Dolunay ve Avrupalı renkli çakallar!

Bu gün makalemize boyacı küpüne düşmüş bir çakalın hikayesiyle başlamak istiyorum. Çakalın birinin ayağı kayınca boyacı küpüne düşmüş ve rengârenk bir halde ormana dönünce, onu gören orman ahalisi ilk defa gördükleri bu renkli hayvana biraz hayranlıkla biraz da çekinerek “Sen kimsin” diye sormuşlar. .

Diğer hayvanların kendisini tanımadığını ve çekindiğini gören çakal “Ben yeni kralım” diye cevap vermiş. Az bir kesim karşı çıksa da orman ahalisi ilk defa gördükleri bu rengarenk hayvandan etkilenerek onun krallığını kabul etmişler. Çakallar durumu anlamış ama kendilerinden biri kral olacağı ve kendilerine iltimas sağlanacağı için susmuşlar..

Tüm hayvanlar toplu halde ormanın en yüksek tepesinde yaşayan aslanın yanına gidip yeni kralı takdim etmişler.  Aslan durumu anlasa da diğer hayvanların ona olan teveccühünden dolayı ses çıkaramamış ve çakala dönüp,  “Tamam artık kral sensin ama ben de bunca yıllık kralım, müsaade et bundan sonra da vezirin olayım” demiş..
İşini aslana yaptırıp krallığının tadını çıkaracağını düşünen çakal bu teklifi kabul etmiş. Günler böyle geçerken bir gece dolunay çıkmış ve tüm çakallar ulumaya başlamış, bizim boyacı küpüne düşmüş rengarenk kral çakal da fıtratının gereği çıkmış en yüksek tepenin uçurumunun kenarına ve başlamış ulumaya..

Tüm hayvanlar onun uluduğunu görmüşler. Herkesin her şeyi gördüğünden emin olan aslan da yaklaşıp pençesiyle çakalın ensesinden tutmuş. Çakal şaşkınlık ve korkuyla “Beni nasıl tanıdın” diye sorunca, Aslan “Ben senin çakal olduğunu hep biliyordum da orman ahalisine nasıl anlatacağımı bilmiyordum, şimdi herkes anladı” diyerek çakalı uçurumdan aşağı atmış..

Şimdi 15 Temmuz öncesi ve sonrası çok iyi biliyorduk ki Avrupa da bizim renkli çakalımızdı.  Rahmetli Erbakan , bunların bir Hristiyan kulübü olduğunu defalarca söyledi ama ne yazıkki anlayan  olmadı. Bizde öteden beri Avrupa’nın ne olduğunu açıkçası onların ne çakal olduğunu  hep anlattık. Avrupa’ya kuyruk olacağımıza, Asya’ya baş olalım dedik. ne yazık ki bizi anlayan olmadı..

Ama bugün dolunay çıktı ve çakal çakallığına başladı.  Can Dündar gibi, Zekeriya Öz gibi FETÖ’cüler olsun, bilumum PKK’lılar olsun, Türkiye’ye zarar versin de kim olursa olsun herkese şefkatle kucak açan hatta baş tacı yapan, onların parmağına kıymık batsa feryat eden, sözde demokrasi, özgürlük, insanlık tellalığı yapan Avrupalılar 15 Temmuz’da tankların altında ezilerek, helikopterlerden ağır silahlarla vurularak, savaş uçaklarıyla bombalanarak öldürülen insanlar için ne tepki verdiler? Koskoca bir  “hiç”.  Çünkü Avrupa, ‘Türkiye’yi Müslümanlar’a bırakılamayacak kadar değerli, Türkler’i ve Kürtler’i de bu uğurda feda edilebilecek kadar değersiz’ gören küresel güçlerin çakallarından biridir..

.. Ve tek amacı Türkiye’ye PKK’nın terörle yaptığını, muasır medeniyet sloganları eşliğinde refah umudu vererek yapmak; yani Kürtlerle Türklerin asimilasyonu tamamlanana kadar onları bir şekilde oyalamaktır. .

Küresel güçler, Avrupa’nın ifşa olmasıyla saldırılarını artırmaya başladı. Şu an ekonomik saldırılar yapıyorlar. Türkiye bu saldırılarla başa çıkabilse de üst akıl, bilindik yasal kimliğe bürünmüş bazı unsurları aracılığıyla karamsarlık yayarak halkta psikolojik bir bozulma olması için çalışıyor. Bunu başarabilirlerse önemli isimlere yapacakları suikastlarla kaos hatta iç savaş çıkarmaya çalışacaklardır.

Bunu engellemenin en önemli yolu bunları herkesin bilmesini sağlamaktır. Zorlu bir sürece daha giriyoruz. İmtiyazlı çakalların safı belli olduğuna göre ülkemize sahip çıkmalıyız.  Özgürlük, İslamda birlik, bağımsızlık , vatanına milletine dinine ezanına bayrağına sahip çıkmak isteyenlerimiz renkli çakalların söylem ve eylemlerine kulak asmamalı,  dünya mazlumlarının gür sesi olamak için cennet vatanına her daim sahip çıkmalıdır..

27 Kasım’da yapmış olduğumuz “Türkiye için dövizini boz” çağrımıza iştirak eden devlet erkanına ve okuyucularımıza sonsuz şükranlarımızı sunarız. Allah bizi  reknkli ve imtiyazlı çakalların şerinden emin ve muhafaza buyursun. Allah  renkli ve imtiyazlı çakalların ülkemiz üzerinde oynamak istedikleri oyunları bozsun, onları kendi tuzaklarına düşürsün. Amin…

Hakkında Aziz Dağtekin

1960 yılında Elazığ'da doğdu. Öğrenimini İstanbulda tamamlayarak gazetecilik mesleğine 1983 yılında başladı. sırasıyla Hergün, Bulvar, Hürriyet ve Türkiye Gazetelerinde muhabirlik ve yazı işleri kadrolarında görev aldı. Basın sektöründen 2006 yılında emekli oldu. Halen idare yeri Adana olan ve Ulusal yayın yapan Netinternet, Ekonet Haber, Eko İntenet Haber sitelerinde Genel Yayın Yönetmenliği ve ekonomi ile alakalı yazı ve yorumlar yazmaktadır. Gazetecilik mesleği yanısara sigortacılık, pazarlama ve finans sektöründe üst düzey yöneticiliklerde bulundu. Sırasıyla İhlas Barter ve Turk Barter'da franchise ve bölge müdürlüğü görevlerinde yer aldı. 2005 yılında Turk Barter'dan ayrılarak Anadolu Barter'ı kurdu. Halen 13'e yakın şubesiyle faaliyet gösteren Anadolu Barter'ın Yönetim Kurulu Başkalığını yürütmektedir. Evli ve 2 çocuk babası olan Gazeteci-Yazar Aziz Dağtekin halen Basın Konseyi üyesi ve Adana'da Kurulu bulunan Çukurova Güreş Vakfı ile Elazığlılar Kültür ve Dayanışma Derneğinin de kurucu üyesidir.

Göz Atmak İster misiniz?

Artık “YETER” diyoruz!

Aziz Dağtekin Yazdı Irak’ın kuzeyinde on iki yiğit vatan evladı vatan savunmasında kalleş saldırılarda şehit …

Bir yanıt yazın