu anda yarı otistik bir tablo olmadığını söyleyemem.
O nedir? Ekran bağımlılığı. Gençlerde bol miktarda var. Devamlı hareket halindeler, yerinde duramıyorlar ama sürekli telefon ekranına bakıyor, bu da bir cins otizmdir. 2050’de 2 kişiden biri otistik hale gelirse o toplum teorik olarak tükenir, bitmiş demektir” ifadelerini kullandı.
‘’Yağlar tüm canlı formların canlılık fonksiyonlarının, büyümenin ve güneşi kullanabilmenin hâkim şartıdır. Yanlış yağlarla (rafine yağlar) tahrip edilmiş bir insana vitamin, mineral, iz minareller, vs. ile yardımcı olabilme imkânı yoktur. İnsanlara yardımcı olmak istiyorsak, vücuttaki tahribatın sebeplerini (rafine yağlar) görmeliyiz.’’ Dr. Johanna Budwig’in KANSER Problem ve Çözümü isimli eserinden tercüme!
“Okuma alışkanlığı yok! Gençlerden özellikle istiyorum”
Kitabın yaşama dair bakış açısını yansıttığını söyleyen Dr. Dizdar, “Vicdan herkesin içinde bir miktar verilmiş olan ama bizim görmezden geldiğimiz, üstünü örtebildiğimiz cevher. Örtüyü açarsanız ışıldamaya başlıyor, kapatırsanız o zaman duyarsızlaşıyorsunuz.
Gençlerin o yüzden özellikle okumalarını istiyorum, okuma alışkanlığı yok. Kitap, okuma alışkanlığına başlatmak için de bir proje. Dip notlarla bugünkü gençlerin tanıma ihtimali düşük olan Kemal Sunal, Adile Naşit’i tekrar hatırlatmaya çalıştık. Okurlarsa ne demek istediğimizi anlayacaklar. Gençlerin fabrika ayarlarına dönmelerini istiyoruz yoksa format atmamız gerekecek” dedi.
“Kitap okuyan gençler işsiz kalmaz”
Eğer kitabın içinde anlatılanlar yaşanacak olursa gençlik için sıkıntıların ortaya çıkacağını vurgulayan Dr. Dizdar, “Her şey ucuzladı ama iş yok. Gençlerin içerisinde deli kan var. Konum istiyor, onurlandırılmak istiyor. Bir yerde çalışmak istiyor ama siz bunlara iş bulamıyorsunuz çünkü sistem ucuzladı. Gençler kitapta bu hikayenin bugünlere nasıl geldiğini bulacaklar. Çünkü bu durum yeni değil 30 yıllık bir hikaye. Mesela, gençler istedikleri kadar üniversite bitirsinler işleri olmayacağını bilecek” diye konuştu.
Dr. Yavuz Dizdar, kitabın devamının geleceğini bunun yanı sıra bilimsel gelişmeleri de roman formatında yazacağını söyledi.

About admin

Göz Atmak İstermisin

Tamer Karadağlı: Yakışıklısın diye oyuncu olunmaz

Tamer Karadağlı katıldığı programda, “Yakışıklısın, güzelsin diye oyuncu olunmamalı, baktığımızda bir filmde, bir dizide oynayan …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

WP2Social Auto Publish Powered By : XYZScripts.com