İyi uykular Türkiyem!

Ordunun  da artık şehit haberlerinden ve şehit cenazelerinden rahatsız olduğu her halinden belli. Bu günkü çıkışı ile milyonların bir anda gönlünün paşası olan Yarbay Mehmet Alkan bana göre yüreğinin yangını ile komuta kademesindekilerin söyleyemediği gerçekleri haykırdı.

Dün çiçeklerle karşılanan kanlı terör örgütünün sözde barış süreciyle, toparlandığını, devlete karşı top yekun adı konulmamış bir savaş ilan ettiğini,  bu durum karşısında da icra makamın bir aciziyet  içerisinde gelişmeleri seyrettiğini görüyoruz.

Kanlı terör örgütü PKK, bir düzenli ordu kadar güçlü değildir. Bırakın Mehmetçiği, Özel Harekat  Polislerimize müdahalesiz bir emir ve selahiyet  verilmesi halinde Kandil’in 48 saatte kuşatacağından eminim.

Ancak gördüğümüz o dur ki; hakikati bu günkü yüreği yanık Şehidin Acılı ağabeyi Yarbay Mehmet Alkan haykırdı, oynanmak istenen oyunu acılı konuşmasıyla Asil Milletimize bir mesajı vardı. Bu mesaj doğru okunmalıdır.

Bu mesajda anladığımız şudur: Yarbay Mehmet Alkan, siyasi iktidarın kanla beslenen terör örgütü PKK’nın üzerine tam gitmediği, himaye ettiğini, silahlı kuvvetlerinin ve polisin yetkilerini kısıtladığını, tavşana kaç tazıya tutu oynadığını ifade etmeye  çalıştığıdır.

Ne dedi Yarbay Mehmet Alkan?  “Çözüm süreci diyenler ne oldu da sonradan sonuna kadar savaş  diyor? Saraylarda 30 tane korumayla gezip, zırhlı arabalara binip ‘Şehit olmak istiyorum’ diye bir şey yok. Git o zaman oraya git” diye haykırmıştı.

Bu haykırışta askerin yetkilerinin kısıtlandığını, askerin  verilen yetki kadar terörle mücadele ettiğini anlıyoruz.Cebinde sınır ötesi tezkere de varken, Hükümet terörle mücadelede  samimi ise, terörün kaynakları da belli olduğuna göre, Kandil için askere her türlü operasyon yapma yetkisini vermelidir. Yoksa üç beş bomba atmayla bu iş temizlenmez. Bu hava operasyonları sadece bütçemizi zayıflatır ve silah tacirlerinin kasasını doldurur.

Hakikatler her zaman acı olur gerçi, artan terör olaylarında Hükümet de Cumhurbaşkanı  da samimiyet testinden geçememişlerdir. Toplumda genel kanat bu yöndedir.

Yarbayımıza linç girişiminde bulunanlar da  nerdeyse yarbayımızı PKK’lı ve vatan haini ilan edecek kadar ileriye gitmeyi ihmal etmediler.

Biraz aklı selim düşünelim. Biz bu hale nasıl, niçin, kimler tarafından getirildik? diye düşünebiliyor muyuz?  Hayır. Öyleyse fazla söze hacet yok. Bize de düşen “İyi uykular Türkiyem” demek kalıyor.

Hakkında Aziz Dağtekin

1960 yılında Elazığ'da doğdu. Öğrenimini İstanbulda tamamlayarak gazetecilik mesleğine 1983 yılında başladı. sırasıyla Hergün, Bulvar, Hürriyet ve Türkiye Gazetelerinde muhabirlik ve yazı işleri kadrolarında görev aldı. Basın sektöründen 2006 yılında emekli oldu. Halen idare yeri Adana olan ve Ulusal yayın yapan Netinternet, Ekonet Haber, Eko İntenet Haber sitelerinde Genel Yayın Yönetmenliği ve ekonomi ile alakalı yazı ve yorumlar yazmaktadır. Gazetecilik mesleği yanısara sigortacılık, pazarlama ve finans sektöründe üst düzey yöneticiliklerde bulundu. Sırasıyla İhlas Barter ve Turk Barter'da franchise ve bölge müdürlüğü görevlerinde yer aldı. 2005 yılında Turk Barter'dan ayrılarak Anadolu Barter'ı kurdu. Halen 13'e yakın şubesiyle faaliyet gösteren Anadolu Barter'ın Yönetim Kurulu Başkalığını yürütmektedir. Evli ve 2 çocuk babası olan Gazeteci-Yazar Aziz Dağtekin halen Basın Konseyi üyesi ve Adana'da Kurulu bulunan Çukurova Güreş Vakfı ile Elazığlılar Kültür ve Dayanışma Derneğinin de kurucu üyesidir.

Göz Atmak İster misiniz?

Artık “YETER” diyoruz!

Aziz Dağtekin Yazdı Irak’ın kuzeyinde on iki yiğit vatan evladı vatan savunmasında kalleş saldırılarda şehit …

Bir yanıt yazın