Mescid-i Aksâ ve İsrail’in bitmeyen zulmü!

Mescid-i Aksa zulüm altında inim inim inliyor. Dünya yine her zaman olduğu gibi bu zulme seyirci kalıyor. Bir şehir düşünün; nice peygamberin tevhid mücadelesine ev sahipliği yapmış ve üç semavi dinin kıblesi olmuş. Yine bir şehir düşünün; ismiyle ve çevresiyle mukaddes ve mübarek kılınmış. İşte o şehir zulüm altında inleyen Kudüs’tür; Kuts-i Şerif’tir…

Binlerce yıldır birçok medeniyete beşiklik yapan, bir cazibe merkezi olan Kudüs ve çevresinde Hz İbrahim, Hz. İsmail, Hz. Yakub, Hz. Yusuf, Hz. Musa, Hz. Süleyman ve Hz. İsa gibi nice peygamberler yaşamış ve İslam’ın ilk kıblegâhı, Peygamberimiz (s.a.s)’in İsrâ ve Mîrac tecrübesini yaşadığı Kudüs’teki Mescid-i Aksâ ‘dır.

Hz. Ömer’in fethiyle huzura kavuşan Kudüs, özellikle Osmanlı devrinde Müslümanlar, insaflı ve adaletli bir yönetim sergileyerek farklı inanç mensuplarının canına, malına ve din özgürlüğüne herhangi bir müdahalede bulunmamışlardır. Hatta gayr-i Müslimler, aralarındaki anlaşmazlıkların çözümünde İslam’ın adaletine sığınmışlardır. Dinimizin engin hoşgörüsünün, kuşatıcı ve kucaklayıcı anlayışının en açık tezahürü, Halil Kapısı’nın iç duvarında bulunan kitabedir…

Ecdadımız, “Lâ ilâhe illallah, İbrâhim Halîlullah” yani “Allah’tan başka ilah yoktur; İbrahim, Allah’ın dostudur.” yazarak bütün semavi din mensuplarının peygamber kabul ettikleri  Hz. İbrahim’in adını Kudüs’ün surlarına nakşetmiştir…

Üzülerek belirtmek gerekir ki tarihte Darü’s-selam, yani barış ve huzurun merkezi olan Kudüs uzun zamandır mahzundur. İlk kıblegâhımız Mescid-i Aksâ yaralıdır. Kudüs, bugün her türlü tecavüze maruz kalarak barışın  kenti olmaktan çoktan çıkmıştır. Her bir köşesinde insanlığın ortak izlerini, hatırasını barındıran kadim şehir,  huzura hasrettir…

Peygamberler diyarında her geçen gün müminlerin birliği, beraberliği, en kutsal değerleri hedef alınmaktadır. Masum insanlar acımasızca katledilmektedir. Müslümanların kendi camilerinde ibadet  etmeleri zalimce ve barbarca engellenmektedir…

1967  yılından beri Mescid-i Aksâ’da ilk kez geçen hafta Cuma  namazı kılınamamıştır. Unutulmamalıdır ki; bir mabedi ibadete kapatmanın hiçbir hukuki gerekçesi, hiçbir dini dayanağı, hiçbir insani yönü olamaz. İnsanları mabetlerden alıkoyanlar, oraları tarumar edenler hakkında Yüce Rabbimizin şu hükmü son derece açıktır: “Allah’ın mescitlerinde Allah’ın adının anılmasını yasak eden ve onların yıkılması için çalışandan kim daha zalimdir…

Böyleleri oralara ancak korkarak girebilmelidirler.  Bunlar için dünyada rezillik, ahirette de büyük bir  azap vardır.”  Coğrafyamız büyük acılar yaşarken Mescid-i Aksâ  ve çevresinde olup bitenler, sağduyu sahibi her insanı  endişeye sevk etmiştir. Bizler inanıyoruz ki;  peygamberleri bağrında barındıran bu mübarek topraklarda bir an önce işgal sona erecek; sağduyu, itidal ve barış hâkim olacaktır. Müslümanların kalbi, insanlığın ortak değeri olan Kudüs’te akl-ı selimin devreye girmesi en büyük temennimizdir…

Şu bir gerçektir ki; Müslümanlar olarak tarihimizde bizi mahcup edecek hak ihlalleri, zulüm, vahşet gibi insanlık dışı uygulamalar yoktur. Ancak bugün kardeşlerimizin maruz kaldığı tüm felaketler, zulümler ve mağduriyetlerden alacağımız dersler vardır. Bir an önce ümmet bilinciyle iman kardeşliğimizi pekiştirmeliyiz.  Birbirimizin saygınlığını, haklarını ve kazanımlarını korumalıyız. İslam ümmetinin yeniden aziz bir ümmet olması için her birimiz olanca gücümüzle çalışmalıyız…

Bizler, millet olarak tarih boyunca Kudüs ve Mescidi Aksâ ile olan gönül bağımızı hiçbir zaman koparmadık, koparamayız. Bu bilinçle bu Cuma vaktinde Rabbimize el açıp Kudüs’teki ve yeryüzündeki bütün mazlum kardeşlerimizin acısını yüreğimizde hissettir! Bizi basiretsizlerden, ferasetsizlerden, vicdansızlardan,  zalimlerden yana eyleme! Allah’ım! Mescid-i Aksâ’yı ve İslam beldelerini işgale yeltenenlere fırsat verme! Müslüman kardeşlerimize içinde bulundukları zor durumdan bir an evvel kurtulmaları için yardım eyle!  Bizlere yeniden aziz bir ümmet olarak adaleti ayakta tutmayı nasip eyle Allah’ım! Diye niyazda bulunmalıyız..

Hakkında Aziz Dağtekin

1960 yılında Elazığ'da doğdu. Öğrenimini İstanbulda tamamlayarak gazetecilik mesleğine 1983 yılında başladı. sırasıyla Hergün, Bulvar, Hürriyet ve Türkiye Gazetelerinde muhabirlik ve yazı işleri kadrolarında görev aldı. Basın sektöründen 2006 yılında emekli oldu. Halen idare yeri Adana olan ve Ulusal yayın yapan Netinternet, Ekonet Haber, Eko İntenet Haber sitelerinde Genel Yayın Yönetmenliği ve ekonomi ile alakalı yazı ve yorumlar yazmaktadır. Gazetecilik mesleği yanısara sigortacılık, pazarlama ve finans sektöründe üst düzey yöneticiliklerde bulundu. Sırasıyla İhlas Barter ve Turk Barter'da franchise ve bölge müdürlüğü görevlerinde yer aldı. 2005 yılında Turk Barter'dan ayrılarak Anadolu Barter'ı kurdu. Halen 13'e yakın şubesiyle faaliyet gösteren Anadolu Barter'ın Yönetim Kurulu Başkalığını yürütmektedir. Evli ve 2 çocuk babası olan Gazeteci-Yazar Aziz Dağtekin halen Basın Konseyi üyesi ve Adana'da Kurulu bulunan Çukurova Güreş Vakfı ile Elazığlılar Kültür ve Dayanışma Derneğinin de kurucu üyesidir.

Göz Atmak İster misiniz?

DEAŞ kimdir, Putin ve Hamas mı yoksa Siyonist İsrail ile ABD midir?

Aziz Dağtekin Yazdı Ne garip olmuş insanlar. Dün kimliğini soykırımla mücadele etmeye borçlu olanlar, bugün …

Bir yanıt yazın