Özgecan katilinin cinayeti, yeni bir algı operasyonu mu?

Algı operasyonları gündem değiştirmeye devam ediyor.. Küresel dünyada Suriye, Kafkaslarda ve Doğu Avrupa ülkelerinde savaş provaları yapılırken, yerel de de PKK terör örgütü ve Özgecan cinayeti gündemi değiştirdi.
Ne hazindir ki, suçu ne olursa olsun devlet mahkumunu koruyamaz hale getirilmiştir. Kim,  nerde nasıl, ne şekilde olursa olsun yargıya teslim edilmişse, ıslahı için devlet kanatları altına  almışsa, devlet mahkumuna sahip çıkmalı bu tür cinayetler olmamalıdır.
Görüyoruz ki, devletin ıslah için kurmuş olduğu ceza ve tutuk evlerinde bile silahlar içeriye girdirilebiliyor. Cinayetler işlenebiliyor. Aklımıza şu da gelmiyor değil. Bu cinayet silahını kim, nasıl, niçin ve ne menfaat karşılığında içeri girdirdi?
Yada bir diğer ifade ile bu silahın içeriye girilmesine kim kime ne kadar bedel ödedi, yada kim ne kadar bedel aldı? Bu soruların kamu vicdanında  cevap bulması lazım..
Özgecan’ı hunharca katledenlerin öldürülmesi o caniler adına bir kurtuluş olabilir. Peki onlar ölünce Özgecan’ımız geri gelebildi mi?
Cinayetlerin ve şiddetin her türlüsünü lanetliyoruz. İnsan hayatı hiçbir zaman bu kadar ucuz olmamalı. Suçu ne olursa olsun.
Acılı ailenin acılarının temcit pilavı gibi ısıtılıp ısıtılıp gündeme getirilmesi gerçekten tiksindirici bir olay. Nitekim bizim de medyadan takip ettiğimiz kadarı ile acılı aile bizim gibi düşüyor.
İşte Özgecan’ın annesi Songül Aslan, kızının katilinin öldürülmesiyle ilgili “Hiçbir şey benim kızımı geri getirmez” derken,  baba Mehmet Aslan ise, “Her konuştuğumuzda eskiye dönüyoruz. Konuyla ilgili bilgimiz yok” diyerek üzüntülerini ifade etmeye çalışırken, yine acılı amca Yaşasın Aslan da “Caniler adına üzüldüm. Ölüm bu kadar ucuz olmamalı. Yaşayıp bizim yaşadıklarımızı her an hissetmelerini isterdim” dedi.
Umarım Özgecan’ın vahşeti son vahşet, yine umarım ki, Özgecan’ın katilinin cezaevinde vurularak infaz edilmesi,  son infaz olur.
Kanatimiz o dur ki; bu vahim ve üzücü cinayet yeni bir algı operasyonu ile yeni bir mesajdır.  Ve diyoruz ki artık Özgecanlarımızın ölmediği, cinayetlerin işlenmediği, her türlü fikrin özgürce medeni bir ortamda tartışılarak konuşulduğu, iltimasların, adam kayırmacılığın, nemelazımcılığın  son bulduğu bir Türkiye istiyoruz..

Hakkında Aziz Dağtekin

1960 yılında Elazığ'da doğdu. Öğrenimini İstanbulda tamamlayarak gazetecilik mesleğine 1983 yılında başladı. sırasıyla Hergün, Bulvar, Hürriyet ve Türkiye Gazetelerinde muhabirlik ve yazı işleri kadrolarında görev aldı. Basın sektöründen 2006 yılında emekli oldu. Halen idare yeri Adana olan ve Ulusal yayın yapan Netinternet, Ekonet Haber, Eko İntenet Haber sitelerinde Genel Yayın Yönetmenliği ve ekonomi ile alakalı yazı ve yorumlar yazmaktadır. Gazetecilik mesleği yanısara sigortacılık, pazarlama ve finans sektöründe üst düzey yöneticiliklerde bulundu. Sırasıyla İhlas Barter ve Turk Barter'da franchise ve bölge müdürlüğü görevlerinde yer aldı. 2005 yılında Turk Barter'dan ayrılarak Anadolu Barter'ı kurdu. Halen 13'e yakın şubesiyle faaliyet gösteren Anadolu Barter'ın Yönetim Kurulu Başkalığını yürütmektedir. Evli ve 2 çocuk babası olan Gazeteci-Yazar Aziz Dağtekin halen Basın Konseyi üyesi ve Adana'da Kurulu bulunan Çukurova Güreş Vakfı ile Elazığlılar Kültür ve Dayanışma Derneğinin de kurucu üyesidir.

Göz Atmak İster misiniz?

DEAŞ kimdir, Putin ve Hamas mı yoksa Siyonist İsrail ile ABD midir?

Aziz Dağtekin Yazdı Ne garip olmuş insanlar. Dün kimliğini soykırımla mücadele etmeye borçlu olanlar, bugün …

Bir yanıt yazın