[rank_math_breadcrumb]

Atina’da “Aşil Kalkanı” tartışması: Kaynak kodu İsrail’de mi kalacak?

Yunanistan’ın İsrail’den tedarik etmeyi planladığı yaklaşık 3 milyar euro değerindeki “Aşil Kalkanı” hava ve füze savunma sistemi, bu kez teknik özelliklerinden çok kaynak kodu tartışmasıyla gündemde.

İsrail ile Yunanistan arasında 31 Ağustos’ta imzalanan anlaşmanın ardından, Atina’nın sistemin yazılımına ve özellikle kaynak koduna erişim sağlayıp sağlayamayacağı konusunda tartışma başladı.

İsrail Füze Savunma Teşkilatı Direktörü Moşe Patel’in Yunanistan’ın kaynak koduna erişemeyeceğini açıklaması, muhalefetin hükümete yönelik eleştirilerini artırdı.

Kaynak kodu tartışması nasıl başladı?

İsrail Füze Savunma Teşkilatı Direktörü Moşe Patel, Yunanistan’ın “Aşil Kalkanı” kapsamında kurulacak sistemin komuta ve kontrol yetenekleriyle bağlantılı kaynak koduna erişiminin olmayacağını söyledi.

Patel’in bu açıklaması Yunanistan’da muhalefetin tepkisine neden oldu.

Ana muhalefetteki Panhelenik Sosyalist Hareket (PASOK), hükümetten anlaşmanın kaynak koduna ilişkin bölümünü açıklığa kavuşturmasını istedi.

PASOK’un savunma alanından sorumlu milletvekili Mihalis Katrinis, Savunma Bakanı Nikos Dendias’ın daha önce Yunan Silahlı Kuvvetleri için gerçekleştirilecek savunma tedariklerinde kaynak koduna erişimin önemine dikkat çektiğini hatırlattı.

Katrinis, İsrail Savunma Bakanlığının 31 Ağustos tarihli açıklamasında ise yeni ulusal komuta ve kontrol altyapısının İsrailli Rafael şirketi tarafından geliştirileceğinin belirtildiğine dikkat çekti.

Bu açıklamaların ardından Yunan muhalefeti, sistemin kaynak kodunun mülkiyeti ve kullanım yetkileri konusunda hükümetten net bir açıklama talep etti.

Katrinis’in gündeme getirdiği temel soru ise şu oldu:

“Aşil Kalkanı’nın kaynak kodu sonuçta Yunanistan’a mı ait olacak?”

PASOK, konuyu 1 Eylül’de parlamentoya taşırken, Savunma Bakanlığından yazılı yanıt beklediğini açıkladı.

Muhalefet: Savunma egemenliği açısından kritik

Yunanistan’daki muhalefet, tartışmanın yalnızca teknik bir ayrıntıdan ibaret olmadığını savunuyor.

PASOK, milyarlarca euroluk savunma tedarikinde kaynak koduna ilişkin hakların Yunanistan’ın ulusal çıkarları ve savunma alanındaki bağımsızlığı açısından önem taşıdığını belirterek anlaşmanın teknik ve hukuki hükümlerinin daha açık biçimde kamuoyuna açıklanmasını istedi.

Eski Başbakan Aleksis Çipras’ın kurduğu Sol İttifak da İsrailli yetkilinin açıklamasının, Yunanistan’ın yeni hava savunma mimarisini ne ölçüde kontrol edebileceğine ilişkin soru işaretleri doğurduğunu savundu.

Parti, Yunanistan’ın sistem üzerinde tam kontrol sağlayamaması halinde savunma alanındaki dışa bağımlılığın artabileceği uyarısında bulundu.

Yunan basınında “Aşil Kalkanı” manşetleri

Kaynak kodu tartışması Yunan basınında da geniş yer buldu.

Efimerida ton Syntakton gazetesi, İsrail tarafından yapılan bilgilendirmede Yunan Silahlı Kuvvetleri ile teknoloji transferi, yazılım ve teknolojinin ortak kullanımına ilişkin ifadelerin yer aldığını ancak kaynak kodunun Yunanistan’a devredileceğinin açık biçimde belirtilmediğini yazdı.

Gazete ayrıca Kathimerini’de yayımlanan röportajın internet sitesindeki soru-cevap bölümünde değişiklik yapıldığını öne sürdü.

Habere göre Patel’e Yunanistan’ın “Aşil Kalkanı”nın komuta ve kontrol kabiliyetleriyle bağlantılı kaynak koduna erişip erişemeyeceği soruldu.

Patel’in yanıtı ise kaynak kodunun kullanım lisansının kapsamında olmadığı yönündeydi.

Efimerida ton Syntakton, söz konusu bölümün daha sonra yeniden düzenlendiğini ve İsrail Savunma Bakanlığının açıklamalarına dayalı olarak “teknoloji transferi” ile “yazılım ve teknolojinin ortak kullanımı” ifadelerinin metne eklendiğini ileri sürdü.

To Vima gazetesi de konuyu “Aşil Kalkanı’nda kaynak kodu konusunda bulanık tablo” başlığıyla değerlendirdi. Gazete, Patel’in açıklamalarının Atina’da soru işaretlerine neden olduğunu ve Yunanistan tarafından daha önce yapılan açıklamalarla çelişkili bir görüntü ortaya çıkardığını yazdı.

3 milyar euroluk savunma sistemi neleri kapsıyor?

Yunanistan ile İsrail arasında 31 Ağustos’ta Tel Aviv’de imzalanan yaklaşık 3 milyar euroluk “Aşil Kalkanı” anlaşması, Yunanistan için çok katmanlı bir hava ve füze savunma ağı kurulmasını öngörüyor.

Proje kapsamında İsrail’in, Yunanistan’a David’s Sling (Davud Sapanı) ve Israel Aerospace Industries tarafından geliştirilen Barak MX sistemleri de dahil olmak üzere farklı savunma unsurları sağlaması planlanıyor.

Anlaşmada Rafael’in Spyder sistemi ile Israel Aerospace Industries tarafından geliştirilen MMR tipi çok görevli radarların da bulunduğu belirtiliyor.

Bunların yanı sıra Rafael öncülüğünde Yunanistan için yeni bir ulusal komuta ve kontrol altyapısının geliştirilmesi de projenin önemli unsurları arasında yer alıyor.

Yunanistan’da İsrail’e bağımlılık tartışması

Savunma anlaşması, Yunanistan’da yalnızca kaynak kodu nedeniyle tartışılmıyor.

Muhalefet partileri, projenin ülkenin İsrail merkezli savunma teknolojilerine olan bağımlılığını artırabileceğini savunuyor.

Anlaşmanın Yunanistan bütçesine getireceği mali yük ve Atina’nın bölgesel politikalarında İsrail ile daha fazla yakınlaşmasının doğurabileceği sonuçlar da eleştirilerin diğer başlıklarını oluşturuyor.

Eski Maliye Bakanı Yanis Varufakis de anlaşmaya sert tepki göstererek “Aşil Kalkanı” projesini eleştirdi ve Yunanistan’ın İsrail ile savunma alanındaki iş birliğini sorguladı.

Kaynak kodu neden bu kadar önemli?

Savunma sistemlerinde kaynak kodu, yazılımın nasıl çalışacağını belirleyen temel unsurlardan biri olarak kabul ediliyor.

Hava ve füze savunma sistemlerinde radar verilerinin işlenmesi, hedeflerin takip edilmesi, tehdit değerlendirmeleri, dost-düşman tanımlama süreçleri ve çeşitli operasyonel karar mekanizmaları yazılım altyapısıyla bağlantılı.

Bu nedenle bir ülkenin kaynak koduna erişiminin bulunması, sistem üzerinde ne ölçüde teknik bağımsızlığa sahip olacağı açısından önem taşıyor.

Kaynak koduna erişimin sınırlı olması ise sistemin geliştirilmesi, farklı teknolojilerle entegre edilmesi, yazılım güncellemeleri ve bazı teknik değişikliklerde üretici ülkeye veya şirkete daha fazla bağımlılık anlamına gelebiliyor.

Bu nedenle Yunanistan’daki tartışmanın merkezinde yalnızca “Kaynak kodu verilecek mi?” sorusu bulunmuyor.

Asıl tartışma, 3 milyar euroluk bu savunma sisteminin kontrolünün ve teknolojik bağımsızlığının ne ölçüde Yunanistan’ın elinde olacağı noktasında düğümleniyor.

Atina yönetiminin önümüzdeki süreçte parlamentoya vereceği yanıt, “Aşil Kalkanı” anlaşmasındaki teknik ve hukuki hakların kapsamının daha net anlaşılmasını sağlayacak.

Hakkında Editör

Taraf olmayan, habercilik yapan Net İnternet Haber, bağımsız özgür, tarafsız habercilik ilkesini benimsemiş olup, hakkın ve haklının yanında yer almayı ilke edinmiştir.

Göz Atmak İster misiniz?

Gülistan Doku soruşturmasında 109 soruluk sorgu: Umut Altaş ne anlattı?

Gülistan Doku’nun kaybolmasına ilişkin yıllardır devam eden soruşturmada dikkat çeken yeni bilgiler ortaya çıktı. Dosyanın …

Bir yanıt yazın