Gülistan Doku’nun kaybolmasına ilişkin yıllardır devam eden soruşturmada dikkat çeken yeni bilgiler ortaya çıktı. Dosyanın önemli isimlerinden Umut Altaş’ın ABD’de FBI tarafından alınan ifadesinde, Mustafa Türkay Sonel hakkında ciddi iddialarda bulunduğu ve Doku’nun öldürülmesine tanık olduğunu öne sürdüğü görüldü.
Hakkında yakalama kararı bulunan ve ABD’de olduğu belirlenen Altaş’ın Türkiye’ye iadesi istenirken, Türkiye’nin adli yardımlaşma talebi kapsamında hazırlanan soru listesi Amerikan makamlarına iletildi.
Altaş, Pennsylvania’daki Moshannon Valley İşleme Merkezi’nde 19 ve 20 Ağustos 2026 tarihlerinde iki gün boyunca FBI ve ABD İç Güvenlik Soruşturmaları birimi görevlileri tarafından sorgulandı. Türk makamlarının hazırladığı soru setinde 109 soru bulundu.
Altaş: “Beni kullandı”
FBI sorgusunda Mustafa Türkay Sonel ile ilişkisi sorulan Umut Altaş, Sonel’in kendisini kullandığını söyledi.
Altaş, Sonel’in kendisini Gülistan Doku’yu öldürmek ve suçu kendi üzerine atmak amacıyla kullanmış olabileceğini öne sürdü. FBI görevlilerinin Sonel’in Doku’yu öldürdüğüne inanıp inanmadığını sorması üzerine ise Altaş “Evet” yanıtını verdi.
Neden böyle düşündüğü sorulduğunda Altaş, cinayeti gördüğünü iddia etti.
“Gülistan arka koltuktaydı”
Altaş’ın anlatımına göre olay 5 Ocak 2020’de meydana geldi. Mustafa Türkay Sonel ile birlikte Doku’nun bulunduğu bölgeye gittiklerini ve Gülistan Doku’nun daha sonra BMW marka araca bindiğini öne sürdü.
Altaş, araçta Sonel’in sürücü koltuğunda, kendisinin ön yolcu koltuğunda, Gülistan Doku’nun ise arka koltukta bulunduğunu anlattı.
İddiaya göre araç içerisindeki tartışma sırasında Doku, takip edilmesine tepki gösterdi ve ardından çığlık atmaya başladı. Altaş, Sonel’in torpido gözünden siyah renkli bir tabanca çıkararak Doku’ya ateş ettiğini ileri sürdü.
Altaş, silahın üzerinde Türk bayrağı bulunduğunu da söyledi. Doku’nun ölü olup olmadığı sorusuna ise “Evet” cevabını verdi.
“Cesedi birlikte bagaja taşıdık”
Altaş’ın iddiasına göre ateş edilmesinin ardından Sonel’e neden Doku’yu öldürdüğünü sordu. Sonel’in ise kendisine susmasını ve cesedi bagaja koymasına yardım etmesini söylediğini öne sürdü.
Altaş, ilk etapta bunu kabul etmediğini ancak daha sonra Doku’nun cesedini Sonel ile birlikte aracın bagajına taşıdıklarını iddia etti.
Altaş ayrıca ceset bagaja konulduktan sonra Sonel’in Şükrü Eroğlu’nu telefonla aradığını ve ikilinin yaklaşık 15-20 dakika görüştüğünü öne sürdü.
“Babam bu işi halledecek”
Altaş, Sonel’in kendisine olayla ilgili kimseye konuşmaması yönünde telkinde bulunduğunu söyledi.
İfadesine göre Altaş, “Bu mesele ortadan kalkmaz” dediğinde Sonel’in “Babam bu işi halledecek ve ortadan kaldıracak” şeklinde karşılık verdiğini ileri sürdü.
Altaş, ertesi sabah Sonel’in kendisini yeniden aradığını ve olayın akıbetini sorduğunda “Merak etme, hallettik” dediğini öne sürdü. Daha sonra Doku’nun cesedinin nereye götürüldüğünü sorduğunu da anlattı.
Cesedin yeri için Pertek yolu iddiası
FBI tutanağında yer alan bir diğer dikkat çekici iddia ise Gülistan Doku’nun cesedinin bulunabileceği yere ilişkin.
Altaş, Sonel’in kendisine cesedin olay yerinden Pertek yönünde yaklaşık 15-20 dakikalık mesafede bulunduğunu söylediğini öne sürdü. Altaş daha sonra bu süreyi yaklaşık 30 dakika olarak düzeltti.
Bölgenin toprak yol olduğunu ve o dönemde yeni bir yol çalışmasının yapıldığını belirten Altaş, cesedin Pertek yolu civarında, yeni yapılan yolun kenarına gömülmüş olabileceğini iddia etti.
Altaş, bu değerlendirmesinin Sonel’den aldığı bilgilere dayalı bir tahmin olduğunu da belirtti.
Üç ismin aynı bölgede olduğu belirtildi
FBI sorgusunda Altaş’a, Türk soruşturma makamlarının elde ettiği daraltılmış baz kayıtları ve Plaka Tanıma Sistemi verileri de soruldu.
Dosyadaki tespitlere göre 5 Ocak 2020 saat 22.09’da Umut Altaş’ın, Gülistan Doku’nun son görüldüğü Sarısaltuk Viyadüğü civarında bulunduğu belirtildi. Aynı kayıtlarda Mustafa Türkay Sonel’in 22.08-22.37 arasında, Şükrü Eroğlu’nun ise 22.08’de aynı bölgede bulunduğu aktarıldı.
PTS kayıtlarında Sonel’in kullandığı BMW’nin saat 22.17.51’de Tunceli’den Elazığ yönüne hareket ettiği, 22.30.17’de ise Tunceli yönüne döndüğü belirtildi. Dönüş sırasında sürücü koltuğunda Sonel’in, ön yolcu koltuğunda ise Altaş’ın bulunduğu kaydedildi.
FBI’dan kritik soru: “Neden köprüye geri döndünüz?”
Kayıtların Altaş’ın ilk anlatımıyla çelişmesi üzerine FBI görevlileri sorguyu derinleştirdi.
Altaş, sonunda Sonel ile olayın ardından aynı araçla yeniden köprü bölgesine gittiklerini anlattı. FBI görevlilerinin, cinayetin işlendiği öne sürülen araçla neden köprüye döndüklerini sorması üzerine Altaş, Sonel’in bölgedeki kameraları kontrol etmek amacıyla geri döndüklerini söylediğini aktardı.
Altaş ayrıca üniversite kamerasıyla ilgili olarak Sonel’in kendisine kameraların kayıt yapmayacağını söylediğini öne sürdü. Ancak kayıtların kim tarafından veya nasıl silindiği konusunda bilgi sahibi olmadığını belirtti.
Altaş’tan tehdit ve para iddiası
Altaş, cinayetin ardından Mustafa Türkay Sonel tarafından tehdit edildiğini de öne sürdü.
İfadesine göre Sonel, kendisine ve ailesine zarar verebileceğini söyledi. Altaş ayrıca Sonel’in “Biz ailece devletiz” şeklinde bir ifade kullandığını iddia etti.
Altaş, olay hakkında susması karşılığında kendisine para teklif edildiğini, bunu kabul etmediğini ancak Sonel’in cüzdanına para koyduğunu da ileri sürdü.
Hamilelik ve kürtaj iddiası da sorguda gündeme geldi
FBI sorgusunda Gülistan Doku’nun hamile kaldığı ve kürtaj yaptırmasının istendiği yönündeki iddialar da gündeme geldi.
Altaş, bu konuda doğrudan bilgi sahibi olmadığını söyledi. Ancak daha önce eski işvereni Rüstem Keskin ile yaptığı görüşmede bu yönde ifadeler kullandığı kendisine hatırlatıldı.
Altaş, söz konusu ifadelerin kendisine ait olduğunu kabul etti ancak hamilelik ve kürtaj konusundaki bazı ayrıntıların tahmin olabileceğini ve bir bölümünü hatırlamadığını savundu.
“Parçalanmış ceset” videosu iddiası
Sorguda ayrıca Altaş’ın daha önce Mustafa Türkay Sonel’den WhatsApp üzerinden bir video aldığı yönündeki anlatımı da ele alındı.
Altaş, videonun yalnızca bir kez izlenebildiğini ve görüntülerde bir kişinin ceset parçası tuttuğunu doğruladı. Ancak görüntülerdeki kişinin Gülistan Doku olduğundan kesin olarak emin olmadığını belirtti.
FBI görevlileri, Altaş’ın eski işvereniyle yaptığı görüşmede videodaki kişinin Doku olduğunu söylediğine ilişkin ifadelerini hatırlattığında Altaş, söz konusu ifadelerin kendisine ait olduğunu kabul etti ancak görüntüyü net göremediğini savundu.
“Olaya bizzat tanık oldum” iddiası
Sorgunun ilerleyen bölümünde Altaş’a, daha önceki konuşmalarında cinayet sırasında Sonel ve Doku ile birlikte olduğunu ima eden sözleri soruldu.
FBI görevlileri, Altaş’a açık şekilde Doku’nun öldürüldüğü sırada Sonel ve Doku ile birlikte olup olmadığını ve olaya bizzat tanık olup olmadığını sordu.
Altaş bu soruların tamamına “Evet” yanıtını verdi.
ABD’ye kaçış süreci de sorgulandı
FBI sorgusunda Altaş’ın babasına gönderdiği bazı mesajlar ve Türkiye’den ayrılış süreci de gündeme geldi.
Telefon incelemesinde babasına “Beni susturan sendin” şeklinde mesaj gönderdiği tespit edilen Altaş, mesajın kendisine ait olduğunu kabul etti ancak neden böyle yazdığını hatırlamadığını söyledi.
ABD’ye gitme kararının nasıl alındığı sorulduğunda ise ilk olarak bunun kendi fikri olduğunu belirten Altaş, sorgunun ilerleyen bölümünde kararın “hepimizin fikri” olduğunu söyledi.
Altaş, 25 Mayıs 2022’de İstanbul’dan Meksika’ya uçtuğunu ve daha sonra ABD sınırına geçtiğini anlattı. ABD’ye yasa dışı giriş sürecinde bir Meksika vatandaşına yaklaşık 10 bin dolar ödendiğini ve bu paranın Tunceli’de babası tarafından ilgili kişiye verildiğini öne sürdü.
Gençlik Merkezi’ndeki buluşma da soruldu
Türk makamlarının baz kayıtlarına göre 27 Aralık 2019’da Umut Altaş ile Gülistan Doku’nun Gençlik Merkezi çevresinde aynı konumda bulunduğu bilgisi de sorguda Altaş’a yöneltildi.
Altaş, kendisinin ve Mustafa Türkay Sonel’in, ayrıca muhtemelen Gülistan Doku’nun da bölgede bulunmuş olabileceğini söyledi. Bir kızın yürüdüğünü, Sonel’in bu kişiyi takip ettiğini ve ikilinin binaya girdikten yaklaşık 15 dakika sonra çıktığını anlattı.
Bu kişinin Gülistan Doku olup olmadığı sorulduğunda ise “Mümkün olabilir” yanıtını verdi. Altaş, gizli tanığın Gençlik Merkezi’nde uyuşturucu kullanıldığı ve Doku’ya cinsel saldırıda bulunulduğu yönündeki iddialarını ise doğrulamadı.
Sorgunun sonunda eski valiye suçlama
İki günlük sorgunun sonunda FBI görevlileri, Altaş’a Gülistan Doku hakkında bildiği başka bir konu olup olmadığını sordu. Altaş, bildiklerinin bunlardan ibaret olduğunu söyledi.
Altaş daha sonra soruşturmanın adil yürütülmediğini savunarak dönemin Tunceli Valisini, olayın üzerinin kapatılması ve oğlunun adalete teslim edilmemesiyle suçladı.
Netinternet Haber İnternet Haberciliğinin Doğru Adresi