Çanakkale ve Vatan Müdafaası

“Bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır

Toprak, eğer uğrunda ölen varsa vatandır.”

Vatan, atalarımızın bize emanetidir. O atalarımız ki; kimi şehit kimi gazidir. Bu topraklar, bu bayrak o şehit ve gazilerin hayatları pahasına kazandıkları ve bize miras bıraktıkları kutsal bir değerdir. Şehit ve gazilerimizin şahlanarak yedi düvele baş kaldırdıkları ve zaferlerini taçlandırdıkları yerin adı ise Çanakkale’dir.

Çanakkale, İstiklal harbimizin mayası, en gür sedası, ruha yansıması ve topraklarımızın helal kalmasıdır. Çanakkale, mayası İslam’la yoğrulmuş yüce milletimizin tarih sahnesinden silinme tehlikesinin bertaraf edilmesidir. Bu millet: “Benim iman dolu göğsüm gibi serhaddım var.” diyerek, ufuk sınırlarını imanıyla çizmiş, var olmanın vatan sahibi olmakla mümkün olacağını bilen bir millettir. Bu millet; dünyadaki diğer milletlerden farklı olduğunu bilen, imanı sayesinde bir vatan sahibi olduğunu unutmayan, özgürlüğü ve bağımsızlığı ibadetlerinin tamamlayıcı unsuru olarak gören, nerede bir Müslüman’ın gözyaşını görse içi kan ağlayan, yüreğinin bir yanı hep  ensar  bir yanı muhacir olan bir millettir.

 

Şiirlerini kalemiyle değil imanıyla yazan büyük şair Mehmet Akif Ersoy, ”Vurulup tertemiz alnından, uzanmış yatıyor, Bir hilâl uğruna, yâ Rab, ne güneşler batıyor!”  dizeleriyle,  Çanakkale’yi en etkili, en sahici yönleriyle bize anlatır. Mehmet Akif biliyordu ki Çanakkale geçilseydi bugün bu topraklar, bu mescitler, bu çocuklar, bu anne ve babalar, kardeşler, işyerlerimiz, umutlarımız, geleceğimiz olmayacaktı. Bugün sahip olduklarımızın tesadüfen bizim olduğuna inanıyorsak büyük bir gaflet içindeyiz demektir. Sahip olduğumuz her şeyin bedeli ödenmiştir, sahip olduklarımıza gereken önemi vermiyorsak bedel ödeyenlere borçlu olduğumuz bilinmelidir.

 

Şimdi, bize acı; ama yabancı gibi gelen bu olaylar ve ifadeler, bugün, vatanlarını kaybeden insanların nasıl bir çaresizlik içinde olduklarını en gerçekçi şekliyle anlamamızı sağlamaktadır. Yaşananlar bir hayal ve anlatılanlar bir masal değildir. Bugünün gerçekleri o günün de gerçekleriydi. Bu topraklar nice yiğitlerin canı karşılığında bize vatan oldu.

 

Bu ülkede Çanakkale’de şehidi olmayan bir il, bir ev yoktur. O gün bir istiklal günüydü ve iki yüz elli üç bin şehidimiz bize İstiklali gösterip kendileri ebediyete gittiler. Onlar, Allah-ü Tela’nın ” Allah yolunda öldürülenleri sakın ölüler sanma. Bilakis onlar diridirler, Rableri katında Allah’ın, lütfundan kendilerine verdiği nimetlerin sevincini yaşayarak rızıklandırılmaktadırlar.”  Ayet-i Celilede buyruluyor ki; o kutlu müjdeye nail olmak için ve Allah yolunda can vermenin, ölmek değil, nihayetsiz bir yaşamda Fahr-i Kâinat Efendimize dost, canlar feda Hakk’a aziz kul olarak, gerçek bir yaşam olduğunu bilerek şehadete yürüdüler.

 

Bu savaşın önemini anlamamız için şu dizeleri iyi düşünmemiz yeterlidir. Merhum Akif “Çanakkale Şehitlerine” adlı şiirinde durumu şöyle özetliyor:

 

“Ne büyüksün ki kanın kurtarıyor tevhidi

Bedr’ in aslanları ancak bu kadar şanlı idi.”

 

İşte Çanakkale, dünyanın dört bir tarafından gelen Müslümanların bedenleriyle şehit olduğu, dualarıyla bu millete istiklal hediye ettiği bir yerdir. Bedir’in imanıyla Çanakkale’nin imanı aynıdır. Çanakkale bu milletin ruhudur, kimliğidir. Medine halkının askerimize “Mehmetçik” adını vermesinin bir resmidir. Çanakkale, peygamberimizin şehitlerimizi avucunu açarak beklediğine tam iman ettiğimiz bir cephedir.

 

Allah, bu milleti Çanakkale’nin ruhunu unutmadan İstiklalini belirleyenlerden eylesin, Akif’in duasıyla “Allah bu millete bir daha İstiklal Marşı” yazdırmasın. Ayaklarımızın altından toprak, gönderimizden bayrak, minarelerimizden ezan ve yüreklerimizden iman eksik olmasın.

 

Hakkında Aziz Dağtekin

1960 yılında Elazığ'da doğdu. Öğrenimini İstanbulda tamamlayarak gazetecilik mesleğine 1983 yılında başladı. sırasıyla Hergün, Bulvar, Hürriyet ve Türkiye Gazetelerinde muhabirlik ve yazı işleri kadrolarında görev aldı. Basın sektöründen 2006 yılında emekli oldu. Halen idare yeri Adana olan ve Ulusal yayın yapan Netinternet, Ekonet Haber, Eko İntenet Haber sitelerinde Genel Yayın Yönetmenliği ve ekonomi ile alakalı yazı ve yorumlar yazmaktadır. Gazetecilik mesleği yanısara sigortacılık, pazarlama ve finans sektöründe üst düzey yöneticiliklerde bulundu. Sırasıyla İhlas Barter ve Turk Barter'da franchise ve bölge müdürlüğü görevlerinde yer aldı. 2005 yılında Turk Barter'dan ayrılarak Anadolu Barter'ı kurdu. Halen 13'e yakın şubesiyle faaliyet gösteren Anadolu Barter'ın Yönetim Kurulu Başkalığını yürütmektedir. Evli ve 2 çocuk babası olan Gazeteci-Yazar Aziz Dağtekin halen Basın Konseyi üyesi ve Adana'da Kurulu bulunan Çukurova Güreş Vakfı ile Elazığlılar Kültür ve Dayanışma Derneğinin de kurucu üyesidir.

Göz Atmak İster misiniz?

DEAŞ kimdir, Putin ve Hamas mı yoksa Siyonist İsrail ile ABD midir?

Aziz Dağtekin Yazdı Ne garip olmuş insanlar. Dün kimliğini soykırımla mücadele etmeye borçlu olanlar, bugün …

Bir yanıt yazın