[rank_math_breadcrumb]

Avrupa’nın Vicdanı Kıbrıs’ta da Sustu, Gazze’de de Sustu

 Aziz Dağtekin Yazdı


Avrupa’nın bir alışkanlığı var.

Kendi acısını tarih yapar…

Başkasının acısını dipnot bile yapmaz.

Kendi mağdurunu kürsülere çıkarır…

Başkalarının mezarlarını ise sessizliğe gömer.

Bugün Avrupa Parlamentosu’nda kabul edilen Kıbrıs kararı tam da bunun yeni bir örneğidir.

1974 Kıbrıs Barış Harekatı üzerinden Türkiye’yi suçlayanlar, yarım asır önce yaşanan olayları kendi siyasi bakış açılarıyla yeniden yorumlamaya çalışıyor.

Peki aynı Avrupa Parlamentosu, 1963’te başlayan Kanlı Noel’i neden aynı kararlılıkla konuşmadı?

Neden Ayvasıl’da toplu mezarlara gömülen Türkleri gündemine taşımadı?

Neden Kumsal’da banyo küvetinde katledilen Mürüvet İlhan ile üç küçük evladının dramını insan hakları raporlarının ilk sayfasına yazmadı?

Neden 103 Türk köyünün boşaltılmasını, yüzlerce Kıbrıs Türkünün hayatını kaybetmesini Avrupa’nın ortak hafızasına işlemedi?

Çünkü mesele insan hakları değil…

Mesele, kimin hakkının konuşulacağına karar verme ayrıcalığını kendilerinde görmeleridir.

Bugün Gazze’ye bakın…

On binlerce insan hayatını kaybetti.

Kadınlar…

Çocuklar…

Hastaneler…

Okullar…

Mülteci kampları…

Dünyanın gözü önünde bombalandı.

Uluslararası kuruluşların raporlarına konu olan ağır insani yıkım günlerce ekranlara yansıdı.

Peki Avrupa ne yaptı?

Birkaç diplomatik açıklama…

Birkaç “endişeliyiz” cümlesi…

Sonra derin bir sessizlik.

Lübnan’da yaşanan saldırılar karşısında da benzer bir tablo ortaya çıktı.

Siviller hayatını kaybetti.

Yerleşim alanları hedef oldu.

Ama Avrupa’nın vicdanı yine uzun bir sessizliğe büründü.

İnsan haklarını evrensel bir değer olarak savunduğunu söyleyenlerin, bu ilkeyi her coğrafyada aynı ölçüyle uygulaması beklenir.

Çünkü insan hakları; milliyete, dine ya da siyasi tercihe göre değişen bir kavram değildir.

Kıbrıs meselesi de tarihsel yönleriyle son derece hassas bir konudur.

Bu nedenle geçmişte yaşanan acıların tamamı, hangi topluma ait olursa olsun, insani bir bakış açısıyla değerlendirilmelidir.

Acıları yarıştırmak da, bazılarını görünmez kılmak da barışa hizmet etmez.

Gerçek adalet, yalnızca belirli mağduriyetleri değil, tüm sivillerin yaşadığı trajedileri aynı vicdan terazisinde tartabilmektir.

Avrupa Parlamentosu’nun aldığı karar, işte bu nedenle tarafsızlık konusunda ciddi tartışmaları beraberinde getirmektedir.

Eğer gerçekten adalet aranıyorsa…

Kanlı Noel de konuşulmalıdır.

Ayvasıl da konuşulmalıdır.

Kumsal Katliamı da konuşulmalıdır.

Toplu mezarlar da konuşulmalıdır.

Türklerin yaşadığı acılar da aynı ciddiyetle araştırılmalıdır.

Aksi halde ortaya çıkan tablo, hukukun değil siyasetin konuştuğu bir tablo olur.

Avrupa, insan haklarını siyasi rekabetin aracı hâline getirdiği sürece inandırıcılığını güçlendiremez.

Çünkü vicdan seçici olamaz.

Adalet taraf seçemez.

İnsanlık ise ancak herkes için savunulduğunda gerçek anlamını bulur.

Hakkında Aziz Dağtekin

1960 yılında Elazığ'da doğdu. Öğrenimini İstanbulda tamamlayarak gazetecilik mesleğine 1983 yılında başladı. sırasıyla Hergün, Bulvar, Hürriyet ve Türkiye Gazetelerinde muhabirlik ve yazı işleri kadrolarında görev aldı. Basın sektöründen 2006 yılında emekli oldu. Halen idare yeri Adana olan ve Ulusal yayın yapan Netinternet, Ekonet Haber, Eko İntenet Haber sitelerinde Genel Yayın Yönetmenliği ve ekonomi ile alakalı yazı ve yorumlar yazmaktadır. Gazetecilik mesleği yanısara sigortacılık, pazarlama ve finans sektöründe üst düzey yöneticiliklerde bulundu. Sırasıyla İhlas Barter ve Turk Barter'da franchise ve bölge müdürlüğü görevlerinde yer aldı. 2005 yılında Turk Barter'dan ayrılarak Anadolu Barter'ı kurdu. Halen 13'e yakın şubesiyle faaliyet gösteren Anadolu Barter'ın Yönetim Kurulu Başkalığını yürütmektedir. Evli ve 2 çocuk babası olan Gazeteci-Yazar Aziz Dağtekin halen Basın Konseyi üyesi ve Adana'da Kurulu bulunan Çukurova Güreş Vakfı ile Elazığlılar Kültür ve Dayanışma Derneğinin de kurucu üyesidir.

Göz Atmak İster misiniz?

Yasa Dışı Bahis, Tefecilik, Uyuşturucu ve Dolandırıcılık Operasyonu: 16 İlde Dev Baskın

İçişleri Bakanlığı, Türkiye genelinde organize suç örgütlerine yönelik yürütülen kapsamlı operasyonlarda önemli bir başarıya daha …

Bir yanıt yazın