Ana Sayfa / Bugünün Manşetleri / SİHA’larla çağ açıp çağ kapattık!

SİHA’larla çağ açıp çağ kapattık!

Atalar derdi ki mart ayı dert ayı diye. Bu dert genellikle mali ve iklimsel sıkıntılar için söylenirdi. Lakin devir değişti. Mart ayı dert ayı olmaktan çıktı. Mart ayı düşmanı ayıklama, çağ açıp çağ kapatma ayı olmuştur. Ecdadımız Fatih Sultan Mehmet han dün İstanbul kuşatmasıyla İstanbul’u haçlıya dar ederken, bugün de SİHA’larımız kefereye ve işbirlikçisine Suriye’de robotik savaş sistemiyle çağ açıp düşmana büyük darbeler indiriyor. Millet olarak Türk SİHA’larının baş mimarı Selçuk Bayraktar ile ne kadar övünsek azdır.

Dün yani 1453’te karadan çağ açıp kapattık, 567 yıl sonra bugün de havadan çağ açıp çağ kapatıyoruz. Bundan rahatsız olanların uykuları elbette kaçıyor. Türk milleti olarak savaşmaktan değil kan akıtmaktan korkarız. Bunu anlamayan emperyalistler ve kandan beslenen vampirler sanıyorlar ki savaşmaktan korkuyoruz. Oysa tarih bilmeyen cahillerin unuttukları ve bilmedikleri bir şey var. Bizler iki birey olarak bir araya gelsek korkmadan devlet kurarız.

Bu konu net olarak net anlaşılmalıdır. Türk milleti asla savaşmaktan korkmaz. Türk Devleti Araplar gibi kabile devleti değildir. Türk ölmekten korkmaz, esaret altında yaşamaktan korkar. Türk töresinde Türk Milletinin dirisi asker, ölüsü şehittir. Ey Türk varlığını hazmedemeyen gafiller biliniz ki sizin ise, diriniz kalleş, ölünüz leştir. Bizi Arap baharı ile karıştırmak isteyen oyun kurucular çok sinsi geliyorlar. Direk olarak çarpışmayı göze almayan kan emici vampirler, önce Irak ile oyun kurarak yol aldılar. Bizim sorunumuz Irak ile değil, Saddam ile dediler, Irak’ı yakıp yıktılar. Bizim sorunumuz Libya değil, Kaddafi ile dediler, Libya’yı yakıp yıktılar. Bizim sorunumuz Mısır ile değil, Mursi ile dediler, Mısır’ı da yakıp yıktılar. Bizim sorunumuz Suriye değil DEAŞ ile dediler Suriye’yi ceheneme çevirdiler. Şimdilerde de bizim sorunumuz Türkiye ile değil, Erdoğan ile diyorlar. Orda durun artık yemiyoruz. Doğrusuyla eğrisiyle Erdoğan eşittir Türkiye demektir. Biz biliyoruz ki Erdoğan’ın gitmesi demek Türkiye’nin düşmesi demektir. Millet olarak biz her türlü iç sorunumuzu kendimiz hal ederiz. Bölücü yabancıya ihtiyacımız yoktur. Çünkü yabancılar bölücüdür.

Nerden mi biliyoruz? Yukarda barış diye girdiğiniz ülkeleri yaşanamaz hale getirdiğinizden, petrol bekçiliğinizden, kaos ve krizden beslenmenizden, sıcak denizlere inmeye çalışmanızdan Suriye’yi işgal etmenizden biliyoruz. 100 yıldır uyutulan dev artık uyanmıştır. Oyun kuran, oyun bozan çağ açıp çağ kapan Türk Milleti artık hem sahada hem de masadadır. Suriye hava sahasını Türkiye’ye kapatan, İsrail’e Suriye’yi bombalaması için hava sahasını açan Rusya neyin kafasında bilmiyoruz. Bir işgal projesi peşinde koşan emperyalistler orta doğuyu yaşanmaz, yakılıp yıkılan bir coğrafya haline getirmişlerdir.

Maksat bellidir. Haçlı ordularına teslim olan Arap Dünyası satılık yöneticilerle beyinleri satın alınmıştır. İslamiyet’i en iyi yaşayan Türkiye ayak oyunları ve Suriye krizi ile kuşatma altına alınmak isteniyor. Fakat başaramayacaklar. Bugün Rusya’da görüşülecek olan Suriye’nin geleceği Soçi mutabakatına Rusya bir an önce uymalıdır. Uymadığı takdirde kan akmaya devam edecek, sınırlarımız kuşatma tehlikesi ile baş başa bırakılacaktır. Putin’i de etkisi altına alan Rusya derin devleti Putin’e çizik attılar. Bu çiziği Yahudilere çok yakın olan Lavro tarafından atılmıştır. Çünkü Putin iyi bir Rus milliyetçisidir. Lavro ise küresel sermayeye çok yakındır. Bu sebepledir ki Suriye’de 27 Şubat’ta 33 askerimizin şehit edilmesi Putin’e indirilen darbedir. Tıpkı Rus uçağını düşüren irade gibi. Türkiye-Rusya çatışması istenmektedir.

Sonuç olarak, küresel oyunun farkında olan oyun kurup, oyun bozan, çağ açıp, çağ kapatan Türkiye her şeyin farkındadır. Umarız bugün Rusya’da akıl tutulması yaşanmaz, Putin imzasına sahip çıkar, Suriye’de akıtılan Müslüman kanı son bulur. Putin’in inatlaşırsa kaybeden Rusya ve yine kendisi olur. Rabbim küresel emperyalistlerin oyunlarını bozsun Müslümanları da sırat-ı müstakim üzere kılsın.

About Aziz Dağtekin

1960 yılında Elazığ'da doğdu. Öğrenimini İstanbulda tamamlayarak gazetecilik mesleğine 1983 yılında başladı. sırasıyla Hergün, Bulvar, Hürriyet ve Türkiye Gazetelerinde muhabirlik ve yazı işleri kadrolarında görev aldı. Basın sektöründen 2006 yılında emekli oldu. Halen idare yeri Adana olan ve Ulusal yayın yapan Netinternet, Ekonet Haber, Eko İntenet Haber sitelerinde Genel Yayın Yönetmenliği ve ekonomi ile alakalı yazı ve yorumlar yazmaktadır. Gazetecilik mesleği yanısara sigortacılık, pazarlama ve finans sektöründe üst düzey yöneticiliklerde bulundu. Sırasıyla İhlas Barter ve Turk Barter'da franchise ve bölge müdürlüğü görevlerinde yer aldı. 2005 yılında Turk Barter'dan ayrılarak Anadolu Barter'ı kurdu. Halen 13'e yakın şubesiyle faaliyet gösteren Anadolu Barter'ın Yönetim Kurulu Başkalığını yürütmektedir. Evli ve 2 çocuk babası olan Gazeteci-Yazar Aziz Dağtekin halen Basın Konseyi üyesi ve Adana'da Kurulu bulunan Çukurova Güreş Vakfı ile Elazığlılar Kültür ve Dayanışma Derneğinin de kurucu üyesidir.

Göz Atmak İster misiniz?

Türkiye yeniden kapanıyor, yeni kısıtlamaların detayları açıklandı!

Son dakika haberleri: Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kabine Toplantısı'nın ardından koronavirüse karşı alınacak yeni kısıtlama kararlarını açıkladı. Son dakika haberleri: Sağlık Bakanı Fahrettin Koca'nın dün Bilim Kurulu toplantısının ardından alınan tavsiye kararlarını Kabine Toplantısı'nde sundu. Kritik toplantının ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan, alınan yeni kararları açıkladı. Erdoğan'ın açıklamalarından satır başları: Sözlerime başlarken, milletimizin ve tüm İslam aleminin bugün ilk [...]

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.