Ana Sayfa / Yazarlar / Çarli’nin Şeytanları ve O siyonist dergi

Çarli’nin Şeytanları ve O siyonist dergi

Avrupa’nın, hata  dünyanın iki yüzlülüğü Fransa’daki ses bombası niteliğindeki katliam ile mesaj olmuş, haçlı dayanışması halini almıştır.

Katliamın ilk gününden beri dikkatle izlediğimiz ve tahlil ettiğimiz çok önemli bir konu var. O da batının hak din olan İslam dininden korktuklarıdır. İslam’da cana kıyma, iftira atma, İngiliz entrikası gibi entrikalar çevirme asla yoktur. Düşün dünyanın dikkatini bir yere toplamak, bir hedefe haklılık ve meşruiyet kazandırmak için Şeytan üçgeni haline gelen, şer odağı Charli Hebdo adlı dergi, dinlerin mukaddes değerleri olan Peygamberlere kadar saldırmakta, insanoğlunun  en mukaddesi olan hürriyetine Siyonist, marksit,  masonik perspektiften ideolojik bir misyon yüklenerek Fransız ihtilali üzerinden dünyaya pazarlanmaktadır. Yine bu şeytan üçgeni dergi üzerinden anarşi, ateizm, nihilizm propaganda eylemleri yapılmaktadır. Bu yapılanlar, yani çizerlerle, eli kanlıların yaptıkları ne sanattır ne de ifade hürriyeti.  Bu maksatlı başıboşluk ve fitnedir. Vahşi bir kalem terörüdür. Nitekim; İslamiyet’i karalamak için, Paris’teki kalem terörüne Müslüman olup olmadıkları da belli olmayanlarca silahlı terörle karşılık verildi. Netice beklenenden daha fazla ses getirdi. Her ikisini de nefretle kınıyoruz. Çünkü ikisinin de birbirinden farkı yoktur.

 

Bu hareketle İslam dini ve Müslümanlar vurulacaktı.  Nitekim başarılı da oldular. İslamofobi/İslam korkusu, derin batıyı tatmin etmiyordu.

Müslümanlar, Charli Hebdo katliamının hiç bir yerinde olmadılar, olamazlar . Derin Batının, ajan ve yeraltı karanlık güçleri önce  Çarli’nin Şeytanlarına tiyatro yaptırırcasına çizilen karikatürlerle bir düşman odak teşkil ettiler. Ve Charli Hebdo’nun sırtını sıvazlayarak sınırsız hürriyet, ifade hürriyeti, sanat gibi laflarla onları azdırdılar. Sonra  da bunlar, İslam düşmanları diyerek sırtını sıvazladıkları birtakım cahilleri onlara saldırttılar.

Fanatik Hıristiyan batıyla siyonsitler için esas mesele, İslam eşittir terör yalanını inandırıcı kılmaktır. Bu yalana İslami terör, fundamentalist Müslüman, radikal Müslüman, İslamofobi, cihadist basamaklarını aşarak vardılar. Evet, her batılı, her Hıristiyan, her Yahudi böyle inanmıyor. Ne var ki inanan insan sayısı da hiç az değil. İnanmayanları da inandırmak için bu kanlı eylemler yaptırılmakta.

 

İslam dünyasının aydınları haklı olarak  soruyoruz: Paris’te 12 kişi ölünce dünya liderleri koşup kol kola protesto yürüyüşü yapmaktalar. Peki aynı duyarlı liderler, Budist rahipler Mıyanmar’da Müslümanları katlederken nerelerdeydiler? Çin, Doğu Türkistan’da Uygurları idam ederken niye yürümediler? Filistin’de kadın ve çocuklarla beraber binlerce Filistinli bir anda öldürülürken neden ses çıkmadı? Üstelik BM Güvenlik Konseyi engellendi? Suriye’de, Irak’ta insanlığı utandırması gereken dramlar yaşanırken, Afrika’da terör eserken niçin reaksiyon gösterilmiyor ?  Çoğaltılması mümkün bu sorular çok haklıdır. Fakat Bosna, dün nasıl ki batının meselesi değildi, bugün de Kırım, Orta Afrika, Nijer, Irak, Filistin, Suriye, Doğu Türkistan bu saydıklarımızın hiç biri batının meselesi değildir.

 

Batı, kullanılabilir olanı kullanmaktalar. Balkanlıların, Arapların kısacası Müslümanların Avrupa’daki nüfusu ve kazandıkları statü, Avrupalıları rahatsız etmekte. Bu yüzden yabancı düşmanlığı ırkçılık ve İslam nefretine dönüşen İslamofobi gündemdedir.

 

Bir çelişki ve iki yüzlülük var. Bu çelişkinin farkında olunmalıyız. Bu olup bitenlerin tesadüf olması mümkün değildir. Bakın Türkiye, AB’ye girmek istiyor. Derin batının gönlünde İstanbul’u Türklerden temizlemek, bizi Anadolu’dan sürme hayali yatmakta. O hayale şimdi Müslümanları  Avrupa’dan atmak da eklenmiş bulunuyor.

Bu vahşi, sinsi davranışlara, entrikalara bir çift söz söylemek gerekirse; Gerçekten Türk’ün Türk’ten başka dostu yoktur. Ne yazık ki Müslüman’ın Müslüman’dan diyemiyorum. Eğer Müslüman geçinen devletler kenetlense bugün bu Siyonist ve emperyalist oyun sahnelenmezdi. Daha ne diyeyim? Vesselam

 

About Aziz Dağtekin

1960 yılında Elazığ'da doğdu. Öğrenimini İstanbulda tamamlayarak gazetecilik mesleğine 1983 yılında başladı. sırasıyla Hergün, Bulvar, Hürriyet ve Türkiye Gazetelerinde muhabirlik ve yazı işleri kadrolarında görev aldı. Basın sektöründen 2006 yılında emekli oldu. Halen idare yeri Adana olan ve Ulusal yayın yapan Netinternet, Ekonet Haber, Eko İntenet Haber sitelerinde Genel Yayın Yönetmenliği ve ekonomi ile alakalı yazı ve yorumlar yazmaktadır. Gazetecilik mesleği yanısara sigortacılık, pazarlama ve finans sektöründe üst düzey yöneticiliklerde bulundu. Sırasıyla İhlas Barter ve Turk Barter'da franchise ve bölge müdürlüğü görevlerinde yer aldı. 2005 yılında Turk Barter'dan ayrılarak Anadolu Barter'ı kurdu. Halen 13'e yakın şubesiyle faaliyet gösteren Anadolu Barter'ın Yönetim Kurulu Başkalığını yürütmektedir. Evli ve 2 çocuk babası olan Gazeteci-Yazar Aziz Dağtekin halen Basın Konseyi üyesi ve Adana'da Kurulu bulunan Çukurova Güreş Vakfı ile Elazığlılar Kültür ve Dayanışma Derneğinin de kurucu üyesidir.

Göz Atmak İster misiniz?

Şehit kanı dökülen İdlib, Türk’e ya yurt yada yurt olmalıdır!

Türkiye, Ortadoğu ve Libya’da oynanan oyuna uyanık olmalıdır. Siyasi ve karanlık oyunlar peşinde olan kindar …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.