Aziz Dağtekin Yazdı
Siyasette bazen öyle anlar vardır ki…
Muhalefet konuşmaz.
İktidar konuşmaz.
Mizah konuşur.
Ve bazen tek bir parti ismi, sayfalar dolusu siyasi analizden daha fazla şey anlatır.
“Yeni Parti…”
İddiaya göre isim daha ilk günden tartışmalı hale geliyor. Birileri çıkıyor, “Bu isim üzerinde daha önce hak iddia ettik” diyor.
Sahi, insan düşünmeden edemiyor: Sahi bu Yeni Parti adını tam olarak nerede bulmuşlar?
Gece yarısı mezarlıklarda içtikleri rakının kafasıyla mı akıllarına gelmiş, yoksa o atmosfere kapılıp “Tabelaya ne yazsak gider?” sığlığında bir istişare mi yapmışlar, bilinmez. Ama ortaya çıkan tablonun ciddiyeti de ancak böyle bir hikayeyle açıklanabilir herhalde!
Navigasyonsuz Yola Çıkanlar
Şimdi insan ister istemez düşünüyor… Yıllardır Türkiye’yi yönetmeye talip olan bir siyasi hareket;
Ekonomiye çözüm hazırlıyor.
Dış politikaya reçete yazıyor.
Anayasa değişikliği konuşuyor.
Devleti yeniden yapılandıracağını söylüyor.
Ama… Google’da iki dakika isim araştırması yapmayı bile akıl edemiyor.
İnsanın aklına şu soru geliyor: Bu halinizle mi ülke yöneteceksiniz?
Yeni doğan bir çocuğa isim koyarken bile aile büyükleri günlerce düşünüyor. Bunlar milyonlarca kişiye hitap edecek siyasi parti kuruyor; ilk karşılarına çıkan tabelayı kapmış gibi davranıyorlar. Sonra da… “İsim başkasınınmış.”
Eğer iddialar doğruysa gerçekten trajikomik. Siyasette vizyon önemlidir ama önce navigasyon gerekir. Haritayı açmadan yola çıkanlar, ilk kavşakta kaybolurlar.
“Sayın Genel Başkanım, Küçük Bir Problem Var…”
En acısı ne biliyor musunuz? Daha parti tabelası asılmadan parti ismi tartışılıyor. Program konuşulmuyor, kadrolar konuşulmuyor, projeler konuşulmuyor. İlk gündem: “İsim kimin?”
Olacak iş mi? Bir ülkeyi yönetmek, mahalle derneği kurmaya benzemez. Devlet yönetmek;
Plan ister,
Hesap ister,
Hazırlık ister,
Disiplin ister.
Daha en temel hazırlık aşamasında böylesine büyük bir tartışmanın ortaya çıkması, kamuoyunda devasa soru işaretleri oluşturuyor.
İşin mizah tarafı ise bambaşka. Düşünsenize… İktidar olmuşsunuz, Bakanlar Kurulu toplanacak, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde zirve yapılacak. Ama biri içeri girip:
“Sayın Genel Başkanım… Partimizin ismiyle ilgili küçük bir problem var…”
diyor. İşte tam bu noktada bütün ciddiyet dağılıyor.
Velhasıl…
Siyaset güven işidir. Güven ise ayrıntılarda başlar. Bir binanın çatısını konuşmadan önce temelinin sağlam olması gerekir. Partinin adını bile tartışmalı hale getiren bir başlangıç, doğal olarak “Hazırlık ne kadar ciddiydi?” sorusunu da beraberinde getiriyor.
Elbette hukuki süreç ne gösterecek, bunu zaman belirleyecek. İsim üzerindeki hak iddialarının geçerliliği de ilgili makamlar tarafından değerlendirilecektir. Ancak siyaset bazen mahkeme kararından önce toplumun vicdanında sınav verir.
Ve ilk izlenim… Çoğu zaman en kalıcı olandır.
Yeni olmak kolaydır ama hazırlıklı olmak zordur. Siyaset sloganla değil, ciddiyetle yapılır. Çünkü millet artık laf değil, ehliyet görmek istiyor.
Yoksa insanın diline şu cümle dolanıyor:
Daha partinin ismini tartışmasız belirleyemeyenler, koskoca Türkiye’yi nasıl yönetecek?
İşte asıl soru budur….
Netinternet Haber İnternet Haberciliğinin Doğru Adresi