Aziz Dağtekin Yazdı
Siyasetin en büyük yanılgısı, bir gün aynaya bakıp kendini davadan büyük görmeye başlamaktır.
İşte çöküş de tam orada başlar.
Çünkü dava; şahıslarla değil, inançla yürür.
Makamlar gelir geçer…
Unvanlar değişir…
Kartvizitler çöpe gider…
Ama milletin gönlünde yer etmiş davalar, kendisini o davanın sahibi zannedenleri değil, o davaya sadakat gösterenleri yaşatır.
Milliyetçi Hareket Partisi, birilerinin siyasi kariyer planı yaptığı bir yapı değildir.
Burası; makam devşirme merkezi hiç değildir.
Burası; kişisel hesapların, hiziplerin, küçük iktidar savaşlarının sahnesi de değildir.
Bu hareket, yarım asrı aşan bir fikrin, bir mücadelenin ve büyük bir fedakarlığın adıdır.
Ne yazık ki her dönemde davayı omuzlamak yerine, davanın omzuna basarak yükselmeye çalışanlar çıkmıştır.
Kimi bulunduğu makamı dava için kullanmıştır…
Kimi ise davayı kendi makamı için kullanmaya kalkmıştır.
İşte ikisi arasındaki fark, karakter farkıdır.
Bugün teşkilatlarda birlik mesajları verip, kapılar kapandığında ayrı hesaplar yapanlar…
Kürsülerde kardeşlikten söz edip, koridorlarda gruplaşma oluşturanlar…
“Birlik” diyerek konuşup, “ekipleşme” üzerinden teşkilatlara yön vermeye çalışanlar…
Bilmelidir ki;
Samimiyetin olmadığı yerde sadakat olmaz.
Sadakatin olmadığı yerde de dava şuuru yaşayamaz.
Milliyetçi Hareket Partisi‘nde hiçbir makam, davanın önüne geçemez.
Hiç kimse bulunduğu görevi, kendisini teşkilatın gerçek sahibi zannedeceği bir koltuğa dönüştüremez.
Çünkü koltuklar emanet…
Dava ise bakidir.
Unutulmamalıdır ki;
Teşkilatların içerisinde fitne üretmek, insanları kamplara ayırmak, “bizim ekip“, “onların ekibi” anlayışını yerleştirmek; ülkücü ahlakla bağdaşmaz.
Ülkücülük; ayrıştırmak değil, birleştirmektir.
Şahsiyet üretmektir.
Adam kayırmak değil, dava adamı yetiştirmektir.
Kim hangi makamda olursa olsun…
Kim kendisini ne kadar güçlü sanırsa sansın…
Bu hareketin sahibi hiçbir kişi değildir.
Bu hareketin gerçek sahibi, Türk milletidir.
Lideri ise Sayın Devlet Bahçeli‘dir.
Bunun dışında hiç kimsenin kendisini teşkilatlarımızın iradesinin üzerinde görmeye hakkı da yoktur, haddi de değildir.
MHP, şahısların gölgesinde büyümedi.
Lider-teşkilat-doktrin çizgisinde büyüdü.
Onun için bugün de yarın da esas olan isimler değil, ilkeler olacaktır.
Makamlar geçicidir…
İmtiyazlar geçicidir…
Yakınlıklar geçicidir…
Kalıcı olan tek şey; davaya sadakattir.
Gerçek ülkücü, bulunduğu makamın büyüklüğüyle değil; davaya gösterdiği vefayla ölçülür.
Çünkü bu kutlu hareket, kariyer basamağı değildir.
Bu hareket; milletin bekasını, devletin istikbalini ve Türk milliyetçiliğinin onurlu yürüyüşünü omuzlayan büyük bir iradenin adıdır.
Ve o iradenin üzerinde hiç kimse yoktur.
Netinternet Haber İnternet Haberciliğinin Doğru Adresi