Eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu’nun Silivri Cezaevi’nde hayatını kaybetmesine ilişkin dosyada 15 yıl sonra yeni bir operasyon düzenlendi. 2012 yılında kovuşturmaya yer olmadığı kararı veren dönemin Silivri Cumhuriyet Başsavcısı Ali İşgören ile olay yeri incelemesine katılan dönemin cezaevi savcısı Necip Doğan gözaltına alındı. Her iki isim de daha sonra FETÖ kapsamında meslekten ihraç edilmişti.
Kaşif Kozinoğlu’nun 12 Kasım 2011’de Silivri 1 No’lu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda hayatını kaybetmesiyle ilgili soruşturma, aradan geçen 15 yılın ardından yeniden hareketlendi.
Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen 2026/15142 sayılı soruşturma kapsamında İstanbul ve Ankara’da eş zamanlı operasyon gerçekleştirildi.
Operasyonda, Kozinoğlu’nun ölümünün gerçekleştiği dönemde görev yapan iki savcının da aralarında bulunduğu üç şüpheli gözaltına alındı.
15 YIL SONRA DOSYA YENİDEN AÇILDI
Kozinoğlu, Ergenekon soruşturması kapsamında 10 Mart 2011’de tutuklanmıştı.
Tutukluluğu sırasında Silivri Cezaevi’nde bulunan Kozinoğlu, mahkemede ilk kez savunma yapmaya hazırlanırken 12 Kasım 2011’de koğuşunda rahatsızlandı.
Hastaneye sevk edilmek üzere cezaevinden çıkarıldığı sırada yaşamını yitirdi.
O dönem ölüm nedeni kalp hastalığı olarak kayıtlara geçti.
Ancak yıllar sonra dosya yeniden mercek altına alındı.
TAKİPSİZLİK KARARI KALDIRILDI
Kozinoğlu’nun ölümüne ilişkin soruşturma kapsamında 10 Nisan 2012’de dönemin Silivri Cumhuriyet Başsavcısı Ali İşgören tarafından kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmişti.
Adalet Bakanlığı Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı’nın dosyayı yeniden incelemesinin ardından süreç değişti.
Silivri Sulh Ceza Hakimliği, önceki takipsizlik kararını kaldırdı.
Böylece 2011’de cezaevinde meydana gelen ölüm olayı yeniden adli soruşturmanın konusu oldu.
CEZAEVİ GÖREVLİLERİNDEN SONRA SAVCILARA UZANDI
Yeni soruşturma kapsamında özel bir ekip oluşturuldu.
İlk operasyon 7 Eylül’de gerçekleştirildi. Kozinoğlu’nun hayatını kaybettiği tarihte cezaevinde görev yapan 11 kişi hakkında işlem başlatıldı.
Şüphelilerden 10’u gözaltına alınırken, bir kişinin FETÖ firarisi olarak yurt dışında bulunduğu belirlendi.
Ardından soruşturmanın ikinci ayağı geldi.
10 Eylül’de sağlık ve medya personelinin de aralarında bulunduğu 9 kişi daha gözaltına alındı.
FETH-İ KABİR YAPILDI
Soruşturmanın en dikkat çeken adımlarından biri ise Kozinoğlu’nun mezarının açılması oldu.
Kesin ölüm nedeninin yeniden araştırılması ve üçüncü kişi müdahalesi bulunup bulunmadığının belirlenmesi amacıyla feth-i kabir işlemi gerçekleştirildi.
Dosyadaki yeni incelemeler sürerken soruşturma bu kez olay tarihinde görev yapan savcılara uzandı.
DÖNEMİN BAŞSAVCISI VE CEZAEVİ SAVCISI GÖZALTINDA
Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü soruşturma kapsamında İstanbul İl Jandarma Komutanlığı ekipleri harekete geçti.
İstanbul ve Ankara’da düzenlenen eş zamanlı operasyonda üç şüpheli gözaltına alındı.
Gözaltına alınan isimler arasında, Kozinoğlu’nun ölümü sırasında Silivri Cumhuriyet Başsavcısı olarak görev yapan Ali İşgören ile dönemin Silivri Cezaevi Savcısı Necip Doğan da bulunuyor.
İşgören, 2012’de Kozinoğlu dosyasında kovuşturmaya yer olmadığı kararını veren isimdi.
Necip Doğan ise Kozinoğlu’nun ölümünün ardından gerçekleştirilen olay yeri incelemesine katılmıştı.
İKİ İSİM DE FETÖ KAPSAMINDA İHRAÇ EDİLMİŞTİ
Gözaltına alınan eski savcıların her ikisinin de daha sonraki süreçte FETÖ kapsamında meslekten ihraç edildiği belirtildi.
Ali İşgören’in eşi, eski Silivri 2. Asliye Ceza Hakimi Züleyha İşgören hakkında da FETÖ üyeliği iddiasıyla iddianame düzenlenmişti.
KOĞUŞ ARKADAŞI DA GÖZALTINDA
Operasyon kapsamında gözaltına alınan üçüncü kişinin ise Kozinoğlu’nun koğuş arkadaşı, emekli Deniz Yüzbaşı Hasan Ataman Yıldırım olduğu belirtildi.
Diğer koğuş arkadaşı emekli Jandarma Albay Hasan Atilla Uğur hakkında da gözaltı kararı bulunuyor.
Uğur’un olay sırasında Kozinoğlu’na kendi kullandığı dilaltı ilacını verdiği aktarılırken, kendisinin Kıbrıs’ta olduğu tespit edildi.
Uğur’un yakalanması ve Türkiye’ye iadesi için adli süreç devam ediyor.
KOZİNOĞLU’NUN ÖLDÜĞÜ GÜN NE YAŞANDI?
Soruşturmanın yeniden açılmasıyla birlikte 12 Kasım 2011’de yaşananlar da yeniden gündeme geldi.
Kozinoğlu, o gün koğuş arkadaşları Hasan Atilla Uğur ve Hasan Ataman Yıldırım ile rutin yürüyüşünü yaptı.
Daha sonra duş aldı.
Aynı sıcak sudan hazırladığı kahveden iki yudum içtikten sonra aniden rahatsızlandı.
Göğüs ağrısı, terleme, üşüme ve elinde uyuşma olduğunu belirten Kozinoğlu, koğuş arkadaşı Uğur’a seslendi.
Uğur’un kendisine dilaltı hapı verdiği belirtildi.
ACİL ÇAĞRI BUTONUNA BASILDI
Saat 18.08 civarında koğuşta bulunan acil çağrı butonuna basıldı.
Ancak soruşturma dosyasındaki bilgilere göre cezaevinde o sırada kesintisiz görev yapması gereken sağlık personeli olay yerinde değildi.
Üç sağlık çalışanının Silivri merkezde yemekte bulunduğu ve koğuşa ulaşmalarının yaklaşık 10 dakika sürdüğü belirtildi.
112’YE BİLDİRİM SAAT 18.30’DA YAPILDI
Kozinoğlu daha sonra sedyeyle mahkum kabul bölümüne götürüldü.
Bu sırada bilincinin açık olduğu, konuşabildiği ve kelime-i şehadet getirdiği aktarıldı.
112 Acil Çağrı Merkezi’ne saat 18.30’da bildirim yapıldı.
İlk ambulans ise yaklaşık 18.37’de cezaevi kapısına ulaştı.
İLK AMBULANSTA DOKTOR YOKTU
İlk ambulansın sağlık ekibinin acil tıp teknisyenlerinden oluştuğu ve araçta doktor bulunmadığı belirtildi.
Kozinoğlu’nun hastaneye sevki sırasında ikinci ambulansın da devreye girdiği, sağlık personelinin araçlar arasında aktarılarak müdahalenin sürdürüldüğü kaydedildi.
Kozinoğlu, yaklaşık 19.10-19.15 sıralarında Silivri Devlet Hastanesi’ne ulaştırıldı.
Ancak hastaneye geldiğinde yaşam belirtisi bulunmadığı belirtildi.
RESMİ RAPORDA ÖLÜM NEDENİ KALP HASTALIĞI OLARAK BELİRLENDİ
Hastanede yapılan tüm canlandırma girişimlerine rağmen Kozinoğlu kurtarılamadı.
Resmi ölüm saati 19.30 olarak kayıtlara geçti.
Adli Tıp Kurumu’nun önceki raporunda ölüm nedeni kronik iskemik kalp hastalığı, yani kalp damar hastalığı olarak belirtildi.
Raporda ayrıca zehirlenme ya da darp izine rastlanmadığı ifade edildi.
ŞİMDİ GÖZLER YENİ SORUŞTURMADA
Aradan geçen 15 yılın ardından yeniden açılan soruşturmada cezaevi görevlileri, sağlık ve medya personelinin ardından olay tarihinde görev yapan savcılar ile Kozinoğlu’nun koğuş arkadaşlarına yönelik işlemler dikkat çekti.
Dosyada, Kozinoğlu’nun kesin ölüm nedeninin yeniden değerlendirilmesi ve ölümünde üçüncü kişi müdahalesi bulunup bulunmadığının araştırılması öne çıkan başlıklar arasında yer alıyor.
Yeni gözaltılarla birlikte 2011’de Silivri Cezaevi’nde yaşanan ölümün perde arkasıyla ilgili adli soruşturmanın hangi noktaya ulaşacağı merak konusu oldu.
Soruşturma kapsamında gözaltına alınan kişiler hakkındaki hukuki süreç devam ediyor.
Netinternet Haber İnternet Haberciliğinin Doğru Adresi