<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>İnanç! &#8211; Netinternet Haber</title>
	<atom:link href="https://netinternethaber.com/tag/inanc/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://netinternethaber.com</link>
	<description>İnternet Haberciliğinin Doğru Adresi</description>
	<lastBuildDate>Wed, 31 Dec 2025 08:19:20 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0</generator>

<image>
	<url>https://netinternethaber.com/wp-content/uploads/2026/05/cropped-logo2-32x32.png</url>
	<title>İnanç! &#8211; Netinternet Haber</title>
	<link>https://netinternethaber.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Takvim değişir, yıl değişir ama hesap değişmez!</title>
		<link>https://netinternethaber.com/takvim-degisir-yil-degisir-ama-hesap-degismez/</link>
					<comments>https://netinternethaber.com/takvim-degisir-yil-degisir-ama-hesap-degismez/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Aziz Dağtekin]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 31 Dec 2025 08:19:20 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bugünün Manşetleri]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Magazin]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[Yorum]]></category>
		<category><![CDATA["Orf]]></category>
		<category><![CDATA[ahiret bilinci]]></category>
		<category><![CDATA[ahlak]]></category>
		<category><![CDATA[aidiyet]]></category>
		<category><![CDATA[alkol]]></category>
		<category><![CDATA[Allah ismi]]></category>
		<category><![CDATA[anlam kaybı]]></category>
		<category><![CDATA[bilinç]]></category>
		<category><![CDATA[çağdaşlık algısı]]></category>
		<category><![CDATA[değer erozyonu]]></category>
		<category><![CDATA[değerler]]></category>
		<category><![CDATA[dil]]></category>
		<category><![CDATA[eğlence kültürü]]></category>
		<category><![CDATA[gelenek]]></category>
		<category><![CDATA[hassasiyet]]></category>
		<category><![CDATA[hesap]]></category>
		<category><![CDATA[Hesap Günü]]></category>
		<category><![CDATA[idrak]]></category>
		<category><![CDATA[idrak yenilenmesi]]></category>
		<category><![CDATA[İnanç!]]></category>
		<category><![CDATA[irade]]></category>
		<category><![CDATA[israf]]></category>
		<category><![CDATA[itikad]]></category>
		<category><![CDATA[kelâm]]></category>
		<category><![CDATA[kelime hassasiyeti]]></category>
		<category><![CDATA[kendin olma]]></category>
		<category><![CDATA[kimlik]]></category>
		<category><![CDATA[kimlik intiharı]]></category>
		<category><![CDATA[kültürel yabancılaşma]]></category>
		<category><![CDATA[kutsallaştırma]]></category>
		<category><![CDATA[meşruiyet algısı]]></category>
		<category><![CDATA[modernizm eleştirisi]]></category>
		<category><![CDATA[muhasebe]]></category>
		<category><![CDATA[ölçü]]></category>
		<category><![CDATA[ölçüsüzlük]]></category>
		<category><![CDATA[ömür]]></category>
		<category><![CDATA[öz benlik]]></category>
		<category><![CDATA[sınır]]></category>
		<category><![CDATA[sorgulama]]></category>
		<category><![CDATA[sorumluluk]]></category>
		<category><![CDATA[şuur]]></category>
		<category><![CDATA[şuur artışı]]></category>
		<category><![CDATA[taklit]]></category>
		<category><![CDATA[takvim]]></category>
		<category><![CDATA[takvim putu]]></category>
		<category><![CDATA[tanrı kavramı]]></category>
		<category><![CDATA[taşkınlık]]></category>
		<category><![CDATA[teslimiyet]]></category>
		<category><![CDATA[tevhid]]></category>
		<category><![CDATA[tüketim]]></category>
		<category><![CDATA[utanma duygusu]]></category>
		<category><![CDATA[yeni yıl]]></category>
		<category><![CDATA[zaman]]></category>
		<category><![CDATA[zaman bilinci]]></category>
		<category><![CDATA[zihniyet]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://netinternethaber.com/?p=81575</guid>

					<description><![CDATA[Aziz DAĞTEKİN Yazdı Yeni bir yıl… Takvimde bir yaprak daha kopar. Kimi için umut, kimi için eğlence, kimi içinse yalnızca gürültü. Peki hiç durup sorduk mu: Yeni yıl gerçekten neyi ifade ediyor? “Yeni yıl” denilen şey, çoğu zaman bir takvim putuna dönüşmüş durumda. Her 31 Aralık’ta önünde eğlenilen, adına servetler harcanan, uğruna akıl ve ahlâkın &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h3 data-start="218" data-end="392"><strong>Aziz DAĞTEKİN Yazdı</strong></h3>
<hr />
<p data-start="218" data-end="392">Yeni bir yıl… Takvimde bir yaprak daha kopar. Kimi için umut, kimi için eğlence, kimi içinse yalnızca gürültü. Peki hiç durup sorduk mu: Yeni yıl gerçekten neyi ifade ediyor?</p>
<p data-start="394" data-end="735"><strong><em>“Yeni yıl”</em></strong> denilen şey, çoğu zaman bir takvim putuna dönüşmüş durumda. Her 31 Aralık’ta önünde eğlenilen, adına servetler harcanan, uğruna akıl ve ahlâkın terk edildiği modern bir mabut gibi. Bir yıl daha ömürden eksilirken insanların bunu kutlaması, üzerinde düşünülmesi gereken bir çelişkidir. Azalan ömrüne sevinmek, hangi aklın ürünüdür?</p>
<p data-start="737" data-end="1030">İsrafla, alkolle, taşkınlıkla, kontrolsüz eğlenceyle mutluluk aramak çağdaşlık değil; kimlik kaybıdır. Bu gece yalnızca yıl değişmez. Ölçü değişir, sınır değişir, utanma duygusu değişir. Ve fark edilmeden Müslüman, gayrimüslim gibi yaşamaya; Türk, kendi örfünden ve ölçüsünden utanmaya başlar.</p>
<p data-start="1032" data-end="1377">Asıl mesele yılbaşı değildir. Asıl mesele teslimiyettir. Başkasının kutsalını, kendi değeri gibi sahiplenme teslimiyeti… Yeni yıl çoğu zaman bir muhasebe değil, bir kaçış hâline gelir. Oysa geçen her yıl, ömürden eksilen geri gelmeyecek bir sermayedir. Buna rağmen, ömürden çalınan her yıla davul zurnayla sevinmek ciddi bir zihinsel çelişkidir.</p>
<p data-start="1379" data-end="1667">Bu noktada mesele yalnızca bir gece değildir; mesele bir zihniyettir. Başkasının hayat tarzını sorgusuzca taklit etme hastalığıdır. Müslüman’ın, inancıyla bağdaşmayan bir kültürü <em>“normal”</em> görmeye başlamasıdır. Türk’ün örfünü, geleneğini ve ölçüsünü küçümseyip yabancı olanı yüceltmesidir.</p>
<p data-start="1669" data-end="2109">Benzer bir aşınma dil üzerinden de açıkça gözlemlenmektedir. Dil, bir milletin hafızasıdır; aynı zamanda inancın aynasıdır. Bugün farkında olmadan kullanılan bazı kelimeler, aslında derin bir inanç aşınmasının göstergesidir. İslâm inancında <em><strong>“Allah”</strong></em> ismi, O’nun zatına mahsus özel bir isimdir ve Kur’ân’da bu isimle çağrılmayı emretmiştir. <em><strong>“Tanrı”</strong></em> ise tarihsel olarak çoklu ilah anlayışlarının ortak adıdır; genel ve kapsayıcı bir kavramdır.</p>
<p data-start="2111" data-end="2467">Kelâm ilminde isimlendirme, basit bir dil tercihi değil; itikadî bir beyan olarak değerlendirilir. Allah’ın kendisi için bildirdiği ismi terk edip, başka kavramları bilinçli şekilde tercih etmek, tevhid hassasiyeti açısından problemli görülmüştür. Çünkü <em><strong>“tanrı”</strong> </em>her tapınılan şeye verilen genel bir addır; Allah ise tek, eşsiz ve zatına mahsus bir isimdir.</p>
<p data-start="2469" data-end="2730">Bir kulun Rabbini, O’nun bildirdiği isimle değil de başka inanç sistemlerinin kavramlarıyla anması iradî bir tercihtir. Bu tercih zamanla hassasiyetleri köreltir. Bugün<strong><em> “kelime önemli değil”</em></strong> denir; yarın anlam da önemini yitirir. Sonra sınırlar tamamen silinir.</p>
<p data-start="2732" data-end="3100">Bu mesele bir yasaklar listesi değildir. Bu, aidiyet ve kimlik meselesidir. İnancına, diline ve kültürüne sahip çıkma meselesidir. Başkasına benzemeden, kendin olarak var olabilme meselesidir. Ne yeni yıla düşmanlık ne de insanlara tepeden bakma… Mesele, neyi neden yaptığını bilmektir. Her alkışlanan şeyin doğru, her yaygın olanın meşru olmadığını fark edebilmektir.</p>
<p data-start="3102" data-end="3150"><strong>Takvim değişir. Yıl değişir. Ama hesap değişmez.</strong></p>
<p data-start="3152" data-end="3311">Asıl soru şudur:<br data-start="3168" data-end="3171" />Bir yıl daha geçtiğinde biz neyi büyüttük?<br data-start="3213" data-end="3216" />Ömrümüzü mü, israfı mı?<br data-start="3239" data-end="3242" />Şuurumuzu mu, alışkanlıklarımızı mı?<br data-start="3278" data-end="3281" />İnancımızı mı, taklidimizi mi?</p>
<p>Sonuç itibariyle bu bir kelime meselesi değil, itaat meselesidir.<br />
Kimliğin çözülmesi böyle başlar. Önce kelime değişir, sonra anlam, sonra inanç.</p>
<p><strong>Unutmayalım!</strong></p>
<p data-start="192" data-end="405"><strong data-start="192" data-end="220">Takvim putuna secde eden</strong>, aslında bir geceye değil, ölçüsüzlüğe, taklide ve şuursuzluğa boyun eğmiştir.<br data-start="301" data-end="304" />Bugün zamanı kutsallaştıran, yarın arzularını meşrulaştırır ve ertesi gün değerlerini pazarlığa açar.</p>
<p data-start="407" data-end="602">Çünkü <strong data-start="413" data-end="433">ölçü kayboldu mu</strong>,  doğru ile yanlış arasındaki çizgi silinir.<br data-start="479" data-end="482" />Haram, eğlence kılıfına bürünür; israf, <em><strong>“kutlama”</strong></em> adıyla alkışlanır, ahlâk, <strong><em>“çağa ayak uydurmak”</em></strong> uğruna feda edilir.</p>
<p data-start="604" data-end="781">İnsan, neye niçin sevindiğini sorgulamıyorsa; alkışladığı şeyin hesabını da düşünmez hâle gelir.<br data-start="702" data-end="705" />Zamanı eğlenceyle öldüren, bir gün kendisinin de tüketildiğini fark etmez.</p>
<p data-start="783" data-end="894">Bu yüzden mesele <strong data-start="800" data-end="816">yeni bir yıl</strong> değildir.<br data-start="826" data-end="829" />Takvim zaten değişir.<br data-start="850" data-end="853" />Asıl ihtiyaç olan, <strong data-start="872" data-end="893">yeni bir idraktir</strong>.</p>
<p data-start="896" data-end="1015">Zamanın değil, insanın muhasebe yapması gerekir.<br data-start="944" data-end="947" />Kutlanması gereken şey; ömrün azalması değil, şuurun artmasıdır.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://netinternethaber.com/takvim-degisir-yil-degisir-ama-hesap-degismez/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kutsala Saygı, İnsan Olmanın Son Kalesidir</title>
		<link>https://netinternethaber.com/kutsala-saygi-insan-olmanin-son-kalesidir/</link>
					<comments>https://netinternethaber.com/kutsala-saygi-insan-olmanin-son-kalesidir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Aziz Dağtekin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 21 Dec 2025 08:01:14 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bugünün Manşetleri]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Magazin]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Dünyası]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[Yorum]]></category>
		<category><![CDATA[adalet]]></category>
		<category><![CDATA[ahlak]]></category>
		<category><![CDATA[Allah korkusu]]></category>
		<category><![CDATA[birlikte yaşama kültürü]]></category>
		<category><![CDATA[cehalet]]></category>
		<category><![CDATA[cehaletin cesareti]]></category>
		<category><![CDATA[değer erozyonu]]></category>
		<category><![CDATA[değerler]]></category>
		<category><![CDATA[değersizlik]]></category>
		<category><![CDATA[dua]]></category>
		<category><![CDATA[edep]]></category>
		<category><![CDATA[hesap verebilirlik]]></category>
		<category><![CDATA[ibadet]]></category>
		<category><![CDATA[İnanç!]]></category>
		<category><![CDATA[insan kalabilmek]]></category>
		<category><![CDATA[insan onuru]]></category>
		<category><![CDATA[insanlık]]></category>
		<category><![CDATA[kutsal]]></category>
		<category><![CDATA[kutsala saygı]]></category>
		<category><![CDATA[kutsalın dokunulmazlığı]]></category>
		<category><![CDATA[kutsalla alay]]></category>
		<category><![CDATA[like kültürü]]></category>
		<category><![CDATA[merhamet]]></category>
		<category><![CDATA[namaz]]></category>
		<category><![CDATA[ortak vicdan]]></category>
		<category><![CDATA[özgürlük ve sorumluluk]]></category>
		<category><![CDATA[secde]]></category>
		<category><![CDATA[sessizlik erdem değildir]]></category>
		<category><![CDATA[sınır duygusu]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal medya ahlakı]]></category>
		<category><![CDATA[toplumsal barış]]></category>
		<category><![CDATA[toplumsal huzur]]></category>
		<category><![CDATA[tüm inançlara saygı]]></category>
		<category><![CDATA[vicdan]]></category>
		<category><![CDATA[vicdan muhasebesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://netinternethaber.com/?p=81383</guid>

					<description><![CDATA[&#124;Aziz Dağtekin İle PAZAR SOHBETİ &#124;  Bir toplum, kutsalını kaybettiği gün çökmez.Ama kutsalıyla alay etmeye başladığı gün, içten içe çürümeye başlar. Bugün yaşanan şey bir “video” meselesi değildir.Birkaç saniyelik görüntü, birkaç gülüş, birkaç “like” hiç değildir.Bugün karşımızda duran tablo, değerle bağını koparmış bir çağın itirafıdır. Bir toplum düşünün…Gülmenin, alkış almanın, görünür olmanın uğruna;kutsal olanın sıradanlaştırıldığı,inancın &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h2 data-start="247" data-end="283"><strong data-start="250" data-end="283">|</strong><strong data-start="250" data-end="283">Aziz Dağtekin İle PAZAR SOHBETİ | </strong></h2>
<hr />
<p data-start="285" data-end="404">Bir toplum, kutsalını kaybettiği gün çökmez.<br data-start="329" data-end="332" />Ama kutsalıyla alay etmeye başladığı gün, <strong data-start="374" data-end="403">içten içe çürümeye başlar</strong>.</p>
<p data-start="406" data-end="606">Bugün yaşanan şey bir “video” meselesi değildir.<br data-start="454" data-end="457" />Birkaç saniyelik görüntü, birkaç gülüş, birkaç “like” hiç değildir.<br data-start="524" data-end="527" />Bugün karşımızda duran tablo, <strong data-start="557" data-end="605">değerle bağını koparmış bir çağın itirafıdır</strong>.</p>
<p data-start="608" data-end="759">Bir toplum düşünün…<br data-start="627" data-end="630" />Gülmenin, alkış almanın, görünür olmanın uğruna;<br data-start="678" data-end="681" />kutsal olanın sıradanlaştırıldığı,<br data-start="715" data-end="718" />inancın alay konusu yapıldığı bir toplum.</p>
<p data-start="761" data-end="796">İşte asıl tehlike tam da buradadır.</p>
<p data-start="798" data-end="929">İbadet; sadece bir ritüel değildir.<br data-start="833" data-end="836" />İbadet, insanın haddini bilmesidir.<br data-start="871" data-end="874" />İbadet, insanın “Ben her şey değilim” diyebilmesidir.</p>
<p data-start="931" data-end="1056">İster namaz olsun, ister dua,<br data-start="960" data-end="963" />ister secde, ister kilisede yakılan bir mum,<br data-start="1007" data-end="1010" />ister bir mabette edilen sessiz bir yakarış…</p>
<p data-start="1058" data-end="1165">İbadet, insanın <strong data-start="1074" data-end="1100">kendini aşma çabasıdır</strong>.<br data-start="1101" data-end="1104" />Ve hangi inanca ait olursa olsun,<br data-start="1137" data-end="1140" />bu duruş <strong data-start="1149" data-end="1164">saygı ister</strong>.</p>
<p data-start="1167" data-end="1206">Hiçbir kutsal, alay malzemesi değildir.</p>
<p data-start="1208" data-end="1300">Namazla alay eden dil,<br data-start="1230" data-end="1233" />yarın dua edenle alay eder.<br data-start="1260" data-end="1263" />Öbür gün ağlayanla,<br data-start="1282" data-end="1285" />sonra mazlumla…</p>
<p data-start="1302" data-end="1380">Çünkü mesele yalnızca inanç değildir.<br data-start="1339" data-end="1342" />Mesele, <strong data-start="1350" data-end="1379">sınır duygusunun kaybıdır</strong>.</p>
<p data-start="1382" data-end="1525">“Özgürlük” diyerek her şeyi ayaklar altına almak, özgürlük değildir.<br data-start="1450" data-end="1453" />Bu, sorumsuzluğun alkışlanmasıdır.<br data-start="1487" data-end="1490" />Bu, cehaletin cesaret kazanmasıdır.</p>
<p data-start="1527" data-end="1594">Cehalet bağırır.<br data-start="1543" data-end="1546" />Cehalet güler.<br data-start="1560" data-end="1563" />Cehalet kutsalla dalga geçer.</p>
<p data-start="1596" data-end="1689">Çünkü cehalet, neyin kutsal olduğunu değil;<br data-start="1639" data-end="1642" /><strong data-start="1642" data-end="1688">neyin tehlikeli olduğunu bile ayırt edemez</strong>.</p>
<p data-start="1691" data-end="1786">Bir toplumda Allah korkusu yoksa;<br data-start="1724" data-end="1727" />orada sadece inanç eksilmez,<br data-start="1755" data-end="1758" />orada <strong data-start="1764" data-end="1785">vicdan da eksilir</strong>.</p>
<p data-start="1788" data-end="1881">Buradaki Allah korkusu;<br data-start="1811" data-end="1814" />cezadan korkmak değildir.<br data-start="1839" data-end="1842" />Hesap verebilir bir hayat yaşamaktır.</p>
<p data-start="1883" data-end="1946">Yani adalet…<br data-start="1895" data-end="1898" />Yani merhamet…<br data-start="1912" data-end="1915" />Yani edep, sınır ve sorumluluk…</p>
<p data-start="1948" data-end="2039">Bu sözler kimseyi dışlamak için değildir.<br data-start="1989" data-end="1992" />Bu sözler, <strong data-start="2003" data-end="2038">insanı insandan korumak içindir</strong>.</p>
<p data-start="2041" data-end="2129">Bu mesele dindar–dinsiz meselesi değildir.<br data-start="2083" data-end="2086" />Bu mesele, <strong data-start="2097" data-end="2128">insan kalabilme meselesidir</strong>.</p>
<p data-start="2131" data-end="2271">Kimse inanmaya zorlanamaz.<br data-start="2157" data-end="2160" />Ama kimse de başkasının inancını aşağılamayı hak sanamaz.<br data-start="2217" data-end="2220" />Bu, birlikte yaşamanın yazılı olmayan anayasasıdır.</p>
<p data-start="2273" data-end="2372">Like uğruna kutsalı küçümseyen içerikler,<br data-start="2314" data-end="2317" />gençleri özgürleştirmez;<br data-start="2341" data-end="2344" />aksine <strong data-start="2351" data-end="2371">boşlukta savurur</strong>.</p>
<p data-start="2374" data-end="2438">Çünkü değeri olmayan bir dünyada,<br data-start="2407" data-end="2410" />insan tutunacak dal bulamaz.</p>
<p data-start="2440" data-end="2595">Gençlerimize düşmanlık ederek değil,<br data-start="2476" data-end="2479" />onlara <strong data-start="2486" data-end="2526">değer duygusunu yeniden hatırlatarak</strong> yol almalıyız.<br data-start="2541" data-end="2544" />Ama susarak da olmaz.<br data-start="2565" data-end="2568" />Normalleştirerek hiç olmaz.</p>
<p data-start="2597" data-end="2695">Çünkü kutsal ile alay eden bir dil,<br data-start="2632" data-end="2635" />yarın adaletle,<br data-start="2650" data-end="2653" />merhametle,<br data-start="2664" data-end="2667" />insan onuruyla da alay eder.</p>
<p data-start="2697" data-end="2817">Bugün sessiz kalırsak,<br data-start="2719" data-end="2722" />yarın alay edilen sadece bir ibadet olmaz.<br data-start="2764" data-end="2767" />Adalet olur.<br data-start="2779" data-end="2782" />Ahlak olur.<br data-start="2793" data-end="2796" />Toplumsal huzur olur.</p>
<p data-start="2819" data-end="2883">Bu yüzden susmak erdem değildir.<br data-start="2851" data-end="2854" />Normalleştirmek hiç değildir.</p>
<p data-start="2885" data-end="2953">Bu bir çağrıdır:<br data-start="2901" data-end="2904" />Tüm inançlara…<br data-start="2918" data-end="2921" />Tüm vicdanlara…<br data-start="2936" data-end="2939" />Tüm insanlara…</p>
<p data-start="2955" data-end="3019">Kutsala saygı, bir inancın değil; <strong data-start="2991" data-end="3018">insan olmanın gereğidir</strong>.</p>
<p data-start="3021" data-end="3107">Ve unutmayalım!<br data-start="3036" data-end="3039" />Like geçer.<br data-start="3050" data-end="3053" />Video silinir.<br data-start="3067" data-end="3070" />Ama değersizlik kalıcı hasar bırakır.</p>
<p data-start="3109" data-end="3265">Pazar günü bir kez daha hatırlayalım:<br data-start="3146" data-end="3149" />Bir toplum, kutsalını koruyabildiği kadar ayakta kalır. İnsan, ancak kutsala saygı duyduğu kadar insandır.<br data-start="3204" data-end="3207" />Ayrıca kutsalına gülebilen bir toplum, <strong data-start="3241" data-end="3264">yarın kendine ağlar</strong>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://netinternethaber.com/kutsala-saygi-insan-olmanin-son-kalesidir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Liderin Sözünü Anlamayan, Milletin Sesini Duyamaz!</title>
		<link>https://netinternethaber.com/liderin-sozunu-anlamayan-milletin-sesini-duyamaz/</link>
					<comments>https://netinternethaber.com/liderin-sozunu-anlamayan-milletin-sesini-duyamaz/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Aziz Dağtekin]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 24 Oct 2025 21:24:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bugünün Manşetleri]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Magazin]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Dünyası]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[Yorum]]></category>
		<category><![CDATA[Azgınlaşma!]]></category>
		<category><![CDATA[Dava Vitrin Değil!]]></category>
		<category><![CDATA[Gerçek Dost Uyarır!]]></category>
		<category><![CDATA[İnanç!]]></category>
		<category><![CDATA[Kibir Küçültür!]]></category>
		<category><![CDATA[Liderini Dinle]]></category>
		<category><![CDATA[Makam Değil]]></category>
		<category><![CDATA[Nefsini Sustur!]]></category>
		<category><![CDATA[Uçurumun Adı: Nefs]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://netinternethaber.com/?p=79850</guid>

					<description><![CDATA[Aziz DAĞTEKİN Yazdı Bazen bakarsın; bir zamanlar çizgisiyle, vakar ve duruşuyla örnek alınan insanlar, bir noktadan sonra raydan çıkıverir. Sözleri büyür, yürekleri küçülür. Kibrin ateşiyle yanan gözleri, bir zamanlar hizmet ettikleri davayı artık göremez hâle gelir. İçten içe üzülürsün, sitem eder, hayretle sorarsın:“Hiç yanında uyaran bir dostu yok mu?” Oysa zamanında senin “Aman bozulma, çizginden &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h4><strong>Aziz DAĞTEKİN Yazdı</strong></h4>
<hr />
<p>Bazen bakarsın; bir zamanlar çizgisiyle, vakar ve duruşuyla örnek alınan insanlar, bir noktadan sonra raydan çıkıverir. Sözleri büyür, yürekleri küçülür. Kibrin ateşiyle yanan gözleri, bir zamanlar hizmet ettikleri davayı artık göremez hâle gelir. İçten içe üzülürsün, sitem eder, hayretle sorarsın:<br data-start="716" data-end="719" /><strong>“Hiç yanında uyaran bir dostu yok mu?”</strong></p>
<p data-start="761" data-end="998">Oysa zamanında senin <strong><em>“Aman bozulma, çizginden şaşma!” </em></strong>uyarıların, güç zehirlenmesinin sisleri içinde kaybolup gitmiştir. Makamın gölgesi, dostun sözünden daha ağır gelmiştir onlara. Ve sen bilirsin ki, o gölge büyüdükçe, insan küçülür.</p>
<p data-start="1000" data-end="1179">Bir bakarsın; <strong><em>“dava”</em></strong> dediği şeyi artık menfaate, makama, fotoğrafa, alkışa dönüştürmüş.<br data-start="1087" data-end="1090" />Oysa dava, vitrin değildir; davayı vitrine koyan, aslında inancını satılığa çıkarandır.</p>
<p data-start="1181" data-end="1579">Bugün bazıları, liderinin sözünü duymuyor, mesajını anlamıyor.<br data-start="1243" data-end="1246" />MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin <strong><em>“Hayırlı Günler Komşum”</em></strong> çağrısı, gönül seferberliğidir; milletle buluşmanın, topluma karışmanın adıdır. Fakat ne yazık ki, kimileri bu mesajın derinliğini değil, yüzeyini kavrıyor. İşin kurnazlığına kaçıp, milletle kaynaşmak yerine partililerle ev toplantısı düzenleyenlerin samimiyeti sorgulanmaz mı?</p>
<p data-start="1581" data-end="1731">Liderin gösterdiği yol, evlerde değil, milletin kalbindedir.<br data-start="1641" data-end="1644" />Bu çağrıyı yanlış anlayanlar, aslında sadece liderini değil, kendini de kaybetmiştir.</p>
<p data-start="1733" data-end="2029">Şunu açık yüreklilikle söyleyelim:<br data-start="1767" data-end="1770" />Liderinin mesajını alamayan, gönül frekansını yakalayamayan, sahayı sadece bir <strong><em>“gösteri alanı” </em></strong>gibi gören yönetici, asla yönetici değildir. Çünkü yönetmek, önce kendini yönetmektir.<br data-start="1951" data-end="1954" />Liderin sözüyle yoğrulmamış bir yürek, davaya hizmet değil, zarar üretir.</p>
<p data-start="2031" data-end="2067">Erdal Demirkıran ne güzel demişti:</p>
<blockquote>
<p data-start="2070" data-end="2214">“Şeytan, uyuyakaldı bir gün.<br data-start="2098" data-end="2101" />Rüzgâr sert esti.<br data-start="2120" data-end="2123" />Üç tüy düştü şeytandan dünyaya.<br data-start="2156" data-end="2159" />Biri paraya, biri mevkiye, biri de ihtirasa yapıştı.”</p>
</blockquote>
<p data-start="2216" data-end="2420">Bugün etrafımızda o üç tüyü gururla taşıyanlar var.<br data-start="2267" data-end="2270" />Paranın tüyünü <strong><em>“emek” </em></strong>diye süsleyenler,<br data-start="2309" data-end="2312" />Mevki tüyünü <strong><em>“dava hizmeti”</em></strong> diye pazarlayanlar,<br data-start="2359" data-end="2362" />İhtiras tüyünü <strong><em>“lidere bağlılık” </em></strong>maskesiyle gizleyenler…</p>
<p data-start="2422" data-end="2637">Bunlar ne lidere sadık, ne davaya faydalıdır.<br data-start="2467" data-end="2470" />Bu tüylerden arınmayanların sonu; kibir, samimiyetsizlik ve ihanettir.<br data-start="2540" data-end="2543" />Ve unutmayın! Dava sahnesinde en tehlikeli düşman, dışarıdaki değil, içerdeki azgın nefistir.</p>
<p data-start="2639" data-end="2852">O yüzden dikkat!<br data-start="2655" data-end="2658" />Azgınlaşmanın pençesine düşmemek için, yanında seni uyaran bir dostun olsun.<br data-start="2734" data-end="2737" />Sana <strong><em>“Dur!”</em></strong>  ve <strong><em>“Sen değişiyorsun!”</em></strong> diyebilen biri.<br data-start="2795" data-end="2798" />Çünkü gerçek dost, alkışlayan değil, uyaran kişidir.</p>
<p data-start="2854" data-end="3112">Bugün milliyetçi-ülkücü camia, öze dönmeye, saf tutmaya ve samimiyet sınavını vermeye mecburdur.<br data-start="2949" data-end="2952" />Unutmayalım!<br />
<strong data-start="2967" data-end="3024">Liderin sözünü duymayan, milletin sesini hiç duyamaz.</strong><br data-start="3024" data-end="3027" /><strong data-start="3027" data-end="3112">Makamın değil, inancın adamı olabilenlerdir bu davayı geleceğe taşıyacak olanlar.</strong></p>
<p data-start="3114" data-end="3254">Aman ha, azgınlaşmaya dikkat!<br data-start="3143" data-end="3146" />Zira bazıları hızla yükseliyor gibi görünse de, aslında uçuruma tırmanıyor.<br data-start="3221" data-end="3224" />Ve o uçurumun adı: <strong data-start="3243" data-end="3252">Nefs.</strong></p>
<p>Nefsine yenilenin zaferi olmaz!<br data-start="510" data-end="513" />Makama tapanın davası olmaz!<br data-start="541" data-end="544" />Liderinin sesini duymayanın, millete sözü geçmez!</p>
<p data-start="597" data-end="725">Gerçek dost; alkışlayan değil, uyaran olandır.<br data-start="643" data-end="646" />Gerçek dava eri; görünmek için değil, <em data-start="684" data-end="711"><strong>görülmeyeni yaşatmak </strong></em><em>için</em> yürüyendir.</p>
<p data-start="727" data-end="879">Ne mutlu sözünü dinleten ve sözünü dinleyen gerçek dostlara…<br data-start="3316" data-end="3319" />Ne mutlu liderinin sesini kalbinde duyan, davasını samimiyetle yaşayanlara.</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://netinternethaber.com/liderin-sozunu-anlamayan-milletin-sesini-duyamaz/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
