Zeytin Dalı ve kızılelma!

Millet olarak tarihten bu günümüze kadar büyük badirelerden, ağır imtihanlardan geçtik ve geçiyoruz. Hatırlanacağı üzere, dün Çanakkale’de, Sakarya’da, Dumlupınar’da vicdanı paslanmış, insafını ve insanlığını yetirmiş emperyalistler, bizi tarih sahnesinden silmek amacıyla başlatmış oldukları saldırılara devam ediyor, örf adetlerimizden, gelenek ve göreneklerimizden itaat ve şecaatimizden en önemlisi inançlarımızdan bizi koparıp almak istiyor.
Nitekim dün Çanakkale’de istediklerini koparamayanlar, bu gün de 15 Temmuz ile denemeye kalkışarak tarihimizin en büyük ihanetlerinden birine maruz bırakılmak istendik.  Herkesin bir hesabı olabilir ama yüce yaradanın hesabı bambaşkadır. 15 Temmuz’u vatana, ezana, bayrağa ve bağımsızlığa olan aşkımız aynı zamanda şehitlik ve gazilik sevdamız yine kızıl elmaya engelsiz yürüyen Ülkümüz bizi bu günlere getirdi.
Geçmişte ecdadımızın bu günlerde de Ülkü Erenlerin din ve mukaddesat uğrunda doğusuyla, batısıyla, kuzeyiyle, güneyiyle binlerce evladımızı şehit vererek bu toprakları beraberce vatan kıldık. Aynı secdede Rahman’a kul olmakla, aynı kıblede istikamet bulmakla, birbirimize olan muhabbetle, birlik ve beraberlik ruhuyla bütün zorlukların üstesinden geldik.
Son yıllarda olduğu gibi bu gün de Müslüman Türk Milleti olarak varlığımızla yine imtihan çemberinden geçiyoruz. Gücümüzü zayıflatmak, kardeşi kardeşe kırdırmak isteyenler, fitne, terör ve ihanet silahıyla üzerimize geliyor. İslam coğrafyasının her bir yanında açılan ateş çukurlarının içine ülkemiz de çekilmeye isteniyor. Her türlü hile ve desiselerle, plan ve tuzaklarla varlık ve bekamız, istiklal ve istikbalimiz hedef alınıyor.
Birliğimiz ve dirliğimiz tehdit edilerek Müslümanların ve mazlumların güvenli liman olarak gördükleri Türkiye’yi güçsüz kılıp, umutları tüketilmek isteniyor.
Necip milletimiz, bugün oynanan bütün karanlık oyunları feraset ve basiretiyle elbet bozacaktır. Zorlukları elbirliğiyle bir kez daha aşacak ve ihaneti püskürtecektir. Bu kahraman milleti hedef alanlar iyi bilmelidir ki; bizim en muazzez değerlerimizin başında vatanımız gelir. Biz, gerektiğinde aç ve susuz yaşarız, fakat hürriyet ve bağımsızlığımızdan, izzet ve onurumuzdan asla taviz vermeyiz.
Mukaddesatımız uğrunda bedenimizi siper ederiz, ama bir karış vatan toprağından bile vazgeçmeyiz.  Bu yüzdendir ki Türk Milleti olarak, geçmişten günümüze kadar savaşı değil barışı, tefrikayı değil birlikte yaşamayı tercih etmişizdir.
Bizim temel şiarımız, her daim zalimin karşısında, mazlumun yanında yer almaktır. Hakkı ve haklıyı savunmaktır. Kimsesizin, mağdurun, mültecinin, garibin ümidi olmaktır. Çaresize çare sunmaktır.  İslam’ın fetih anlayışı gereği bizim yüce ideallerimiz kızıl elmaya koşan Ülkülerimiz vardır. Bu ideal ve kızıl elma ülküsü, değerleri sömürmek değil, yüceltmektir. İnsanlığa huzur, barış ve medeniyet takdim etmektir. Yeryüzünde kötülüğe engel olup iyiliği hâkim kılmak için çalışmaktır.
Afrin’de kefereye hizmet eden hainlere karşı ülkemizin başlatmış olduğu “ zeytin dalı operasyonu” kapsamında kadınıyla erkeğiyle, çocuğuyla yaşlısıyla, kahraman güvenlik güçlerimizle milletimizin her ferdinin bugün verdiği şanlı mücadele, işte bu yüce ruh ve idealin bir tezahürüdür.
Millet olarak Rabbimizin karşısında, tarih önünde insanlık adına her birimize görev ve sorumluluklar düşüyor. Bizi birbirimize düşürmek isteyenlere inat, gönüllerimizi iman kardeşliğiyle sımsıkı kenetlemeye devam edelim. Terörü, fitne ve fesadı körüklemeye yönelik oyunlara karşı uyanık olalım.
İstiklal Şairimizin,
“ Değil mi cephemizin sinesinde iman bir;
Sevinme bir, acı bir, gaye aynı, vicdan bir;
Değil mi ortada bir sine çarpıyor, yılmaz,
Cihan yıkılsa emin ol bu cephe sarsılmaz! “
Mısralarında ifade ettiği azmimizi, muhabbetimizi, birlik ve beraberliğimizi zedeleyecek her türlü söylem ve eylemden uzak durmalıyız.
Allah Afrin’e düzenlenen” Zeytin Dalı” operasyonuna destek için okunan Fetih Sureleri hürmetine, istiklal ve istikbalimiz, birlik ve beraberliğimiz uğrunda mücadele eden kahraman ordumuzdan, güvenlik güçlerimize güç kuvvet versin. Allah, birliğimize, dirliğimize göz dikenlere, vatan topraklarına işgal için girişimde bulunanlara fırsat vermesin. Milletimizi ve İslam ümmetini her türlü dahili ve harici düşmanlardan muhafaza eylesin. Allah bizi, milletimizi, terör ve vahşetten, kan ve gözyaşından, fitne, fesat ve bozgunculuktan beslenenlere karşı milletçe yekvücut olmayı nasip eylesin. Kızılelmaya giden yolda bizi alıkoymasın…

Hakkında Aziz Dağtekin

1960 yılında Elazığ'da doğdu. Öğrenimini İstanbulda tamamlayarak gazetecilik mesleğine 1983 yılında başladı. sırasıyla Hergün, Bulvar, Hürriyet ve Türkiye Gazetelerinde muhabirlik ve yazı işleri kadrolarında görev aldı. Basın sektöründen 2006 yılında emekli oldu. Halen idare yeri Adana olan ve Ulusal yayın yapan Netinternet, Ekonet Haber, Eko İntenet Haber sitelerinde Genel Yayın Yönetmenliği ve ekonomi ile alakalı yazı ve yorumlar yazmaktadır. Gazetecilik mesleği yanısara sigortacılık, pazarlama ve finans sektöründe üst düzey yöneticiliklerde bulundu. Sırasıyla İhlas Barter ve Turk Barter'da franchise ve bölge müdürlüğü görevlerinde yer aldı. 2005 yılında Turk Barter'dan ayrılarak Anadolu Barter'ı kurdu. Halen 13'e yakın şubesiyle faaliyet gösteren Anadolu Barter'ın Yönetim Kurulu Başkalığını yürütmektedir. Evli ve 2 çocuk babası olan Gazeteci-Yazar Aziz Dağtekin halen Basın Konseyi üyesi ve Adana'da Kurulu bulunan Çukurova Güreş Vakfı ile Elazığlılar Kültür ve Dayanışma Derneğinin de kurucu üyesidir.

Göz Atmak İster misiniz?

Değişimden savaş ilanına nasıl gidildi?

Aziz Dağtekin Yazdı Değişimin peşinde koşanların önce kendilerini değiştirmesi gerekir. Değişmemekte inat edenlerin artık değişmeyecek …

Bir yanıt yazın