Ortadoğu’da dizayn süreci ve referandum!

Diktatör Saddam Hüseyin’i iş başına getiren ve iş başına getirdikten sonra olmadık melanetler sergilettiren daha sonra özgürlük vaadi ile Irak’ı talan eden bölgeyi dizayn etmeye gelen ABD ve Batı’nın  hedefinde sadece Irak  ile Suriye yok. Sırada İran ile Türkiye de var. Ama ilk sıra İran’da. 1991 yılında bölgede başlayan dizayn süreci referandum ile yeni bir safhaya taşındı. Final dönemlerine geliyoruz. Her devletin eli silahında olduğunu net olarak görüyoruz.

ABD’de Washington Enstitüsü etrafında toplanan neo-con denen Siyonist-Evanjelik lobinin öncelikli hedefi Vaat Edilmiş topraklar olduğu yönünde ciddi açıklamalar da gelmektedir. Obama’nın gitmesi ve Trump’ın gelmesiyle bölgedeki yetkililerde bir değişiklik olmadı Çünkü ABD’nin Ortadoğu politikası Siyonist lobinin ipoteğinde. Kim gelirse gelsin o politikalar değişmeyecektir.

Türkiye’nin dış politika danışmanlarında da ciddi eksiklikler var. Ya tahliller doğru yapılmıyor, ya da yapılan tahliller kısa vadeye yayılmış durumda. Şimdi sağlıklı bir analiz yapalım. Molla diye tanımlanan ve İslamın sancaktarlığı yaptığı iddia edilen Molla Mustafa Barzani gerçekten iyi bir Müslüman mı? Yoksa O da FETÖ elebaşısı gibi Müslüman kılığına bürünmüş bir hain mi? Olayları doğru tahlil edersek doğru sonuçlara varmak daha kolay olur.

Şimdi Kudüs zulüm altında İsrail vahşeti altında inim inim inlerken İsrail bayraklarıyla korsan bir zaferi kutlamak hangi Müslüman’ın vicdanına sığar? Nokta. Irak’ın kuzeyinde yaklaşık 4 trilyon doların üzerinde petrol/doğalgaz rezervi var. Petrol lobisi bunun peşinde. Türkiye bu sinsi planı ya biliyor bilmezlikten geliyor yada gerçekten bilmiyor. Türkiye, ABD’nin İsrail’i enerji üssü yapma isteğini ve planını bozmalıdır. Türkiye’nin IKBY Kerkük-Musul enerji stratejisine paralel İsrail de kendi enerji projesini aynı anda devreye koyduğu asla unutmamalıdır. Eskiden bütün savaşlar kadın üzerine çıktığı iddia edilse de günümüzde artık bütün savaşlar petrol üzerine çıktığı gerçeği ortadır.

Türkiye için ekonomik hesaplardan önce Kerkük-Musul ve çevresindeki Türkmen kardeşlerimizin hakları var. Kerkük bir Türk şehridir. ABD, 1991 Irak işgali sonrası ve özellikle de 2003 sonrası bölgede özellikle Kerkük ve Musul’da ciddi nüfus operasyonları yapıldı.

Barzani, ABD’nin hazırladığı Irak Anayasasının 140. maddesinde referandum var deniyor ama Irak hükümeti kesinleşmedi diyor. Barzani’nin bağımsızlık talebi Irak’ın 1969 yılında imzaladığı BM’nin “İkiz Yasaları”na göre zaman içerisinde değerlendirilecek. İlk kez 1966 yılında BM’de gündeme getirilen “İkiz Yasalar” küreselcilerin projesi. 21.yüz yılda dünyanın birçok ülkesinde gündeme gelecek. Bu kadar sinsi planlarla Irak’a yerleşen ABD Erbil’de büyük bir Konsolosluk binası inşa ediyor. Hem de tüm dünyadaki konsolosluklarına göre iki kat daha büyüklükte.

 

Batının dinci, ideolojik, ekonomik tüm tarafları bölgeye kalıcı olarak geldi. DAEŞ ile mücadele adı altında da silahlarını getirdiler. Bölgede olanı anlamak için Batının devlet yapılarının arka planlarını bilmek gerek. Devletlerin resmi taraflarının beyanları oyalama işi Siyonizm bir milliyetçilik akımı değil dini bir hedeftir. Fırat-Nil arası “Vaat Edilmiş Topraklar”. Bu konu anlaşılmadan analiz yapılmaz.

 

Kapitalist ABD ile Küreselci ABD, bölgede şimdilik yan yana görünse de yakında kapışır. Çin’in tavrı Küreselcilerin tavrıdır. Bölge çok dinamik, İttifaklar ve düşmanlıklar süreç içerisinde değişti. Türkiye, İran ve Rusya’ya karşı ABD ile ittifakta idi şimdi tersini yapıyor. Çünkü tehlikeyi geç de olsa fark ettiğini sanıyoruz.  Devletlerin bölge planı olaylara göre değişmez. Ancak hedefe ulaşacak stratejileri ve taktikleri değişir.

Şimdi planlarını uygulamak için bölgeye gelen Batı güçlerinin öncelikli hedefi FETÖ üzerinden Türkiye’ye diz çöktürmekti ama başaramadılar. Ortadoğu yeniden dizayn edilirken FETÖ Türkiye’ye tarihi bir ihanet yaptı. 15 Temmuz girişimi; Türkiyesiz Ortadoğu dizaynı içindi bu böyle biline. FETÖ başarılı olsaydı Barzani’nin bağımsızlık kararını tanıyacak ilk ülke Türkiye olacak ve Türk askeri İran-Irak’a karşı sahada olacaktı.  İslam dünyasında Mezhep savaşı özellikle de İran-Türkiye savaşı planlayanlar şimdilik bunu başaramadı. İran-Türkiye işbirliğinde.

Bir oyundan ibaret olan ve Irak’ın toprak bütünlüğünden yana olduklarını göstermelik olarak deklare eden Batılılar, Barzani’nin bağımsızlığını hemen olmasa da çok kısa bir zaman dilimi içerisinde tanıma yarışına girecekler ama önce İsrail ve uydu devletlere tanıtırlar. Bağımsızlığa koşan Barzani, Küreselci-Kapitalist kapışmasında beklemediği bir sonuçla da karşılaşabilir ki muhtemelen karşılaşacak.

İran ve Türkiye hiç bir surette bu oynan yüz yıllık oyunları hafife almamalı. Aksine bu oyunları bozacak doneler geliştirmelidiler. Çünkü sırada İran ve Türkiye var. Bu iki komşu ülke Irak’ın bölünmesine şiddetle karşıdırlar. Bölgede dizayn hesabı olanlar, planlarına engel olacak ülkelerde de sabotajlarla iç kargaşa çıkartma peşindedirler. Yakın gelecekte inşallah yanılırız  İran’da da iç kargaşalıklar başlatılacaktır. Hazırlıklı olmak gerek. Bölge, kazandı görünenlerin kaybedeceği, kaybediyor görünenlerin kazanabileceği oynak bir alan. Sağduyulu strateji ile adımlar atılmalı. İran’ın Pers Milliyetçiliği-Şii Hilal’i projesi şimdilik rafa kalktı ve Türkiye ile yakınlaştı. Mezhep savaşını önleme açısından önemli. Türkiye’de ise milliyetçiliği bitirmek üzere düğmeye basıldı. MHP’nin kitle partisi olmasını engellemek için parçalatma operasyonu başlatıldı. Cılız sesli bir MHP, Kürdistan projesi hayali kuranların bir parçası..

İsrail’i bölge enerji üssü yapmak isteyenlere Kürtlere İsrail bayrakları taşıttırdılar. Tıpkı Hırank Dink’i öldürtenlerin Türklere “Hepimiz Ermeniyiz” dedirttikleri gibi. Şimdi bilindiği gibi, Kuzey Irak’ta; ABD, İngiliz, Alman, Fransız güçleri, küreselci paralı askerler, PKK vs var. Türkiye, Kuzey Irak’a girip kayyum atayacak konumda değil.  Barzani’nin referandumunu görünürde İsrail hariç hiçbir ülke desteklemedi ama aslında hepsi farklı hesaplarla el altından destekledi. Barzani referandumu yaptı. Ama Türkiye ve İran istemeden bağımsızlığını ilan etmesi biraz zor. Müzakere süreci başlar. Türkiye hakem olur.  Batı devletlerinin, küreselcilerin ve İsrail’in planları var. Ama tarihi-sosyolojik yapı son noktada bunlara müsaade etmez.  Avrupa ve ABD uzun süre bu güçte kalmayacak. Son noktada Persler, Türkler ve Araplar arasında sıkışan bir Kürt devletinin yaşamazı zor.

Hakkında Aziz Dağtekin

1960 yılında Elazığ'da doğdu. Öğrenimini İstanbulda tamamlayarak gazetecilik mesleğine 1983 yılında başladı. sırasıyla Hergün, Bulvar, Hürriyet ve Türkiye Gazetelerinde muhabirlik ve yazı işleri kadrolarında görev aldı. Basın sektöründen 2006 yılında emekli oldu. Halen idare yeri Adana olan ve Ulusal yayın yapan Netinternet, Ekonet Haber, Eko İntenet Haber sitelerinde Genel Yayın Yönetmenliği ve ekonomi ile alakalı yazı ve yorumlar yazmaktadır. Gazetecilik mesleği yanısara sigortacılık, pazarlama ve finans sektöründe üst düzey yöneticiliklerde bulundu. Sırasıyla İhlas Barter ve Turk Barter'da franchise ve bölge müdürlüğü görevlerinde yer aldı. 2005 yılında Turk Barter'dan ayrılarak Anadolu Barter'ı kurdu. Halen 13'e yakın şubesiyle faaliyet gösteren Anadolu Barter'ın Yönetim Kurulu Başkalığını yürütmektedir. Evli ve 2 çocuk babası olan Gazeteci-Yazar Aziz Dağtekin halen Basın Konseyi üyesi ve Adana'da Kurulu bulunan Çukurova Güreş Vakfı ile Elazığlılar Kültür ve Dayanışma Derneğinin de kurucu üyesidir.

Göz Atmak İster misiniz?

DEAŞ kimdir, Putin ve Hamas mı yoksa Siyonist İsrail ile ABD midir?

Aziz Dağtekin Yazdı Ne garip olmuş insanlar. Dün kimliğini soykırımla mücadele etmeye borçlu olanlar, bugün …

Bir yanıt yazın