Diyanet din düşmanlarına karşı neden suskun?

Diyanet, FETÖ gibi tehlikeli olan ve dinde reform hazırlığı yapan, İslamiyet’in kabul etmediği konularda fetvalar veren diğer sözde cemaat ve dini kuruluşlarla ilgili neden rapor hazırlamıyor? Bu konuda FETÖ’nun siyasi ayaklarının açıklanmaması gibi merak konusudur.

Ülkemizdeki hayır ve hasenat duygularını körelten, sevgi ve muhabbeti ortadan kaldıran FETÖ gibi sözde din kisvesi adı altında İslamiyet’e hizmet ettiğini öne süren özünde zarar veren bazı cemaatler aslında nifak tohumları ekiyor. Bu yanlış ve dini duyguları tahrip eden faaliyetler raporlarla kamuoyuna şerlerinden emin olmak adına duyurulmalı ve faaliyetleri derhal yasaklanmalıdır.

Televizyon kameralarının karşısına geçip hep birbirlerine benzeyen genç kızlarımızı karşına alıp, sözde din adına yarı çıplak halde raks ettiren Adnan Oktar da bunlardan biridir. Yarı çıplak halde raks hangi dini inançların ve hangi fıkıh kitabının hangi sahifesinde yazılıdır birilerinin izah etmesi lazımdır.

Bu görev de Diyanet işlerine düşmektedir. Diyanet İşleri, sadece sırmalı köşkte oturup kalkmak, dine ahlaka, toplumsal değerlere verilen zararları görmezden gelmek demek değildir.  “Yılan küçükken kafası ezilmeli.” sözü dinimize ve diyanetimize zarar verenler için de geçerlidir. Vaktiyle FETÖ ile ilgili yazdıklarımızdan ve çizdiklerimizden dolayı bizi kınayanlar şimdilerde bize methiler yağdırmaktadırlar. Ama bu zamana kadar FETÖ’nun faaliyetlerini denetlemeyen, onların hurafe niteliğindeki faaliyetlerini mubahmış gibi görmezden gelenler, aslında FETÖ’yu canavarlaştıranlardır.

Şimdi, Diyanet Adnan Oktar’ın ve diğer sapık fırka peşinde koşan bazı cemaatlerin din tahribiyle ilgili rapor hazırlayacak mı? Hazırlamaz, hazırlayamaz.  Çünkü, Diyanet FETÖ raporunu İslami hassasiyetinden dolayı değil siyasi gidişattan ve baskıdan dolayı hazırladı. İlkokul çocuğunun bile FETÖ’ya sövdüğü bu dönemde raporun hiçbir kıymeti har biyesi yok.

Çünkü; bu rapor dini inançlarımız ve değerlerimiz daha fazla zarar görmeden hazırlanmalıydı. Canavarı görmek için illaki bir eylemin veya acı olayın meydana gelmesi gerekmiyor. Diyanet de, devlet de din düşmanlarının ve dinde reform arayan sözde bazı cemaatlerin yakasına yapışmalı onların İslamiyet’e zarar veren faaliyetlerini derhal durdurmalıdır.

Bu duygu ve düşüncelerle Cumhurbaşkanımızın hurafe peşinde koşan bazı sözde dini cemaatlerin faaliyetlerini denetleyecek kendisine bağlı özel bir ekip kurmasını, yeniden dizayn edilecek olan yeni anayasa alt komisyonlarında dinimize zarar verecek olan faaliyetlerin tanımlaması ve ceza ile yaptırımların belirlenmesi gerekmektedir.

Yoksa dinimiz de diyanetimiz de yok olur. Kısacası dinimiz sapık fırkaların, din düşmanların, hurafelerin, Vehabilerin velhasıl Müslümanları geri bırakmak isteyen şer odakların oyuncağı ve kuklası olmaktan öteye gidemez. Devletimizin ana gayesi ve hedefi Tük İslam ahlakını ve ülküsünü yaşatacak adımlar atması olmalı. Yoksa Diyanetin din düşmanlarına karşı suskunluğunu bozacağı yok..

Hakkında Aziz Dağtekin

1960 yılında Elazığ'da doğdu. Öğrenimini İstanbulda tamamlayarak gazetecilik mesleğine 1983 yılında başladı. sırasıyla Hergün, Bulvar, Hürriyet ve Türkiye Gazetelerinde muhabirlik ve yazı işleri kadrolarında görev aldı. Basın sektöründen 2006 yılında emekli oldu. Halen idare yeri Adana olan ve Ulusal yayın yapan Netinternet, Ekonet Haber, Eko İntenet Haber sitelerinde Genel Yayın Yönetmenliği ve ekonomi ile alakalı yazı ve yorumlar yazmaktadır. Gazetecilik mesleği yanısara sigortacılık, pazarlama ve finans sektöründe üst düzey yöneticiliklerde bulundu. Sırasıyla İhlas Barter ve Turk Barter'da franchise ve bölge müdürlüğü görevlerinde yer aldı. 2005 yılında Turk Barter'dan ayrılarak Anadolu Barter'ı kurdu. Halen 13'e yakın şubesiyle faaliyet gösteren Anadolu Barter'ın Yönetim Kurulu Başkalığını yürütmektedir. Evli ve 2 çocuk babası olan Gazeteci-Yazar Aziz Dağtekin halen Basın Konseyi üyesi ve Adana'da Kurulu bulunan Çukurova Güreş Vakfı ile Elazığlılar Kültür ve Dayanışma Derneğinin de kurucu üyesidir.

Göz Atmak İster misiniz?

DEAŞ kimdir, Putin ve Hamas mı yoksa Siyonist İsrail ile ABD midir?

Aziz Dağtekin Yazdı Ne garip olmuş insanlar. Dün kimliğini soykırımla mücadele etmeye borçlu olanlar, bugün …

Bir yanıt yazın