Siyonist ABD’yi 30 bölgede bekleyen tehlike!

Türkiye, kendi içindeki kısır çekişmeleri ve siyasi görüş ayrılıklarını bir kenara bırakıp gelecek ile ilgili kaygıları giderecek ulus devlet olma plan ve projelerini daha fazla vakit geçirmeden behemehal hayata geçirmelidir.

Daha düne kadar, İran ile dünya milletleri gözü önünde kavgaya tutuşan perde arkasında işgal ve suikastlar yapan ABD her ne hikmetse üst akılın yönlendirmesi sunucu yine İran ile çıkar kavgasına tutuştular. Bu kavga İran’ın da ABD’nin de iç içlerine sirayet edecektir. Bu kavgadan kaynaklı bilhassa ABD’yi çok ciddi tehlikeler beklemektedir. Asya ekseninde 30’dan fazla ülkede bekleyen halk ayaklanmaları gündemde. Bu ayaklanmalar ABD’nin üs kurduğu 30 bölgedeki ülkeden çekilmesi için protesto gösterileri hatta suikastlar dahi gündemde.

ABD’yi dışarda bekleyen halk hareketlerinin yanı sıra içerden de çok ciddi tehlikeler beklemektedir. Nitekim bu halk hareketlerin olacağı keşfedilmiş veya istihbaratı alınmış olmalı ki onun için aynı anda 50 milyon kişiyi bir arada barındıracak toplama kampı yapılmış bile. ABD’yi bekleyen çok büyük iç ve dış olaylar, bu ülkenin çöküşünün müjdecisidir. Bunun öngörüsünü yapan ABD, sürekli olarak toplumsal isyanlara karşı raporlar hazırlatıyor. 11 Eylül 2007’da hazırlatılan milli strateji raporunda halk hareketlerinde etki altına alınması gereken, akademisyen, sosyolog, sosyal medya, vs gibi mesleklere yönelik olarak geniş bir rapor hazırlatmış. Ayrıca hazırlanan bir başka savaş stratejileri raporunda ise, 2014 ve 2026 yılları arasında gayri nizami harp ve suikastlere geniş yer verilmiş. Görülüyor ki Usame Bin Ladin, Bağdadi, Kasım Süleymani söz de suikastleri de bu rapor kapsamına alınmış durumda. ABD cephesinde durum böyle.

Bütün dünyada gelişen olaylara karşı Türkiye’mize bakacak olursak durum hiç de iç açıcı değil. Açıcı değil diyorum. Çünkü Türkiye’de bir muhalefetimiz var ki düşman başına.  Bu muhalefetin karşı olduğu olaylara veya milli kararlara bakışı düşman kuvvetlerin ağzına almaya korktuğu kadar bunlar korkmuyor. Adeta bir provokatör veya ajanist faaliyet gibi iç algıyı güçlendirmeye ve halkı devlete karşı kışkırtmaya çalışıyor olmaları düşündürücüdür. Muhalefetimiz yapıcılıktan öte yıkıcı rolü üstlenmiştir. Bir de bu yıkıcı muhalefetin siyasi ayağına koltuk değneği medya mecralarımız var. Bu medya mecraların muhalefetin sesi ve koltuk değneği gibi yabancı kaynaklı, ama yerli haber sunucuları var. Bu siyasi ayaklı mecraların sunucuları düşman başına. Gazeteci desen gazeteci değil, siyaset adamı desen siyaset adamı değil. Bunları ne sıfatla anacağımızı bilmiyorum ama bildiğim bir tek şey var ki o da bunların yaptığı basın ahlak ve meslek kurallarına uymadığıdır. Medya siyasilerin borazanı değil, milletin ortak sesi olmalıdır.

Konu Recep Tayyip Erdoğan olunca bir kaşık suda fırtına koparmaya çalışıyor olmaları gerçekten çok düşündürücüdür. Bu tür eylemler basamak yapılınca aslında Erdoğan düşmanlığı değil Türkiye düşmanlığı yapılıyor. Erdoğan’ın 2015 yılının 25 Temmuz’una kadar niyeti şu veya bu sebepten dolayı kötü olmuş olabilir. Ama olaya Erdoğan gözü ile değil de Türkiye’nin menfaatleri ve çıkarları açısından bakmak lazımdır. Dün başbakan, cumhurbaşkanı olan birilerinin bugün kalkıp Erdoğan’a cephe almaları, muhalefet ile yani millet ittifakı ile flört etmeleri sizce her şeyi anlatmıyor mu?  Bu çıkışlar ve düşmanlıklar bizi şaşırtmıyor. Biz biliyoruz ki; Türk ve Türkiye düşmanları hiçbir zaman bitmez ve bitmeyecektir. Aslında düşmanların bitmesi varlığımız için büyük tehlikeye davetiye olacağı düşüncesindeyiz.

Yine biz biliriz ki Türk aklı her devirde bir ve diri iken; korkunç, sinsi planı ve olayı iyi okur. Öyleyse dış etkenlerden arındırılmış kendimize özgün tefekküre dayalı aklımızla Türk aklını iyi okuyalım. Türk, davasının bir cihan-ı şümul davası olduğunu unutmadan geleceğe yönelik hesaplarını doğru yapmalı. Sen-ben kavramından, siyasi görüş ayrılığı ve kavgasından soyutlanıp biz kavramını güçlendirmeli. Güçlendirmeli ki; 100. Yüz yılı Türk asrı olsun. Bu asır Türk olsun ki bütün mazlumların yüzü gülsün, esaretteki Türk ve Müslüman kardeşlerimiz saadeti ebediyeye ulaşsın. Müslüman beldelerde oluk oluk akan mazlum Müslüman kanı son bulsun. Müslümanların sömürülmesi bitsin, Arap devletlerindeki kukla yönetimler gitsin, dünya kardeşliği din-i İslam’ı doğru öğrensin ve dinini doğru yaşasın. Allah İslam kardeşliğimizi bozmak isteyen emperyalistlere fırsat vermesin, uykudaki samimi Müslümanları da uyanma fıtratına eriştirsin ve hainleri de helak eylesin.

Hakkında Editör

Taraf olmayan, habercilik yapan Net İnternet Haber, bağımsız özgür, tarafsız habercilik ilkesini benimsemiş olup, hakkın ve haklının yanında yer almayı ilke edinmiştir.

Göz Atmak İster misiniz?

Güneyimizde bize komşu olan İsrail, Suriye’de toprak işgaline başladı!

İsrail, yıllar önce Filistin’i milim milim ele geçirdiği “arazi toplama” formülünü Suriye’nin kuzeyi için de …

Bir yanıt yazın