<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>beka meselesi &#8211; Netinternet Haber</title>
	<atom:link href="https://netinternethaber.com/tag/beka-meselesi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://netinternethaber.com</link>
	<description>İnternet Haberciliğinin Doğru Adresi</description>
	<lastBuildDate>Sun, 19 Apr 2026 15:55:22 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.1.3</generator>

<image>
	<url>https://netinternethaber.com/wp-content/uploads/2026/05/cropped-logo2-32x32.png</url>
	<title>beka meselesi &#8211; Netinternet Haber</title>
	<link>https://netinternethaber.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Beyaz Kağıtlar Kana Bulanırken, Çocuklarımıza Ne Oldu?</title>
		<link>https://netinternethaber.com/beyaz-kagitlar-kana-bulanirken-cocuklarimiza-ne-oldu/</link>
					<comments>https://netinternethaber.com/beyaz-kagitlar-kana-bulanirken-cocuklarimiza-ne-oldu/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Aziz Dağtekin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 19 Apr 2026 11:30:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Asayiş]]></category>
		<category><![CDATA[Bugünün Manşetleri]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Magazin]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Dünyası]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[Yorum]]></category>
		<category><![CDATA[aile eğitimi]]></category>
		<category><![CDATA[Aziz Dağtekin]]></category>
		<category><![CDATA[beka meselesi]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk ihmali]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuklara iyi bakın]]></category>
		<category><![CDATA[dil ve din]]></category>
		<category><![CDATA[ebeveyn sorumluluğu]]></category>
		<category><![CDATA[gelecek nesiller]]></category>
		<category><![CDATA[gençlik sorunları]]></category>
		<category><![CDATA[kültürel yozlaşma]]></category>
		<category><![CDATA[milli değerler]]></category>
		<category><![CDATA[okul şiddeti]]></category>
		<category><![CDATA[pazar sohbeti]]></category>
		<category><![CDATA[saatli bomba]]></category>
		<category><![CDATA[şiddet içerikli oyunlar]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal medya etkisi]]></category>
		<category><![CDATA[toplumsal uyanış]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye gündemi]]></category>
		<category><![CDATA[vatan çağrısı]]></category>
		<category><![CDATA[vicdan çağrısı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://netinternethaber.com/?p=84259</guid>

					<description><![CDATA[Aziz Dağtekin ile Pazar Sohbeti &#8220;İhmal etmen, ihmal sakın, Çocuklara iyi bakın!..&#8221; diyordu o dertli yürek Ozan Arif. Ne kadar da haklıydı, ne kadar da derinden bir feryattı bu. Bugün pazar&#8230; Belki birçoğunuz evinizde, çayınızı yudumlarken bu satırları okuyorsunuz. Ama bir yerlerde, Kahramanmaraş’ta, Şanlıurfa’da, Siverek’te anaların yüreği yanıyor, babaların beli bükülmüş, okullarımız yas evine dönmüş &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="w-full mb-[4px] mt-0">
<div class="w-full mb-[4px] mt-0">
<h2 class="font-[600] py-[3px] font-serif text-[1.875em]" data-slate-node="element" data-anchor="beyazka%C4%9F%C4%B1tlarkanabulan%C4%B1rken%3A%C3%A7ocuklar%C4%B1m%C4%B1zaneoldu%3F" data-slug="beyazka%C4%9F%C4%B1tlarkanabulan%C4%B1rken%3A%C3%A7ocuklar%C4%B1m%C4%B1zaneoldu%3F0"><strong><span style="font-size: 16px;">Aziz Dağtekin ile Pazar Sohbeti</span></strong></h2>
</div>
<div class="w-full my-[1px]">
<div class="py-[3px]" data-slate-node="element">
<hr />
<p><span data-slate-node="text"><span class="" data-slate-leaf="true"><strong>&#8220;İhmal etmen, ihmal sakın, Çocuklara iyi bakın!</strong>..&#8221; diyordu o dertli yürek Ozan Arif. Ne kadar da haklıydı, ne kadar da derinden bir feryattı bu. Bugün pazar&#8230; Belki birçoğunuz evinizde, çayınızı yudumlarken bu satırları okuyorsunuz. Ama bir yerlerde, Kahramanmaraş’ta, Şanlıurfa’da, Siverek’te anaların yüreği yanıyor, babaların beli bükülmüş, okullarımız yas evine dönmüş durumda. Beyaz kağıt gibi tertemiz olması gereken evlatlarımızın ellerine kalem yerine silah, yüreklerine sevgi yerine nefret dolmuş. Peki, biz nerede hata yaptık?</span></span></p>
</div>
</div>
<div class="w-full my-[1px]">
<div class="py-[3px]" data-slate-node="element"><span data-slate-node="text"><span class="" data-slate-leaf="true">Ozanın dediği gibi; çocuk nedir? <strong>Küçük bir sabi, tıpkı beyaz bir kağıt gibi.</strong>.. Üzerine ne yazarsan o kalır. Biz o kağıtlara ne yazdık ey ahali? Televizyon ekranlarından şiddet mi damlattık? Sosyal medyanın karanlık dehlizlerinde <strong>kiminle dost olduğuna</strong> bakmadan onları yalnız mı bıraktık? <strong>Dışarıdan ne aldığına, neler ile dolduğuna</strong> dikkat etmedik; şimdi o dolan nefret, okullarda kurşun olup yağıyor. 14 yaşında, 18 yaşında gencecik fidanlar, nasıl olur da birer <strong>katliam</strong> failine dönüşür? Bu sadece o çocukların değil, hepimizin, tüm toplumun ortak günahıdır.</span></span></div>
</div>
<div class="w-full my-[1px]">
<div class="py-[3px]" data-slate-node="element"><span data-slate-node="text"><span class="" data-slate-leaf="true">Görüyoruz sağı solu, bin bir çeşit sapık, bin bir çeşit karanlık odak dolu. Biz onlara doğru yolu öğretmek yerine, ellerine tabletleri tutuşturup kendi dünyalarımıza çekildik. <strong>Zaman ayır gardaş zaman</strong> uyarısını kulak ardı ettik. Çocuklarımıza ayırmadığımız o zaman, bugün bizden en acı şekilde geri alınıyor. Onlar köle değil, onlar bizim geleceğimiz. Ama biz onlara sevgiyle, şefkatle yaklaşmak yerine; ya ihmal ettik ya da şiddeti bir çözüm yolu gibi sunduk.</span></span></div>
</div>
<div class="w-full my-[1px]">
<div class="py-[3px]" data-slate-node="element"><span data-slate-node="text"><span class="" data-slate-leaf="true">Kültürümüzden, dilimizden, özümüzden koptukça savruluyoruz. <strong>Dil giderse, din de gider</strong> diyen Ozan, aslında kimliğimizin nasıl eridiğini haykırıyordu. Türk evladı, Türkçesine, edebine, adabına dikkat ederdi. Şimdi ise yabancı hayranlığı, şiddet içerikli oyunlar ve sanal dünyanın sahte kahramanları arasında kaybolan bir nesille karşı karşıyayız. Tam Türk, tam Müslüman, tam insan yetiştirmek yerine; ekranların esiri olmuş, vicdanı körelmiş bir kuşağın ayak seslerini duyuyoruz.</span></span></div>
</div>
<div class="w-full my-[1px]">
<div class="py-[3px]" data-slate-node="element"><span data-slate-node="text"><span class="" data-slate-leaf="true">Arif’in dediği gibi; s<strong>aysak bitmez, bu konuya zaman yetmez</strong>. Ama şunu bilmeliyiz ki, son pişmanlık fayda etmez. Okullarımız ilim yuvası olmaktan çıkıp korku tüneline dönüyorsa, durup bir düşünmemiz lazım. Çocuklarımıza bakmak sadece karınlarını doyurmak değildir; ruhlarını doyurmak, kalplerine dokunmaktır.</span></span></div>
</div>
<div class="w-full my-[1px]">
<div class="py-[3px]" data-slate-node="element">
<div class="w-full my-[1px]">
<div class="py-[3px]" data-slate-node="element"><span data-slate-node="text"><span class="" data-slate-leaf="true">Gelin, bu pazar, bu kutsal topraklarda, ecdadımızın bize emanet ettiği bu cennet vatanda, bir kez daha kendimize gelelim! Evlatlarımıza daha sıkı sarılalım, onların ruhlarına, zihinlerine neyin ekildiğine, <strong>neler ile dolduğuna</strong> can kulağıyla dikkat edelim. Çünkü ihmal edilen her çocuk, sadece bir <strong>pim</strong> değil, geleceğimizin kalbine yerleştirilmiş bir </span></span><span data-slate-node="text"><span class="font-[600]" data-slate-leaf="true">saatli bombadır!</span></span><span data-slate-node="text"><span class="" data-slate-leaf="true"> Bu bomba, cehaletle, ilgisizlikle, yozlaşmayla her geçen gün daha da güçleniyor ve patladığında hepimizi enkaz altında bırakacak! Uyanın ey millet, uyanın!</span></span></div>
</div>
<div class="w-full my-[1px]" data-slate-fragment="JTVCJTdCJTIydHlwZSUyMiUzQSUyMnAlMjIlMkMlMjJjaGlsZHJlbiUyMiUzQSU1QiU3QiUyMnRleHQlMjIlM0ElMjJHZWxpbiUyQyUyMGJ1JTIwcGF6YXIlMkMlMjBidSUyMGt1dHNhbCUyMHRvcHJha2xhcmRhJTJDJTIwZWNkYWQlQzQlQjFtJUM0JUIxeiVDNCVCMW4lMjBiaXplJTIwZW1hbmV0JTIwZXR0aSVDNCU5RmklMjBidSUyMGNlbm5ldCUyMHZhdGFuZGElMkMlMjBiaXIlMjBrZXolMjBkYWhhJTIwa2VuZGltaXplJTIwZ2VsZWxpbSElMjBFdmxhdGxhciVDNCVCMW0lQzQlQjF6YSUyMGRhaGElMjBzJUM0JUIxayVDNCVCMSUyMHNhciVDNCVCMWxhbCVDNCVCMW0lMkMlMjBvbmxhciVDNCVCMW4lMjBydWhsYXIlQzQlQjFuYSUyQyUyMHppaGlubGVyaW5lJTIwbmV5aW4lMjBla2lsZGklQzQlOUZpbmUlMkMlMjAlNUMlMjJuZWxlciUyMGlsZSUyMGRvbGR1JUM0JTlGdW5hJTVDJTIyJTIwY2FuJTIwa3VsYSVDNCU5RiVDNCVCMXlsYSUyMGRpa2thdCUyMGVkZWxpbS4lMjAlQzMlODclQzMlQkNuayVDMyVCQyUyMGlobWFsJTIwZWRpbGVuJTIwaGVyJTIwJUMzJUE3b2N1ayUyQyUyMHNhZGVjZSUyMGJpciUyMCU1QyUyMnBpbSU1QyUyMiUyMGRlJUM0JTlGaWwlMkMlMjBnZWxlY2UlQzQlOUZpbWl6aW4lMjBrYWxiaW5lJTIweWVybGUlQzUlOUZ0aXJpbG1pJUM1JTlGJTIwYmlyJTIwJTIyJTdEJTJDJTdCJTIydGV4dCUyMiUzQSUyMnNhYXRsaSUyMGJvbWJhZCVDNCVCMXIhJTIyJTJDJTIyYm9sZCUyMiUzQXRydWUlN0QlMkMlN0IlMjJ0ZXh0JTIyJTNBJTIyJTIwQnUlMjBib21iYSUyQyUyMGNlaGFsZXRsZSUyQyUyMGlsZ2lzaXpsaWtsZSUyQyUyMHlvemxhJUM1JTlGbWF5bGElMjBoZXIlMjBnZSVDMyVBN2VuJTIwZyVDMyVCQ24lMjBkYWhhJTIwZGElMjBnJUMzJUJDJUMzJUE3bGVuaXlvciUyMHZlJTIwcGF0bGFkJUM0JUIxJUM0JTlGJUM0JUIxbmRhJTIwaGVwaW1pemklMjBlbmtheiUyMGFsdCVDNCVCMW5kYSUyMGIlQzQlQjFyYWthY2FrISUyMFV5YW4lQzQlQjFuJTIwZXklMjBtaWxsZXRpbSUyQyUyMHV5YW4lQzQlQjFuISUyMiU3RCU1RCU3RCUyQyU3QiUyMnR5cGUlMjIlM0ElMjJwJTIyJTJDJTIyY2hpbGRyZW4lMjIlM0ElNUIlN0IlMjJ0ZXh0JTIyJTNBJTIyJUUyJTgwJTlDJUM0JUIwaG1hbCUyMGV0bWVuJTIwaWhtYWwlMjBzYWslQzQlQjFuJTJDJTIwJUMzJTg3b2N1a2xhcmElMjBpeWklMjBiYWslQzQlQjFuIS4uJUUyJTgwJTlEJTIyJTJDJTIyYm9sZCUyMiUzQXRydWUlN0QlMkMlN0IlMjJ0ZXh0JTIyJTNBJTIyJTIwQnUlMjBzYWRlY2UlMjBiaXIlMjAlQzUlOUZpaXIlMjBkaXplc2klMjBkZSVDNCU5RmlsJTJDJTIwYnUlMjBiaXIlMjB2YXRhbiUyMCVDMyVBN2ElQzQlOUZyJUM0JUIxcyVDNCVCMWQlQzQlQjFyJTJDJTIwYmlyJTIwYmVrYSUyMG1lc2VsZXNpZGlyISUyMiU3RCU1RCU3RCU1RA==">
<div class="py-[3px]" data-slate-node="element"><strong><span class="font-[600]" data-slate-leaf="true">“İhmal etmen ihmal sakın, Çocuklara iyi bakın!..”</span></strong><span data-slate-node="text"><span class="" data-slate-leaf="true"> Bu sadece bir şiir dizesi  ve bir köşe yazısı değil, bu bir vatan çağrısıdır, bir beka meselesidir! Umarım anlamışsınızdır!..</span></span></div>
</div>
</div>
</div>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://netinternethaber.com/beyaz-kagitlar-kana-bulanirken-cocuklarimiza-ne-oldu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bahçeli’nin Tarihi Hamlesi ve Terörsüz Türkiye Yolunda Risk Alan Liderlik!</title>
		<link>https://netinternethaber.com/bahcelinin-tarihi-hamlesi-ve-terorsuz-turkiye-yolunda-risk-alan-liderlik/</link>
					<comments>https://netinternethaber.com/bahcelinin-tarihi-hamlesi-ve-terorsuz-turkiye-yolunda-risk-alan-liderlik/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Aziz Dağtekin]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 12 Feb 2026 15:50:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bugünün Manşetleri]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[Yorum]]></category>
		<category><![CDATA[Aziz Dağtekin]]></category>
		<category><![CDATA[beka meselesi]]></category>
		<category><![CDATA[devlet aklı]]></category>
		<category><![CDATA[Devlet Bahçeli]]></category>
		<category><![CDATA[güvenlik politikası]]></category>
		<category><![CDATA[MHP]]></category>
		<category><![CDATA[milliyetçi hareket]]></category>
		<category><![CDATA[risk alan liderlik]]></category>
		<category><![CDATA[siyasi liderlik]]></category>
		<category><![CDATA[stratejik dil]]></category>
		<category><![CDATA[Terörsüz Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye siyaseti]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://netinternethaber.com/?p=82833</guid>

					<description><![CDATA[Aziz Dağtekin Yazdı Siyaset bazen tercih meselesidir. Partiler değişir, aktörler değişir, konjonktür değişir. Ancak bazı duruşlar vardır ki zamana göre şekil almaz; zamanı şekillendirme iddiası taşır. İşte Milliyetçi Hareket Partisi benim için tam da bu noktada durmaktadır: Günlük, aylık, yıllık bir tercih değil; bir dava, bir şuur ve bir devlet iddiasıdır. MHP, kızıp küseceğimiz, kırılıp &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h3><strong>Aziz Dağtekin Yazdı</strong></h3>
<hr />
<p>Siyaset bazen tercih meselesidir. Partiler değişir, aktörler değişir, konjonktür değişir. Ancak bazı duruşlar vardır ki zamana göre şekil almaz; zamanı şekillendirme iddiası taşır. İşte Milliyetçi Hareket Partisi benim için tam da bu noktada durmaktadır: Günlük, aylık, yıllık bir tercih değil; bir dava, bir şuur ve bir devlet iddiasıdır.</p>
<p>MHP, kızıp küseceğimiz, kırılıp uzaklaşacağımız bir adres değildir. Çünkü MHP üç beş simadan ibaret bir yapı değil; bir fikrin, bir sadakatin ve bir tarih bilincinin adıdır. Bu hareket, <strong>devlet-i ebed-müddet</strong> anlayışını siyasi literatürün nostaljik bir kavramı olmaktan çıkarıp, güncel siyasetin merkezine yerleştiren bir iradeyi temsil eder.  Bugün <strong>Terörsüz Türkiye</strong> hedefi etrafında şekillenen söylem de bu iradenin devamıdır.</p>
<p><strong>RİSK ALMAYAN SİYASETÇİ, İZ BIRAKMAZ</strong></p>
<p><strong>Terörsüz Türkiye</strong> ifadesi sıradan bir politik slogan değildir. Bu söz, yıllardır güvenlik ekseninde sürdürülen mücadelenin artık sonuç alma aşamasına taşındığı iddiasıdır. Ve bu iddiayı yüksek sesle dile getirmek, konforlu bir siyaset tarzı değildir.</p>
<p>Milliyetçi tabanın güvenlik ve beka konusundaki hassasiyeti herkesçe bilinir. Tam da bu nedenle böyle bir hedefi ortaya koymak, ciddi bir sorumluluk ve bilinçli bir risk demektir. Devlet Bahçeli’nin yaptığı budur: Günü kurtarmaya değil, süreci tamamlamaya talip olmak.</p>
<p>Siyasette en kolay yol, mevcut refleksleri tekrar etmektir. En zor olan ise süreci yönetmek, sonucu tarif etmek ve bunun siyasi maliyetini göze almaktır. Bahçeli’nin liderliği tam da burada ayrışmaktadır. Yanlış anlaşılma ihtimalini bilerek, oy kaybı kaygısını gütmeyerek, geri adım atmamak, stratejik dili sabırla kurmak ve tarihi sorumluluğu siyasi konforun önüne koymak… Bu, popülizm değil; liderliktir.</p>
<p><strong>LİDERİN DİLİNİ OKUMAK</strong></p>
<p>Bahçeli’nin siyaseti çoğu zaman yüzeysel sloganlarla okunamaz. O, anlık tepki üreten bir siyasetçi değil; uzun vadeli strateji kuran bir liderdir. Kurduğu dil çoğu zaman semboliktir, çok katmanlıdır ve devlet aklını esas alır.</p>
<p>Milliyetçilik sadece refleks değildir. Milliyetçilik, devletin güvenlik mimarisini, bölgesel dengeleri ve uzun vadeli planlamayı kavrayabilme kapasitesidir. Eğer bir lider <strong>Terörsüz Türkiye</strong> diyorsa, bu mücadeleden vazgeçmek değil; mücadelenin nihai aşamasını işaret etmektir.</p>
<p>Liderin attığı her adımı ilk anda <strong>taviz</strong> ya da <strong>geri adım </strong>olarak okumak, stratejik derinliği göz ardı etmektir. Oysa güçlü liderlik bazen sabır ister, bazen sessizlik, bazen de riskli görünen cesur hamleler. Tarih, güvenli alanlarda bekleyenleri değil; risk alabilenleri yazar.</p>
<p><strong>ELEŞTİRİ AYRI, GÜVENSİZLİK AYRI</strong></p>
<p>Elbette siyaset tartışma zeminidir. Fikir ayrılıkları olabilir. Ancak eleştiri ile güvensizlik arasındaki çizgi iyi korunmalıdır. Uzun yıllar boyunca devlet ve millet ekseninde net bir duruş sergilemiş bir liderliğin, bir anda temel ilkelerden uzaklaşacağı varsayımı gerçekçi değildir.</p>
<p>MHP’nin gücü, sadece söyleminden değil; tutarlılığından gelir. Bu hareket, şartlara göre yön değiştiren bir yapı olmamıştır. Tam tersine, şartları kendi ilkeleri doğrultusunda etkilemeye çalışan bir siyasal irade ortaya koymuştur. Benim için MHP’nin vazgeçilmez oluşu tam da buradan kaynaklanır. Bu bir duygusal bağlılık değil; bilinçli bir sadakattir. Çünkü MHP, tercih edilen bir seçenek değil; sahip çıkılan bir davadır.</p>
<p><strong>TERÖRSÜZ TÜRKİYE HEDEFİ</strong></p>
<p>“Terörsüz Türkiye” söylemi bir temenni değildir. Bu, güvenlik mücadelesinin geldiği aşamaya duyulan özgüvenin ifadesidir. Sürekli kriz diliyle siyaset üretmek yerine, sonucu tarif eden bir dil kurmak zayıflık değil; belirleyici aktör olma iddiasıdır.</p>
<p>Devlet Bahçeli’nin ortaya koyduğu liderlik, risk alan ama rotasını kaybetmeyen bir liderliktir. Taban hassasiyetini bilerek konuşmak, yanlış anlaşılma ihtimalini göze almak ve siyasi maliyet riskini üstlenmek kolay değildir. Ancak unutulmamalıdır: En güvenli siyaset, hiçbir risk almamaktır. Ve hiçbir risk almayanlar, tarihte iz bırakmaz.</p>
<p><strong>BİR TERCİH DEĞİL BİR İRADE</strong></p>
<p>Benim için MHP; kırılgan bir siyasi bağ değil, köklü bir şuurdur. Günlük tartışmaların ötesinde, devletin bekasını önceleyen bir anlayıştır. Kızıp küseceğimiz, geçici tepkilerle terk edeceğimiz bir adres değildir. Çünkü mesele şahıslar değil; manadır. MHP benim için üç beş isim değil; bir ülküdür. Günlük hesap değil; tarihsel sorumluluktur.</p>
<p><strong>Terörsüz Türkiye</strong> iradesinin arkasında durmak, sadece bir siyasi lideri desteklemek değildir. Bu, güçlü, güvenli ve istikrarlı bir Türkiye idealine sahip çıkmaktır.  Ve ben, <strong>Aziz Dağtekin</strong> olarak, bu idealden vazgeçmeyi bir seçenek olarak görmüyorum. Çünkü dava, tercih değil; karakter meselesidir.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://netinternethaber.com/bahcelinin-tarihi-hamlesi-ve-terorsuz-turkiye-yolunda-risk-alan-liderlik/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
