Alman otomotiv devi Volkswagen, skandallarla dolu geçmişine bir yenisini ekliyor! Şirketin CEO’su Oliver Blume’un ağzından çıkan itiraflar, Osnabrück’teki fabrikanın, soykırımcı İsrail’in “Demir Kubbe” hava savunma sistemi için parça üretimine dönüştürüleceğini gözler önüne serdi. Bu hamle, Almanya’nın katil İsrail rejimine verdiği utanmaz desteğin yeni ve kan dondurucu bir kanıtıdır.
Almanya’nın İkiyüzlü Politikası ve Volkswagen’in Savaş Suçlarına Ortaklığı
Dünya, İsrail’in Filistin’de estirdiği teröre karşı ayağa kalkarken, Almanya’nın bu soykırımcı devlete kucak açması kabul edilemez. İran savaşının ortasında güç kaybeden İsrail’e can simidi uzatan Berlin, bir kez daha tarihin yanlış tarafında yer alıyor. Volkswagen’in bu kirli anlaşmaya dahil olması, sadece ticari bir karar değil, aynı zamanda insanlık vicdanına saplanan bir hançerdir.
Oliver Blume, şirketin zayıf talepler ve Çin rekabetiyle boğuştuğunu bahane ederek, Osnabrück tesisine “yeni bir işlev” kazandırmayı hedeflediklerini belirtti. Ancak bu “yeni işlev”, masum kanı döken bir rejimin silahlanmasına hizmet etmekten başka bir şey değil. Blume’un “Volkswagen doğrudan silah sistemleri üreticisi olmayacak, faaliyetlerimiz askeri taşıma ve lojistik üzerine yoğunlaşacak” şeklindeki zavallı savunması, gerçekleri örtbas etmeye yetmiyor. Rafael Advanced Defense Systems ile yapılan stratejik ortaklık görüşmeleri, Demir Kubbe için ağır hizmet tipi kamyonlar ve jeneratörler gibi kritik bileşenlerin üretileceğini açıkça ortaya koyuyor. Bu, savaş makinesinin doğrudan bir parçası olmaktır!
Alman Hükümetinden Skandal Onayı: İstihdam Bahanesiyle Kanlı Ticaret
Alman hükümet yetkilileri, Volkswagen ve Rafael arasındaki görüşmeler hakkında yorum yapmaktan kaçınsa da, “Almanya’daki istihdamı güvence altına alacak her türlü girişimi memnuniyetle karşılıyoruz” diyerek bu kanlı projeye yeşil ışık yaktı. Yaklaşık 2 bin 300 kişinin çalıştığı Osnabrück tesisindeki istihdamı koruma bahanesiyle, Almanya’nın savaş suçlarına ortak olması, tarihin en büyük ikiyüzlülüklerinden biridir. Avrupa’nın yeniden silahlanma sürecinde olduğu bir dönemde, Volkswagen’in binek araç bölümündeki kayıplarını masumların kanıyla telafi etme stratejisi, mide bulandırıcıdır.
Hukukçulardan ve Siyasetçilerden Sert Tepki: “Savaş Suçlarına Ortaklık!”
Volkswagen’in bu utanç verici hamlesi, Almanya’da büyük bir siyasi ve hukuki tartışmayı beraberinde getirdi. Sol Parti Milletvekili Mirze Edis, İsrail ile yapılacak bir savunma işbirliğinin, Berlin’i “savaş suçlarına ortak” edebileceği uyarısında bulunarak, “Başka hayatları feda ederek iş güvencesi sağlamayı düşünemeyiz” dedi. Hukuk uzmanları Torsten Menge ve Aidan Simardone ise Uluslararası Adalet Divanı’nın kararlarına atıfta bulunarak, soykırım ve insan hakları ihlallerine karışmış bir orduya ekipman sağlamanın, Almanya’nın uluslararası hukuk yükümlülüklerini ihlal edeceğini vurguladı. Uzmanlar, Volkswagen’in Nazi dönemi geçmişini hatırlatarak, şirketin yeniden bir çatışma bölgesine üretim yapmasının “trajik” olduğunu belirtti. Bu, sadece trajik değil, aynı zamanda affedilmez bir ihanettir!
Netinternet Haber İnternet Haberciliğinin Doğru Adresi