Milli irade ve istifası istenen 3 başkan!

 

Ülkemizde suni gündemle zamanımız heder ediliyor. Kuzey Irak’ta Orta Doğu’da oynan tehlikeli oyunlar ve ülkemizi etkisi altına alan ekonomik krizleri unutmuş 3- 5 belediye başkanının istifa edip etmeyeceklerine odaklanmış bulunuyoruz. Bu yanlışa iktidar partisi takılıp giderken, Barzani’nin hainliklerini, PKK’nın bebek katilinin posterleri altında zafer provalarını yapmalarını görmezden geliyor gibiyiz.

Türkiye Cumhuriyeti bir hukuk devletidir. Her sıkıştığımızda sığındığımız en güvenilir liman olarak gördüğümüz bu limanı siyasi iradelerin keyfi uygulamalarına bırakmamalıyız. Hepimiz iyi biliriz ki yargıçların cüppelerinde cep de düğme de yoktur. Cep ve düğmenin olmamasına şu anlam ve mana yüklenir. Yargıçlar vicdanların ve hukukun üstünlüğünden aldıkları güç sayesinde kimsenin önünde düğme iliklemezler ve her türlü rüşvet gibi yüz kızartıcı işlere bulaşmazlar.

Şimdi devletin başı Cumhurbaşkanı kalkıp halkın iradesiyle hukuka uygun olarak seçilmiş başkanları istifaya davet ediyor. Gerekçe olarak, parti kurullarımız böyle istiyor deniliyor. Bu gerekçeleri sade bir vatandaş olarak kabul etmiyor ve hukuka uygun bulmuyorum. Eğer bu başkanlar kanuna, hukuka, nizama aykırı davranış ve eylemler içerisinde ya da FETÖ ile ilişkileri var ise derhal iç işleri bakanı harekete geçmelidir. Eğer bu suçlar sabit ise, hukuk da bunu biliyorsa gerekli müdahale edilmiyor ise, yargıçlarda suç işliyor demektir.

Ağzımıza sakız ettiğimiz milli iradeye saygılı olmalıyız. Hukuka uygun seçilmiş başkanların fikrine zikrine bakmadan, onların görev sürelerini doldurmalarını beklemeliyiz. Nitekim hendekçi HDP’li başkanların yanlışına yapılan müdahale kamu vicdanını rahatlatmış, atanan kayyumlar takdir toplamıştır. Keyfe keder yapılan görevden alınma veya istifaya zorlanma teşebbüsleri kamu vicdanını da hukuku da yaralar. Türkiye kısır çekişmeleri bırakıp, etrafında dönen dönme dolapları durdurmalıdır. Bu yapılmadığı takdirde demokrasimiz de yargımız da hep tartışma konusu olur. Kaos ve kriz severlerin iştahını kabartır.

Siyasi irade eğer, bu başkanların hukuka uygun hizmet etmediklerini, FETÖ terör örgütü ile ilişkileri olduğunu biliyor yada göz yumuyorsa bu durumda Cumhuriyet savcılarımıza görev düşüyor demektir. Bu tehlikeli ve karanlık gidişatı bir Ülkücü olarak doğru bulmadığımızı yüksek sesle haykırarak söylüyorum. Daha 15 Temmuz’a kadar FETÖ’ya mübarek insan diyenlerin isimlerini vermeyeceğim ama videoları ortadır. Biz FETÖ’ya Amerikan ajanı, din düşmanı dediğimizde bize hakaret edenleri de unutmadık. Ak Parti içerisine sızmış, il başkanları ve belediye başkanları olduğunu herkes gayet iyi biliyor. Öyleyse Ak Parti FETÖ temizliğini aleni olarak yapmalıdır. Oy kaygısına girmeden. Bu istifaları istenen başkanlar da FETÖ’cu ise Ak Parti çekinmeden gür bir sesle gereğini yapmalı, piyasaların tansiyonunu yükseltecek belirsizliklerden kaçınmalıdır.

Yoksa bu durum kaos ve kriz severlerin ekmeğini yağlar, fakir fukarayı 70 sent daha geriye götürür. Bizden söylemesi. Bu başkanlar meselesi daha fazla abartılmamalıdır. Türkiye’nin öncelikleri unutulmamalı ve suni gündemlerle ertelenmemelidir. Bir ve diri olmalıyız. Bölgemizde oynanan tehlikeli oyunları iç çekişmelerle görmemezlikten gelmemeliyiz. Uyanık olmalıyız. Zamanımız boş ve malayani işlerle geçirmemeliyiz. Bu hantal duruş bize “El gider aya biz kalırız yaya” ata sözümüzü hatırlatıyor..

Hakkında Aziz Dağtekin

1960 yılında Elazığ'da doğdu. Öğrenimini İstanbulda tamamlayarak gazetecilik mesleğine 1983 yılında başladı. sırasıyla Hergün, Bulvar, Hürriyet ve Türkiye Gazetelerinde muhabirlik ve yazı işleri kadrolarında görev aldı. Basın sektöründen 2006 yılında emekli oldu. Halen idare yeri Adana olan ve Ulusal yayın yapan Netinternet, Ekonet Haber, Eko İntenet Haber sitelerinde Genel Yayın Yönetmenliği ve ekonomi ile alakalı yazı ve yorumlar yazmaktadır. Gazetecilik mesleği yanısara sigortacılık, pazarlama ve finans sektöründe üst düzey yöneticiliklerde bulundu. Sırasıyla İhlas Barter ve Turk Barter'da franchise ve bölge müdürlüğü görevlerinde yer aldı. 2005 yılında Turk Barter'dan ayrılarak Anadolu Barter'ı kurdu. Halen 13'e yakın şubesiyle faaliyet gösteren Anadolu Barter'ın Yönetim Kurulu Başkalığını yürütmektedir. Evli ve 2 çocuk babası olan Gazeteci-Yazar Aziz Dağtekin halen Basın Konseyi üyesi ve Adana'da Kurulu bulunan Çukurova Güreş Vakfı ile Elazığlılar Kültür ve Dayanışma Derneğinin de kurucu üyesidir.

Göz Atmak İster misiniz?

DEAŞ kimdir, Putin ve Hamas mı yoksa Siyonist İsrail ile ABD midir?

Aziz Dağtekin Yazdı Ne garip olmuş insanlar. Dün kimliğini soykırımla mücadele etmeye borçlu olanlar, bugün …

Bir yanıt yazın