Aziz Dağtekin Yazdı
Şöyle bir etrafınıza bakın…
Türkiye’nin etrafındaki ateş çemberi her geçen gün daha da daralıyor. Sınırlarımızın ötesinde savaşlar, içeride ekonomik ve siyasi baskılar, küresel güçlerin bitmek bilmeyen hesapları…
Tam da böylesi bir dönemde dikkat edin; aynı odaklar ısrarla Milliyetçi Hareket Partisi’ni hedef alıyor.
Peki neden?
Çünkü MHP, yalnızca seçimden seçime oy isteyen sıradan bir siyasi parti değildir.
MHP, Türk devlet aklının en sağlam sigortasıdır.
Devlet refleksinin diri kalmasını sağlayan, milli bekamız söz konusu olduğunda tereddüt etmeden safını belli eden, Türkiye’nin kırmızı çizgilerini siyasi pazarlık konusu yapmayan köklü bir iradenin adıdır.
İşte bu yüzden saldırıyorlar.
Önce itibarsızlaştırıyorlar…
Yetmiyor; bölmeye çalışıyorlar…
Olmazsa içeriden çatlak oluşturmaya uğraşıyorlar…
Çünkü biliyorlar ki;
MHP dimdik ayakta olduğu sürece Türkiye’nin milli refleksi de dimdik ayakta kalacaktır.
Asıl Hedef Parti Değil, Devletin Direncidir
Bugüne kadar senaryo hiç değişmedi.
Dahili ve harici bedbahtlar önce Milliyetçi Hareket’i küçültmek istedi…
Sonra etkisizleştirmeye çalıştı…
Ardından siyasi denklemin dışına itmenin hesaplarını yaptı.
Çünkü hesapları sadece bir partiyle değildir.
Asıl hedef, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin milli direncidir.
Onlar çok iyi biliyorlar;
MHP güçlü olduğu sürece devletin sigortası sağlamdır.
O sigorta attığında ise sadece bir parti değil, millet olarak hepimiz karanlığa sürükleniriz.
MHP Makam Değil, Davadır
Burada herkesin idrak etmesi gereken çok önemli bir gerçek vardır.
Milliyetçi Hareket Partisi;
Şahsi kariyerlerin basamağı değildir.
Makam pazarlıklarının adresi değildir.
Koltuk hesaplarının merkezi değildir.
Geçici heveslerin uğrak yeri hiç değildir.
MHP, cihan-şümul Türk milliyetçiliği davasının asırlık sancağını taşıyan kutlu bir iradedir.
Bu kutlu yürüyüşte isimler değişir…
Kadrolar değişir…
Görevler değişir…
Fakat dava değişmez.
Çünkü dava şahısların değil, milletindir.
En Büyük Tehlike Dışarıdan Değil, İçeriden Gelen Ayrışmadır
Bugün beni asıl düşündüren mesele dışarıdaki saldırılar değildir.
Asıl tehlike;
İçeride “ben” diyerek davayı küçülten anlayıştır.
Birileri hala küçük hesapların peşinde…
Küçük makamların…
Küçük kliklerin…
Küçük hesaplaşmaların…
Oysa büyük davalar küçük insanların egolarına sığmaz.
Fatihler içinde hizipleşme arayanlar, tarih boyunca kendi kurdukları dar çemberlerin içinde kaybolmuşlardır.
Bugün de değişen hiçbir şey yoktur.
“Ben kazanayım.”
“Benim ekibim olsun.”
“Benim adamım yönetsin.”
diyen herkes aslında istemeden de olsa davanın omurgasına zarar vermektedir.
Çünkü şahsi ihtiras büyüdükçe dava küçülür.
Ego büyüdükçe birlik zayıflar.
Birlik zayıfladığında ise en çok düşman sevinir.
Düşman En Çok Biz Ayrışınca Kazanır
Türkiye’ye diz çöktüremeyenler…
Sınırlarımızı aşamayanlar…
Masada istediklerini alamayanlar…
Şimdi içeride oluşacak en küçük çatlağın peşine düşüyor.
Çünkü biliyorlar;
Bir millet dışarıdan değil, içeriden bölündüğünde yenilir.
Onların umut bağladığı şey tam da budur.
Birbirimize düşmemiz…
Birbirimizi tüketmemiz…
Davayı şahsi hesaplara kurban etmemiz…
Buna izin vermek, en büyük hatadır.
Bu Dava “Ben” Diyenlerin Değil, “Biz” Diyenlerindir
Bir dava;
Egoyla büyümez.
İhanet ederek güçlenmez.
Küçük hesaplarla yücelmez.
Bir dava ancak sadakatle yaşar.
Fedakarlıkla büyür.
Samimiyetle kökleşir.
Ve millet sevgisiyle ebedileşir.
Tarih boyunca altın harflerle yazılan isimlere bakın.
Hiçbiri “ben” diyerek büyümedi.
Hepsi “önce devlet, önce millet” diyerek yürüdü.
Bugün de değişmesi gereken hiçbir ilke yoktur.
MHP Bir Partiden Fazlasıdır
MHP yalnızca bir siyasi hareket değildir.
Bir duruştur.
Bir karakterdir.
Bir devlet terbiyesidir.
Bir vicdandır.
Bir hafızadır.
Ve gerektiğinde millet için bedel ödemeyi göze alan iradenin adıdır.
Bu iradeyi zayıflatmaya çalışanlar sadece bir partiye değil;
Türkiye’nin geleceğine saldırmaktadır.
Son böz olarak, bu satırlar ne bir kırgınlığın ürünüdür…
Ne de herhangi bir kişiye yönelik hesaplaşmadır.
Bu satırlar;
Türk devletinin bekasına duyulan samimi sorumluluğun sesidir.
Bugün yapılması gereken bellidir.
Küçük hesapları terk etmek…
Ego duvarlarını yıkmak…
Birlik olmak…
Beraber olmak…
Ve Türkiye Yüzyılı yürüyüşünde omuz omuza ilerlemektir.
Çünkü unutulmamalıdır ki;
MHP bir kişinin değil, bir neslin emanetidir.
MHP bir grubun değil, Türk milletinin sigortasıdır.
Ve o sigorta atarsa sadece bir parti değil, devletin milli refleksi zarar görür.
Şimdi karar vakti…
Ya “ben” diyerek tarihin tozlu raflarında kaybolacaksınız…
Ya da “biz” diyerek milletin hafızasında iz bırakacaksınız.
Unutmayın; güneş balçıkla sıvanmaz. Dava ise şahsi ihtiraslarla asla küçültülemez.
Çünkü gerçek dava; isimlerin değil, milletin ve devletin geleceğinin davasıdır.
Netinternet Haber İnternet Haberciliğinin Doğru Adresi