Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), trafik cezalarında önemli artışlar öngören yeni yasal düzenlemeye karşı yargı yoluna başvurdu. CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, söz konusu düzenlemenin iptali ve yürürlüğünün durdurulması talebiyle Anayasa Mahkemesi’ne başvurduklarını açıkladı. Başvuru, yalnızca trafik cezalarına ilişkin düzenlemeyi değil, aynı zamanda üst düzey kamu yöneticilerinin atanmasına dair Cumhurbaşkanlığı kararnamesini de kapsıyor.
Trafik güvenliği, son yıllarda Türkiye’de en çok tartışılan konular arasında yer alıyor. Yetkililer, artan kazaların önüne geçebilmek ve sürücüler üzerinde caydırıcılığı artırmak amacıyla çeşitli düzenlemeler yaparken, yeni yasa ile birlikte bazı trafik ihlallerine verilen cezalar ciddi oranlarda yükseltildi. Özellikle tehlikeli sürüş davranışlarına yönelik yaptırımların sertleştirilmesi dikkat çekti.
Yeni düzenlemeye göre, yerleşim yerlerinde “makas atma” olarak bilinen tehlikeli sürüşün cezası 90 bin TL’ye çıkarıldı. Bununla birlikte sürücünün ehliyetine 60 gün süreyle el konulması da öngörüldü. Tek yönlü yollarda ters yönde araç kullanmanın cezası 10 bin TL olarak belirlenirken, bölünmüş yollarda ters istikamette ilerlemenin cezası ise 20 bin TL’ye yükseltildi. Bu düzenlemelerle birlikte trafik kurallarına uyumun artırılması ve kazaların azaltılması hedefleniyor.
Ancak CHP, bu artışların amacını aştığını savunuyor. Gökhan Günaydın, yaptığı açıklamada devletin trafik güvenliğini sağlamak için elbette önlem alması gerektiğini kabul ettiklerini, ancak bu önlemlerin “ölçülülük” ilkesine uygun olması gerektiğini vurguladı. Günaydın’a göre, cezaların aşırı derecede artırılması, caydırıcılıktan ziyade farklı sonuçlar doğurabilir.
Günaydın, söz konusu düzenlemenin trafik güvenliğini sağlamaktan uzaklaştığını ve daha çok bir “ceza gelirleri artırma” aracına dönüştüğünü öne sürdü. Bu yaklaşımın toplumsal barışa katkı sunmayacağını, aksine kamu düzeni üzerinde olumsuz etkiler yaratabileceğini dile getirdi. Ayrıca, vatandaşların cezalar yoluyla baskı altına alınmasının doğru bir yöntem olmadığını ifade etti.
CHP’li Günaydın’ın dikkat çektiği bir diğer önemli nokta ise trafik cezalarından elde edilen gelirlerdeki artış oldu. Verilere göre, 2025 yılı için bütçeye 93 milyar TL’lik trafik cezası geliri hedefi konuldu. Oysa bir önceki yıl bu rakam 55 milyar TL seviyesindeydi. Daha da dikkat çekici olan ise yılın ilk üç ayında kesilen ceza miktarının 66 milyar TL’ye ulaşmış olması. Bu durum, yıl sonu hedefinin büyük bölümünün çok kısa sürede gerçekleştiğini ortaya koyuyor.
Günaydın, bu tabloyu değerlendirirken, yeni düzenlemenin yürürlüğe girmesinin ardından kesilen trafik cezalarında yüzde 37 oranında artış yaşandığını belirtti. Bu artışın, yalnızca trafik güvenliğini sağlama amacıyla açıklanamayacağını savunan Günaydın, yetkililere “ölçülülük ilkesine bağlı kalınması” çağrısında bulundu.
CHP’nin başvurusu, yalnızca trafik cezalarına ilişkin düzenlemeyi değil, aynı zamanda üst düzey kamu yöneticilerinin atanmasını düzenleyen Cumhurbaşkanlığı kararnamesini de kapsıyor. Günaydın, bu kararnameye ilişkin de yürürlüğün durdurulması ve iptal talebinde bulunduklarını ifade etti. Bu kapsamda, Anayasa Mahkemesi’nin vereceği kararın hem trafik düzenlemeleri hem de kamu yönetimi açısından önemli sonuçlar doğurması bekleniyor.
Uzmanlar, trafik cezalarının artırılmasının tek başına yeterli olmayacağını, eğitim, denetim ve altyapı iyileştirmeleriyle desteklenmesi gerektiğini belirtiyor. Aksi halde, cezaların yüksek olmasının sürücüler üzerinde beklenen etkiyi yaratmayabileceği ifade ediliyor. Öte yandan, kamuoyunda da cezaların yüksekliği ve uygulama biçimi konusunda farklı görüşler bulunuyor.
Sonuç olarak, CHP’nin Anayasa Mahkemesi’ne yaptığı başvuru, trafik cezaları konusundaki tartışmayı yeni bir boyuta taşıdı. Mahkemenin vereceği karar, hem sürücüler hem de kamu otoriteleri açısından belirleyici olacak. Sürecin nasıl sonuçlanacağı ve mevcut düzenlemelerin devam edip etmeyeceği önümüzdeki dönemde netlik kazanacak.
Netinternet Haber İnternet Haberciliğinin Doğru Adresi