<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Genel &#8211; Netinternet Haber</title>
	<atom:link href="https://netinternethaber.com/kategori/genel/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://netinternethaber.com</link>
	<description>İnternet Haberciliğinin Doğru Adresi</description>
	<lastBuildDate>Mon, 28 Sep 2026 20:33:09 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.1.2</generator>

<image>
	<url>https://netinternethaber.com/wp-content/uploads/2026/05/cropped-logo2-32x32.png</url>
	<title>Genel &#8211; Netinternet Haber</title>
	<link>https://netinternethaber.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Fon soruşturmasında kritik detay: Etkin pişmanlık için haksız kazancın 2 katı ödenecek</title>
		<link>https://netinternethaber.com/fon-sorusturmasinda-kritik-detay-etkin-pismanlik-icin-haksiz-kazancin-2-kati-odenecek/</link>
					<comments>https://netinternethaber.com/fon-sorusturmasinda-kritik-detay-etkin-pismanlik-icin-haksiz-kazancin-2-kati-odenecek/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 28 Sep 2026 20:33:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://netinternethaber.com/?p=87305</guid>

					<description><![CDATA[Fon soruşturmasında gözaltı ve tutuklamalar devam ederken Sermaye Piyasası Kurulu’nun (SPK) etkin pişmanlıkla ilgili yaptığı açıklamadaki ayrıntı dikkat çekti. 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’nun 107’nci maddesi kapsamında, belirli şartları sağlayan şüphelilerin etkin pişmanlıktan yararlanabilmesi için elde ettiği veya elde edilmesine neden olduğu menfaatin iki katını Hazine’ye ödemesi gerekiyor. Ödenecek tutar ise 500 bin TL’den az &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Fon soruşturmasında gözaltı ve tutuklamalar devam ederken Sermaye Piyasası Kurulu’nun (SPK) etkin pişmanlıkla ilgili yaptığı açıklamadaki ayrıntı dikkat çekti. 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’nun 107’nci maddesi kapsamında, belirli şartları sağlayan şüphelilerin etkin pişmanlıktan yararlanabilmesi için elde ettiği veya elde edilmesine neden olduğu menfaatin iki katını Hazine’ye ödemesi gerekiyor. Ödenecek tutar ise 500 bin TL’den az olamıyor.</strong></p>
<p>Fon soruşturmasında yeni gelişmeler yaşanmaya devam ediyor.</p>
<p>7 portföy yönetim şirketine ait 131 fonun tasfiye edilmesinin ardından yürütülen soruşturma kapsamında gözaltı ve tutuklama kararları gelirken, soruşturmanın kapsamı da genişliyor.</p>
<p>28 Eylül’de ise Destek Holding ve Özata Denizcilik yöneticilerinin de aralarında bulunduğu 9 kişi hakkında gözaltı kararı verildi.</p>
<p>Şüphelilerden 8’i gözaltına alınırken, yurt dışında olduğu belirtilen bir şüpheli hakkında yakalama kararı çıkarıldı.</p>
<p><strong>SPK&#8217;DAN ETKİN PİŞMANLIK HATIRLATMASI</strong></p>
<p>Soruşturmanın dikkat çeken başlıklarından biri de etkin pişmanlık hükümleri oldu.</p>
<p>Sermaye Piyasası Kurulu, 25 Eylül’de Özata Denizcilik hakkında yürütülen incelemenin sonuçlarına ilişkin açıklamasında, aralarında Erdin Özel, Emre Tezmen ve Kerem Alkin’in de bulunduğu 11 kişi hakkında suç duyurusunda bulunulmasına karar verildiğini duyurdu.</p>
<p>SPK&#8217;nın açıklamasında ayrıca, 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’nun 107’nci maddesi kapsamında etkin pişmanlıktan yararlanmak isteyen kişiler açısından uygulanacak şartlara dikkat çekildi.</p>
<p>Buna göre, etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak isteyen kişinin, elde ettiği veya elde edilmesine neden olduğu menfaatin <strong>iki katını</strong> belirlenen süre içerisinde Hazine’ye ödemesi gerekiyor.</p>
<p>Burada bir alt sınır da bulunuyor.</p>
<p>Ödenecek tutar <strong>500 bin TL’den az olamıyor.</strong></p>
<p><strong>15 GÜNLÜK SÜREYE DİKKAT</strong></p>
<p>SPK’nın açıklamasında belirtilen düzenlemeye göre, etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak isteyenlerin, Kurul kararının ardından <strong>15 gün içerisinde</strong> gerekli ödemeyi gerçekleştirmesi ve ödeme belgelerini de aynı süre içinde SPK’ya iletmesi gerekiyor.</p>
<p>Ödeme, Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın e-tahsilat hesabına yapılıyor.</p>
<p>Dolayısıyla etkin pişmanlık mekanizmasından yararlanmak isteyenler açısından yalnızca ödeme yapılması değil, işlemlerin belirtilen süre içerisinde ve usulüne uygun şekilde tamamlanması da önem taşıyor.</p>
<p><strong>SORUŞTURMA BAŞLAMADAN ÖNCE ÖDEMEDE CEZA YOK</strong></p>
<p>6362 sayılı Kanun’un 107’nci maddesinde etkin pişmanlığın zamanlamasına göre farklı sonuçlar öngörülüyor.</p>
<p>Buna göre kişi, pişmanlık göstererek elde ettiği veya elde edilmesine neden olduğu menfaatin iki katını, <strong>soruşturma başlamadan önce</strong> Hazine’ye öderse hakkında cezaya hükmolunmuyor.</p>
<p>Ancak ödeme soruşturma başladıktan sonra yapılırsa durum değişiyor.</p>
<p><strong>SORUŞTURMA AŞAMASINDA ÖDEYENE CEZA İNDİRİMİ</strong></p>
<p>Menfaatin iki katının <strong>soruşturma aşamasında</strong> ödenmesi halinde verilecek cezada yarı oranında indirim uygulanıyor.</p>
<p>Ödeme <strong>kovuşturma aşamasında, hüküm verilinceye kadar</strong> gerçekleştirilirse bu kez verilecek cezada üçte bir oranında indirim söz konusu oluyor.</p>
<p>Bu nedenle soruşturma kapsamında etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak isteyen kişiler açısından <strong>ödemenin ne zaman yapıldığı kritik önem taşıyor.</strong></p>
<p><strong>FON SORUŞTURMASINDA KRİTİK AYRINTI</strong></p>
<p>Fon soruşturmasında gözaltı ve tutuklama kararları gündemdeki yerini korurken, SPK’nın etkin pişmanlık hükümlerine ilişkin hatırlatması da soruşturmanın önemli ayrıntılarından biri oldu.</p>
<p>Düzenlemeye göre sistemin temelinde, elde edilen veya elde edilmesine neden olunan menfaatin <strong>iki katının Hazine’ye ödenmesi</strong> bulunuyor.</p>
<p>Ödeme zamanı ise uygulanacak ceza bakımından doğrudan belirleyici oluyor.</p>
<p><strong>500 bin TL alt sınırı, iki kat ödeme şartı ve 15 günlük süre</strong>, SPK’nın açıklamasında öne çıkan kritik başlıklar olarak dikkat çekiyor.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://netinternethaber.com/fon-sorusturmasinda-kritik-detay-etkin-pismanlik-icin-haksiz-kazancin-2-kati-odenecek/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Diziler Kehanet mi, Zihnimizin İşgali mi?</title>
		<link>https://netinternethaber.com/diziler-kehanet-mi-zihnimizin-isgali-mi/</link>
					<comments>https://netinternethaber.com/diziler-kehanet-mi-zihnimizin-isgali-mi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Aziz Dağtekin]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 28 Sep 2026 08:58:20 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Dünyası]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://netinternethaber.com/?p=87292</guid>

					<description><![CDATA[Aziz Dağtekin Yazdı Bir dakika! Televizyonu kapatın. Telefonu masaya bırakın. Sosyal medyadan biraz uzaklaşın. Ve çocuklarınıza bakın. Sonra kendinize şu soruyu sorun: Biz bu çocuklara nasıl bir dünya bırakıyoruz? Çünkü artık mesele yalnızca diziler değil. Mesele yalnızca filmler değil. Mesele yalnızca sosyal medya da değil. Mesele, zihnimizin kapısından içeri neyin girdiği. Ve daha önemlisi: Biz &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h3><span style="color: #ff0000;"><strong>Aziz Dağtekin Yazdı</strong></span></h3>
<hr />
<p>Bir dakika!</p>
<p>Televizyonu kapatın.</p>
<p>Telefonu masaya bırakın.</p>
<p>Sosyal medyadan biraz uzaklaşın.</p>
<p>Ve çocuklarınıza bakın.</p>
<p>Sonra kendinize şu soruyu sorun: <strong>Biz bu çocuklara nasıl bir dünya bırakıyoruz?</strong></p>
<p>Çünkü artık mesele yalnızca diziler değil.</p>
<p>Mesele yalnızca filmler değil.</p>
<p>Mesele yalnızca sosyal medya da değil.</p>
<p>Mesele, <strong>zihnimizin kapısından içeri neyin girdiği.</strong></p>
<p>Ve daha önemlisi: <strong>Biz içeri girene ne kadar izin veriyoruz?</strong></p>
<p><strong>“DİZİLER GELECEĞİ BİLİYOR” MUŞ!</strong></p>
<p>Son yıllarda sık sık aynı tartışmayı görüyoruz.</p>
<p>Bir dizide yıllar önce gösterilen bir olay gerçekleşiyor.</p>
<p>Hemen sosyal medya ayağa kalkıyor: <strong>Bakın! Bunu önceden biliyorlardı!</strong></p>
<p>The Lone Gunmen&#8230;</p>
<p>Black Mirror&#8230;</p>
<p>The Simpsons&#8230;</p>
<p>Ve daha niceleri&#8230;</p>
<p>Bazı sahneler gerçekten şaşırtıcı biçimde gerçek olaylarla benzeşiyor.</p>
<p>Peki bunlar kehanet mi?</p>
<p>Her biri için <strong>“kesinlikle kehanettir”</strong> demek mümkün mü?</p>
<p>Hayır.</p>
<p>Bazıları tesadüf olabilir.</p>
<p>Bazıları dönemin siyasi ve toplumsal eğilimlerinin iyi okunmasından kaynaklanabilir.</p>
<p>Bazıları da senaristlerin geleceğe ilişkin varsayımlarının gerçekleşmesidir.</p>
<p>Fakat bence asıl soruyu yanlış yerde arıyoruz.</p>
<p><strong>Diziler geleceği biliyor mu?</strong></p>
<p>Bunu bir kenara bırakalım.</p>
<p>Asıl sorumuz şu olsun: <strong>Diziler bizim geleceğimizi etkiliyor mu?</strong></p>
<p>İşte bu soru daha ciddi.</p>
<p><strong>ÇÜNKÜ İNSAN, TEKRAR ETTİĞİ ŞEYE ALIŞIYOR</strong></p>
<p>Bir davranışı bir kere görürsünüz.</p>
<p>Yadırgarsınız.</p>
<p>İkinci kez görürsünüz.</p>
<p>Dikkat edersiniz.</p>
<p>Üçüncü kez görürsünüz.</p>
<p>Alışırsınız.</p>
<p>Sonra bir bakarsınız: <strong>Normalleşmiş.</strong></p>
<p>İşte tehlike tam burada başlıyor.</p>
<p>Şiddet ekranda tekrar tekrar gösteriliyor.</p>
<p>Eşler arasında aldatma sıradanlaştırılıyor.</p>
<p>Uyuşturucu kültürü estetize edilebiliyor.</p>
<p>Suç dünyasının bazı karakterleri kahramanlaştırılabiliyor.</p>
<p>Aile küçümsenebiliyor.</p>
<p>Anne-baba otoritesi değersizleştirilebiliyor.</p>
<p>Sadakat <strong>“eski kafalılık”</strong> gibi gösterilebiliyor.</p>
<p>Sonra da şaşırıyoruz: <strong>Bu gençler neden böyle?</strong></p>
<p>Belki de önce aynaya bakmamız gerekiyor.</p>
<p><strong>BİR ŞİİR VAR, BİR DE ÇOCUĞUN ZİHNİ</strong></p>
<p>Bana gönderilen dizelerde çok çarpıcı bir uyarı var:</p>
<blockquote><p><strong>“Psikolojimizle oynar bazı çekimler,</strong><br />
<strong>‘Yaratıcı ve Kitap’ tanımayan âlemler.”</strong></p></blockquote>
<p>Şiirin dili sert.</p>
<p>Hatta yer yer fazla sert.</p>
<p>Ama altında önemli bir endişe var: <strong>Çocuğun zihni kimin elinde?</strong></p>
<p>Devam ediyor:</p>
<blockquote><p><strong>“Küfürbaz sosyal medya tuzağına düşmeyin.</strong><br />
<strong>Karınca misali her tatlıya üşüşmeyin.”</strong></p></blockquote>
<p>Tam da mesele bu.</p>
<p>Çocuk, önüne konulan her <strong>“tatlı”</strong> şeyin masum olduğunu sanıyor.</p>
<p>Oysa dijital dünyanın tatlıları bazen bağımlılık yapıyor.</p>
<p>Bazen öfke üretiyor.</p>
<p>Bazen tüketim arzusu oluşturuyor.</p>
<p>Bazen de insanın değerleriyle oynuyor.</p>
<p><strong>ÇOCUĞUN CEBİNDE DÜNYA VAR</strong></p>
<p>Eskiden çocuğun dünyası eviydi.</p>
<p>Sonra okul oldu.</p>
<p>Mahalle oldu.</p>
<p>Arkadaş çevresi oldu.</p>
<p>Şimdi?</p>
<p><strong>Çocuğun cebinde bütün dünya var.</strong></p>
<p>Bir telefon.</p>
<p>Bir internet bağlantısı.</p>
<p>Ve milyonlarca içerik.</p>
<p>Anne-babanın sözü daha bitmeden sosyal medya konuşuyor.</p>
<p>Öğretmenin dersi daha tamamlanmadan influencer konuşuyor.</p>
<p>Ailenin verdiği değer daha çocuğun zihninde yerleşmeden algoritma yeni bir video öneriyor.</p>
<p>Sonra çocuk değişiyor.</p>
<p>Biz de soruyoruz: <strong>Bu çocuk neden böyle oldu?</strong></p>
<p>Belki de soru yanlış.</p>
<p>Şunu sormalıyız: <strong>Bu çocuğun zihnine son bir yılda kimler konuştu?</strong></p>
<p><strong>AHLAK DERSİ DİPLOMADAN ÖNCE GELMELİ</strong></p>
<p>Burada çok önemli bir ayrım var.</p>
<p>Eğitim başka şeydir.</p>
<p>Terbiye başka şey.</p>
<p>Diploma başka şey.</p>
<p>Ahlak başka şey.</p>
<p>Çocuğa matematik öğretebilirsiniz.</p>
<p>İngilizce öğretebilirsiniz.</p>
<p>Bilgisayar öğretebilirsiniz.</p>
<p>Ama ona <strong>merhameti, ölçüyü, utanmayı, sorumluluğu, kul hakkını ve vicdanı</strong> yalnızca müfredatla öğretemezsiniz.</p>
<p>Bunların ilk okulu ailedir.</p>
<p>Şiirde şöyle deniyor:</p>
<blockquote><p><strong>“On-on beş yaş çocuğum! Sana asla kıyamam!</strong><br />
<strong>Seni, o densizlerin eline bırakamam!”</strong></p></blockquote>
<p>İşte anne-babanın asıl sorumluluğu burada başlıyor.</p>
<p>Çocuğun elinden telefonu almak kolay.</p>
<p><strong>Çocuğun zihnini eğitmek zor.</strong></p>
<p><strong>“HER ŞEY KÖTÜ” DEMİYORUM</strong></p>
<p>Burada bir parantez açalım.</p>
<p>Her dizi kötüdür demiyorum.</p>
<p>Her film zararlıdır demiyorum.</p>
<p>Her sosyal medya kullanıcısı tehlikelidir demiyorum.</p>
<p>Her farklı yaşam tarzını tehdit olarak görmek de doğru değil.</p>
<p>Çünkü mesele farklılık değil.</p>
<p><strong>Mesele, çocuğun gelişimini ve değer dünyasını neyin, nasıl etkilediği.</strong></p>
<p>Bir yapım şiddeti anlatabilir.</p>
<p>Bir film suçu konu edebilir.</p>
<p>Bir dizi aile sorunlarını işleyebilir.</p>
<p>Bunların hepsi sanatın konusu olabilir.</p>
<p>Asıl mesele şudur:</p>
<p><strong>Ne anlatılıyor ve nasıl anlatılıyor?</strong></p>
<p>Suç eleştiriliyor mu?</p>
<p>Yoksa özendiriliyor mu?</p>
<p>Şiddetin sonuçları gösteriliyor mu?</p>
<p>Yoksa şiddet havalı mı sunuluyor?</p>
<p>Aile sorunları sorgulanıyor mu?</p>
<p>Yoksa aile kurumu bütünüyle değersizleştiriliyor mu?</p>
<p>İşte ayrım burada.</p>
<p><strong>BİZİM ÇOCUKLARIMIZ BİR ALGORİTMANIN MALZEMESİ DEĞİL</strong></p>
<p>Bugün sosyal medya şirketlerinin temel amacı çoğu zaman sizin ekranda daha uzun süre kalmanızdır.</p>
<p>Çünkü daha fazla zaman:</p>
<p>daha fazla etkileşim,</p>
<p>daha fazla veri,</p>
<p>daha fazla reklam,</p>
<p>daha fazla gelir demektir.</p>
<p>O halde çocuklarımızın dikkatinin ekonomik bir değere dönüştüğü bir dünyada yaşıyoruz.</p>
<p>Şiirde geçen şu mısra bu yüzden dikkat çekici:</p>
<blockquote><p><strong>“O mutluluk sanılan hafif hayatlar, var ya;</strong><br />
<strong>Küresel hisse, bahis tuzağına çeker ya&#8230;”</strong></p></blockquote>
<p>Çocuğa önce <strong>“kolay hayat”</strong> gösteriliyor.</p>
<p>Sonra <strong>“kolay para.”</strong></p>
<p>Sonra <strong>“kolay mutluluk.”</strong></p>
<p>Sonra?</p>
<p><strong>Kolay bağımlılık.</strong></p>
<p><strong>ASLINDA KEHANET DEĞİL, ALIŞTIRMA</strong></p>
<p>Belki de dizilerdeki bazı <strong>“kehanetleri”</strong> böyle okumak gerekiyor.</p>
<p>Bir senarist geleceği görmüş olmayabilir.</p>
<p>Belki sadece bugünü çok iyi görmüştür.</p>
<p>Bugünün eğilimlerini yarına taşımıştır.</p>
<p>Ve yarın geldiğinde biz: <strong>Adamlar bunu yıllar önce bilmiş! </strong>demişizdir.</p>
<p>Oysa belki de adamlar geleceği bilmedi.</p>
<p><strong>Biz bugünün işaretlerini okuyamadık.</strong></p>
<p>Asıl mesele bu olabilir.</p>
<p><strong>ÇOCUKLARIMIZI KORKUTMAYALIM, AMA UYANDIRALIM</strong></p>
<p>Çözüm nedir?</p>
<p>Her diziyi yasaklamak mı?</p>
<p>Her telefonu toplamak mı?</p>
<p>Sosyal medyayı kapatmak mı?</p>
<p>Hayır.</p>
<p>Bunlar tek başına çözüm değil.</p>
<p>Çözüm:</p>
<p><strong>Medya okuryazarlığı.</strong></p>
<p><strong>Aile iletişimi.</strong></p>
<p><strong>Güçlü eğitim.</strong></p>
<p><strong>Ahlak eğitimi.</strong></p>
<p><strong>Eleştirel düşünme.</strong></p>
<p>Ve en önemlisi: <strong>Çocuğun karşısına gerçek hayatta güçlü rol modeller koyabilmek.</strong></p>
<p>Çünkü çocuğa <strong>“bunu izleme”</strong> demek yetmez.</p>
<p>Ona: <strong>Bunun yerine bunu oku, bunu izle, bunu düşün, bunu sorgula. </strong>diyebilmek gerekir.</p>
<p><strong>BİR MİLLET ÖNCE ZİHNİNDE ÇÖZÜLÜR</strong></p>
<p>Toplumlar yalnızca savaşlarla yıkılmaz.</p>
<p>Bazen değerlerini kaybederek çözülür.</p>
<p>Aile zayıflar.</p>
<p>Güven zayıflar.</p>
<p>Merhamet zayıflar.</p>
<p>Komşuluk zayıflar.</p>
<p>Sadakat zayıflar.</p>
<p>Sonra insanlar aynı evde yaşar ama birbirlerine yabancılaşır.</p>
<p>Aynı apartmanda oturur ama birbirini tanımaz.</p>
<p>Aynı şehirde yaşar ama birbirine tahammül edemez.</p>
<p>Ve bir gün herkes birbirine bağırırken şu soruyu sorarız: <strong>Biz ne zaman bu hale geldik?</strong></p>
<p>Belki de cevap çok daha geridedir.</p>
<p><strong>Zihnimizi ne zaman başıboş bıraktığımızda&#8230;</strong></p>
<p><strong>KEHANETİ BIRAKIN, ÇOCUĞUNUZA BAKIN</strong></p>
<p>Ben artık: <strong>Bu dizi geleceği bildi mi? </strong>sorusunu çok önemsemiyorum.</p>
<p>Ben şunu önemsiyorum: <strong>Bu dizi çocuğuma ne öğretiyor?</strong></p>
<p>Şunu soruyorum:</p>
<p>Telefon çocuğumu büyütüyor mu?</p>
<p>Sosyal medya onun değerlerini belirliyor mu?</p>
<p>Algoritma onun arkadaşlarını seçiyor mu?</p>
<p>Dizi karakterleri onun kahramanları mı?</p>
<p>Yoksa hâlâ anne-babasının sözü bir anlam taşıyor mu?</p>
<p>Çünkü mesele ekran değil.</p>
<p><strong>Mesele ekranın karşısındaki insan.</strong></p>
<p><strong>EKRANI ŞEYTANLAŞTIRMAYALIM</strong></p>
<p>Çocuğumuzu ekranın insafına bırakmayalım.</p>
<p>Ama ekranı da şeytanlaştırmayalım.</p>
<p>Önce anlayalım.</p>
<p>Sonra anlatalım.</p>
<p>Sonra sorgulayalım.</p>
<p>Ve en önemlisi: <strong>Çocuğumuza değer verelim ki, değersizliği başkasından öğrenmesin.</strong></p>
<p>Şiirin sonundaki o sert uyarıyı da unutmayalım:</p>
<blockquote><p><strong>“Güzel ahlaka saygı duymaz bazı kesimler.”</strong></p></blockquote>
<p>Kim olursa olsunlar&#8230;</p>
<p>Bizim görevimiz düşman aramak değil.</p>
<p><strong>Çocuğumuzun zihnini korumak.</strong></p>
<p>Çünkü geleceği diziler yazmıyor.</p>
<p>Geleceği senaristler de yazmıyor.</p>
<p>Geleceği algoritmalar hiç yazmamalı.</p>
<p><strong>Geleceği bugün yetiştirdiğimiz çocuklar yazacak.</strong></p>
<p>Ve unutmayalım!</p>
<p><strong>Bir milletin sınırları yalnızca haritasında değildir.<br />
Asıl sınırlar, çocuklarının zihnindedir.</strong></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://netinternethaber.com/diziler-kehanet-mi-zihnimizin-isgali-mi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Fatma Betül Sayan Kaya ve eşi hakkında hisse iddiaları: Ardından istifa kararı geldi</title>
		<link>https://netinternethaber.com/fatma-betul-sayan-kaya-ve-esi-hakkinda-hisse-iddialari-ardindan-istifa-karari-geldi/</link>
					<comments>https://netinternethaber.com/fatma-betul-sayan-kaya-ve-esi-hakkinda-hisse-iddialari-ardindan-istifa-karari-geldi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 26 Sep 2026 21:36:35 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://netinternethaber.com/?p=87275</guid>

					<description><![CDATA[AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya, hakkında gündeme getirilen hisse işlemi iddialarının ardından partisindeki görevlerinden affını istedi. Kaya, soruşturma ve inceleme sürecinin sağlıklı yürütülebilmesi için siyasi sorumluluk aldığını açıkladı. AK Parti’de gece saatlerinde dikkat çeken bir gelişme yaşandı. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve eski Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya, hakkında gündeme getirilen hisse işlemi iddialarının ardından partisindeki görevlerinden affını istedi. Kaya, soruşturma ve inceleme sürecinin sağlıklı yürütülebilmesi için siyasi sorumluluk aldığını açıkladı.</strong></p>
<p>AK Parti’de gece saatlerinde dikkat çeken bir gelişme yaşandı.</p>
<p>AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve eski Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı <strong>Fatma Betül Sayan Kaya</strong>, son günlerde kamuoyunun gündemine gelen hisse işlemlerine ilişkin iddiaların ardından yürüttüğü tüm görevlerden ayrılma kararı aldığını duyurdu.</p>
<p>Kaya, kararının gerekçesini ise hakkında yürütülebilecek inceleme ve soruşturma sürecinin herhangi bir tartışmanın gölgesinde kalmadan sürdürülebilmesi olarak açıkladı.</p>
<h3><strong>Kaya: Siyasi sorumluluk almayı gerekli görüyorum</strong></h3>
<p>Fatma Betül Sayan Kaya, yaptığı açıklamada şahsı hakkında çeşitli iddia ve değerlendirmelerin gündeme getirildiğini belirtti.</p>
<p>Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan&#8217;ın, söz konusu iddiaların tüm yönleriyle araştırılması ve sürecin titizlikle yürütülmesi yönünde irade ortaya koyduğunu ifade eden Kaya, kendisinin de bu sürecin sağlıklı ilerlemesini önemsediğini bildirdi.</p>
<p>Kaya, makamının soruşturma sürecine ilişkin herhangi bir tartışmaya konu olmaması gerektiğini belirterek siyasi sorumluluk alma kararı verdiğini açıkladı.</p>
<p>Açıklamasında, iddiaların bütün yönleriyle ortaya çıkarılması ve inceleme sürecinin sağlıklı yürütülmesi amacıyla Genel Başkanlık makamından görevlerinden affını istediğini duyurdu.</p>
<h3><strong>Gündemdeki iddiaları Zeynel Emre gündeme getirdi</strong></h3>
<p>Kaya&#8217;nın istifa kararının öncesinde, Yeni Parti Sözcüsü <strong>Zeynel Emre</strong>, Fatma Betül Sayan Kaya ve eşi İlyas Kaya&#8217;nın <strong>Özata Denizcilik</strong> hisselerindeki işlemlerine ilişkin çeşitli iddialar ortaya atmıştı.</p>
<p>Emre&#8217;nin iddiasına göre Fatma Betül Sayan Kaya, 8 Nisan&#8217;da Özata Denizcilik hisselerinden yaklaşık 255 lira seviyesinden 250 bin adet satın aldı.</p>
<p>Emre, bu işlem için yaklaşık <strong>63 milyon 359 bin lira</strong> yatırım yapıldığını ve hisselerin eylül ayında yaklaşık 4 bin 482 lira seviyesinden satılmasıyla hesaptan <strong>1 milyar 344 milyon lira</strong> çekildiğini öne sürdü.</p>
<p>Bu rakamlar, şu aşamada <strong>Zeynel Emre&#8217;nin kamuoyuna açıkladığı iddialar</strong> olarak yer alıyor.</p>
<h3><strong>Eşi İlyas Kaya hakkında da hisse iddiası</strong></h3>
<p>Zeynel Emre ayrıca Fatma Betül Sayan Kaya&#8217;nın eşi İlyas Kaya&#8217;nın da aynı hisse senedinde işlem yaptığını ileri sürdü.</p>
<p>Emre&#8217;nin açıklamasına göre İlyas Kaya, yaklaşık 255 lira seviyesinden 150 bin adet hisse alımı gerçekleştirdi. Söz konusu işlemin yaklaşık <strong>99 milyon 687 bin liralık</strong> bir yatırım olduğu ve eylül ayında hesaptan yaklaşık <strong>826 milyon lira</strong> çekildiği iddia edildi.</p>
<p>İddiaların merkezinde, hisse alım ve satışlarının zamanlaması da bulunuyor.</p>
<p>Emre, işlemlerin nisan ayında başladığını ve eylül ayında satışların gerçekleştirildiğini öne sürerek işlemlerin zamanlamasının araştırılması gerektiğini savundu.</p>
<h3><strong>Kaya&#8217;nın istifa kararı sonrası gözler soruşturmada</strong></h3>
<p>Fatma Betül Sayan Kaya&#8217;nın istifa kararı, söz konusu iddiaların kamuoyunda tartışıldığı bir dönemde geldi.</p>
<p>Kaya, istifasını bir suçlamayı kabul ettiği yönünde değil, <strong>hakkındaki iddiaların açıklığa kavuşturulması ve yürütülecek inceleme ile soruşturmanın sağlıklı biçimde ilerlemesi amacıyla siyasi sorumluluk üstlenmesi</strong> olarak açıkladı.</p>
<p>Şimdi gözler, gündeme getirilen hisse işlemlerinin nasıl değerlendirileceğine ve varsa yürütülecek inceleme veya soruşturmanın sonuçlarına çevrildi.</p>
<p>Kamuoyunun tartıştığı iddiaların hukuki ve mali boyutunun yapılacak incelemeler sonucunda netleşmesi bekleniyor.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://netinternethaber.com/fatma-betul-sayan-kaya-ve-esi-hakkinda-hisse-iddialari-ardindan-istifa-karari-geldi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Adana’nın beklediği çağrı: “Sözlü, gel bakalım…”</title>
		<link>https://netinternethaber.com/adananin-bekledigi-cagri-sozlu-gel-bakalim/</link>
					<comments>https://netinternethaber.com/adananin-bekledigi-cagri-sozlu-gel-bakalim/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 26 Sep 2026 19:51:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[Yorum]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://netinternethaber.com/?p=87261</guid>

					<description><![CDATA[EDİTÖR&#8217;DEN DAVET ÇAĞRISI VAR Bazen siyasette yapılacak en büyük hamle, yeni bir şey söylemek değildir. Bazen en büyük hamle, küsleri aynı masaya oturtmaktır. Dün kavga edenlerin bugün el sıkışmasıdır. Dün birbirine sırtını dönenlerin bugün aynı fotoğraf karesine girmesidir. Ve tam da burada insanın aklına ister istemez şu soru geliyor: Darısı Adana’nın başına gelmez mi? Sarallar &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>EDİTÖR&#8217;DEN DAVET ÇAĞRISI VAR</strong></p>
<hr />
<p>Bazen siyasette yapılacak en büyük hamle, yeni bir şey söylemek değildir.</p>
<p>Bazen en büyük hamle, <strong>küsleri aynı masaya oturtmaktır.</strong></p>
<p>Dün kavga edenlerin bugün el sıkışmasıdır.</p>
<p>Dün birbirine sırtını dönenlerin bugün aynı fotoğraf karesine girmesidir.</p>
<p>Ve tam da burada insanın aklına ister istemez şu soru geliyor:</p>
<p><strong>Darısı Adana’nın başına gelmez mi?</strong></p>
<p><strong>Sarallar</strong> ve<strong> Şahinler&#8230;</strong></p>
<p>Yıllardır süren husumet.</p>
<p>Ağır geçmiş.</p>
<p>Derin kırgınlıklar.</p>
<p>Ve sonunda?</p>
<p>Aynı masa.</p>
<p>Aynı fotoğraf.</p>
<p>El sıkışma.</p>
<p>Demek ki siyasette de, hayatta da bazı duvarların yıkılması mümkün.</p>
<p>O halde Adana neden yapamasın?</p>
<p>Adana’nın yıllardır konuştuğu meselelerden biri de belli: <strong>Küskünler.</strong></p>
<p>Kırgınlar.</p>
<p>Dışarıda bırakılanlar.</p>
<p>Birbirine mesafe koyanlar.</p>
<p>Geçmişte aynı çatı altında siyaset yapmış ama bugün farklı köşelerde duranlar&#8230;</p>
<p>Peki bu tablo kime yarıyor?</p>
<p>İşte asıl soru bu!</p>
<p>Çünkü siyasette herkes birbirini dışladıkça kazananın kim olduğu kadar, <strong>kaybedenin kim olduğu</strong> da önemlidir.</p>
<p>Kaybeden bazen bir isim değildir.</p>
<p>Bir teşkilattır.</p>
<p>Bir şehir kültürüdür.</p>
<p>Bir siyasi gelenektir.</p>
<p>Hatta koskoca bir şehir olabilir.</p>
<p><strong>ADANA SÖZLÜ’YÜ İSTİYOR MU?</strong></p>
<p>Adana sokaklarında, siyasi kulislerde <strong>Hüseyin Sözlü</strong> isminin yeniden konuşulduğunu görmek mümkün.</p>
<p>Burada mesele bir makam meselesinden çok daha büyük.</p>
<p>Mesele şu: <strong>Geçmişte görev yapmış, tecrübe kazanmış, siyasi hafızası olan isimler neden yeniden aynı masada buluşmasın?</strong></p>
<p>İnsanlar değişir.</p>
<p>Şartlar değişir.</p>
<p>Siyaset değişir.</p>
<p>Ama tecrübe kolay kazanılmaz.</p>
<p>Bugün birileri çıkıp şunu söylemeli: <strong>“Yeter artık!”</strong></p>
<p>Kırgınlık yeter.</p>
<p>Kavga yeter.</p>
<p>Birbirini dışlama yeter.</p>
<p>Dedikodu üzerinden siyaset yeter.</p>
<p>İnsanları birbirine düşüren hesaplar yeter.</p>
<p>Oturun.</p>
<p>Konuşun.</p>
<p>Anlaşamadığınız yerde yine anlaşamayın.</p>
<p>Ama <strong>aynı masaya oturun.</strong></p>
<p><strong>BAHÇELİ’DEN “SÖZLÜ’YE GEL BAKALIM EVLADIM” ÇAĞRISI GELİR Mİ?</strong></p>
<p>Şimdi biraz da Adana&#8217;nın duymak istediği o cümleyi kuralım: <strong>“Sözlü’ye gel bakalım evladım&#8230;”</strong></p>
<p>Bu cümle gerçekten kurulsa, Adana’da çok kişinin dikkatini çeker.</p>
<p>Çünkü bazen bir liderin çağrısı, yıllardır kapalı duran bir kapının anahtarı olabilir.</p>
<p><strong>Devlet Bahçeli</strong>’nin <strong>Sarallar</strong> ve <strong>Şahinler</strong> buluşmasında ortaya koyduğu görüntü de tam burada önem kazanıyor.</p>
<p>Mesaj basit: <strong>Kırgınlıklar bitmez sanmayın.</strong></p>
<p>Bir masa kurulur.</p>
<p>İnsanlar çağrılır.</p>
<p>Konuşulur.</p>
<p>El sıkışılır.</p>
<p>Ve yeni bir sayfa açılır.</p>
<p>Adana’nın da böyle bir fotoğrafa ihtiyacı var.</p>
<p><strong>Muharrem Varlı</strong>’sıyla&#8230;</p>
<p><strong>Hüseyin Sözlü</strong>’süyle&#8230;</p>
<p>Geçmişte görev yapmış il başkanlarıyla&#8230;</p>
<p>Teşkilatın farklı dönemlerinde sorumluluk üstlenmiş isimleriyle&#8230;</p>
<p>Kısacası <strong>kim varsa, kim kırıldıysa, kim küstüyse, kim kendisini dışarıda hissediyorsa&#8230;</strong></p>
<p>Bir masa kurulsun.</p>
<p>Herkes davet edilsin.</p>
<p>Kimseye<strong> “sen gelme”</strong> denmesin.</p>
<p><strong>ÇÜNKÜ BU KADAR DAĞINIKLIK KİME YARIYOR?</strong></p>
<p>İşte Adana’nın sorması gereken soru tam olarak bu.</p>
<p><strong>Bu kadar ayrışma kime yarıyor?</strong></p>
<p>Bu kadar küskünlük kime yarıyor?</p>
<p>Bu kadar dedikodu kime yarıyor?</p>
<p>Bu kadar insanın birbirinden uzak durması kime yarıyor?</p>
<p>Cevabı herkes kendi içinde versin.</p>
<p>Ama bir gerçek var: <strong>Bir siyasi hareketin en büyük gücü sadece kalabalık olması değildir. Birlik görüntüsü verebilmesidir.</strong></p>
<p>Adana’nın ihtiyacı da tam olarak bu.</p>
<p>Yeni bir kavga değil.</p>
<p>Yeni bir hesaplaşma değil.</p>
<p>Yeni bir dışlama hiç değil.</p>
<p><strong>Yeni bir masa.</strong></p>
<p>Ve o masada herkesin sandalyesi olsun.</p>
<p>Bugün birbirine kızan yarın barışabilir.</p>
<p>Bugün aynı fikirde olmayan yarın ortak bir noktada buluşabilir.</p>
<p>Yeter ki kapılar tamamen kapanmasın.</p>
<p>İşte şimdi gözler Adana’da.</p>
<p>Belki de birileri gerçekten çıkıp şöyle demeli:  <strong>“Sözlü’ye gel bakalım evladım&#8230;”</strong></p>
<p>Ve ardından: <strong>“Varlı’ya da haber verin.</strong></p>
<p><strong>Küskün il başkanlarını da çağırın.</strong></p>
<p><strong>Herkes gelsin.</strong></p>
<p><strong>Şu masayı bir kuralım.”</strong></p>
<p>Çünkü bazen siyasette en büyük zafer, rakibini susturmak değil; <strong>küs olduğun insanla yeniden aynı masaya oturabilmektir.</strong></p>
<p><strong>Darısı Adana’nın başına&#8230;</strong></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://netinternethaber.com/adananin-bekledigi-cagri-sozlu-gel-bakalim/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>BM Genel Kurulu&#8217;nda Gazze gerilimi: Macron&#8217;dan dünyaya sert mesaj</title>
		<link>https://netinternethaber.com/bm-genel-kurulunda-gazze-gerilimi-macrondan-dunyaya-sert-mesaj/</link>
					<comments>https://netinternethaber.com/bm-genel-kurulunda-gazze-gerilimi-macrondan-dunyaya-sert-mesaj/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 22 Sep 2026 22:02:51 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://netinternethaber.com/?p=87101</guid>

					<description><![CDATA[Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu&#8217;nda Gazze ve Batı Şeria&#8217;daki gelişmelere ilişkin sert mesajlar verdi. Macron, Gazze&#8217;de insani yardımların önünün açılmamasını eleştirerek uluslararası toplumun sessizliğini “hepimiz için utanç verici” sözleriyle değerlendirdi. Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Birleşmiş Milletler&#8217;in 81. Genel Kurulu&#8217;nda yaptığı konuşmada Gazze ve Batı Şeria&#8217;daki gelişmeleri gündeme taşıdı. Macron, özellikle Gazze&#8217;deki insani &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu&#8217;nda Gazze ve Batı Şeria&#8217;daki gelişmelere ilişkin sert mesajlar verdi. Macron, Gazze&#8217;de insani yardımların önünün açılmamasını eleştirerek uluslararası toplumun sessizliğini “hepimiz için utanç verici” sözleriyle değerlendirdi.</strong></p>
<p>Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Birleşmiş Milletler&#8217;in 81. Genel Kurulu&#8217;nda yaptığı konuşmada Gazze ve Batı Şeria&#8217;daki gelişmeleri gündeme taşıdı.</p>
<p>Macron, özellikle Gazze&#8217;deki insani durum ve Batı Şeria&#8217;daki gelişmeler üzerinden uluslararası topluma dikkat çeken mesajlar verdi. Fransa Cumhurbaşkanı, uluslararası toplumun Gazze konusunda hareketsiz kalmasının küresel düzenin güvenilirliğini zedelediğini söyledi. (<a title="Fransa Cumhurbaşkanı Macron: Gazze'deki manzara herkes için utanç verici" href="https://www.indyturk.com/node/782824?utm_source=chatgpt.com">IndyTürk</a>)</p>
<h3><strong>Macron&#8217;dan İsrail&#8217;in güvenliğine ilişkin dikkat çeken sözler</strong></h3>
<p>İsrail&#8217;in güvenliğinin gerekçe gösterilerek komşu ülkelerin egemenlik haklarının ihlal edilemeyeceğini belirten Macron, güvenlik ile egemenlik arasında kurulmaya çalışılan bu ilişkinin yanlış olduğunu savundu.</p>
<p>Macron, İsrail&#8217;in güvenliğinin, komşu devletlerin egemenliklerinin ihlal edilmesini gerektirdiği yönündeki yaklaşımın hatalı olduğunu söyledi.</p>
<p>Fransa Cumhurbaşkanı, bu tür politikaların uzun vadede İsrail&#8217;in güvenliğini güçlendirmek yerine yeni tehditlerin ortaya çıkmasına yol açabileceğini ifade etti.</p>
<h3><strong>Batı Şeria vurgusu: “Hamas orada aktif değildi”</strong></h3>
<p>Macron, konuşmasının önemli bölümünde Batı Şeria&#8217;daki gelişmelere de değindi.</p>
<p>Batı Şeria&#8217;da yaşanan ihlallere dikkat çeken Macron, burada yaşananların Gazze&#8217;deki savaşla açıklanamayacağını belirterek Hamas&#8217;ın Batı Şeria&#8217;da aktif olmadığına işaret etti.</p>
<p>Fransa Cumhurbaşkanı, Filistin halkının meşru haklarının tanınmasının yalnızca Filistinliler açısından değil, İsrail&#8217;in gelecekteki güvenliği bakımından da önemli olduğunu dile getirdi.</p>
<h3><strong>“Filistin halkının meşru haklarına saygı gösterilmeli”</strong></h3>
<p>Macron, Filistin halkının var olma ve meşru haklarının tanınmasının kalıcı güvenlik açısından temel şartlardan biri olduğunu söyledi.</p>
<p>Fransa Cumhurbaşkanı, İsrail halkının bugün ve gelecekte güvenliğinin sağlanabilmesi için Filistinlilerin meşru haklarının da dikkate alınması gerektiğini savundu.</p>
<p>Macron&#8217;un açıklamaları, Fransa&#8217;nın iki devletli çözüm ve Filistin devletinin tanınmasına ilişkin daha önce ortaya koyduğu tutumun BM kürsüsündeki devamı niteliğinde oldu. Birleşmiş Milletler kayıtlarında da Fransa&#8217;nın 2025&#8217;te Filistin devletinin tanınmasını iki devletli çözüm çerçevesinde savunduğu görülüyor.</p>
<h3><strong>Gazze&#8217;de insani yardım tepkisi: “Bu hepimiz için utanç verici”</strong></h3>
<p>Macron&#8217;un konuşmasında en dikkat çeken başlıklardan biri ise Gazze&#8217;deki insani yardım meselesi oldu.</p>
<p>Bazı çevrelerin Gazze&#8217;de barışın sağlandığını savunduğunu belirten Macron, ancak bu söylemin sahadaki insani yardım akışında karşılığını bulmadığını söyledi.</p>
<p>Macron, <strong>“Barış sağlandı” denilmesine rağmen insani yardımların önünün açılmamasını</strong> eleştirdi.</p>
<p>Fransa Cumhurbaşkanı, uluslararası toplumun bu tablo karşısında hareketsiz kalmasının güvenilirliğini sorgulatacağını belirterek Gazze&#8217;deki durumu <strong>“hepimiz için utanç verici”</strong> sözleriyle değerlendirdi.</p>
<h3><strong>“Güvenilirliğimiz neye değer?”</strong></h3>
<p>Macron ayrıca, Filistin&#8217;i tanıyan ülkelerin bu siyasi adımın sahada somut sonuçlarla desteklenmesini sağlaması gerektiğini vurguladı.</p>
<p>Fransa Cumhurbaşkanı, Gazze&#8217;de yaşananlar karşısında uluslararası toplumun sessiz kalması halinde daha önce alınan siyasi kararların ve verilen sözlerin güvenilirliğinin sorgulanacağını ifade etti.</p>
<p>Macron&#8217;un BM kürsüsündeki açıklamaları, Gazze&#8217;deki insani durumun ve Batı Şeria&#8217;daki gelişmelerin uluslararası gündemin merkezindeki başlıklardan biri olmaya devam ettiğini bir kez daha ortaya koydu.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://netinternethaber.com/bm-genel-kurulunda-gazze-gerilimi-macrondan-dunyaya-sert-mesaj/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Turşu değil, siyaset!</title>
		<link>https://netinternethaber.com/tursu-degil-siyaset/</link>
					<comments>https://netinternethaber.com/tursu-degil-siyaset/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Aziz Dağtekin]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 22 Sep 2026 22:00:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Magazin]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://netinternethaber.com/?p=87099</guid>

					<description><![CDATA[Aziz Dağtekin Yazdı Yeni Parti&#8217;de büyük başlangıçtan yüzde 21,6&#8217;ya! Ankara kulislerinde şimdi başka bir soru konuşuluyor Siyasette bazı cümleler vardır&#8230; Söylendiği gün bir kenarda durur. Sonra rakamlar gelir. O cümleyi yeniden önünüze koyar. Muharrem İnce&#8217;nin, &#8220;Parti kurmak turşu kurmaya benzemez&#8221; sözü de bugün Ankara kulislerinde yeniden hatırlanıyor. Çünkü Yeni Parti&#8217;nin kuruluşundan sonra ortaya çıkan tablo, &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h3><strong>Aziz Dağtekin Yazdı</strong></h3>
<hr />
<p><strong>Yeni Parti&#8217;de büyük başlangıçtan yüzde 21,6&#8217;ya! Ankara kulislerinde şimdi başka bir soru konuşuluyor</strong></p>
<p>Siyasette bazı cümleler vardır&#8230;</p>
<p>Söylendiği gün bir kenarda durur.</p>
<p>Sonra rakamlar gelir.</p>
<p>O cümleyi yeniden önünüze koyar.</p>
<p>Muharrem İnce&#8217;nin, <strong>&#8220;Parti kurmak turşu kurmaya benzemez&#8221;</strong> sözü de bugün Ankara kulislerinde yeniden hatırlanıyor.</p>
<p>Çünkü Yeni Parti&#8217;nin kuruluşundan sonra ortaya çıkan tablo, siyaset yapmanın yalnızca büyük bir başlangıçla mümkün olmadığını gösteren bir tartışmayı beraberinde getirdi.</p>
<p>Yeni Parti ilk günlerde fırtına gibi esti.</p>
<p>GÜNDEMAR&#8217;ın 28-31 Temmuz araştırmasında yüzde <strong>38,58</strong> ile birinci sırada çıktı.</p>
<p>Sonra tablo değişti.</p>
<p>GÜNDEMAR&#8217;ın Ağustos araştırmasında Yeni Parti <strong>yüzde 26,95&#8217;e</strong> geriledi ve birinciliği AK Parti&#8217;ye bıraktı.</p>
<p>Son günlerde açıklanan başka bir araştırmada ise Yeni Parti <strong>yüzde 21,6 seviyesinde</strong> ölçülüyor.</p>
<p>Rakamları yan yana koyunca Ankara&#8217;da ister istemez şu soru soruluyor:</p>
<p><strong>38,58&#8217;den 21,6&#8217;ya gelen bir siyasi hareket, kuruluş heyecanını ne kadar koruyabilir?</strong></p>
<p>İşte kulisin düğüm noktası burada.</p>
<p><strong>BÜYÜK BAŞLANGIÇ, KÜÇÜLEN RÜZGAR</strong></p>
<p>Yeni Parti&#8217;nin kuruluşu, Türk siyasetinde uzun zamandır görülmeyen ölçekte bir siyasi hareketlilik oluşturdu.</p>
<p>Kadrolar geldi.</p>
<p>Milletvekilleri geldi.</p>
<p>İsimler geldi.</p>
<p>İlk anket geldi.</p>
<p>Ve ilk ankette yüzde 38,58 çıktı.</p>
<p>O günlerde siyasi hesaplar yeniden yapıldı.</p>
<p>&#8220;Yeni bir merkez doğuyor&#8221; yorumları yapıldı.</p>
<p>CHP&#8217;nin geleceği tartışıldı.</p>
<p>Yeni Parti&#8217;nin geleceği tartışıldı.</p>
<p>Fakat siyasette asıl mesele, <strong>nasıl başladığınız değil, nasıl devam ettiğinizdir.</strong></p>
<p>İlk fotoğraf muhteşem olabilir.</p>
<p>İkinci fotoğraf biraz farklı çıkabilir.</p>
<p>Üçüncü fotoğraf ise bütün hikayeyi değiştirebilir.</p>
<p>Bugün Ankara&#8217;da konuşulan tam olarak bu.</p>
<p><strong>İNCE&#8217;NİN &#8220;TURŞU&#8221; SÖZÜ NEDEN YENİDEN GÜNDEMDE?</strong></p>
<p>Çünkü bir siyasi parti kurmak, sadece bir kadroyu aynı çatı altında toplamakla bitmiyor.</p>
<p>Teşkilat gerekiyor.</p>
<p>Kurumsal hafıza gerekiyor.</p>
<p>Yerel örgüt gerekiyor.</p>
<p>Siyasi söylem gerekiyor.</p>
<p>Seçmenle bağ gerekiyor.</p>
<p>Ve en önemlisi, <strong>partinin kendisine ait bir hikayesi</strong> gerekiyor.</p>
<p>İnce&#8217;nin &#8220;turşu&#8221; benzetmesi de tam burada anlam kazanıyor.</p>
<p>Turşuyu kurarsın.</p>
<p>Kavanozu kapatırsın.</p>
<p>Beklersin.</p>
<p>Ama siyasette beklemek yetmez.</p>
<p>Her gün yeniden seçmene anlatmak zorundasın.</p>
<p>Her krizden çıkmak zorundasın.</p>
<p>Her farklı görüşü aynı çatı altında tutmak zorundasın.</p>
<p>Teşkilatı diri tutmak zorundasın.</p>
<p>Milletvekillerini aynı siyasi hedef etrafında buluşturmak zorundasın.</p>
<p>Ve bütün bunların sonunda seçmene şu sorunun cevabını vermek zorundasın:</p>
<p><strong>&#8220;Neden Yeni Parti?&#8221;</strong></p>
<p>İşte zor soru budur.</p>
<p><strong>91 MİLLETVEKİLİ BAŞLANGIÇ İÇİN YETERLİ, AMA SONUÇ İÇİN DEĞİL</strong></p>
<p>Yeni Parti&#8217;nin önemli bir parlamenter gücü var.</p>
<p>Fakat Meclis&#8217;teki sandalye sayısı ile sandıktaki oy desteği aynı şey değil.</p>
<p>Siyasetin matematiği burada değişiyor.</p>
<p>91 milletvekili önemli bir başlangıç olabilir.</p>
<p>Ama 91 milletvekili, otomatik olarak aynı büyüklükte bir seçmen tabanı anlamına gelmez.</p>
<p>Seçmen, milletvekillerinin nerede durduğundan daha fazlasına bakar.</p>
<p>Partinin ne söylediğine bakar.</p>
<p>Kime hitap ettiğine bakar.</p>
<p>Yerel teşkilatına bakar.</p>
<p>Kendi hayatına ne söylediğine bakar.</p>
<p>Dolayısıyla Yeni Parti&#8217;nin asıl sınavı artık kuruluşunda kaç milletvekili topladığı değil.</p>
<p><strong>Kaç seçmeni kalıcı biçimde yanında tutabildiği.</strong></p>
<p><strong>38,58&#8217;DEN 21,6&#8217;YA&#8230;</strong></p>
<p>Şimdi rakamların dili daha sert.</p>
<p>İlk GÜNDEMAR ölçümü: <strong>Yüzde 38,58.</strong></p>
<p>Bir sonraki GÜNDEMAR ölçümü: <strong>Yüzde 26,95.</strong></p>
<p>Son açıklanan araştırmalardan birinde: <strong>Yüzde 21,6.</strong></p>
<p>Farklı şirketlerin araştırmaları olduğu için bu rakamlar tek bir kesintisiz trend serisi gibi okunamaz.</p>
<p>Ama ortaya çıkan genel fotoğrafı görmezden gelmek de mümkün değil:</p>
<p><strong>Yeni Parti&#8217;nin kuruluş günlerindeki yüksek siyasi ilgisi, sonraki ölçümlerde aynı seviyede korunmuyor.</strong></p>
<p>İşte Ankara kulislerinde &#8220;erime&#8221; kelimesinin kullanılmasının nedeni de bu.</p>
<p>Henüz nihai hüküm vermek için erken.</p>
<p>Ama alarm sorusu ortada:</p>
<p><strong>Kuruluş rüzgarı mı dinmeye başladı?</strong></p>
<p><strong>KULİSLERDE ASIL MERAK EDİLEN ARTIK &#8220;KİM GELECEK?&#8221; DEĞİL</strong></p>
<p>İşin belki de en ilginç tarafı burada.</p>
<p>Yeni bir siyasi hareket kurulurken herkes şunu sorar:</p>
<p>&#8220;Kim katılacak?&#8221;</p>
<p>Bugün ise kulislerde başka bir soru dolaşıyor:</p>
<p><strong>&#8220;Kim kalacak?&#8221;</strong></p>
<p>Hatta daha ileri bir soru:</p>
<p><strong>&#8220;Kim geri dönecek?&#8221;</strong></p>
<p>Çünkü siyasette ilk günkü heyecan kaybolduğunda, kişisel gelecek hesapları da yeniden yapılmaya başlanır.</p>
<p>Milletvekili&#8230;</p>
<p>Belediye başkanlığı&#8230;</p>
<p>Yerel teşkilatlar&#8230;</p>
<p>Parti içindeki görevler&#8230;</p>
<p>Seçilebilir sıralar&#8230;</p>
<p>Bütün bunlar siyasi aktörlerin önündeki hesap cetveline yeniden girer.</p>
<p>Ve siyasi hareketin cazibesiyle birlikte bu hesapların sonucu da değişebilir.</p>
<p>İşte CHP ile Yeni Parti arasındaki geleceğe ilişkin kulislerin önemli bir bölümü artık bu eksende şekilleniyor.</p>
<p><strong>CHP&#8217;NİN MESELESİ DE BİTMİŞ DEĞİL</strong></p>
<p>Burada CHP açısından da romantik bir tablo çizmek doğru olmaz.</p>
<p>CHP ciddi bir milletvekili kaybı yaşadı.</p>
<p>Partinin önünde kendi teşkilatını, seçmen tabanını ve siyasi söylemini yeniden konsolide etme zorunluluğu bulunuyor.</p>
<p>Dolayısıyla Yeni Parti&#8217;deki gerileme otomatik olarak CHP&#8217;nin aynı oranda güçlendiği anlamına gelmez.</p>
<p>Ama siyasi dengede önemli bir ayrıntı ortaya çıkıyor:</p>
<p>Yeni Parti&#8217;nin ilk günlerde yarattığı büyük beklentinin kalıcı hale gelip gelmeyeceği artık tartışmalı.</p>
<p>CHP ise bütün kayıplarına rağmen siyasi denklemden çıkmış değil.</p>
<p>Bu nedenle önümüzdeki dönemin asıl mücadelesi, <strong>hangi partinin kuruluş heyecanını değil, kalıcı seçmen bağlılığını koruyacağı</strong> üzerinden okunacak.</p>
<p><strong>YENİ PARTİ&#8217;NİN EN BÜYÜK SINAVI</strong></p>
<p>Yeni Parti&#8217;nin önünde şimdi çok açık bir sınav var:</p>
<p>Kuruluş hikayesinden çıkıp kendi hikayesini yazmak.</p>
<p>&#8220;Biz CHP&#8217;den ayrıldık&#8221; demek yetmeyecek.</p>
<p>&#8220;Biz Yeni Parti&#8217;yiz&#8221; demek de yetmeyecek.</p>
<p>Seçmene bunun ne anlama geldiğini anlatmak gerekecek.</p>
<p>Çünkü siyaset, boşluğu doldurma sanatıdır.</p>
<p>Bir partiden ayrılanların oluşturduğu boşluk başka bir parti tarafından doldurulabilir.</p>
<p>Ama o boşlukta kalıcı bir siyasi kimlik oluşturmak çok daha zor iştir.</p>
<p>İşte Muharrem İnce&#8217;nin &#8220;parti kurmak turşu kurmaya benzemez&#8221; sözünün siyaseten tartışılmasının nedeni de burada.</p>
<p><strong>Parti kurmak kolay olabilir.</strong><br />
<strong>Parti yaşatmak zordur.</strong></p>
<p><strong>ANKARA&#8217;DA ŞİMDİ HESAPLAR DEĞİŞİYOR</strong></p>
<p>Yeni Parti&#8217;nin kuruluşunda hesap yapanlar, yüzde 38,58&#8217;i görünce başka bir tablo çizmişlerdi.</p>
<p>Bugün yüzde 21,6 seviyesindeki ölçümler konuşuluyor.</p>
<p>Dolayısıyla Ankara&#8217;nın siyasi hesap makinesi yeniden açılmış durumda.</p>
<p>Kim bekleyecek?</p>
<p>Kim yeni bir pozisyon alacak?</p>
<p>Kim mevcut yerinde kalacak?</p>
<p>Kim eski adresine dönecek?</p>
<p>Ve en önemlisi&#8230;</p>
<p><strong>Yeni Parti bu düşüşü durdurabilecek mi?</strong></p>
<p>Bütün mesele burada.</p>
<p>Çünkü siyasette ilk alkış çok şey anlatmaz.</p>
<p>İlk anket de.</p>
<p>Asıl hikaye, alkış kesildiğinde başlar.</p>
<p><strong>Turşu kurar gibi parti kurulmaz.</strong></p>
<p>Çünkü turşunun kapağını kapatıp bekleyebilirsiniz.</p>
<p>Siyasette ise kapağını kapatıp beklediğiniz anda seçmen başka bir kapıya gidebilir.</p>
<p>Ankara kulislerinde bugün konuşulan tam da bu.</p>
<p><strong>38,58&#8217;lik büyük başlangıç nereye gitti?</strong></p>
<p>Cevabı henüz kesin değil.</p>
<p>Ama yüzde 21,6&#8217;lık fotoğraf, Yeni Parti&#8217;nin kuruluş günlerindeki rüzgarı artık aynı şiddette arkasında taşımadığını gösteren ciddi bir siyasi işaret olarak masada duruyor.</p>
<p>Ve siyasetin en acımasız sorusu da tam burada soruluyor: <strong>Büyük başlayan bir parti, büyük kalabilecek mi?</strong></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://netinternethaber.com/tursu-degil-siyaset/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Can Ataklı’dan siyasi kulisleri hareketlendirecek iddia: CHP’ye dönüş talepleri başladı</title>
		<link>https://netinternethaber.com/can-ataklidan-siyasi-kulisleri-hareketlendirecek-iddia-chpye-donus-talepleri-basladi/</link>
					<comments>https://netinternethaber.com/can-ataklidan-siyasi-kulisleri-hareketlendirecek-iddia-chpye-donus-talepleri-basladi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 22 Sep 2026 21:15:54 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://netinternethaber.com/?p=87096</guid>

					<description><![CDATA[Gazeteci Can Ataklı, CHP’den ayrılarak Yeni Parti’ye geçtiğini öne sürdüğü bazı isimlerin yeniden CHP’ye dönmek istediğini iddia etti. Ataklı’ya göre, Yeni Parti’ye geçiş sırasında bazı isimlere milletvekilliği, belediye başkan adaylığı ve belediye meclis üyeliği gibi görevler konusunda beklenti oluşturuldu. Ancak parti içerisindeki mevcut dengeler nedeniyle bu makamların önemli bölümünün dolu olduğu ileri sürüldü. Siyasi kulisleri &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Gazeteci <strong>Can Ataklı</strong>, CHP’den ayrılarak Yeni Parti’ye geçtiğini öne sürdüğü bazı isimlerin yeniden CHP’ye dönmek istediğini iddia etti. Ataklı’ya göre, Yeni Parti’ye geçiş sırasında bazı isimlere milletvekilliği, belediye başkan adaylığı ve belediye meclis üyeliği gibi görevler konusunda beklenti oluşturuldu. Ancak parti içerisindeki mevcut dengeler nedeniyle bu makamların önemli bölümünün dolu olduğu ileri sürüldü.</p>
<p>Siyasi kulisleri hareketlendiren iddia, CHP’den Yeni Parti’ye geçtiği belirtilen bazı isimlerin geri dönüş arayışında olduğu yönünde.</p>
<p>Gazeteci <strong>Can Ataklı</strong>, yaptığı değerlendirmede Yeni Parti’nin kamuoyundaki etkisinin bazı anketlerde gösterildiği ölçüde olmadığını savundu. Ataklı ayrıca CHP Genel Başkanı <strong>Özgür Özel’in</strong> son dönemde peş peşe hatalar yaptığını öne sürerek, bunun siyasi tablo üzerinde etkili olduğunu iddia etti.</p>
<h3><strong>“Yeni Parti’ye blok halinde geçiş oldu”</strong></h3>
<p>Ataklı, CHP’den Yeni Parti’ye yönelik geçişlerin bireysel olmaktan öteye geçtiğini ve bazı isimlerin toplu şekilde hareket ettiğini öne sürdü.</p>
<p>Yeni Parti içerisinde kendilerine vaat edildiği ileri sürülen görevler konusunda beklentilerin karşılanmadığını savunan Ataklı, bazı isimlerden kendisine geri dönüş sinyalleri geldiğini iddia etti.</p>
<p>Ataklı&#8217;nın aktardığı kulise göre, Yeni Parti’ye geçen bazı isimlerin parti içerisinde kendilerine yer bulmakta zorlandığı öne sürülüyor.</p>
<p>Gazeteci, bu durumu değerlendirirken, <strong>“Yeni Parti’ye gidenler, ‘Abi çok garip bir durum var orada’ diyor. Yeni Parti’ye blok olarak gidildi. Çaycıya kadar. Orada boş yer yok. CHP ise boşaldı”</strong> ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>Milletvekilliği ve belediye adaylığı iddiası</strong></p>
<p>Can Ataklı&#8217;nın gündeme getirdiği iddiaların bir diğer ayağını ise Yeni Parti’ye geçiş karşılığında bazı siyasi görevlerin vaat edildiği iddiası oluşturuyor.</p>
<p>Ataklı, bazı isimlere <strong>milletvekilliği, belediye başkan adaylığı ve belediye meclis üyeliği</strong> gibi görevlerin beklentisiyle parti değiştirdiklerini ileri sürdü.</p>
<p>Ancak Ataklı&#8217;ya göre, Yeni Parti içerisindeki mevcut kadro ve siyasi dengeler nedeniyle söz konusu isimlerin beklediği görevlerin önemli bir bölümünde boşluk bulunmuyor.</p>
<p>Bu nedenle bazı isimlerin yeniden CHP&#8217;ye dönmenin yollarını aradığı iddia edildi.</p>
<h3><strong>“Beni niye yeniden alıyorsunuz?”</strong></h3>
<p>Ataklı, CHP içerisinde daha önce gündeme gelen <strong>“arınma”</strong> söylemine de dikkat çekti.</p>
<p>CHP’den ayrıldıktan sonra Yeni Parti’ye geçen kişilerin yeniden CHP’ye kabul edilmesi halinde, geçmişte parti yönetimine yönelik sert açıklamaların ve ayrılık sürecinin yeniden tartışma konusu olacağını savunan Ataklı, CHP yönetimine yönelik sert ifadeler kullandı.</p>
<p>Ataklı, CHP yönetiminden tanıdığı bir isimle yaptığı görüşmeyi aktarırken, söz konusu kişilerin yeniden partiye alınmasına tepki gösterdi.</p>
<p>Gazetecinin değerlendirmesinde şu ifadeler öne çıktı:</p>
<blockquote><p>“Sen 100 yıllık bir partiyi batırmak için hakaretler, küfürler ederek zora sokarak gideceksin. Sonra oradan çıkıp, ‘Beni buradan galiba milletvekili yapmayacaklar. Ben gideyim Kılıçdaroğlu’nun elini öpeyim de belki beni milletvekili yapar’ diyeceksin. Bu adamları niye alıyorsunuz?”</p></blockquote>
<h3><strong>CHP’de “arınma” tartışması yeniden mi başlayacak?</strong></h3>
<p>Ataklı’nın iddiaları doğruysa, CHP’den ayrılarak Yeni Parti’ye geçen bazı isimlerin yeniden CHP’ye dönme ihtimali, parti içerisindeki <strong>“arınma” tartışmasını</strong> da yeniden gündeme taşıyabilir.</p>
<p>Öte yandan, Ataklı’nın dile getirdiği iddialar henüz ilgili isimler veya parti yönetimleri tarafından doğrulanmış değil. Dolayısıyla CHP’den Yeni Parti’ye geçen isimlerin toplu şekilde geri dönmek istediği yönündeki iddianın kapsamı ve hangi isimleri içerdiği konusunda kamuoyuna açıklanmış net bir liste bulunmuyor.</p>
<p><strong>Siyasi kulislerde bundan sonraki süreçte hangi isimlerin yeniden CHP saflarına döneceği ve CHP yönetiminin böyle bir dönüşe nasıl yaklaşacağı merak konusu.</strong></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://netinternethaber.com/can-ataklidan-siyasi-kulisleri-hareketlendirecek-iddia-chpye-donus-talepleri-basladi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Enver Altaylı Hakkında İkinci Soruşturma Başlatıldı</title>
		<link>https://netinternethaber.com/enver-altayli-hakkinda-ikinci-sorusturma-baslatildi/</link>
					<comments>https://netinternethaber.com/enver-altayli-hakkinda-ikinci-sorusturma-baslatildi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 22 Sep 2026 21:09:55 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Asayiş]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://netinternethaber.com/?p=87093</guid>

					<description><![CDATA[Eski istihbaratçı ve FETÖ hükümlüsü Enver Altaylı hakkında yeni bir soruşturma daha başlatıldı. Kaşif Kozinoğlu’nun 2011 yılında Silivri Cezaevi’nde hayatını kaybetmesine ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında ifadesi alınan Altaylı’nın, soruşturmayı yürüten Cumhuriyet Başsavcı Vekiline yönelik sözleri nedeniyle “kamu görevlisine karşı tehdit” suçundan resen soruşturma başlatıldığı bildirildi. Altaylı’nın ifade sırasında Başsavcı Vekiline, “Kendine dikkat et, daha gençsin, &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Eski istihbaratçı ve FETÖ hükümlüsü Enver Altaylı hakkında yeni bir soruşturma daha başlatıldı. Kaşif Kozinoğlu’nun 2011 yılında Silivri Cezaevi’nde hayatını kaybetmesine ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında ifadesi alınan Altaylı’nın, soruşturmayı yürüten Cumhuriyet Başsavcı Vekiline yönelik sözleri nedeniyle “kamu görevlisine karşı tehdit” suçundan resen soruşturma başlatıldığı bildirildi.</p>
<p>Altaylı’nın ifade sırasında Başsavcı Vekiline, “Kendine dikkat et, daha gençsin, sen kimsin, seninle bir gün görüşeceğiz, hesaplaşacağız” şeklinde sözler söylediği belirtildi.</p>
<h3><strong>Kozinoğlu’nun ölümü soruşturmasında tutuklandı</strong></h3>
<p>Kaşif Kozinoğlu’nun cezaevindeki ölümüne ilişkin soruşturma kapsamında gözaltına alınan Enver Altaylı, savcılıkta verdiği ifadenin ardından tutuklama talebiyle Sulh Ceza Hakimliğine sevk edildi.</p>
<p>Hakimlikteki işlemlerinin tamamlanmasının ardından Altaylı hakkında tutuklama kararı verildi ve cezaevine gönderildi.</p>
<p>Altaylı’nın, Kozinoğlu’nun 2011 yılında Silivri Cezaevi’nde hayatını kaybetmesine ilişkin soruşturma kapsamında “kasten öldürmeye azmettirme” suçundan tutuklandığı belirtildi.</p>
<h3><strong>Başsavcı Vekiline yönelik sözleri yeni soruşturma başlattı</strong></h3>
<p>Soruşturmanın dikkat çeken gelişmelerinden biri ise Altaylı’nın ifade işlemleri sırasında soruşturmayı yürüten Cumhuriyet Başsavcı Vekiline yönelik sözleri oldu.</p>
<p>Silivri Cumhuriyet Başsavcılığının açıklamasına göre Altaylı, ifade sırasında Başsavcı Vekiline yönelik, “Kendine dikkat et, daha gençsin, sen kimsin, seninle bir gün görüşeceğiz, hesaplaşacağız” ifadelerini kullandı.</p>
<p>Bu sözlerin ardından Altaylı hakkında ayrıca “kamu görevlisine karşı tehdit” suçundan resen soruşturma başlatıldığı açıklandı.</p>
<h3><strong>Enver Altaylı 23 yıl 4 ay hapis cezasına çarptırılmıştı</strong></h3>
<p>Enver Altaylı, Ankara 16. Ağır Ceza Mahkemesinde 2021 yılında görülen dava kapsamında “siyasi ve askeri casusluk” ile “silahlı terör örgütüne üye olmak” suçlarından toplam 23 yıl 4 ay hapis cezasına mahkum edilmişti.</p>
<p>Altaylı hakkında yürütülen yeni soruşturmanın ise Kaşif Kozinoğlu’nun cezaevinde hayatını kaybetmesine ilişkin soruşturma kapsamında yaşanan son gelişmeler ve ifade sırasında sarf edildiği belirtilen sözler üzerine başlatıldığı bildirildi.</p>
<p><strong>Soruşturmanın odağında iki ayrı suçlama</strong></p>
<p>Kaşif Kozinoğlu’nun ölümüne ilişkin soruşturma kapsamında Altaylı hakkında “kasten öldürmeye azmettirme” suçlamasıyla tutuklama kararı verilirken, Cumhuriyet Başsavcı Vekiline yönelik sözleri nedeniyle de ayrıca “kamu görevlisine karşı tehdit” suçundan soruşturma başlatılmış oldu.</p>
<p>Soruşturmanın bundan sonraki aşamasında Altaylı’nın sözlerine ilişkin hukuki sürecin nasıl ilerleyeceği ve Kozinoğlu’nun ölümüne ilişkin soruşturmanın hangi yeni bulguları ortaya çıkaracağı takip edilecek.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://netinternethaber.com/enver-altayli-hakkinda-ikinci-sorusturma-baslatildi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İsrail&#8217;e yönelik uluslararası baskı çağrısı</title>
		<link>https://netinternethaber.com/israile-yonelik-uluslararasi-baski-cagrisi/</link>
					<comments>https://netinternethaber.com/israile-yonelik-uluslararasi-baski-cagrisi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 22 Sep 2026 21:03:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Asayiş]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Dünyası]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://netinternethaber.com/?p=87090</guid>

					<description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada Gazze’deki tabloyu sert sözlerle gündeme taşıdı. “Bu Erdoğan’ın şahsi meselesi değildir, bu insani ve vicdani bir meseledir” diyen Erdoğan, İsrail hükümetine ve uluslararası topluma yönelik mesajlar verdi. Filistin devletinin tanınması çağrısını yineleyen Erdoğan, Gazze’nin yeniden inşası için de uluslararası topluma harekete geçme çağrısında bulundu. Cumhurbaşkanı &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada Gazze’deki tabloyu sert sözlerle gündeme taşıdı. “Bu Erdoğan’ın şahsi meselesi değildir, bu insani ve vicdani bir meseledir” diyen Erdoğan, İsrail hükümetine ve uluslararası topluma yönelik mesajlar verdi. Filistin devletinin tanınması çağrısını yineleyen Erdoğan, Gazze’nin yeniden inşası için de uluslararası topluma harekete geçme çağrısında bulundu.</strong></p>
<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Birleşmiş Milletler 81. Genel Kurulu&#8217;nda yaptığı konuşmada Gazze&#8217;den Filistin&#8217;e, Ukrayna-Rusya savaşından Suriye ve Irak&#8217;a, Kıbrıs&#8217;tan yapay zekâya kadar çok sayıda başlığı gündeme taşıdı.</p>
<p>Erdoğan&#8217;ın konuşmasının merkezinde ise <strong>Gazze&#8217;de yaşanan insani kriz ve Filistin meselesi</strong> vardı.</p>
<p>2005 yılından bu yana 16. kez BM Genel Kurulu kürsüsüne çıkan Erdoğan, konuşmasına yaklaşık 10 yıl BM Genel Sekreterliği görevini yürüten Antonio Guterres&#8217;e teşekkür ederek başladı.</p>
<p>Ancak konuşmanın ilerleyen bölümünde ton sertleşti.</p>
<h3><strong>“Mahmud Abbas yoksa Türkiye var”</strong></h3>
<p>Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas&#8217;ın üst üste iki yıldır BM Genel Kurulu&#8217;nda bulunamamasına dikkat çeken Erdoğan, Filistin halkının yalnız bırakılmayacağını söyledi.</p>
<p>Erdoğan, Türkiye&#8217;nin Filistinlilerin sesini BM kürsüsünde duyurmaya devam edeceğini belirterek, Filistin devletini henüz tanımayan ülkelere de kararlarını yeniden değerlendirme çağrısı yaptı.</p>
<p>Türkiye&#8217;nin Filistin politikasının temel başlıklarından biri olan <strong>1967 sınırları temelinde, başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız Filistin devleti</strong> hedefi de Erdoğan&#8217;ın konuşmasında yeniden vurgulandı.</p>
<h3><strong>“81 yıl geçti, insanlık hâlâ barışı bekliyor”</strong></h3>
<p>BM&#8217;nin kuruluşuna ve 1945&#8217;te ortaya konulan hedeflere dikkat çeken Erdoğan, aradan geçen 81 yıla rağmen savaşların ve çatışmaların sona ermediğini söyledi.</p>
<p>Son bir yıllık dönemi değerlendiren Erdoğan, dünyanın farklı bölgelerinde yaşanan çatışmaların ağır insani sonuçlarına dikkat çekti.</p>
<p>Gazze, Ukrayna-Rusya savaşı, Myanmar, Darfur, İran ve Lübnan gibi başlıkları sıralayan Erdoğan, savaşların sadece cephede değil, milyonlarca insanın hayatında yıkıma yol açtığını ifade etti.</p>
<h3><strong>Gazze için sert sözler: “Bu Erdoğan’ın şahsi meselesi değildir”</strong></h3>
<p>Konuşmanın en dikkat çeken bölümü Gazze oldu.</p>
<p>Erdoğan, Filistin meselesini kendi siyasi kimliğiyle sınırlı bir konu olarak görmediğini belirterek, meselenin insanlık ve vicdan meselesi olduğunu söyledi.</p>
<p>Ardından şu ifadeleri kullandı:</p>
<blockquote><p>“Bu Erdoğan&#8217;ın şahsi meselesi değildir, bu insani bir meseledir. Hepimiz için vicdani bir meseledir.”</p></blockquote>
<p>Erdoğan&#8217;ın hemen ardından kullandığı <strong>“Karşımızda öldürmeye doymayan soykırımcı bir zihniyet var”</strong> sözleri ise konuşmanın en sert bölümlerinden biri oldu.</p>
<p>Cumhurbaşkanı, uluslararası toplumun Gazze&#8217;deki tablo karşısında sessiz kalmaması gerektiğini savundu.</p>
<h3><strong>“Gazze dünyanın en büyük çocuk kabristanı”</strong></h3>
<p>Erdoğan, Gazze&#8217;deki çocukların durumuna da geniş yer ayırdı.</p>
<p>Bölgede çocukların öldüğünü, yaralandığını ve uzuvlarını kaybettiğini belirten Erdoğan, Gazze&#8217;yi dünyanın en ağır insani dramlarından birinin yaşandığı yer olarak tanımladı.</p>
<p>Cumhurbaşkanı, bölgede yaşananları bir baba ve dede olarak da değerlendirdiğini ifade etti.</p>
<h3><strong>İsrail&#8217;e ve uluslararası topluma çağrı</strong></h3>
<p>Erdoğan, İsrail hükümetinin Gazze&#8217;deki saldırılarını ve Batı Şeria&#8217;daki gelişmeleri eleştirirken, uluslararası toplumun İsrail üzerinde baskı kurması gerektiğini söyledi.</p>
<p>Gazze&#8217;de ateşkesin ardından da can kayıplarının sürdüğünü belirten Erdoğan, Filistin meselesinin kalıcı biçimde çözülmesi gerektiğini vurguladı.</p>
<p>Türkiye&#8217;nin de içinde bulunduğu diplomatik girişimlerin ve ateşkes çabalarının takipçisi olduklarını belirten Erdoğan, <strong>Gazze&#8217;nin yeniden inşasının geciktirilmemesi gerektiğini</strong> söyledi.</p>
<h3><strong>“Filistin devletini boğma girişimleri hüsrana uğrayacak”</strong></h3>
<p>Erdoğan, Filistin devletinin kurulmasının önüne çıkarılan engellerin aşılacağını savundu.</p>
<p>1967 sınırlarında, başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız ve toprak bütünlüğüne sahip Filistin devletinin kurulmasını savunan Erdoğan, bu hedefe ulaşılacağı mesajını verdi.</p>
<p>Bu bölümdeki sözleri Genel Kurul salonunda alkışlarla karşılandı.</p>
<h3><strong>Suriye mesajı: “Kardeş Suriye halkının yanındayız”</strong></h3>
<p>Erdoğan, konuşmasında Suriye&#8217;deki yeni döneme de değindi.</p>
<p>14 yıllık savaşın ardından Suriye&#8217;nin yeni bir döneme girdiğini belirten Erdoğan, ülkenin istikrar ve huzur arayışına Türkiye&#8217;nin destek vermeye devam edeceğini söyledi.</p>
<p>Irak&#8217;la ilişkilere de değinen Erdoğan, özellikle <strong>Kalkınma Yolu Projesi</strong> başta olmak üzere bölgesel ekonomik projelerde işbirliğinin sürdüğünü belirtti.</p>
<h3><strong>Ukrayna-Rusya savaşı için diplomasi vurgusu</strong></h3>
<p>Rusya-Ukrayna savaşına ilişkin mesajında Erdoğan, savaşın Ukrayna&#8217;nın egemenliği ve toprak bütünlüğü temelinde sona ermesini istediklerini söyledi.</p>
<p>Karadeniz&#8217;de ticari gemilere yönelik saldırıların kim tarafından gerçekleştirilirse gerçekleştirilsin kabul edilemez olduğunu belirten Erdoğan, seyrüsefer güvenliğinin korunması gerektiğini vurguladı.</p>
<h3><strong>KKTC için tanıma çağrısı</strong></h3>
<p>Kıbrıs konusunda da mesaj veren Erdoğan, <strong>Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliğinin tescil edilmesi ve izolasyonların sona erdirilmesi</strong> çağrısını yineledi.</p>
<p>Erdoğan, uluslararası toplumu KKTC ile siyasi ve diplomatik ilişkiler kurmaya davet etti.</p>
<h3><strong>“Türkiye istikrar adası”</strong></h3>
<p>Türkiye&#8217;nin savunma sanayisi ve ekonomik yapısına da değinen Erdoğan, ülkenin bölgesel krizlerin ortasında istikrar sağlayan ülkelerden biri olduğunu söyledi.</p>
<p>Türkiye&#8217;nin Avrupa güvenliğindeki rolüne de dikkat çeken Erdoğan, Ankara&#8217;nın Avrupa güvenlik mimarisinin dışında tutulamayacağını ifade etti.</p>
<h3><strong>Yapay zekâ için uluslararası hukuk çağrısı</strong></h3>
<p>Erdoğan&#8217;ın BM konuşmasında dikkat çeken başlıklardan biri de <strong>yapay zekâ</strong> oldu.</p>
<p>Sosyal medyadaki dezenformasyonun toplumsal barış açısından oluşturduğu tehdide dikkat çeken Erdoğan, yapay zekâ alanındaki hızlı gelişmelerin de uluslararası düzenlemeler gerektirdiğini söyledi.</p>
<p>Cumhurbaşkanı, yapay zekâ konusunda <strong>Birleşmiş Milletler çatısı altında uluslararası ortak bir hukuki çerçeve oluşturulması</strong> çağrısı yaptı.</p>
<h3><strong>COP31 Antalya&#8217;da</strong></h3>
<p>İklim değişikliğine de değinen Erdoğan, Türkiye&#8217;nin kasım ayında Antalya&#8217;da düzenlenecek <strong>COP31 Zirvesi&#8217;ne</strong> ev sahipliği yapacağını hatırlattı.</p>
<p>Zirvede iklim adaletinin öne çıkarılacağını belirten Erdoğan, Avustralya ile yürütülen ortaklık kapsamında COP31&#8217;in somut uygulamaların öne çıktığı bir zirve olmasını hedeflediklerini söyledi.</p>
<h3><strong>Sıfır Atık ve gıda israfı</strong></h3>
<p>Erdoğan, Emine Erdoğan&#8217;ın 2017&#8217;de başlattığı <strong>Sıfır Atık Hareketi&#8217;nin</strong> küresel ölçekte farkındalık oluşturduğunu söyledi.</p>
<p>Dünyadaki gıda israfına da dikkat çeken Erdoğan, bir tarafta milyonlarca ton gıdanın çöpe atıldığı, diğer tarafta insanların temel gıdaya ulaşmakta zorlandığı bir dünyada adaletten söz edilemeyeceğini belirtti.</p>
<p>Türkiye&#8217;nin gıda israfının önlenmesi ve küresel gıda güvenliği çalışmalarına katkı sunmaya hazır olduğunu ifade etti.</p>
<h3><strong>Mehdi Eker için FAO adaylığı</strong></h3>
<p>Erdoğan ayrıca eski Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehmet Mehdi Eker&#8217;in <strong>Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) Genel Direktörlüğü&#8217;ne aday gösterildiğini</strong> açıkladı ve ülkelerden destek istedi.</p>
<hr />
<h3><strong>İslam düşmanlığı ve yabancı karşıtlığı mesajı</strong></h3>
<p>Erdoğan, dünyada yükselen İslam düşmanlığına da dikkat çekti.</p>
<p>Müslüman kadınların ve kız çocuklarının ayrımcılığa maruz kaldığını savunan Erdoğan, bazı ülkelerdeki başörtüsü yasaklarını eleştirdi.</p>
<p>Yabancı düşmanlığı, kültürel ırkçılık ve antisemitizmle mücadele edilmesi gerektiğini de belirten Erdoğan, sosyal medyadaki dezenformasyonun toplumsal barışı tehdit ettiğini söyledi.</p>
<p>Konuşmasının son bölümünde yapay zekâ konusunda uluslararası hukuk çağrısını yineleyen Erdoğan, <strong>BM Uluslararası Yapay Zekâ Sözleşmesi</strong> çalışmalarının hızlandırılması gerektiğini ifade etti.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://netinternethaber.com/israile-yonelik-uluslararasi-baski-cagrisi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Erdoğan BM Kürsüsünde Uluslararası Sistemi Eleştirdi: Dünya 5’ten Büyüktür</title>
		<link>https://netinternethaber.com/erdogan-bm-kursusunde-uluslararasi-sistemi-elestirdi-dunya-5ten-buyuktur/</link>
					<comments>https://netinternethaber.com/erdogan-bm-kursusunde-uluslararasi-sistemi-elestirdi-dunya-5ten-buyuktur/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 22 Sep 2026 20:55:56 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Magazin]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://netinternethaber.com/?p=87087</guid>

					<description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nun 81’inci oturumunda yaptığı konuşmada uluslararası sistemin işleyişine yönelik eleştirilerini yineledi. BM Güvenlik Konseyi’nin mevcut yapısının değişmesi gerektiğini vurgulayan Erdoğan, yıllardır gündeme getirdiği “Dünya 5’ten büyüktür” mesajını BM kürsüsünden bir kez daha tekrarladı. Erdoğan, uluslararası sistemin daha adil ve kapsayıcı bir yapıya kavuşturulması gerektiğini belirterek, özellikle Birleşmiş Milletler &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nun 81’inci oturumunda yaptığı konuşmada uluslararası sistemin işleyişine yönelik eleştirilerini yineledi. BM Güvenlik Konseyi’nin mevcut yapısının değişmesi gerektiğini vurgulayan Erdoğan, yıllardır gündeme getirdiği <strong>“Dünya 5’ten büyüktür”</strong> mesajını BM kürsüsünden bir kez daha tekrarladı.</p>
<p>Erdoğan, uluslararası sistemin daha adil ve kapsayıcı bir yapıya kavuşturulması gerektiğini belirterek, özellikle Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin reforme edilmesi çağrısında bulundu.</p>
<h3><strong>Erdoğan’dan BM Güvenlik Konseyi’ne reform çağrısı</strong></h3>
<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında mevcut uluslararası sistemin güçlü ülkeler ile daha zayıf ülkeler açısından farklı sonuçlar doğurmasına tepki gösterdi.</p>
<p>Uluslararası hukukun herkes için aynı şekilde uygulanması gerektiğini belirten Erdoğan, adalet mekanizmasının etkisiz kaldığı bir sistemin sürdürülebilir olamayacağını söyledi.</p>
<p>Erdoğan, <strong>“Yapanın yanına kâr kaldığı, dahası cezasızlığın sıradanlaştığı bir uluslararası sistem çürümeye mahkûmdur”</strong> ifadeleriyle uluslararası sistemdeki adaletsizliklere dikkat çekti.</p>
<p>Cumhurbaşkanı, bu nedenle BM Güvenlik Konseyi’nin daha temsilî ve adil bir yapıya kavuşturulması gerektiğini savundu.</p>
<h3><strong>“Dünya 5’ten büyüktür” mesajını yineledi</strong></h3>
<p>Erdoğan’ın BM Genel Kurulu konuşmasında öne çıkan başlıklardan biri de uzun süredir dile getirdiği <strong>“Dünya 5’ten büyüktür”</strong> söylemi oldu.</p>
<p>Güvenlik Konseyi’nin karar mekanizmasında belirleyici konumda bulunan beş daimi üyenin mevcut yapısına işaret eden Erdoğan, küresel meselelerde daha geniş bir temsil anlayışının hayata geçirilmesi gerektiğini ifade etti.</p>
<p>Cumhurbaşkanı, BM sisteminin günümüz dünyasının siyasi, ekonomik ve toplumsal gerçeklerini daha fazla yansıtması gerektiği mesajını verdi.</p>
<h3><strong>Tahıl Koridoru örneğini verdi</strong></h3>
<p>Konuşmasında bölgesel iş birliğinin önemine de değinen Erdoğan, Türkiye’nin Karadeniz Tahıl Koridoru sürecindeki rolünü örnek gösterdi.</p>
<p>Türkiye’nin bölgesel girişimlerle sonuç alınabileceğini ortaya koyduğunu belirten Erdoğan, <strong>“Hem bölgesel hem küresel güvenliğe katkı sunduk”</strong> dedi.</p>
<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, uluslararası krizlerin çözümünde yalnızca küresel aktörlerin değil, bölge ülkelerinin de daha fazla sorumluluk üstlenmesi gerektiğini vurguladı.</p>
<h3><strong>Erdoğan’dan gelir adaletsizliği ve teknoloji uyarısı</strong></h3>
<p>Konuşmada küresel ekonomik eşitsizlikler de gündeme geldi. Erdoğan, dünya genelinde gelir dağılımındaki adaletsizliğin derinleştiğine dikkat çekerek çözümün ortak kalkınma, dayanışma ve ülkeler arasındaki bağlantıların güçlendirilmesinden geçtiğini belirtti.</p>
<p>Ulaşım ağları, ticaret yolları, enerji hatları ve ortak üretim mekanizmalarının ülkeler arasında ekonomik ve siyasi bağları güçlendireceğini ifade eden Erdoğan, bunun küresel istikrar açısından da önem taşıdığını söyledi.</p>
<p>Cumhurbaşkanı ayrıca teknolojik gelişmelerin ülkeler arasında yeni eşitsizlikler oluşturmaması gerektiği uyarısında bulundu.</p>
<p>Erdoğan, <strong>“Tekno-kutuplaşma ve dijital hegemonya ne Birleşmiş Milletler merkezli sistemin ne de onun asli unsuru olan devletlerin hayrınadır”</strong> ifadelerini kullandı.</p>
<h3><strong>Türkiye’nin mesajı: Daha adil ve insani bir dünya</strong></h3>
<p>Erdoğan, Türkiye’nin uluslararası sistemin daha adil ve insan merkezli bir yapıya kavuşması için çalışmalarını sürdürdüğünü belirtti.</p>
<p>Cumhurbaşkanı konuşmasında ayrıca Pakistan ve Suudi Arabistan ile oluşturulan savunma iş birliğine de değindi. Söz konusu iş birliğinin ülkeler arasındaki dayanışmayı artırmayı ve bölgesel meselelerin bölge ülkelerinin katkısıyla ele alınmasını hedeflediğini ifade etti.</p>
<p>Erdoğan’ın BM Genel Kurulu’ndaki konuşmasının ana başlıklarını; <strong>BM Güvenlik Konseyi’nde reform, uluslararası hukukta adalet, bölgesel iş birliği, ekonomik ve teknolojik eşitsizlikler ile Türkiye’nin daha adil bir uluslararası sistem çağrısı</strong> oluşturdu.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://netinternethaber.com/erdogan-bm-kursusunde-uluslararasi-sistemi-elestirdi-dunya-5ten-buyuktur/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Trump: İran ile ara seçimlerden sonra anlaşma yapacağız</title>
		<link>https://netinternethaber.com/trump-iran-ile-ara-secimlerden-sonra-anlasma-yapacagiz/</link>
					<comments>https://netinternethaber.com/trump-iran-ile-ara-secimlerden-sonra-anlasma-yapacagiz/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 22 Sep 2026 20:47:40 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Asayiş]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://netinternethaber.com/?p=87084</guid>

					<description><![CDATA[ABD Başkanı Donald Trump, İran ile devam eden savaş ve olası barış anlaşmasına ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Trump, Tahran yönetiminin ABD&#8217;deki ara seçimlerin sonucunu görmek istediğini öne sürerek, İran ile bir anlaşmanın 3 Kasım 2026&#8217;daki Kongre seçimlerinin ardından yapılabileceğini söyledi. Trump, Birleşmiş Milletler 81. Genel Kurulu&#8217;nda yaptığı konuşmada ABD ekonomisinden güvenliğe, İran&#8217;la çatışmadan Avrupa&#8217;nın &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>ABD Başkanı Donald Trump, İran ile devam eden savaş ve olası barış anlaşmasına ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Trump, Tahran yönetiminin ABD&#8217;deki ara seçimlerin sonucunu görmek istediğini öne sürerek, <strong>İran ile bir anlaşmanın 3 Kasım 2026&#8217;daki Kongre seçimlerinin ardından yapılabileceğini</strong> söyledi.</p>
<p>Trump, Birleşmiş Milletler 81. Genel Kurulu&#8217;nda yaptığı konuşmada ABD ekonomisinden güvenliğe, İran&#8217;la çatışmadan Avrupa&#8217;nın güvenliğine kadar çok sayıda başlıkta değerlendirmelerde bulundu.</p>
<h3><strong>Trump: İran anlaşma için ABD seçimlerini bekliyor</strong></h3>
<p>İran&#8217;la yürütülen savaşın nasıl sonuçlanacağına ilişkin konuşan Trump, önünde iki seçenek bulunduğunu savundu.</p>
<p>ABD Başkanı, İran&#8217;la bir anlaşmaya varılıp varılmayacağı sorusuna dikkat çekerek, Tahran yönetiminin ABD&#8217;deki seçim sonuçlarını beklediğini iddia etti.</p>
<p>Trump, <strong>“Bence ara seçimlerden sonra hemen bir anlaşma yapacağız. Onlar seçimlerdeki performansımı görmek istiyor. Ancak ben daha 2,5 yıl daha kalacağım.”</strong> ifadelerini kullandı.</p>
<p>ABD&#8217;de Kongre ara seçimleri <strong>3 Kasım 2026&#8217;da</strong> yapılacak.</p>
<p><strong>“İran rejimi 51 yıldır kan dökerek siyaset sürdürüyor”</strong></p>
<p>İran yönetimine yönelik sert ifadeler kullanan Trump, Tahran&#8217;ın uzun yıllardır bölgedeki politikalarını eleştirdi.</p>
<p>Trump, İran yönetiminin teröre verdiğini öne sürdüğü desteği sona erdirmek ve işbirliği yapmak istediğini ancak İran&#8217;ın buna yanaşmadığını söyledi.</p>
<p>ABD Başkanı, <strong>“51 yıldır fanatik İran rejimi kan dökerek siyaseti sürdürdü.”</strong> dedi.</p>
<p>Trump ayrıca ABD&#8217;nin barış için adımlar attığını savunarak, başkanlığı döneminde yıllardır çözülemeyen sorunları sona erdirmeye çalıştığını ifade etti.</p>
<h3><strong>Trump’tan İran’a iki seçenekli mesaj</strong></h3>
<p>Trump konuşmasında İran&#8217;la ilgili dikkat çekici bir başka ifadeye de yer verdi.</p>
<p>ABD Başkanı, <strong>“İran ile bir anlaşma yapacak mıyız bu merak konusu. Yoksa İran&#8217;ı yok mu edeceğim?”</strong> sözleriyle Tahran yönetimine yönelik baskıyı sürdürdü.</p>
<p>Trump, buna rağmen savaşın bir barış anlaşmasıyla sona ereceğine inandığını belirtti.</p>
<h3><strong>Avrupa’ya İran füzesi uyarısı</strong></h3>
<p>Trump&#8217;ın konuşmasında Avrupa da önemli bir başlık olarak öne çıktı.</p>
<p>İran&#8217;ın Amerikan görevlilerini ve bölgedeki diğer kişileri tehdit ettiğini söyleyen Trump, Tahran&#8217;ın Avrupa&#8217;yı da vurabilecek menzile sahip füze geliştirdiğini ileri sürdü.</p>
<p>Trump, Avrupa ülkelerine yönelik <strong>“Umarım Avrupa bunu not almıştır”</strong> ifadelerini kullandı.</p>
<p>ABD Başkanı ayrıca İran&#8217;ın nükleer silaha ulaşmaya yönelik çalışmalarını sürdürdüğünü öne sürerek, Tahran&#8217;ın balistik füze kapasitesinden yararlanarak nükleer programını devam ettirmeye çalıştığını iddia etti.</p>
<p>Trump, İran&#8217;ın bu konuda başarılı olması halinde bölgedeki tehditlerin büyüyeceğini savunarak, <strong>“Nükleer bir faciayla karşı karşıya olurduk”</strong> dedi.</p>
<h3><strong>Trump: ABD “altın dönemini” yaşıyor</strong></h3>
<p>BM Genel Kurulu&#8217;ndaki konuşmasında ABD ekonomisine ilişkin değerlendirmeler de yapan Trump, ülkesinin ekonomik açıdan güçlü bir dönemden geçtiğini savundu.</p>
<p>ABD&#8217;ye yönelik yatırımlara ilişkin <strong>21 trilyon dolarlık yatırım sözü aldıklarını</strong> belirten Trump, bunun dünya tarihinde bir ülkeye yönelik yapılan en yüksek yatırım olduğunu öne sürdü.</p>
<p>ABD&#8217;de suç oranlarının da önemli ölçüde gerilediğini savunan Trump, suç oranında yüzde 80 azalma olduğunu söyledi.</p>
<p>Trump, ABD&#8217;nin yeni bir döneme girdiğini belirterek ülkesinin <strong>“altın dönemini”</strong> yaşadığını ifade etti.</p>
<p><strong>İran-ABD hattında gözler 3 Kasım’da</strong></p>
<p>Trump&#8217;ın açıklamaları, İran ile ABD arasındaki savaşın geleceği açısından <strong>3 Kasım 2026&#8217;da yapılacak ABD Kongre ara seçimlerini</strong> yeniden gündeme taşıdı.</p>
<p>Trump&#8217;ın açıklamalarına göre Washington-Tahran hattında olası bir anlaşmanın zamanlamasında ABD&#8217;deki seçim sonuçları belirleyici olabilir. Ancak İran yönetiminin seçim sonuçlarını beklediği yönündeki değerlendirme Trump&#8217;a ait bir iddia olarak öne çıkıyor.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://netinternethaber.com/trump-iran-ile-ara-secimlerden-sonra-anlasma-yapacagiz/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>SPK’dan Borsa İçin Kritik Karar: Hisse Geri Alımlarında Üst Sınır Kaldırıldı</title>
		<link>https://netinternethaber.com/spkdan-borsa-icin-kritik-karar-hisse-geri-alimlarinda-ust-sinir-kaldirildi/</link>
					<comments>https://netinternethaber.com/spkdan-borsa-icin-kritik-karar-hisse-geri-alimlarinda-ust-sinir-kaldirildi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 22 Sep 2026 19:37:34 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://netinternethaber.com/?p=87080</guid>

					<description><![CDATA[Borsada son dönemde yaşanan sert hareketlilik ve sermaye piyasalarındaki gelişmelerin ardından Sermaye Piyasası Kurulu’ndan (SPK) dikkat çeken bir adım geldi. SPK, şirketlerin kendi paylarını geri alımlarında uygulanan toplam bedel üst sınırını ikinci bir duyuruya kadar devre dışı bıraktı. Kararla birlikte şirketler, borsada işlem gören kendi hisselerini geri alırken daha önce tabi oldukları toplam bedel sınırına &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Borsada son dönemde yaşanan sert hareketlilik ve sermaye piyasalarındaki gelişmelerin ardından Sermaye Piyasası Kurulu’ndan (SPK) dikkat çeken bir adım geldi. SPK, şirketlerin kendi paylarını geri alımlarında uygulanan toplam bedel üst sınırını ikinci bir duyuruya kadar devre dışı bıraktı.</p>
<p>Kararla birlikte şirketler, borsada işlem gören kendi hisselerini geri alırken daha önce tabi oldukları toplam bedel sınırına bağlı kalmayacak. Düzenleme, piyasalardaki olumsuz etkinin azaltılması ve yatırımcıların hak ve menfaatlerinin korunması amacıyla alınan tedbirler kapsamında hayata geçirildi.</p>
<p><strong>SPK’DAN PAY GERİ ALIMLARINA GEÇİCİ ESNEKLİK</strong></p>
<p>SPK tarafından yayımlanan ilke kararında, gerçekleştirilecek pay geri alımlarında geri alınan payların toplam bedeline ilişkin üst sınırın ikinci bir duyuruya kadar uygulanmamasına karar verildi.</p>
<p>Söz konusu düzenleme, II-22.1 sayılı Geri Alınan Paylar Tebliği’nin 9. maddesinin 3. fıkrasında yer alan toplam bedel sınırını kapsıyor.</p>
<p>Böylece şirketler, gerekli gördükleri durumlarda kendi hisselerinde daha yüksek tutarlı geri alım gerçekleştirebilecek.</p>
<p><strong>ŞİRKETLER KENDİ HİSSELERİNE DAHA FAZLA KAYNAK AYIRABİLECEK</strong></p>
<p>Pay geri alımı, şirketlerin piyasada işlem gören kendi hisselerini satın alması olarak tanımlanıyor. Şirketler bu yöntemi farklı finansal ve sermaye yönetimi amaçlarıyla kullanabiliyor.</p>
<p>SPK’nın son kararıyla birlikte şirketlerin geri alım işlemlerindeki hareket alanı genişletilmiş oldu. Ancak düzenlemenin kalıcı olmadığı özellikle dikkat çekiyor.</p>
<p>SPK, üst sınır uygulamasının kaldırılmasını <strong>ikinci bir duyuruya kadar</strong> geçerli olacak şekilde belirledi.</p>
<p><strong>BORSADAKİ GELİŞMELER SONRASI SPK’DAN PEŞ PEŞE TEDBİRLER</strong></p>
<p>Karar, Borsa İstanbul piyasalarında yaşanan gelişmelerin ardından SPK’nın yatırımcıların hak ve yararlarını korumaya yönelik aldığı tedbirlerin devamı niteliğinde.</p>
<p>Sermaye piyasalarında yaşanan gelişmeler kapsamında SPK, bazı portföy yönetim şirketlerinin kurucusu olduğu yatırım fonları hakkında da önemli kararlar aldı.</p>
<p><strong>130 YATIRIM FONU İÇİN TASFİYE KARARI</strong></p>
<p>SPK’nın aldığı ilke kararları kapsamında Tera Portföy Yönetimi, Pusula Portföy Yönetimi, Hedef Portföy Yönetimi, Atlas Portföy Yönetimi, A1 Portföy Yönetimi, Pardus Portföy Yönetimi ve Bulls Portföy Yönetimi şirketlerinin kurucusu olduğu ve katılma payları TEFAS’ta işlem gören yatırım fonlarına yönelik tedbirler uygulanmıştı.</p>
<p>Bu kapsamda;</p>
<ul>
<li>Tera Portföy Yönetimi AŞ’nin <strong>5</strong>,</li>
<li>Pusula Portföy Yönetimi AŞ’nin <strong>12</strong>,</li>
<li>Hedef Portföy Yönetimi AŞ’nin <strong>31</strong>,</li>
<li>Atlas Portföy Yönetimi AŞ’nin <strong>16</strong>,</li>
<li>A1 Portföy Yönetimi AŞ’nin <strong>9</strong>,</li>
<li>Bulls Portföy Yönetimi AŞ’nin <strong>15</strong>,</li>
<li>Pardus Portföy Yönetimi AŞ’nin <strong>42</strong></li>
</ul>
<p>yatırım fonu olmak üzere toplam <strong>130 yatırım fonunun</strong> kurul tarafından belirlenecek yöntemle tasfiye edilmesine karar verildi.</p>
<p>Tasfiye kapsamındaki fonlar arasında serbest fonlar ile para piyasası fonlarının da bulunduğu belirtildi.</p>
<p><strong>BANKALARIN GERİ ALDIĞI HİSSELERE DE DÜZENLEME GELMİŞTİ</strong></p>
<p>Sermaye piyasalarındaki tedbirler bununla da sınırlı kalmadı.</p>
<p>Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK), 16 Eylül’den sonra bankalar tarafından geri alınan kendi paylarının 31 Aralık’a kadar çekirdek sermayeden indirim kalemi olarak dikkate alınmamasına karar vermişti.</p>
<p>Söz konusu payların kredi riski ve piyasa riskine esas tutar hesaplamalarında da dikkate alınmaması kararlaştırılmıştı.</p>
<p><strong>BIST 50’DE AÇIĞA SATIŞLARDA YUKARI ADIM KURALI</strong></p>
<p>Öte yandan Borsa İstanbul’da BIST 50 Endeksi’nde yer alan paylarda açığa satış işlemlerine ilişkin yeni bir uygulama da devreye girdi.</p>
<p>SPK kararı doğrultusunda uygulanacak yukarı adım kuralıyla birlikte açığa satış işlemlerinde yeni dönem başladı. Uygulamaya ilişkin detaylar Kamuyu Aydınlatma Platformu’nda (KAP) yayımlandı.</p>
<p><strong>SPK’NIN KARARI NE ANLAMA GELİYOR?</strong></p>
<p>SPK’nın kararı, şirketlerin kendi hisselerinde gerçekleştireceği geri alımlarda finansal hareket alanını geçici olarak genişletiyor.</p>
<p>Daha önce belirlenen toplam bedel üst sınırının uygulanmaması sayesinde şirketler, piyasa koşullarını ve kendi finansal yapılarını dikkate alarak daha yüksek tutarlı geri alım gerçekleştirebilecek.</p>
<p>Ancak bu uygulamanın <strong>kalıcı bir mevzuat değişikliği olmadığı</strong>, SPK’nın ikinci bir duyurusuna kadar geçerli olduğu önem taşıyor.</p>
<p>SPK’nın son adımı; pay geri alımları, yatırım fonlarına yönelik tedbirler, bankaların geri aldığı paylara ilişkin düzenleme ve BIST 50’de açığa satış kurallarıyla birlikte değerlendirildiğinde, sermaye piyasalarında son dönemde yaşanan hareketliliğe karşı alınan tedbirlerin kapsamının genişlediğini ortaya koyuyor.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://netinternethaber.com/spkdan-borsa-icin-kritik-karar-hisse-geri-alimlarinda-ust-sinir-kaldirildi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Seçim anketinde dikkat çeken tablo: AK Parti yüzde 36,1, Yeni Parti yüzde 21,6</title>
		<link>https://netinternethaber.com/secim-anketinde-dikkat-ceken-tablo-ak-parti-yuzde-361-yeni-parti-yuzde-216/</link>
					<comments>https://netinternethaber.com/secim-anketinde-dikkat-ceken-tablo-ak-parti-yuzde-361-yeni-parti-yuzde-216/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 22 Sep 2026 19:07:45 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Magazin]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://netinternethaber.com/?p=87068</guid>

					<description><![CDATA[Genar Araştırma’nın Eylül ayına ilişkin Türkiye Raporu açıklandı. “Bu pazar seçim olsa hangi siyasi partiye oy verirsiniz?” sorusunun yöneltildiği araştırmada AK Parti yüzde 36,1 ile ilk sırada yer aldı. Yeni Parti yüzde 21,6 ile ikinci sıraya yerleşirken, DEM Parti yüzde 9,4, MHP ise yüzde 8 oy oranına ulaştı. Türkiye siyasetinde gündem yoğunluğunu korurken, seçmenin siyasi &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Genar Araştırma’nın Eylül ayına ilişkin Türkiye Raporu açıklandı. “Bu pazar seçim olsa hangi siyasi partiye oy verirsiniz?” sorusunun yöneltildiği araştırmada AK Parti yüzde 36,1 ile ilk sırada yer aldı. Yeni Parti yüzde 21,6 ile ikinci sıraya yerleşirken, DEM Parti yüzde 9,4, MHP ise yüzde 8 oy oranına ulaştı.</strong></p>
<p>Türkiye siyasetinde gündem yoğunluğunu korurken, seçmenin siyasi tercihlerine ilişkin araştırmalar da kamuoyunun gündemindeki yerini sürdürüyor.</p>
<p>Terörsüz Türkiye sürecine ilişkin gelişmeler, devam eden hukuki soruşturmalar ve siyasi partilerde yaşanan hareketlilik sürerken, Genar Araştırma&#8217;nın eylül ayı araştırması da partilerin oy oranlarına ilişkin dikkat çeken veriler ortaya koydu.</p>
<p><strong>GENAR&#8217;IN EYLÜL ARAŞTIRMASI AÇIKLANDI</strong></p>
<p>Genar Araştırma Başkanı İhsan Aktaş, şirketin eylül ayına ilişkin Türkiye Raporu sonuçlarını sosyal medya hesabından kamuoyuyla paylaştı.</p>
<p>Araştırmada katılımcılara, <strong>“Bu pazar seçim olsa hangi siyasi partiye oy verirsiniz?”</strong> sorusu yöneltildi.</p>
<p>Paylaşılan sonuçlarda AK Parti yüzde 36,1 ile ilk sırada yer alırken, Yeni Parti yüzde 21,6 ile ikinci sırada gösterildi.</p>
<p>Araştırmada kararsız seçmenlerin orantılı olarak dağıtıldığı belirtildi.</p>
<p><strong>AK PARTİ YÜZDE 36,1 İLE İLK SIRADA</strong></p>
<h2><span style="font-size: 16px; font-weight: 400;">Genar&#8217;ın açıkladığı verilere göre AK Parti yüzde 36,1 oy oranıyla listenin başında bulunuyor.</span></h2>
<p>İkinci sıradaki Yeni Parti&#8217;nin oy oranı yüzde 21,6 olarak açıklanırken, iki parti arasındaki fark <strong>14,5 puan</strong> olarak hesaplandı.</p>
<p>DEM Parti yüzde 9,4 ile üçüncü sırada yer alırken, MHP yüzde 8 ile dördüncü sırada bulunuyor.</p>
<p>İYİ Parti&#8217;nin oy oranı yüzde 7,7, CHP&#8217;nin oy oranı ise yüzde 6,6 olarak açıklandı.</p>
<p><strong>İŞTE PARTİLERİN OY ORANLARI</strong></p>
<p>Genar Araştırma&#8217;nın paylaştığı eylül ayı sonuçları şöyle:</p>
<table>
<thead>
<tr>
<th>Siyasi parti</th>
<th align="right">Oy oranı</th>
</tr>
</thead>
<tbody>
<tr>
<td><strong>AK Parti</strong></td>
<td align="right"><strong>%36,1</strong></td>
</tr>
<tr>
<td><strong>Yeni Parti</strong></td>
<td align="right"><strong>%21,6</strong></td>
</tr>
<tr>
<td><strong>DEM Parti</strong></td>
<td align="right"><strong>%9,4</strong></td>
</tr>
<tr>
<td><strong>MHP</strong></td>
<td align="right"><strong>%8,0</strong></td>
</tr>
<tr>
<td><strong>İYİ Parti</strong></td>
<td align="right"><strong>%7,7</strong></td>
</tr>
<tr>
<td><strong>CHP</strong></td>
<td align="right"><strong>%6,6</strong></td>
</tr>
<tr>
<td><strong>Anahtar Parti</strong></td>
<td align="right"><strong>%3,0</strong></td>
</tr>
<tr>
<td><strong>Zafer Partisi</strong></td>
<td align="right"><strong>%2,8</strong></td>
</tr>
<tr>
<td><strong>Yeniden Refah Partisi</strong></td>
<td align="right"><strong>%2,5</strong></td>
</tr>
<tr>
<td><strong>Türkiye İşçi Partisi</strong></td>
<td align="right"><strong>%0,9</strong></td>
</tr>
<tr>
<td><strong>Saadet Partisi</strong></td>
<td align="right"><strong>%0,5</strong></td>
</tr>
<tr>
<td><strong>Diğer</strong></td>
<td align="right"><strong>%0,9</strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><strong>CHP&#8217;NİN OY ORANI YÜZDE 6,6</strong></p>
<p>Araştırmada CHP yüzde 6,6 oy oranıyla listenin alt sıralarında yer aldı.</p>
<p>İYİ Parti yüzde 7,7 ile CHP&#8217;nin üzerinde bulunurken, Anahtar Parti yüzde 3, Zafer Partisi yüzde 2,8 ve Yeniden Refah Partisi yüzde 2,5 olarak ölçüldü.</p>
<p>Türkiye İşçi Partisi yüzde 0,9, Saadet Partisi yüzde 0,5, diğer partiler ise toplam yüzde 0,9 oranında gösterildi.</p>
<p><strong>SEÇİM ANKETİNDE DİKKAT ÇEKEN TABLO</strong></p>
<p>Genar&#8217;ın açıkladığı araştırmada AK Parti ile ikinci sıradaki Yeni Parti arasında 14,5 puanlık fark bulunurken, listenin üçüncü sırasında DEM Parti, dördüncü sırasında ise MHP yer aldı.</p>
<p>Anket sonuçları, <strong>araştırmanın kendi örneklemi ve yöntemi kapsamında</strong> partilerin oy dağılımına ilişkin bir fotoğraf ortaya koyuyor. Farklı araştırma şirketlerinin sonuçlarının ise kullanılan yöntem, örneklem, saha tarihi ve kararsız seçmenlerin değerlendirilme biçimine göre değişebileceği dikkate alınmalı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://netinternethaber.com/secim-anketinde-dikkat-ceken-tablo-ak-parti-yuzde-361-yeni-parti-yuzde-216/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hani Lider, Teşkilat, Doktrin? Peki Ya Hafıza?</title>
		<link>https://netinternethaber.com/hani-lider-teskilat-doktrin-peki-ya-hafiza/</link>
					<comments>https://netinternethaber.com/hani-lider-teskilat-doktrin-peki-ya-hafiza/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Aziz Dağtekin]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 22 Sep 2026 11:35:38 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Magazin]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://netinternethaber.com/?p=87060</guid>

					<description><![CDATA[Aziz DAĞTEKİN Yazdı Bazen bir yazıyı okursunuz… Üzerinden aylar geçer. Sonra dönüp o yazıya tekrar bakarsınız. Ve kendi kendinize sorarsınız: “Acaba o gün yazılanların hangisi öngörüydü, hangisi siyasi kulis, hangisi tesadüf?” 2 Mart 2026 tarihinde sosyal medyada MHP Adana siyasetine ilişkin oldukça sert bir yazı kaleme alınmıştı. İsimler veriliyor, kulislerden söz ediliyor, siyasi hesaplardan bahsediliyor, &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h2>Aziz DAĞTEKİN Yazdı</h2>
<hr />
<p>Bazen bir yazıyı okursunuz…</p>
<p>Üzerinden aylar geçer.</p>
<p>Sonra dönüp o yazıya tekrar bakarsınız.</p>
<p>Ve kendi kendinize sorarsınız:</p>
<p><strong>“Acaba o gün yazılanların hangisi öngörüydü, hangisi siyasi kulis, hangisi tesadüf?”</strong></p>
<p>2 Mart 2026 tarihinde sosyal medyada MHP Adana siyasetine ilişkin oldukça sert bir yazı kaleme alınmıştı.</p>
<p>İsimler veriliyor, kulislerden söz ediliyor, siyasi hesaplardan bahsediliyor, bazı isimlerin önünün kesilmeye çalışıldığı ileri sürülüyordu.</p>
<p>O gün yazılanların tamamının doğru olduğunu söylemiyorum.</p>
<p>Ama bugün dönüp baktığımızda, yazının bazı bölümlerinin gerçekleşmiş olması ister istemez yeni soruları beraberinde getiriyor.</p>
<p>Çünkü yazıda, İl Başkanı <strong>Yusuf Kanlı&#8217;nın yerine başka bir ismin getirileceği ve bu ismin ilçe başkanlığından geleceği</strong> yönünde bir iddia ortaya atılmıştı.</p>
<p>Bugün geldiğimiz noktada <strong>Yusuf Kanlı</strong>&#8216;nın MHP Adana İl Başkanlığı görevi sona erdi.</p>
<p>Seyhan İlçe Başkanı <strong>Hakan Yıldırım</strong>, MHP Adana İl Başkanı olarak görevlendirildi.</p>
<p>Şimdi soruyorum:</p>
<p><strong>Bu sadece bir siyasi değişim midir?</strong></p>
<p>Elbette olabilir.</p>
<p>Ama mesele burada bitmiyor.</p>
<p>Çünkü insan ister istemez geçmişe bakıyor.</p>
<p>Ve geçmişe baktığında da başka isimler çıkıyor karşısına.</p>
<p><strong>Hüseyin Sözlü…</strong></p>
<p><strong>Muharrem Varlı…</strong></p>
<p>Bugün yaşanan tartışmaları yalnızca bugünün meselesi olarak görmek mümkün mü?</p>
<p>Yoksa MHP Adana&#8217;da yıllardır devam eden bir <strong>kulis, hizip, saf dışı bırakma ve siyasi pozisyon alma kültüründen</strong> mi söz ediyoruz?</p>
<p>İşte asıl cevaplanması gereken soru budur.</p>
<hr />
<p><strong>ÖNCE HÜSEYİN SÖZLÜ…</strong></p>
<p>Hüseyin Sözlü, MHP Adana siyasetinin uzun yıllar önemli aktörlerinden biri oldu.</p>
<p>Sonra hakkında çeşitli siyasi tartışmalar başladı.</p>
<p>Destekleyenler oldu.</p>
<p>Eleştirenler oldu.</p>
<p>Karşısında duranlar oldu.</p>
<p>Siyasi geleceği üzerinden hesaplar yapıldı.</p>
<p>Bugün geriye dönüp baktığımızda ise şu soruyu sormak hakkımız:</p>
<p><strong>Hüseyin Sözlü&#8217;nün siyasi etkisini kırmaya yönelik hamleler gerçekten sadece siyasi rekabet miydi?</strong></p>
<p>Yoksa bunun içinde başka hesaplar da var mıydı?</p>
<p>Bu sorunun cevabını ben vermiyorum.</p>
<p>Ama siyasi tarih verir.</p>
<p>Çünkü siyasette bazen bugün yaşanan bir olayın anlamı, ancak yıllar sonra ortaya çıkar.</p>
<hr />
<p><strong>SONRA MUHARREM VARLI…</strong></p>
<p><strong>Muharrem Varlı</strong> da Adana MHP siyasetinde uzun yıllar önemli bir isim oldu.</p>
<p>Ve bugün kamuoyunda konuşulan bazı iddialara göre, onun siyasi çizgisini etkisizleştirmeye yönelik çeşitli girişimler yaşandı.</p>
<p>Bunların hangisi gerçekti?</p>
<p>Hangisi siyasi rekabetti?</p>
<p>Hangisi kulisti?</p>
<p>Hangisi kişisel hesaplaşmaydı?</p>
<p>Bunların hepsi ayrıca tartışılabilir.</p>
<p>Ama ortaya çıkan tablo insanı tek bir soruya götürüyor:</p>
<p><strong>Neden hep aynı yöntem?</strong></p>
<p>Bir isim güçlenince…</p>
<p>Birileri rahatsız oluyor.</p>
<p>Kulisler başlıyor.</p>
<p>Yeni hesaplar kuruluyor.</p>
<p>Yeni ittifaklar ortaya çıkıyor.</p>
<p>Birileri destekleniyor.</p>
<p>Birileri yalnızlaştırılıyor.</p>
<p>Ve sonunda siyasi dengeler değişiyor.</p>
<p>Peki bu böyle nereye kadar?</p>
<hr />
<p><strong>BU AYAK OYUNLARI NE ZAMAN BİTECEK?</strong></p>
<p>İşte benim asıl sorum bu.</p>
<p><strong>MHP Adana&#8217;da bu ayak oyunları ne zaman sona erecek?</strong></p>
<p>Daha doğrusu…</p>
<p>Bunlar gerçekten ayak oyunu mu?</p>
<p>Yoksa biz yıllardır siyasi rekabeti yanlış mı okuyoruz?</p>
<p>Eğer bunlar yalnızca normal teşkilat içi rekabetse, neden bu kadar çok isim aynı tartışmaların içinde kalıyor?</p>
<p><strong>Hüseyin Sözlü</strong>…</p>
<p><strong>Muharrem Varlı…</strong></p>
<p><strong>Yusuf Kanlı…</strong></p>
<p>Ve bugün yeni bir teşkilat yapılanması…</p>
<p>İsimler değişiyor.</p>
<p>Koltuklar değişiyor.</p>
<p>Ama tartışmanın kendisi değişmiyorsa, burada artık kişileri değil, <strong>sistemi</strong> konuşmak gerekir.</p>
<hr />
<p><strong>HANİ LİDER, TEŞKİLAT, DOKTRİN?</strong></p>
<p>Ülkücü hareketin yıllardır söylediği üç kelime var:</p>
<p><strong>Lider.</strong></p>
<p><strong>Teşkilat.</strong></p>
<p><strong>Doktrin.</strong></p>
<p>Peki bu üç kelime bugün ne ifade ediyor?</p>
<p>Bir teşkilat mensubunun rahatsızlığı varsa…</p>
<p>Neden doğrudan teşkilat içinde konuşulmuyor?</p>
<p>Bir yöneticiyle ilgili itiraz varsa…</p>
<p>Neden yüzüne söylenmiyor?</p>
<p>Bir siyasi hesaplaşma varsa…</p>
<p>Neden kulislerde değil, açık siyasi zeminde yapılmıyor?</p>
<p>Varsa bir karın ağrınız…</p>
<p><strong>Neden Yusuf Kanlı&#8217;nın yüzüne söylemediniz?</strong></p>
<p>Neden?</p>
<p>Bu mudur teşkilat disiplini?</p>
<p>Bu mudur lidere sadakat?</p>
<p>Bu mudur ülkücülük?</p>
<p>Yoksa liderin yanında başka, kuliste başka konuşmak mı?</p>
<hr />
<p><strong>ÜLKÜCÜLÜK BİRAZ DA HAFIZADIR</strong></p>
<p>Bir davayı savunduğunuzu söylüyorsanız, o davanın tarihini bilmek zorundasınız.</p>
<p>O davanın bedelini ödeyenleri bilmek zorundasınız.</p>
<p>O davanın şehitlerini bilmek zorundasınız.</p>
<p>Selçuk Duracık&#8217;ı…</p>
<p>Halil Esendağ&#8217;ı…</p>
<p>Ve daha nice ismi…</p>
<p>Bilmeden, tanımadan, anlamadan sadece bir rozet takıp:</p>
<p><strong>“Ben ülkücüyüm.”</strong></p>
<p>Demek yeterli midir?</p>
<p>İşte burada çok ciddi bir hafıza sorunu ortaya çıkar.</p>
<p>Çünkü <strong>ülkücülük yalnızca bir siyasi kimlik değildir.</strong></p>
<p>Bir hafızadır.</p>
<p>Bir kültürdür.</p>
<p>Bir fedakarlıktır.</p>
<p>Bir duruştur.</p>
<p>Ve en önemlisi, makam değiştiğinde değişmeyen bir karakter meselesidir.</p>
<hr />
<p><strong>SİYASET KOLTUKLA ÖLÇÜLMEZ</strong></p>
<p>Bugün birisi il başkanı olur.</p>
<p>Yarın görevden ayrılır.</p>
<p>Başka biri gelir.</p>
<p>Bu siyasetin doğasında vardır.</p>
<p>Makamlar gelip geçicidir.</p>
<p>Asıl mesele makamdan sonra geriye ne bıraktığınızdır.</p>
<p>Eğer yıllarca “dava” diyorsanız…</p>
<p>O davanın insanlarını birbirine düşürmemelisiniz.</p>
<p>Eğer “teşkilat” diyorsanız…</p>
<p>Teşkilatı kişisel kariyer basamağına çevirmemelisiniz.</p>
<p>Eğer “lider” diyorsanız…</p>
<p>Liderin huzurunda başka, kuliste başka konuşmamalısınız.</p>
<p>Ve eğer “ülkücüyüm” diyorsanız…</p>
<p>Dava arkadaşınızın siyasi yükselişinden neden rahatsız olduğunuzu önce kendinize sormalısınız.</p>
<hr />
<p><strong>MHP ADANA&#8217;NIN HAFIZA PROBLEMİ VAR MI?</strong></p>
<p>Ben bugün kimseyi suçlamıyorum.</p>
<p>Kimse hakkında hüküm de vermiyorum.</p>
<p>Ama <strong>soru soruyorum.</strong></p>
<p>Çünkü gazeteciliğin görevi bazen cevap vermek değil, doğru soruyu sormaktır.</p>
<p>Ve bugün MHP Adana&#8217;da sorulması gereken sorulardan biri de şudur:</p>
<p><strong>Neden yıllardır aynı isimler üzerinden aynı siyasi tartışmalar yaşanıyor?</strong></p>
<p><strong>Neden her yeni dönemde eski hesaplar yeniden açılıyor?</strong></p>
<p><strong>Neden siyasi rekabet çoğu zaman açık mücadele yerine kulislerle anılıyor?</strong></p>
<p><strong>Ve en önemlisi: Bu ayak oyunları ne zaman bitecek?</strong></p>
<p>Çünkü insanlar artık isimleri değil, yöntemi sorguluyor.</p>
<hr />
<p>MHP Adana&#8217;da yeni bir dönem başladı.</p>
<p>Yeni il yönetimi oluşturuldu.</p>
<p>Yeni bir siyasi sayfa açıldı.</p>
<p>Şimdi herkesin önünde çok önemli bir fırsat var:</p>
<p><strong>Geçmişin hesaplarını geleceğe taşımamak.</strong></p>
<p>Teşkilatı güçlendirmek.</p>
<p>Kişisel hesapları değil, siyasi sorumluluğu öne çıkarmak.</p>
<p>Çünkü Adana&#8217;nın artık birbirinin ayağına basan değil, birbirinin yükünü taşıyan siyasetçilere ihtiyacı var.</p>
<p>Koltuk için değil…</p>
<p><strong>Dava için.</strong></p>
<p>Kişisel ikbal için değil…</p>
<p><strong>Teşkilat için.</strong></p>
<p>Kulis için değil…</p>
<p><strong>Millet için.</strong></p>
<p>Ve artık şu soruya cevap vermek gerekiyor:</p>
<p><strong>Bu dava sizin için bir kariyer basamağı mı, yoksa gerçekten uğruna bedel ödemeyi göze aldığınız bir ülkü mü?</strong></p>
<p>Çünkü zaman geçiyor.</p>
<p>İsimler değişiyor.</p>
<p>Makamlar değişiyor.</p>
<p>Yönetimler değişiyor.</p>
<p>Ama <strong>hafıza kalıyor.</strong></p>
<p>Adana&#8217;nın hafızası da kolay kolay silinmiyor.</p>
<p>Ve belki de artık en büyük hesaplaşma kişilerle değil…</p>
<p><strong>Yöntemlerle yapılmalı.</strong></p>
<p>Çünkü asıl mesele: <strong>“Kim il başkanı olacak?” </strong>değil.</p>
<p>Asıl mesele: <strong>MHP Adana&#8217;da bundan sonra siyaset nasıl yapılacak?</strong></p>
<p>İşte cevabı verilmesi gereken soru budur.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://netinternethaber.com/hani-lider-teskilat-doktrin-peki-ya-hafiza/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hedef Yatırım Bankası’nın 2 Milyar TL’lik İşlemine MASAK Freni!</title>
		<link>https://netinternethaber.com/hedef-yatirim-bankasinin-2-milyar-tllik-islemine-masak-freni/</link>
					<comments>https://netinternethaber.com/hedef-yatirim-bankasinin-2-milyar-tllik-islemine-masak-freni/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 21 Sep 2026 20:55:31 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Asayiş]]></category>
		<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Magazin]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://netinternethaber.com/?p=87056</guid>

					<description><![CDATA[Fon soruşturmasında dikkat çeken yeni bir para hareketi gündeme geldi. Hedef Yatırım Bankası üzerinden gerçekleştirilmek istenen 2 milyar TL’lik işlem, mali incelemede kritik bir ayrıntının ortaya çıkması üzerine durduruldu. İşlemin karşılığında gösterilen 40,9 milyon doların henüz ilgili hesaba geçmediği belirtildi. 2 MİLYAR TL’LİK İŞLEM MERCEK ALTINDA Edinilen bilgilere göre Hedef Yatırım Bankası üzerinden bugün tek &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Fon soruşturmasında dikkat çeken yeni bir para hareketi gündeme geldi. Hedef Yatırım Bankası üzerinden gerçekleştirilmek istenen 2 milyar TL’lik işlem, mali incelemede kritik bir ayrıntının ortaya çıkması üzerine durduruldu. İşlemin karşılığında gösterilen 40,9 milyon doların henüz ilgili hesaba geçmediği belirtildi.</strong></p>
<p><strong>2 MİLYAR TL’LİK İŞLEM MERCEK ALTINDA</strong></p>
<p>Edinilen bilgilere göre Hedef Yatırım Bankası üzerinden bugün tek seferde <strong>2 milyar TL tutarında</strong> bir para transferi gerçekleştirilmek istendi.</p>
<p>Söz konusu işlemin, İsviçre merkezli <strong>Swissquote’un Akbank’taki muhabirlik hesabına</strong> yapılmasının planlandığı öğrenildi.</p>
<p>İşlemde 2 milyar TL&#8217;lik tutarın karşılığı olarak ise <strong>40,9 milyon dolar</strong> gösterildi.  Para hareketinin niteliği de işlem kayıtlarında <strong>“swap”</strong> olarak bildirildi.</p>
<p><strong>İNCELEMEDE KRİTİK AYRINTI</strong></p>
<p>İşlemin mali incelemeye takılmasına neden olan en önemli ayrıntının, 2 milyar TL&#8217;lik transfere karşılık gösterilen <strong>40,9 milyon doların henüz hesaba geçmemiş olması</strong> olduğu belirtildi.</p>
<p>İddiaya göre yapılan kontroller sırasında, TL cinsinden gönderilmesi planlanan yüksek tutara karşılık gösterilen döviz tutarının ilgili hesapta bulunmadığı tespit edildi.</p>
<p>Bu durum üzerine söz konusu para hareketi mercek altına alındı.</p>
<p><strong>MASAK FRENİ DEVREYE GİRDİ</strong></p>
<p>Edinilen bilgilere göre, yüksek tutarlı işlemle ilgili mali inceleme sürecinde <strong>MASAK’ın kontrolü devreye girdi</strong> ve işlemin gerçekleştirilmesi durduruldu.</p>
<p>Böylece tek seferde yapılması planlanan <strong>2 milyar TL’lik para hareketi</strong>, işlemde gösterilen karşılığın durumuna ilişkin soru işaretleri nedeniyle gerçekleştirilemedi.</p>
<p><strong>40,9 MİLYON DOLARIN AKIBETİ MERAK KONUSU</strong></p>
<p>İncelemenin odağındaki en önemli soru ise şu:</p>
<p><strong>2 milyar TL’lik işlemin karşılığı olarak gösterilen 40,9 milyon dolar neden henüz hesaba geçmedi?</strong></p>
<p>Swap olarak bildirilen işlemin hangi taraflar arasında, hangi ticari veya finansal gerekçeyle gerçekleştirileceği ve TL transferine karşılık gösterilen döviz tutarının neden ilgili hesapta bulunmadığına ilişkin ayrıntılar, mali incelemenin önemli başlıkları arasında yer alıyor.</p>
<p><strong>FON SORUŞTURMASINDA DİKKAT ÇEKEN GELİŞME</strong></p>
<p>Söz konusu gelişme, devam eden fon soruşturması kapsamında gerçekleşen yüksek tutarlı finansal hareketlerin denetim ve inceleme süreçlerinin ne kadar kritik hale geldiğini bir kez daha gündeme taşıdı.</p>
<p>Öte yandan Hedef Yatırım Bankası&#8217;nın resmi internet sitesinde bankanın <strong>swap işlemleri dahil çeşitli hazine ürünleri</strong> sunduğu belirtiliyor. Bankanın faaliyet raporunda da MASAK ve diğer ulusal ve uluslararası düzenlemeler kapsamında finansal suç risklerine yönelik kontroller yürütüldüğü ifade ediliyor.</p>
<p><strong>2 milyar TL’lik işlemin neden durdurulduğu, 40,9 milyon dolarlık karşılığın akıbeti ve incelemenin bundan sonraki aşaması merak konusu olurken, konuya ilişkin resmi makamlarca yapılacak açıklamalar bekleniyor.</strong></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://netinternethaber.com/hedef-yatirim-bankasinin-2-milyar-tllik-islemine-masak-freni/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türk Vatandaşlığına Darbe Vuran Usulsüzlükler Ortaya Çıktı: 6 Bin 134 Kişi İçin İşlem Yapıldı</title>
		<link>https://netinternethaber.com/turk-vatandasligina-darbe-vuran-usulsuzlukler-ortaya-cikti-6-bin-134-kisi-icin-islem-yapildi/</link>
					<comments>https://netinternethaber.com/turk-vatandasligina-darbe-vuran-usulsuzlukler-ortaya-cikti-6-bin-134-kisi-icin-islem-yapildi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 21 Sep 2026 20:34:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Asayiş]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Magazin]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Dünyası]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://netinternethaber.com/?p=87050</guid>

					<description><![CDATA[Türk vatandaşlığını yatırım yoluyla elde etme sürecindeki usulsüzlüklere yönelik denetimler sonuçlarını vermeye başladı. Sahte ve usulsüz ekspertiz raporları ile muvazaalı gayrimenkul satışları mercek altına alınırken, usulsüzlük yaptığı belirlenen 1.413 yatırımcı ve aileleriyle birlikte toplam 6 bin 134 kişinin vatandaşlık kararı iptal edildi veya geri alındı. İçişleri Bakanlığı, yatırım yoluyla Türk vatandaşlığı kazanma sürecinde yürütülen kapsamlı &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Türk vatandaşlığını yatırım yoluyla elde etme sürecindeki usulsüzlüklere yönelik denetimler sonuçlarını vermeye başladı. Sahte ve usulsüz ekspertiz raporları ile muvazaalı gayrimenkul satışları mercek altına alınırken, usulsüzlük yaptığı belirlenen 1.413 yatırımcı ve aileleriyle birlikte toplam 6 bin 134 kişinin vatandaşlık kararı iptal edildi veya geri alındı.</strong></p>
<p>İçişleri Bakanlığı, yatırım yoluyla Türk vatandaşlığı kazanma sürecinde yürütülen kapsamlı denetimlere ilişkin dikkat çeken rakamları açıkladı.</p>
<p>Güvenlik soruşturmalarının yanı sıra gayrimenkul işlemleri, ekspertiz raporları ve yatırım uygunluk belgeleri de ayrıntılı biçimde inceleniyor. Yapılan kontrollerde vatandaşlık sistemini usulsüz yollarla kullanmaya çalışan çok sayıda kişi hakkında işlem gerçekleştirildi.</p>
<p><strong>SAHTE EKSPERTİZ RAPORLARI MERCEK ALTINA ALINDI</strong></p>
<p>Yatırım yoluyla vatandaşlık sürecinde, gerekli yatırım uygunluk belgesinin düzenlenmesinin ardından güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapılıyor.</p>
<p>Emniyet Genel Müdürlüğü ve Millî İstihbarat Teşkilatı&#8217;nın yürüttüğü güvenlik incelemelerinin olumlu sonuçlanmasının ardından vatandaşlık işlemleri Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü tarafından tamamlanıyor.</p>
<p>Ancak bazı başvurularda gayrimenkul değerlerinin gerçeğe aykırı gösterildiği ve sahte veya usulsüz ekspertiz raporları kullanıldığı tespit edildi.</p>
<p>Bunun üzerine Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü, Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından ortak inceleme başlatıldı.</p>
<p><strong>1.150 YATIRIMCININ UYGUNLUK BELGESİ İPTAL EDİLDİ</strong></p>
<p>Yürütülen incelemelerde usulsüzlük yaptığı belirlenen <strong>1.150 yatırımcının yatırım uygunluk belgesi iptal edildi.</strong></p>
<p>Bu yatırımcıların aile fertleri de hesaba katıldığında, toplam <strong>5 bin 391 kişinin vatandaşlık kararı iptal edilmiş oldu.</strong></p>
<p>Denetimler bununla da sınırlı kalmadı.</p>
<p><strong>263 YATIRIMCI İÇİN VATANDAŞLIK GERİ ALINDI</strong></p>
<p>Türk vatandaşlığını kazandıktan sonra yapılan incelemelerde, kamu düzeni ve millî güvenlik açısından sakıncalı olduğu belirlenen <strong>263 yatırımcı</strong> hakkında da işlem yapıldı.</p>
<p>Bu kişilerin aile fertleriyle birlikte toplam <strong>743 kişinin vatandaşlık kararı geri alındı.</strong></p>
<p>Böylece sahtecilik, usulsüzlük ve güvenlik gerekçeleri kapsamında işlem yapılanların toplamı <strong>1.413 yatırımcı ve aileleriyle birlikte 6 bin 134 kişiye</strong> ulaştı.</p>
<p><strong>11 ŞUBAT 2026&#8217;DAN SONRA DENETİMLER SERTLEŞTİRİLDİ</strong></p>
<p>İçişleri Bakanlığının açıklamasına göre denetimler özellikle <strong>11 Şubat 2026&#8217;dan itibaren</strong> daha da yoğunlaştırıldı.</p>
<p>Bu tarihten sonra yatırım uygunluk belgesi iptal edilen <strong>458 yatırımcı</strong> ile aile fertlerinden oluşan toplam <strong>1.393 kişinin vatandaşlık kararı iptal edildi.</strong></p>
<p>Aynı dönemde <strong>7 kişinin vatandaşlığı</strong> ise millî güvenlik ve kamu düzeni açısından sakınca bulunması nedeniyle geri alındı.</p>
<p><strong>İSTANBUL&#8217;DA YENİ OPERASYON: MUVAZAALI SATIŞLAR ORTAYA ÇIKTI</strong></p>
<p>Denetimlerin son adresi İstanbul oldu.</p>
<p>İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinasyonunda <strong>21 Eylül 2026 tarihinde</strong> yürütülen çalışmada, danışıklı gayrimenkul satışları üzerinden usulsüz şekilde Türk vatandaşlığı kazanıldığı belirlenen kişiler mercek altına alındı.</p>
<p>İncelemelerde aile bireyleriyle birlikte <strong>1.070 kişi</strong> ile vatandaşlık edinme süreci devam eden <strong>11 kişi</strong> tespit edildi.</p>
<p><strong>263&#8217;Ü YATIRIMCI, 807&#8217;Sİ AİLE FERDİ</strong></p>
<p>Yapılan incelemede tespit edilen 1.070 kişinin <strong>263&#8217;ünün yatırımcı, 807&#8217;sinin ise aile ferdi</strong> olduğu belirlendi.</p>
<p>Bu kişilerden <strong>1.015&#8217;inin karar tarihinde</strong>, <strong>55 çocuğun ise karar tarihinden sonra</strong> Türk vatandaşlığını kazandığı ortaya konuldu.</p>
<p><strong>BAŞVURU SÜRECİNDEKİ 11 KİŞİ İÇİN DE İŞLEM YAPILDI</strong></p>
<p>Vatandaşlık işlemleri henüz tamamlanmamış 11 kişi de incelemeden kaçamadı.</p>
<p>Bu kişilerden <strong>1&#8217;i hakkında geri alma, 3&#8217;ü hakkında ret işlemi</strong> uygulandı.</p>
<p>Diğer <strong>7 kişinin ise henüz resmi vatandaşlık başvurusu yapmadığı</strong> tespit edildi.</p>
<p><strong>VATANDAŞLIK SÜRECİNDE SIKI DENETİM</strong></p>
<p>İçişleri Bakanlığının açıkladığı veriler, yatırım yoluyla Türk vatandaşlığı kazanma sürecinde gayrimenkul değerlemeleri ve yatırım şartlarının yanı sıra güvenlik kriterlerinin de kapsamlı şekilde incelendiğini ortaya koydu.</p>
<p>Özellikle gerçeğe aykırı ekspertiz raporları ve danışıklı gayrimenkul satışları üzerinden vatandaşlık elde edilmesine yönelik denetimlerin sürdürülmesi bekleniyor.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://netinternethaber.com/turk-vatandasligina-darbe-vuran-usulsuzlukler-ortaya-cikti-6-bin-134-kisi-icin-islem-yapildi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Tuncer Bakırhan: 250 metrekarelik konut üzerinden tartışma yürütüyorlar</title>
		<link>https://netinternethaber.com/tuncer-bakirhan-250-metrekarelik-konut-uzerinden-tartisma-yurutuyorlar/</link>
					<comments>https://netinternethaber.com/tuncer-bakirhan-250-metrekarelik-konut-uzerinden-tartisma-yurutuyorlar/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 21 Sep 2026 20:25:48 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://netinternethaber.com/?p=87047</guid>

					<description><![CDATA[DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, İmralı’da Abdullah Öcalan için yapıldığı belirtilen konut üzerinden yürütülen tartışmalara tepki gösterdi. Tartışmanın metrekare ve konfor üzerinden yürütülmesinin asıl meseleyi gölgelediğini savunan Bakırhan, “Mesele konut değil, konum” dedi. Bakırhan, Öcalan’ın süreçte üstlendiği rolün hukuki ve siyasi çerçevesinin netleştirilmesi gerektiğini söyledi. DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Yeni &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, İmralı’da Abdullah Öcalan için yapıldığı belirtilen konut üzerinden yürütülen tartışmalara tepki gösterdi. Tartışmanın metrekare ve konfor üzerinden yürütülmesinin asıl meseleyi gölgelediğini savunan Bakırhan, “Mesele konut değil, konum” dedi. Bakırhan, Öcalan’ın süreçte üstlendiği rolün hukuki ve siyasi çerçevesinin netleştirilmesi gerektiğini söyledi.</strong></p>
<p>DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Yeni Yaşam gazetesine verdiği röportajda “Terörsüz Türkiye” sürecinin geldiği aşamaya ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Bakırhan’ın açıklamalarında İmralı’da Abdullah Öcalan için yapıldığı belirtilen konut da önemli bir başlık olarak öne çıktı.</p>
<p><strong>İMRALI’DAKİ KONUT TARTIŞMASINA TEPKİ</strong></p>
<p>İmralı’daki yapının büyüklüğü, bahçesi ve konforuna ilişkin tartışmaların sürecin esasını gölgelediğini savunan Bakırhan, meselenin bir konutun fiziki özellikleri olmadığını ifade etti.</p>
<p>Bakırhan, tartışmanın asıl olarak Öcalan’ın süreç içerisindeki konumu ve kendisine atfedilen rol üzerinden yürütülmesi gerektiğini belirtti.  DEM Parti lideri, konuyla ilgili değerlendirmesinde, <strong>“Mesele konut değil, konum”</strong> ifadesini kullandı.</p>
<p>Bakırhan, son günlerde İmralı’daki yapı üzerinden metrekare ve “villa” tartışmalarının öne çıktığını belirterek, Türkiye’de yürütülen sürecin niteliğinin bu tartışmaların gerisinde kaldığını savundu.</p>
<p><strong>“ASLINDA KONUŞULMASI GEREKEN BAŞKA BİR ŞEY”</strong></p>
<p>Bakırhan’a göre tartışılması gereken temel konu, Öcalan’ın süreçte üstlendiği rolün hangi koşullarda sürdürüleceği.</p>
<p>Devletin Öcalan’ı süreç kapsamında muhatap aldığını ve sahada karşılık beklediğini ifade eden Bakırhan, görüşme, mesaj iletme ve farklı siyasi ve toplumsal kesimlerle temas gibi başlıkların sürecin işleyişi açısından önem taşıdığını söyledi.</p>
<p>Bakırhan ayrıca, Meclis’te 467 oyla kabul edildiğini belirttiği çerçeve yasanın da sürecin siyasi boyutuna işaret ettiğini dile getirdi.</p>
<p><strong>“250 METREKARE ÜZERİNDEN SÜREÇ TARTIŞILAMAZ”</strong></p>
<p>Bakırhan, İmralı’daki konutun büyüklüğü üzerinden yürütülen tartışmanın Türkiye’nin genelindeki barış ve istikrar arayışının önüne geçirilmemesi gerektiğini savundu.</p>
<p>Bakırhan, Türkiye’nin yüzölçümünün 783 bin 562 kilometrekare olduğunu hatırlatarak 250 metrekarelik bir alan üzerinden yürütülen tartışmanın, kendisine göre, asıl meselenin boyutunu yansıtmadığını söyledi.</p>
<p>DEM Parti Eş Genel Başkanı, <strong>“Türkiye’nin 783 bin 562 kilometresine huzur, barış ve istikrar getirecek bir sürecin önüne 250 metrekarelik bir tartışma koymak mı vatanseverlik?”</strong> sözleriyle tartışmaya farklı bir açıdan yaklaşılması gerektiğini savundu.</p>
<p><strong>“KONFOR BAŞLIĞI ALTINDA TARTIŞMAK BARIŞI ZORA SOKUYOR”</strong></p>
<p>Bakırhan, İmralı’daki konutun fiziksel şartlarının tartışılmasını eleştirirken, sürecin sağlıklı ilerleyebilmesi için iletişim ve çalışma koşullarının da ele alınması gerektiğini söyledi.</p>
<p>Öcalan’ın süreçteki rolünün yalnızca silahsızlanma başlığıyla sınırlandırılmaması gerektiğini savunan Bakırhan, görüşme, mesaj iletme ve siyasi-toplumsal aktörlerle temas gibi mekanizmaların açık biçimde tanımlanması gerektiğini ifade etti.</p>
<p>Bakırhan’a göre bu konuların yalnızca “konfor” başlığı altında değerlendirilmesi, sürecin esas tartışma alanını daraltıyor.</p>
<p><strong>“FİİLİ DURUMUN HUKUKİ KARŞILIĞI OLMALI”</strong></p>
<p>Tuncer Bakırhan, Öcalan’ın süreçte üstlendiğini savunduğu rolün hukuki çerçevesinin de belirlenmesi gerektiğini söyledi.</p>
<p>Bakırhan, fiilen bir rol verilmişse bunun hukuki karşılığının da tanımlanması gerektiğini belirterek statü, yetki, sorumluluk ve iletişim kanallarının yasayla netleştirilmesini istedi.</p>
<p>DEM Parti Eş Genel Başkanı, belirsizliğin devam etmesi halinde tartışmaların farklı başlıklar üzerinden sürmesinin kaçınılmaz olduğunu savundu.</p>
<p><strong>“SÜREÇ İSTENİLEN DÜZEYDE İLERLEMEYEBİLİR”</strong></p>
<p>Bakırhan, Türkiye’de yıllardır yaşanan çatışmalar nedeniyle çok sayıda ailenin acı yaşadığını belirterek, toplum açısından asıl sorunun bir konutun büyüklüğü değil, çatışmalı dönemin yeniden yaşanıp yaşanmayacağı olduğunu ifade etti.</p>
<p>Bakırhan’ın değerlendirmesine göre, Öcalan’ın süreçteki rolünün hukuki ve siyasi karşılığının açık biçimde ortaya konulmaması halinde tartışmalar farklı başlıklar üzerinden devam edecek.</p>
<p>Bakırhan, bu belirsizliğin giderilmemesi durumunda <strong>“sürecin istenilen düzeyde ilerleyemeyeceği”</strong> görüşünü dile getirdi.</p>
<p>Böylece İmralı’da yapıldığı belirtilen konut üzerinden başlayan tartışma, DEM Parti cephesinden yalnızca fiziki şartlar meselesi olarak değil, Öcalan’ın “Terörsüz Türkiye” sürecindeki rolü ve bu rolün hukuki-siyasi çerçevesi üzerinden yeniden gündeme taşındı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://netinternethaber.com/tuncer-bakirhan-250-metrekarelik-konut-uzerinden-tartisma-yurutuyorlar/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İstanbul merkezli operasyon: 6 avukatlık ofisi ve 20 şirkete baskın</title>
		<link>https://netinternethaber.com/istanbul-merkezli-operasyon-6-avukatlik-ofisi-ve-20-sirkete-baskin/</link>
					<comments>https://netinternethaber.com/istanbul-merkezli-operasyon-6-avukatlik-ofisi-ve-20-sirkete-baskin/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 21 Sep 2026 19:49:45 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Asayiş]]></category>
		<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://netinternethaber.com/?p=87044</guid>

					<description><![CDATA[Adalet Bakanı Akın Gürlek, trafik kazası geçiren vatandaşların kişisel verilerinin hukuka aykırı yollarla temin edilerek bazı hukuk büroları ve hasar danışmanlık şirketlerine aktarıldığı iddiasıyla yürütülen soruşturmanın ayrıntılarını açıkladı. Soruşturma kapsamında 825 kişi hakkında işlem başlatılırken, İstanbul, Ankara, Sakarya ve Gaziantep&#8217;te 6 avukatlık ofisi ile 20 şirkette eş zamanlı arama ve gözaltı işlemleri başlatıldı. Adalet Bakanı &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Adalet Bakanı Akın Gürlek, trafik kazası geçiren vatandaşların kişisel verilerinin hukuka aykırı yollarla temin edilerek bazı hukuk büroları ve hasar danışmanlık şirketlerine aktarıldığı iddiasıyla yürütülen soruşturmanın ayrıntılarını açıkladı. Soruşturma kapsamında 825 kişi hakkında işlem başlatılırken, İstanbul, Ankara, Sakarya ve Gaziantep&#8217;te 6 avukatlık ofisi ile 20 şirkette eş zamanlı arama ve gözaltı işlemleri başlatıldı.</strong></p>
<p>Adalet Bakanı Akın Gürlek, vatandaşların kişisel verilerinin hukuka aykırı yöntemlerle ele geçirilmesi ve bu bilgilerin maddi kazanç elde etmek amacıyla kullanıldığı iddialarına ilişkin kapsamlı bir soruşturma yürütüldüğünü açıkladı.</p>
<p>İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı Özel Soruşturma Bürosu koordinesinde, İstanbul İl Jandarma Komutanlığı tarafından yürütülen soruşturmanın merkezinde, özellikle trafik kazası geçiren vatandaşların kişisel bilgilerinin hukuka aykırı şekilde temin edilerek belirli hukuk büroları ve hasar danışmanlık şirketlerine aktarıldığı iddiası bulunuyor.</p>
<h3><strong>825 kişi hakkında soruşturma</strong></h3>
<p>Bakan Gürlek&#8217;in verdiği bilgilere göre soruşturma kapsamında <strong>825 kişi hakkında işlem başlatıldı.</strong></p>
<p>Soruşturmanın bir diğer ayağında ise İstanbul, Ankara, Sakarya ve Gaziantep&#8217;te bulunan <strong>6 avukatlık ofisi ile 20 şirkete yönelik eş zamanlı arama ve gözaltı işlemleri</strong> gerçekleştirildi.</p>
<h3><strong>253 bin kişiden vekâletname iddiası</strong></h3>
<p>Soruşturmada dikkat çeken iddialardan biri de trafik kazası mağdurlarına yönelik olduğu belirtilen ısrarlı aramalar ve yanıltıcı beyanlar.</p>
<p>Bakan Gürlek&#8217;in açıklamasına göre yapılan incelemelerde, bu yöntemlerle <strong>253 bin kişiden vekâletname alındığı</strong> ve söz konusu yöntemlerle <strong>15,6 milyar lira haksız kazanç elde edildiği yönünde tespitlere</strong> ulaşıldı.</p>
<p>Söz konusu rakamlar, soruşturmanın ekonomik boyutunu da ortaya koydu.</p>
<h3><strong>Para transferleri mercek altında</strong></h3>
<p>Soruşturma kapsamında yalnızca hukuk büroları ve hasar danışmanlık şirketleri değil, farklı sektör ve kamu alanlarında görev yapan kişiler arasındaki para hareketleri de incelendi.</p>
<p>Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) ile Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumunun (SEDDK) incelemelerinde; bazı kolluk görevlileri, tahkim hakemleri, sigorta şirketi çalışanları, sigorta acenteleri, eksperler ile kaporta, boya ve servis çalışanlarına olağandışı nitelikte para transferleri yapıldığı belirlendi.</p>
<h3><strong>Kişisel verilerin nasıl elde edildiği araştırılıyor</strong></h3>
<p>Soruşturmanın önemli başlıklarından birini, trafik kazası geçiren vatandaşlara ait kişisel bilgilerin hangi yollarla elde edildiği ve bu bilgilerin kimler tarafından kullanıldığı oluşturuyor.</p>
<p>İddiaya göre elde edilen bilgiler daha sonra belirli hukuk büroları ve hasar danışmanlık şirketlerine aktarılıyordu.</p>
<p>Soruşturma makamları, veri akışının yanı sıra bu süreçte kimlerin maddi menfaat sağladığını ve para transferlerinin hangi ilişkiler üzerinden gerçekleştirildiğini de araştırıyor.</p>
<h3><strong>Gürlek: Hukuk sistemi istismar edilemez</strong></h3>
<p>Adalet Bakanı Akın Gürlek, operasyonla ilgili açıklamasında kişisel verilerin, vatandaşların mağduriyetlerinin ve hukuk sisteminin haksız kazanç amacıyla kullanılmasına karşı mücadelenin sürdürüleceğini belirtti.</p>
<p>Gürlek, trafik kazalarını fırsata çevirerek vatandaşların kişisel verileri üzerinden haksız kazanç sağlamaya çalışan ve mesleki ya da kamusal yetkisini bu amaçla kullandığı değerlendirilen kişilerin yargı önünde hesap vereceğini ifade etti.</p>
<p>Bakan Gürlek ayrıca vatandaşların kişisel verilerinin, haklarının ve adalete duydukları güvenin korunması için hukukun bütün imkanlarının kullanılacağını bildirdi.</p>
<h3><strong>Soruşturmanın seyri takip edilecek</strong></h3>
<p>İstanbul merkezli soruşturmanın İstanbul&#8217;un yanı sıra Ankara, Sakarya ve Gaziantep&#8217;teki operasyonlarla genişletilmesi dikkat çekti.</p>
<p>825 kişi hakkındaki soruşturma ile 6 avukatlık ofisi ve 20 şirkete yönelik işlemlerin ardından, soruşturmanın ilerleyen aşamalarında yeni bilgi ve bulguların ortaya çıkması bekleniyor.</p>
<p><strong>Önemli not:</strong> Soruşturma kapsamındaki kişi ve kurumlar hakkındaki suçlamalar, yargı süreci tamamlanıncaya kadar <strong>iddia ve soruşturma konusu</strong> niteliğindedir. Kesinleşmiş bir mahkeme kararı bulunmadıkça kişiler suçlu ilan edilemez.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://netinternethaber.com/istanbul-merkezli-operasyon-6-avukatlik-ofisi-ve-20-sirkete-baskin/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sofulu Çöplüğünün kokusu siyasete siniyor!</title>
		<link>https://netinternethaber.com/sofulu-coplugunun-kokusu-siyasete-siniyor/</link>
					<comments>https://netinternethaber.com/sofulu-coplugunun-kokusu-siyasete-siniyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Aziz Dağtekin]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 21 Sep 2026 09:17:50 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Dünyası]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://netinternethaber.com/?p=87040</guid>

					<description><![CDATA[Aziz DAĞTEKİN Yazdı Adana’da bazı meseleler vardır… Herkes bilir. Herkes konuşur. Ama nedense kimse yüksek sesle konuşmaz. Sofulu tam da böyle bir mesele. Çöp orada. Tesis orada. Koku şikâyetleri orada. İhale orada. Verilmiş sözler orada. Peki siyaset nerede? İşte asıl soru bu! Çünkü Sofulu artık sadece bir çöplük meselesi değildir. Sofulu, Adana siyasetinin aynasıdır. Ve &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h3><span style="color: #ff0000;"><strong>Aziz DAĞTEKİN Yazdı</strong></span></h3>
<hr />
<p>Adana’da bazı meseleler vardır…</p>
<p>Herkes bilir.</p>
<p>Herkes konuşur.</p>
<p>Ama nedense kimse yüksek sesle konuşmaz.</p>
<p><strong>Sofulu tam da böyle bir mesele.</strong></p>
<p>Çöp orada.</p>
<p>Tesis orada.</p>
<p>Koku şikâyetleri orada.</p>
<p>İhale orada.</p>
<p>Verilmiş sözler orada.</p>
<p>Peki siyaset nerede?</p>
<p>İşte asıl soru bu!</p>
<p>Çünkü Sofulu artık sadece bir çöplük meselesi değildir.</p>
<p><strong>Sofulu, Adana siyasetinin aynasıdır.</strong></p>
<p>Ve o aynaya baktığınızda yalnızca çöpü değil, yıllardır biriken siyasi sessizliği de görüyorsunuz.</p>
<hr />
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>ÇÖPÜN KOKUSU HER YERE SİNİYOR!</strong></span></p>
<p>Yıllar önce Sofulu’nun kaldırılması gündeme geldiğinde vatandaşın bir başka derdi vardı: <strong>Ekmek.</strong></p>
<p><strong>“Çöplük kalkarsa biz ne yapacağız?” </strong>diyen insanlar vardı.</p>
<p>O gün onları dinledik.</p>
<p>Çünkü çevre kadar insan da önemliydi.</p>
<p>Ama bugün şehir değişti.</p>
<p>Sarıçam değişti.</p>
<p>Konutlar çoğaldı.</p>
<p>Üniversite geldi.</p>
<p>Stadyum geldi.</p>
<p>Yeni yaşam alanları oluştu.</p>
<p>Fakat tesis yerinde kaldı.</p>
<p>Şehir büyüdü.</p>
<p><strong>Çöplük de şehrin içine doğru büyüdü.</strong></p>
<p>Resmi çevre raporlarına göre tesis yaklaşık 110 hektarlık alanda faaliyet gösteriyor ve günlük ortalama 2 bin ton evsel nitelikli atık alıyor.</p>
<p>Yani karşımızda küçücük bir çöp alanı yok.</p>
<p><strong>Devasa bir ekonomik ve çevresel sistem var.</strong></p>
<hr />
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>2010’DA VERİLEN SÖZLER BUGÜN NEREDE?</strong></span></p>
<p>Şimdi takvimi biraz geriye saralım.</p>
<p>2010…</p>
<p>Sofulu için büyük hedefler açıklanıyor.</p>
<p>Günde 1.500 ton çöp işlenecek.</p>
<p>10 MW elektrik üretilecek.</p>
<p>Günde 300 ton kompost gübre üretilecek.</p>
<p>Metal, plastik, cam ve diğer geri dönüştürülebilir malzemeler ekonomiye kazandırılacak.</p>
<p>Ve vatandaşın en çok dikkatini çeken vaat: Kötü koku ortadan kalkacaktı!..</p>
<p>Güzel.</p>
<p>Peki bugün?</p>
<p>Elektrik üretimi kaç MW?</p>
<p>Kompost üretimi kaç ton?</p>
<p>Geri kazanılan plastik ne kadar?</p>
<p>Metal ne kadar?</p>
<p>Cam ne kadar?</p>
<p>Bunların ekonomik değeri ne?</p>
<p>Belediyenin bundan elde ettiği gelir ne?</p>
<p>Ve en önemlisi: Koku neden hala Adana&#8217;nın gündeminde?</p>
<p>İşte bu soruların cevabı gerekiyor.</p>
<hr />
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>SİYASETÇİLER DEĞİŞTİ, SOFULU DEĞİŞMEDİ!</strong></span></p>
<p>Bir düşünün…</p>
<p>Belediye başkanları değişti.</p>
<p>Meclisler değişti.</p>
<p>Partiler değişti.</p>
<p>Siyasi söylemler değişti.</p>
<p>Ama Sofulu dosyası değişmedi.</p>
<p>O yüzden bu yazıda parti tabelası aramayın.</p>
<p>Çünkü burada mesele parti değil.</p>
<p><strong>Mesele kamu yönetimi.</strong></p>
<p>Çöpün partisi yok.</p>
<p>Kokunun partisi yok.</p>
<p>Vatandaşın burnunun aldığı kokunun siyasi görüşü yok.</p>
<p>Kim yönetiyorsa ona soracağız.</p>
<p>Dün yönetene de soracağız.</p>
<p>Bugün yönetene de soracağız.</p>
<p>Yarın yönetene de soracağız.</p>
<p>Çünkü: <strong>“Bizden önce vardı”</strong> cümlesi, kamu yönetiminde sonsuza kadar geçerli bir mazeret değildir.</p>
<h3></h3>
<hr />
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>İHALE ŞARTNAMESİNİ MASAYA KOYUN!</strong></span></p>
<p>2019’da <strong>Aytaç Durak</strong>, Sofulu’daki koku tartışmasında ihale şartnamesinin tam uygulanması halinde koku sorununun yaşanmaması gerektiğini savunmuştu.</p>
<p>Aynı açıklamada çeşitli iddialar da gündeme gelmişti.</p>
<p>Bu iddialar elbette <strong>iddia olarak kalmalı ve belgelerle araştırılmalıdır.</strong></p>
<p>Ama burada çok daha basit bir şey var:</p>
<p><strong>İhale şartnamesi!</strong></p>
<p>Açın.</p>
<p>Masaya koyun.</p>
<p>Tek tek bakın.</p>
<p><strong>Ne taahhüt edilmiş?</strong></p>
<p><strong>Ne yapılmış?</strong></p>
<p><strong>Ne yapılmamış?</strong></p>
<p><strong>Denetim yapılmış mı?</strong></p>
<p><strong>Eksiklik tespit edilmiş mi?</strong></p>
<p><strong>Yaptırım uygulanmış mı?</strong></p>
<p>Belgeyi ortaya koyun.</p>
<p>Çünkü belge varsa tartışma azalır.</p>
<p>Belge yoksa soru büyür.</p>
<hr />
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>ŞEHİR SOFULU’YA DAYANDI!</strong></span></p>
<p>İşte işin en can alıcı tarafı burası.</p>
<p>Bir zamanlar şehrin uzağında olduğu düşünülen tesisin çevresinde bugün:</p>
<p><strong>Üniversite var.</strong></p>
<p><strong>Stadyum var.</strong></p>
<p><strong>Konutlar var.</strong></p>
<p><strong>Öğrenciler var.</strong></p>
<p><strong>Aileler var.</strong></p>
<p><strong>Yeni yaşam alanları var.</strong></p>
<p>Peki tesis?</p>
<p><strong>O da var!</strong></p>
<p>Şimdi soruyorum:<strong>Şehri mi çöplüğe uyduracağız, çöplüğü mü şehre?</strong></p>
<p>Bu soru siyasi sloganla cevaplanamaz.</p>
<p>Bu sorunun cevabı; <strong>bilimsel raporla, çevresel ölçümle ve şehir planlamasıyla</strong> verilir.</p>
<hr />
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>30 YIL SONRA NE OLACAK?</strong></span></p>
<p>Bir başka önemli konu daha var.</p>
<p>Tesisin 30 yıllık işletme süresine ilişkin geçmişte açıklamalar yapıldı.</p>
<p>2019’da <strong>Aytaç Durak</strong> da 30 yıllık sürenin ardından alanın taşınmasına ilişkin geçmişte öngörülen planı gündeme getirmişti.</p>
<p><strong>Peki şimdi?</strong></p>
<div id="model-response-message-contentr_dc12e4de8c97b918" class="markdown markdown-main-panel md-content enable-luminous-fast-follows enable-updated-hr-color stronger" dir="ltr" aria-busy="false" aria-live="polite">
<div><strong>Alternatif alan çalışması var mı?</strong></div>
<div></div>
<div><strong>Taşınma takvimi var mı?</strong></div>
<div></div>
<div><strong>Yeni tesis planı var mı?</strong></div>
<div></div>
<div><strong>Yoksa 30 yılın sonunda yine mi &#8220;Şimdi ne yapacağız?&#8221; diyeceğiz?</strong></div>
<div></div>
</div>
<p><strong>Şehir yönetmek biraz da geleceği bugünden düşünmektir.</strong></p>
<hr />
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>BU DOSYADA PARTİ YOK!</strong></span></p>
<p>Tekrar ediyorum.</p>
<p>Bu mesele AK Parti&#8217;nin de MHP&#8217;nin de CHP&#8217;nin de İYİ Partinin de meselesi olduğu kadar <strong>bu mesele Adana&#8217;nın meselesidir!</strong></p>
<p>Kim yönetiyorsa sorumluluğu vardır.</p>
<p>Kim yönetmişse geçmişteki kararları açıklamak durumundadır.</p>
<p>Kim yönetecekse geleceğe ilişkin planını ortaya koymalıdır.</p>
<p>Çünkü vatandaşın artık siyasi polemikle işi yok.</p>
<p>Vatandaş şunu soruyor: <strong>“Ben bu kokuyu daha kaç yıl çekeceğim?”</strong></p>
<hr />
<p><strong>ADANA’NIN BURNUNA TAKILAN KOKU, SİYASETİN DE TESTİDİR!</strong></p>
<p>Sofulu’da yaşayan vatandaşın siyasi parti tabelasına bakarak nefes aldığını sanmıyorum.</p>
<p>Kokuyu alıyor mu?</p>
<p>Alıyor.</p>
<p>Şikayeti var mı?</p>
<p>Var.</p>
<p>O zaman mesele açık.</p>
<p>Siyasetçinin görevi: <strong>“Onlar da yapmadı.” </strong>demek değildir.</p>
<p><strong>“Bizden önce vardı.”</strong> demek değildir.</p>
<p><strong>“Bunu siyasi malzeme yapıyorlar.”</strong> demek hiç değildir.</p>
<p>Siyasetçinin görevi:</p>
<div id="model-response-message-contentr_3f2f93803059f0d2" class="markdown markdown-main-panel md-content enable-luminous-fast-follows enable-updated-hr-color stronger" dir="ltr" aria-busy="false" aria-live="polite">
<div><strong>“İşte rapor.”</strong></div>
<div></div>
<div><strong>“İşte ölçüm.”</strong></div>
<div></div>
<div><strong>“İşte denetim.”</strong></div>
<div></div>
<div><strong>“İşte çözüm takvimi.”</strong> demektir.</div>
</div>
<hr />
<p><strong>ÇÖPÜN İÇİNDE MİLYONLARLIK EKONOMİ VAR!</strong></p>
<p>Bunu da kimse gözden kaçırmasın.</p>
<p>Burada sadece çöp yok.</p>
<p><strong>Enerji var.</strong></p>
<p><strong>Geri dönüşüm var.</strong></p>
<p><strong>Bertaraf var.</strong></p>
<p><strong>İşletme var.</strong></p>
<p><strong>İhale var.</strong></p>
<p><strong>Kamu kaynağı var.</strong></p>
<p>Ve bütün bunların merkezinde vatandaş var.</p>
<p>O halde vatandaşın şu soruyu sorması son derece meşrudur: <strong>Bu sistemin kazancı nereye gidiyor, kimler nemalanıyor?</strong></p>
<p><strong>Ne kadar enerji üretiliyor?</strong></p>
<p><strong>Ne kadar gelir elde ediliyor?</strong></p>
<p><strong>Ne kadar geri dönüşüm sağlanıyor?</strong></p>
<p><strong>Belediyenin payı ne?</strong></p>
<p><strong>İşletmenin geliri ne?</strong></p>
<p>Bunların hepsi rakamla ortaya konabilir.</p>
<p><strong>Konulmalıdır.</strong></p>
<hr />
<p><strong>ARTIK “MERAK ETMEYİN” DEĞİL, “İŞTE BELGE” DENİLSİN!</strong></p>
<p>Adana’nın artık yeni bir siyasi tartışmaya ihtiyacı yok.</p>
<p>Adana’nın <strong>açık bilgiye</strong> ihtiyacı var.</p>
<p>Bakanlık denetim sonuçlarını açıklamalı.</p>
<p>Büyükşehir Belediyesi ihale ve sözleşme yükümlülüklerini kamuoyuna anlatmalı.</p>
<p>Tesisin enerji üretim rakamları açıklanmalı.</p>
<p>Geri dönüşüm miktarları açıklanmalı.</p>
<p>Koku ölçümleri açıklanmalı.</p>
<p>Geleceğe ilişkin plan açıklanmalı.</p>
<p>Ve bütün bunlar tek bir cümleyle değil:<strong> Belge ile.</strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong> SOFULU’NUN KOKUSU SİYASETE SİNMEDEN!</strong></p>
<p>Adana’da siyaset çok şey konuşuyor.</p>
<p>Kulis konuşuyor.</p>
<p>Aday konuşuyor.</p>
<p>İttifak konuşuyor.</p>
<p>Koltuğu konuşuyor.</p>
<p>Ama vatandaş başka bir şey konuşuyor: <strong>“Bu sorun ne zaman çözülecek?”</strong></p>
<p>İşte siyasetin asıl sınavı burada.</p>
<p>Sofulu’nun kokusu yalnızca havaya karışmıyor.</p>
<p><strong>Siyasetin üzerine de siniyor.</strong></p>
<p>Çünkü yıllardır çözülmeyen her sorun, sonunda yönetenlerin hanesine yazılıyor.</p>
<p>Ben kimseyi suçlamıyorum.</p>
<p>Ama kimsenin de soruların arkasına saklanmasına izin verilmemeli.</p>
<p><strong>İhale ortada.</strong></p>
<p><strong>Sözler ortada.</strong></p>
<p><strong>Tesis ortada.</strong></p>
<p><strong>Şehir ortada.</strong></p>
<p><strong>Vatandaş ortada.</strong></p>
<p>Şimdi sıra cevaplarda.</p>
<p>Çünkü Adana’nın geleceği siyasi hesapların çöp kutusu değildir.</p>
<p>Ve artık şu soru yüksek sesle sorulmalıdır:</p>
<p>Adana’nın siyaseti Sofulu’da boğulmadan, Sofulu’nun geleceğini kim planlayacak?</p>
<p><strong>Söz artık siyasetin değil, belgelerin ve Cumhuriyet Savcılarının olsun.</strong></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://netinternethaber.com/sofulu-coplugunun-kokusu-siyasete-siniyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Adana&#8217;da Gece Yarısı Korkutan Deprem! Saimbeyli 5.0 ile Sallandı</title>
		<link>https://netinternethaber.com/adanada-gece-yarisi-korkutan-deprem-saimbeyli-5-0-ile-sallandi/</link>
					<comments>https://netinternethaber.com/adanada-gece-yarisi-korkutan-deprem-saimbeyli-5-0-ile-sallandi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 21 Sep 2026 06:48:25 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Asayiş]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Magazin]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[5 büyüklüğünde deprem]]></category>
		<category><![CDATA[Adana deprem]]></category>
		<category><![CDATA[Adana deprem haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[Adana deprem mi oldu]]></category>
		<category><![CDATA[Adana deprem son dakika]]></category>
		<category><![CDATA[Adana Saimbeyli deprem]]></category>
		<category><![CDATA[Adana'da deprem]]></category>
		<category><![CDATA[AFAD Adana deprem]]></category>
		<category><![CDATA[Saimbeyli deprem]]></category>
		<category><![CDATA[Saimbeyli deprem son dakika]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://netinternethaber.com/?p=87034</guid>

					<description><![CDATA[Adana&#8217;nın Saimbeyli ilçesinde gece saat 04.02&#8217;de meydana gelen 5 büyüklüğündeki deprem, Adana&#8217;nın yanı sıra Kahramanmaraş, Osmaniye, Kayseri ve Gaziantep&#8217;te de hissedildi. Deprem sonrası ilk belirlemelere göre olumsuz bir durum yaşanmadı. SAİMBEYLİ&#8217;DE GECEYİ KORKUTAN SARSINTI Adana&#8217;nın Saimbeyli ilçesi gece saatlerinde şiddetli bir depremle sarsıldı. AFAD verilerine göre saat 04.02&#8217;de meydana gelen depremin büyüklüğü 5.0 olarak ölçüldü. &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Adana&#8217;nın Saimbeyli ilçesinde gece saat 04.02&#8217;de meydana gelen 5 büyüklüğündeki deprem, Adana&#8217;nın yanı sıra Kahramanmaraş, Osmaniye, Kayseri ve Gaziantep&#8217;te de hissedildi. Deprem sonrası ilk belirlemelere göre olumsuz bir durum yaşanmadı.</p>
<p><strong>SAİMBEYLİ&#8217;DE GECEYİ KORKUTAN SARSINTI</strong></p>
<p>Adana&#8217;nın Saimbeyli ilçesi gece saatlerinde şiddetli bir depremle sarsıldı.</p>
<p>AFAD verilerine göre saat 04.02&#8217;de meydana gelen depremin büyüklüğü <strong>5.0</strong> olarak ölçüldü. Depremin yerin yaklaşık <strong>7 kilometre derinliğinde</strong> meydana geldiği bildirildi.</p>
<p>Gece saatlerinde yaşanan sarsıntı, özellikle Saimbeyli ve çevresinde kısa süreli paniğe neden oldu.</p>
<p><strong>SARSINTI ÇEVRE İLLERDE DE HİSSEDİLDİ</strong></p>
<p>Saimbeyli merkezli deprem yalnızca Adana&#8217;da değil, çevre illerde de hissedildi.</p>
<p>Deprem; <strong>Kahramanmaraş, Osmaniye, Kayseri ve Gaziantep&#8217;te</strong> de vatandaşlar tarafından hissedildi.</p>
<p>Depremin ardından vatandaşlar sarsıntının büyüklüğü ve herhangi bir hasar meydana gelip gelmediği konusunda bilgi almaya çalıştı.</p>
<p><strong>AFAD: SAHA TARAMASI SÜRÜYOR</strong></p>
<p>AFAD tarafından yapılan ilk değerlendirmede, deprem sonrasında şu ana kadar olumsuz bir durum tespit edilmediği bildirildi.</p>
<p>Ekiplerin bölgede saha tarama çalışmalarını sürdürdüğü belirtildi.</p>
<p><strong>VALİLİK: 112&#8217;YE İHBAR ULAŞMADI</strong></p>
<p>Adana Valiliği de deprem sonrası yaptığı açıklamada, şu ana kadar herhangi bir olumsuzluk yaşanmadığını duyurdu.</p>
<p>Valilik açıklamasında, <strong>112 Acil Çağrı Merkezi&#8217;ne deprem kaynaklı herhangi bir ihbar ulaşmadığı</strong> belirtildi.</p>
<p>AFAD ve ilgili ekiplerin saha çalışmalarının devam ettiği, bölgedeki gelişmelerin yakından takip edildiği kaydedildi.</p>
<p><strong>ADANA VE ÇEVRESİ DEPREM GERÇEĞİYLE YİNE KARŞI KARŞIYA</strong></p>
<p>Adana ve çevresi geçmişte de önemli depremler yaşayan bölgeler arasında bulunuyor. Adana İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğünün risk değerlendirmelerinde bölgenin sismik açıdan aktif olduğu belirtiliyor.</p>
<p>Saimbeyli&#8217;de meydana gelen 5 büyüklüğündeki son deprem, bölgede deprem gerçeğini bir kez daha gündeme taşıdı.</p>
<p>Şu an için <strong>can kaybı, yaralanma veya ciddi hasar olduğuna ilişkin resmi bir açıklama bulunmuyor.</strong> Ekiplerin saha taraması devam ediyor.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://netinternethaber.com/adanada-gece-yarisi-korkutan-deprem-saimbeyli-5-0-ile-sallandi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sözlü’nün adı neden yeniden gündemde?</title>
		<link>https://netinternethaber.com/sozlunun-adi-neden-yeniden-gundemde/</link>
					<comments>https://netinternethaber.com/sozlunun-adi-neden-yeniden-gundemde/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 21 Sep 2026 06:30:44 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Magazin]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://netinternethaber.com/?p=87000</guid>

					<description><![CDATA[HABER ANALİZ Adana siyasetinde bazı isimler vardır; makamdan uzaklaşır ama siyasetten silinmez. Hüseyin Sözlü de bugün tam olarak böyle bir sürecin içinde. Bir dönem Ceyhan’da üç dönem belediye başkanlığı yapan, ardından Adana Büyükşehir Belediye Başkanlığı koltuğuna oturan ve MHP Genel Başkan Başdanışmanlığı görevinde bulunan Sözlü, aradan geçen zamana rağmen Adana siyasetinde yeniden konuşulmaya başlandı. Üstelik &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h3><strong>HABER ANALİZ</strong></h3>
<hr />
<p>Adana siyasetinde bazı isimler vardır; makamdan uzaklaşır ama siyasetten silinmez. <strong>Hüseyin Sözlü</strong> de bugün tam olarak böyle bir sürecin içinde.</p>
<p>Bir dönem Ceyhan’da üç dönem belediye başkanlığı yapan, ardından Adana Büyükşehir Belediye Başkanlığı koltuğuna oturan ve MHP Genel Başkan Başdanışmanlığı görevinde bulunan Sözlü, aradan geçen zamana rağmen Adana siyasetinde yeniden konuşulmaya başlandı.</p>
<p>Üstelik bu kez tartışmanın merkezinde yalnızca geçmişte yaptıkları değil, <strong>“Hüseyin Sözlü yeniden siyasete döner mi?”</strong> sorusu bulunuyor.</p>
<p><strong>SÖZLÜ’NÜN ADI YENİDEN SAHADA</strong></p>
<p>Aziz Dağtekin Facebook sayfasında <strong>“Hüseyin Sözlü’nün dönüşü kimleri korkutuyor?”</strong> başlığıyla yapılan paylaşımın ardından gelen yorumlar, Sözlü isminin hâlâ ciddi bir tartışma başlığı olduğunu gösterdi.</p>
<p>Yorumlarda <strong>Sözlü</strong>’ye destek verenler, onun geçmişteki belediye başkanlığı dönemlerini ve siyasi kimliğini öne çıkarırken, bazı kullanıcılar açık şekilde <strong>“dönsün”</strong>, <strong>“Adana’ya Sözlü gerek”</strong>, <strong>“yeniden gelecek”</strong> gibi ifadeler kullandı.</p>
<p>Bazı yorumlarda ise <strong>Sözlü</strong>’nün yeniden aday olması halinde yanında yer alacağını belirten ifadeler dikkat çekti.</p>
<p>Bu yorumların tamamının Adana kamuoyunu temsil ettiğini söylemek elbette mümkün değil.</p>
<p>Ancak ortaya çıkan tablo şu: <strong>Hüseyin Sözlü’nün adı yeniden siyasi tartışmanın içine girmiş durumda.</strong></p>
<p><strong>KARŞISINDAKİLER DE SESSİZ DEĞİL</strong></p>
<p><strong>Sözlü’</strong>ye yönelik destek yorumlarının yanında, yeniden siyaset sahnesine çıkmasına karşı çıkan görüşler de var.</p>
<p><strong>“Adana istemiyor”,</strong> <strong>“aday olmasın”</strong>, <strong>“yeni bir isim lazım”</strong>, <strong>“artık emekli olsun”</strong> ve <strong>“başka adam mı kalmadı?”</strong> şeklindeki yorumlar, Sözlü konusunda kamuoyunda farklı yaklaşımların bulunduğunu ortaya koyuyor.</p>
<p>Fakat burada önemli bir nokta var:</p>
<p>Bu yorumların sahiplerinin hangi siyasi gruba veya partiye yakın olduğu yalnızca sosyal medya yorumlarından hareketle belirlenemez. Dolayısıyla tartışmayı <strong>“Sözlü’ye karşı şu kesim var”</strong> şeklinde kategorize etmek yerine, <strong>Sözlü isminin farklı görüşleri karşı karşıya getirdiğini</strong> söylemek daha doğru.</p>
<p><strong>SÖZLÜ’NÜN SİYASİ DOSYASI KAPANMIŞ DEĞİL</strong></p>
<p><strong>Hüseyin Sözlü</strong>’nün siyasi hikayesindeki en önemli kırılmalardan biri 2024 yılında yaşandı. <strong>Sözlü,</strong> MHP Genel Başkan Başdanışmanlığı görevinden alındı ve Merkez Disiplin Kuruluna sevk edildi. 1 Mayıs 2024 tarihinde ise MHP’den ihraç edildiği kendisine tebliğ edildi.</p>
<p><strong>Sözlü,</strong> ihracın ardından yaptığı açıklamada Türk milliyetçiliği ve ülkücülüğünden taviz vermeyeceğini söyledi. Ayrıca başka bir siyasi oluşum içerisinde yer almayacağını ve itiraz hakkını kullanacağını açıkladığı haberleştirildi.  Bu gelişmeler <strong>Sözlü</strong>’nün siyasi hayatında yeni bir dönem başlatsa da, <strong>Adana siyasetindeki ismi tamamen ortadan kalkmadı. </strong>Bugün yaşanan tartışmanın önemli tarafı da burada.</p>
<p><strong>SÖZLÜ’NÜN ADI NEDEN HALA KONUŞULUYOR?</strong></p>
<p>Çünkü Hüseyin Sözlü yalnızca eski bir belediye başkanı olarak hatırlanmıyor. Ceyhan’da uzun yıllar belediye başkanlığı yapmış, ardından Adana Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinde bulunmuş bir isim olarak kent siyasetinde belirli bir geçmişe sahip.</p>
<p>Bu nedenle <strong>Sözlü</strong>’nün adı ortaya atıldığında tartışma yalnızca <strong>“eski başkan geri döner mi?”</strong> noktasında kalmıyor.</p>
<p>Tartışma doğrudan Adana siyasetindeki dengelere uzanıyor.</p>
<p><strong>Sözlü</strong>’yü destekleyenler onun geçmiş tecrübesini ve siyasi birikimini öne çıkarırken, karşı çıkanlar yeni isimlerin önünün açılması gerektiğini savunuyor.</p>
<p>Yani tartışmanın merkezinde artık yalnızca <strong>Hüseyin Sözlü</strong> değil, Adana siyasetinin geleceğine ilişkin farklı beklentiler de bulunuyor.</p>
<p><strong>“SÖZLÜ DÖNERSE NE OLUR?” SORUSU</strong></p>
<p>Bugün için <strong>Sözlü</strong>’nün yeniden aday olacağına veya belirli bir siyasi görev üstleneceğine ilişkin kesinleşmiş bir bilgi bulunmuyor.</p>
<p>Bu nedenle <strong>“Sözlü dönüyor”</strong> şeklinde bir sonuç çıkarmak doğru olmaz.</p>
<p>Fakat <strong>“Sözlü dönerse ne olur?”</strong> sorusunun şimdiden tartışılmaya başlanması başlı başına dikkat çekici.</p>
<p>Çünkü siyasi aktörler açısından bazen isimlerin sahaya çıkmasından önce, <strong>isimlerinin yeniden tartışılmaya başlaması</strong> önem taşır.</p>
<p><strong>Hüseyin Sözlü</strong> açısından bugün ortaya çıkan tablo da tam olarak bu.</p>
<p><strong>SÖZLÜ DOSYASI NEDEN YENİDEN AÇILDI?</strong></p>
<p>Adana’da siyasi dengelerin sürekli değiştiği bir dönemde, geçmişte güçlü siyasi görevler üstlenmiş isimlerin yeniden gündeme gelmesi kaçınılmaz olarak yeni tartışmaları beraberinde getiriyor.</p>
<p><strong>Sözlü</strong>’nün adı da bu tartışmaların tam ortasında.</p>
<p>Bir tarafta <strong>“Sözlü yeniden sahaya çıkmalı”</strong> diyenler…</p>
<p>Diğer tarafta <strong>“Yeni isimler gerekiyor”</strong> diyenler…</p>
<p>Ve bütün bu tartışmanın ortasında ise hala sessizliğini koruyan bir <strong>Hüseyin Sözlü</strong> var.</p>
<p><strong>ASLINDA EN ÖNEMLİ HABER BU</strong></p>
<p>Bugünün asıl haberi <strong>Sözlü</strong>’nün yarın ne yapacağı değil.</p>
<p><strong>Asıl haber, Hüseyin Sözlü’nün siyasi olarak yeniden konuşulmaya başlaması.</strong></p>
<p>Çünkü 2024’te MHP’den ihraç edilmesinin ardından siyasi geleceği konusunda yeni bir sayfa açılan <strong>Sözlü</strong>’nün adı, aradan geçen sürenin ardından yeniden Adana gündeminde.</p>
<p>Bu durum, <strong>Sözlü</strong>’nün mutlaka siyasete döneceği anlamına gelmiyor.</p>
<p>Ancak <strong>Sözlü isminin hala siyasi tartışma yaratabildiğini</strong> gösteriyor.</p>
<p>Ve Adana siyasetinde şimdi gözler şu soruya çevriliyor:</p>
<p><strong>HÜSEYİN SÖZLÜ YENİDEN SAHAYA ÇIKACAK MI?</strong></p>
<p>Şimdilik bu sorunun kesin bir cevabı yok.</p>
<p>Ama bir gerçek var: <strong>Hüseyin Sözlü’nün siyasi dosyası Adana’da henüz kapanmış görünmüyor.</strong></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://netinternethaber.com/sozlunun-adi-neden-yeniden-gundemde/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Erdoğan’dan New York Çıkarması: 16. Kez BM Kürsüsünde</title>
		<link>https://netinternethaber.com/erdogandan-new-york-cikarmasi-16-kez-bm-kursusunde/</link>
					<comments>https://netinternethaber.com/erdogandan-new-york-cikarmasi-16-kez-bm-kursusunde/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 20 Sep 2026 22:27:38 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Magazin]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://netinternethaber.com/?p=87028</guid>

					<description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Birleşmiş Milletler 81. Genel Kurulu&#8217;na katılmak üzere ABD&#8217;nin New York kentine geldi. Erdoğan, 22 Eylül&#8217;de BM Genel Kurulu&#8217;nda 16. kez kürsüye çıkacak. Ziyarette Gazze, Filistin ve ikili diplomatik temaslar öne çıkacak. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Birleşmiş Milletler 81. Genel Kurulu&#8217;na katılmak ve çeşitli temaslarda bulunmak üzere ABD&#8217;nin New York kentine geldi. &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<blockquote><p><strong>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Birleşmiş Milletler 81. Genel Kurulu&#8217;na katılmak üzere ABD&#8217;nin New York kentine geldi. Erdoğan, 22 Eylül&#8217;de BM Genel Kurulu&#8217;nda 16. kez kürsüye çıkacak. Ziyarette Gazze, Filistin ve ikili diplomatik temaslar öne çıkacak.</strong></p></blockquote>
<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Birleşmiş Milletler 81. Genel Kurulu&#8217;na katılmak ve çeşitli temaslarda bulunmak üzere ABD&#8217;nin New York kentine geldi.</p>
<p>Dünyanın farklı ülkelerinden liderlerin bir araya geleceği BM Genel Kurulu&#8217;nun yüksek düzeyli görüşmeleri 22 Eylül&#8217;de başlayacak. Erdoğan&#8217;ın da ilk gün kürsüye çıkarak Türkiye&#8217;nin mesajlarını uluslararası kamuoyuna aktarması bekleniyor.</p>
<p><strong>TÜRKİYE&#8217;NİN NEW YORK GÜNDEMİ YOĞUN</strong></p>
<p>Erdoğan&#8217;ı John F. Kennedy Uluslararası Havalimanı&#8217;nda Türkiye&#8217;nin Birleşmiş Milletler Daimi Temsilcisi Büyükelçi Ahmet Yıldız, Washington Büyükelçisi Sedat Önal ve New York Başkonsolosu Büyükelçi Muhittin Ahmet Yazal ile diğer ilgililer karşıladı.</p>
<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan&#8217;a ABD ziyaretinde eşi Emine Erdoğan&#8217;ın yanı sıra Adalet Bakanı Akın Gürlek, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır ve Ticaret Bakanı Ömer Bolat eşlik ediyor.</p>
<p>Heyette MİT Başkanı İbrahim Kalın, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Cumhurbaşkanı Dış Politika ve Güvenlik Başdanışmanı Akif Çağatay Kılıç ile Türk Devletleri Teşkilatı Aksakallar Konseyi Başkanı Binali Yıldırım da bulunuyor.</p>
<p><strong>TÜRKEVİ’NDE VATANDAŞLARLA BULUŞTU</strong></p>
<p>Havalimanından Türkevi&#8217;ne geçen Erdoğan, burada kendisini karşılayan vatandaşlarla bir araya geldi. Vatandaşların yoğun ilgisiyle karşılaşan Erdoğan, bariyerlerin kaldırılmasının ardından vatandaşlarla sohbet etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, New York programının yoğun geçeceğini belirterek, &#8220;Dolu dolu bir BM geçireceğiz. Programımız yoğun&#8221; dedi.</p>
<p><strong>22 EYLÜL’DE BM KÜRSÜSÜNE ÇIKACAK</strong></p>
<p>BM 81. Genel Kurulu&#8217;nun yüksek düzeyli görüşmelerinin ilk günü olan 22 Eylül&#8217;de Erdoğan&#8217;ın dördüncü sırada söz alması bekleniyor. Erdoğan, bu konuşmasıyla birlikte BM Genel Kurulu&#8217;na 16. kez hitap etmiş olacak. Genel Kurulun bu yılki ana teması ise <strong>&#8220;Güveni yeniden tesis etmek, dönüşümü yönetmek: Herkes için sonuç üreten bir BM&#8221;</strong> olarak belirlendi.</p>
<p><strong>GAZZE VE FİLİSTİN GÜNDEMİN ÖN SIRASINDA</strong></p>
<p>Erdoğan&#8217;ın BM Genel Kurulu&#8217;ndaki konuşmasında Gazze&#8217;deki durum, Filistin&#8217;in devlet olarak tanınması ve İsrail&#8217;e yönelik uluslararası alanda atılabilecek adımların öne çıkması bekleniyor.</p>
<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan&#8217;ın Gazze&#8217;deki gelişmelere dikkat çekmesi ve BM üyesi ülkelere İsrail&#8217;in saldırıları karşısında tutum alma çağrısında bulunması öngörülüyor.</p>
<p><strong>NEW YORK’TA DİPLOMASİ TRAFİĞİ</strong></p>
<p>Erdoğan&#8217;ın New York ziyaretinin yalnızca Genel Kurul konuşmasıyla sınırlı kalması beklenmiyor. Cumhurbaşkanı&#8217;nın BM Genel Sekreteri Antonio Guterres&#8217;in yanı sıra çeşitli ülkelerin devlet ve hükümet başkanlarıyla ikili görüşmeler gerçekleştirmesi planlanıyor.</p>
<p>ABD&#8217;de yaşayan Türk vatandaşlarının temsilcileri, Türk-Amerikan iş çevreleri ve düşünce kuruluşlarının temsilcileriyle de çeşitli programlarda bir araya gelmesi öngörülüyor.</p>
<p><strong>23 EYLÜL’DE YENİ PROGRAM</strong></p>
<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan&#8217;ın 23 Eylül&#8217;de BM Genel Sekreteri&#8217;nin İklim Etkinliği&#8217;nde de konuşma yapması planlanıyor.</p>
<p>New York&#8217;taki programın 20-23 Eylül tarihleri arasında sürmesi öngörülüyor.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://netinternethaber.com/erdogandan-new-york-cikarmasi-16-kez-bm-kursusunde/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>SPK’dan 131 Fon İçin Yeni Karar: Tasfiye Süresi 6 Aya Çıktı</title>
		<link>https://netinternethaber.com/spkdan-131-fon-icin-yeni-karar-tasfiye-suresi-6-aya-cikti/</link>
					<comments>https://netinternethaber.com/spkdan-131-fon-icin-yeni-karar-tasfiye-suresi-6-aya-cikti/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 20 Sep 2026 21:51:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Magazin]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://netinternethaber.com/?p=87022</guid>

					<description><![CDATA[Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), tasfiye kapsamına alınan 131 yatırım fonuyla ilgili takvimi değiştirdi. Daha önce 3 ay olarak belirlenen azami tasfiye süresi 6 aya çıkarıldı. Kurul, kararın gerekçesini fonların portföy yapıları ve piyasa koşullarındaki gelişmeler olarak açıkladı. Sermaye Piyasası Kurulu, tasfiye sürecine alınan 131 yatırım fonuyla ilgili yeni bir karar aldı. 17 Eylül’de açıklanan düzenlemede &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), tasfiye kapsamına alınan 131 yatırım fonuyla ilgili takvimi değiştirdi. Daha önce 3 ay olarak belirlenen azami tasfiye süresi 6 aya çıkarıldı. Kurul, kararın gerekçesini fonların portföy yapıları ve piyasa koşullarındaki gelişmeler olarak açıkladı.</strong></p>
<p>Sermaye Piyasası Kurulu, tasfiye sürecine alınan 131 yatırım fonuyla ilgili yeni bir karar aldı.</p>
<p>17 Eylül’de açıklanan düzenlemede fonların mal varlıklarının tasfiyesi için öngörülen azami süre 3 ay olarak belirlenmişti. SPK, bu sürenin uygulanmasından yalnızca birkaç gün sonra yeni bir düzenlemeye giderek azami süreyi <strong>6 aya çıkardı.</strong></p>
<p>Karar, SPK’nın 20 Eylül 2026 tarihli 2026/62 sayılı bülteninde yayımlandı.</p>
<p><strong>SPK SÜREYİ NEDEN UZATTI?</strong></p>
<p>SPK’nın yaptığı değişikliğin merkezinde fonların portföy yapısı ve piyasa koşulları bulunuyor.</p>
<p>Kurul, tasfiye kapsamındaki fonların varlıklarının nakde çevrilmesi sırasında piyasa koşullarının ve portföylerde bulunan finansal varlıkların niteliğinin dikkate alınması gerektiğini belirtti.</p>
<p>Böylece tasfiye işlemlerinin daha geniş bir zaman aralığında yürütülmesinin önü açıldı.</p>
<p>Yeni düzenlemeyle daha önce <strong>3 ay olan azami tasfiye süresi 6 aya yükseltildi.</strong></p>
<p><strong>131 YATIRIM FONU TASFİYE SÜRECİNDE</strong></p>
<p>SPK’nın 17 Eylül 2026 tarihli 2026/61 sayılı bülteninde tasfiye kapsamına alınan toplam <strong>131 yatırım fonu</strong> açıklanmıştı. SPK’nın resmi bülten arşivinde de 2026/61 sayılı bültenin 17 Eylül 2026 tarihinde yayımlandığı görülüyor.</p>
<p>Tasfiye kapsamındaki fonlar arasında A1 Capital Portföy, Atlas Portföy, Bulls Portföy, Hedef Portföy, Pardus Portföy, Pusula Portföy ve Tera Portföy tarafından kurulan fonlar bulunuyor.</p>
<p>Tasfiye işlemlerinin yürütülmesi için de bankalar görevlendirildi.</p>
<p>Tera Portföy Yönetimi tarafından kurulan fonlarda <strong>Türkiye İş Bankası</strong>, diğer portföy yönetim şirketlerinin kurduğu fonlarda ise <strong>Ziraat Bankası</strong> görev yapacak. Bu görevlendirmeler daha önce açıklanan tasfiye sürecinin temel unsurlarından biri olarak duyurulmuştu.</p>
<p><strong>FON VARLIKLARI TEK SEFERDE SATILMAYACAK</strong></p>
<p>Tasfiye sürecinde fon portföylerinde bulunan varlıkların tamamının aynı anda satışa çıkarılması zorunlu olmayacak.</p>
<p>Finansal varlıkların nakde dönüştürülmesinde yatırımcıların menfaati, piyasanın derinliği ve mevcut likidite koşulları dikkate alınacak.</p>
<p>Satışların hangi sıklıkta yapılacağı, tasfiye işlemlerini yürüten bankalar tarafından belirlenecek.</p>
<p>Varlığın niteliğine göre satış doğrudan fon hesabından gerçekleştirilebilecek. Gerektiğinde yatırım kuruluşlarından da hizmet alınabilecek.</p>
<p>Vadeli mevduat, ters repo ve benzeri vadesi bulunan işlemlerden sağlanan nakit ile diğer finansal varlıkların satışından elde edilen gelirler de hazırlanacak ödeme planı çerçevesinde kullanılacak.</p>
<p><strong>YATIRIMCILARA ÖDEME NASIL YAPILACAK?</strong></p>
<p>Tasfiye süresinin 6 aya çıkarılması, yatırımcıların parasının mutlaka 6 ayın sonunda ödeneceği anlamına gelmiyor.</p>
<p>Fon varlıkları nakde dönüştürüldükçe ve gerekli mutabakatlar tamamlandıkça elde edilen kaynaklar, yatırımcıların sahip oldukları katılma payları oranında hesaplarına aktarılabilecek.</p>
<p>Dolayısıyla ödeme süreci fon varlıklarının ne zaman ve hangi koşullarda nakde çevrilebildiğiyle doğrudan bağlantılı olacak. Daha önce açıklanan süreçte de yatırımcılara ödemelerin fon varlıklarının nakde çevrilmesine bağlı olarak yapılacağı belirtilmişti.</p>
<p><strong>3 GÜN SONRA TAKVİM DEĞİŞTİ</strong></p>
<p>SPK’nın 17 Eylül’de yayımladığı ilk düzenlemede tasfiye işlemlerinin, duyuru tarihinden itibaren öngörülen <strong>3 aylık azami sürenin sona ermesini takip eden ilk iş gününde</strong> tamamlanması planlanmıştı.</p>
<p>Ancak düzenlemede SPK’ya gerekli görmesi halinde bu süreyi uzatma yetkisi de verilmişti.</p>
<p>Kurul bu yetkiyi kullanarak tasfiye süresini 6 aya çıkardı.</p>
<p>Böylece 131 fon için uygulanacak azami tasfiye takvimi iki katına çıkarılmış oldu.</p>
<p><strong>MUTABAKAT İŞLEMLERİNDE TAKVİM DEVAM EDİYOR</strong></p>
<p>Tasfiye süresinin uzatılması, sürecin diğer aşamalarının değiştiği anlamına gelmiyor.</p>
<p>Fonların tedavüldeki toplam katılma payları ile yatırımcıların bireysel saklama hesaplarında bulunan payların mutabakatı yapılacak.</p>
<p>Varsa rehin, haciz, tedbir ve gerçekleşmemiş emirler de bu mutabakat kapsamında dikkate alınacak.</p>
<p>MKK ile tasfiye işlemlerini yürüten bankalar arasındaki mutabakatın sağlanması gerekiyor.</p>
<p>Fonların repo, ters repo, borsa para piyasası işlemleri, mevduat ve katılma hesapları, kullanılan krediler ve diğer işlemlerinden doğan borç ve alacakların mutabakatı için ise karar tarihini takip eden <strong>en geç 10 iş günlük süre</strong> bulunuyor.</p>
<p><strong>GERÇEKLEŞMEMİŞ İADE TALEPLERİ DE HESABA KATILACAK</strong></p>
<p>Fonlara ilişkin gerçekleşmemiş bazı katılma payı iade talimatlarından doğan tutarlar da göz ardı edilmeyecek.</p>
<p>Söz konusu tutarlar fon hesabına borç olarak kaydedilecek.</p>
<p>Fon varlıklarının nakde çevrilmesiyle elde edilen kaynaklardan bu tutarlar öncelikli olarak karşılanacak.</p>
<p><strong>YENİ TAKVİMİN ÖZETİ</strong></p>
<p>SPK’nın son düzenlemesiyle birlikte tasfiye kapsamındaki 131 yatırım fonu için temel tablo şöyle:</p>
<ul>
<li><strong>Tasfiye kapsamındaki fon sayısı:</strong> 131</li>
<li><strong>Önceki azami tasfiye süresi:</strong> 3 ay</li>
<li><strong>Yeni azami tasfiye süresi:</strong> 6 ay</li>
<li><strong>Tasfiye süresinin uzatılma gerekçesi:</strong> Fon portföy yapıları ve piyasa gelişmeleri</li>
<li><strong>Tera Portföy fonlarında görevli banka:</strong> Türkiye İş Bankası</li>
<li><strong>Diğer ilgili fonlarda görevli banka:</strong> Ziraat Bankası</li>
<li><strong>Borç ve alacak mutabakatı için süre:</strong> En geç 10 iş günü</li>
</ul>
<p>SPK’nın yatırım fonlarına ilişkin son dönemdeki düzenlemelerinin, fon piyasasında yaşanan gelişmeler sonrasında yatırımcıların korunması ve piyasanın işleyişine ilişkin alınan tedbirler kapsamında yürütüldüğü de Kurulun açıklamalarında yer aldı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://netinternethaber.com/spkdan-131-fon-icin-yeni-karar-tasfiye-suresi-6-aya-cikti/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>7 ülke ortak bildiri yayımladı: Meloni Türkiye’ye yönelik bildiriyi imzalamadı</title>
		<link>https://netinternethaber.com/7-ulke-ortak-bildiri-yayimladi-meloni-turkiyeye-yonelik-bildiriyi-imzalamadi/</link>
					<comments>https://netinternethaber.com/7-ulke-ortak-bildiri-yayimladi-meloni-turkiyeye-yonelik-bildiriyi-imzalamadi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 20 Sep 2026 20:48:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Asayiş]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Magazin]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://netinternethaber.com/?p=87014</guid>

					<description><![CDATA[Türkiye&#8217;de yürütülen “Ailem Güvende” operasyonları Avrupa gündemine taşındı. Fransa, İsveç, Finlandiya, Almanya, Hollanda, İzlanda ve Danimarka, operasyonların ardından ortak bir bildiri yayımladı. İtalya ise bildiride yer almadı. İtalya Başbakanı Giorgia Meloni&#8217;nin, ülkesinin bildiriyi imzalamaması yönünde talimat verdiği öne sürüldü. Türkiye&#8217;de aile, çocuk ve toplum düzenini tehdit ettiği değerlendirilen suç yapılanmalarına yönelik yürütülen “Ailem Güvende” operasyonları, &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Türkiye&#8217;de yürütülen “Ailem Güvende” operasyonları Avrupa gündemine taşındı. Fransa, İsveç, Finlandiya, Almanya, Hollanda, İzlanda ve Danimarka, operasyonların ardından ortak bir bildiri yayımladı. İtalya ise bildiride yer almadı. İtalya Başbakanı Giorgia Meloni&#8217;nin, ülkesinin bildiriyi imzalamaması yönünde talimat verdiği öne sürüldü.</strong></p>
<p>Türkiye&#8217;de aile, çocuk ve toplum düzenini tehdit ettiği değerlendirilen suç yapılanmalarına yönelik yürütülen <strong>“Ailem Güvende” operasyonları</strong>, Avrupa&#8217;da da gündem oldu.</p>
<p>Adalet Bakanı Akın Gürlek&#8217;in açıkladığı bilgilere göre İstanbul, Ankara, İzmir, Aydın ve Mersin Cumhuriyet Başsavcılıklarının koordinasyonunda yürütülen soruşturmalar <strong>15 ili kapsıyor.</strong> Operasyonlarda <strong>162 şüpheli, 9 dernek ve 13 işletme</strong> hakkında adli işlem gerçekleştirildi.</p>
<p><strong>7 AVRUPA ÜLKESİNDEN ORTAK BİLDİRİ</strong></p>
<p>Operasyonların ardından Fransa, İsveç, Finlandiya, Almanya, Hollanda, İzlanda ve Danimarka&#8217;nın imzasıyla ortak bir açıklama yayımlandı.</p>
<p>Bildiride, Türkiye&#8217;de 12 Eylül&#8217;den itibaren LGBTI+ bireylere, insan hakları savunucularına ve LGBTI+ örgütlerine yönelik gerçekleştirilen eylemlerden duyulan endişe dile getirildi.</p>
<p>Yedi ülke, Türkiye&#8217;nin uluslararası insan hakları hukuku ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi kapsamında</p>
<p><strong>İTALYA BİLDİRİDE YER ALMADI</strong></p>
<p>Avrupa&#8217;daki ortak açıklamada dikkat çeken ayrıntı ise <strong>İtalya&#8217;nın imza atmaması</strong> oldu.</p>
<p>Giorgia Meloni liderliğindeki İtalyan hükümetinin, Türkiye&#8217;ye yönelik ortak bildirinin imzalanmaması yönünde talimat verdiği çeşitli haber kaynaklarında aktarıldı. Ancak bu bilginin kamuya açık resmi bir İtalyan hükümeti açıklamasıyla doğrulandığına ilişkin bir belgeye haber kaynaklarında yer verilmedi. Bu nedenle söz konusu bilgi, <strong>“öğrenildiği/öne sürüldüğü”</strong> biçiminde aktarılıyor.</p>
<p><strong>‘AİLEM GÜVENDE’ OPERASYONLARINDA NE OLDU?</strong></p>
<p>Adalet Bakanı Akın Gürlek&#8217;in açıklamasına göre operasyonlarda fuhşa aracılık veya yer temin ettiği değerlendirilen kişiler, bu faaliyetlere ortam sağladığı değerlendirilen işletmeler, müstehcen içerik üreten veya yayan şüpheliler ile çocukların bu içeriklere maruz bırakılmasına ilişkin faaliyetler soruşturuldu.</p>
<p>Operasyonlarda teknik ve fiziki takip, dijital incelemeler, tanık beyanları ve görüntü kayıtlarının yanı sıra gizli soruşturmacı görevlendirilmesi gibi yöntemlerin kullanıldığı açıklandı.</p>
<p>Aramalarda uyuşturucu maddeler ve çok sayıda dijital materyale el konulduğu, bazı sosyal medya hesapları ve internet siteleri hakkında da erişim engelleme tedbirlerinin uygulandığı bildirildi.</p>
<p><strong>MASAK İNCELEMESİ DE DOSYADA</strong></p>
<p>Soruşturmanın mali boyutunda da MASAK incelemeleri gündeme geldi.</p>
<p>Adalet Bakanı Gürlek, bazı derneklere yurt dışındaki kamu kurumları ve yabancı kuruluşlardan yüksek tutarlarda fon aktarıldığının tespit edildiğini, söz konusu para hareketlerinin kaynağı ile soruşturmalara konu faaliyetler arasındaki bağlantının araştırıldığını açıkladı.</p>
<p>Burada önemli nokta ise şu: <strong>Fon aktarımının tespit edilmiş olması, tek başına söz konusu kuruluşların suç işlediği anlamına gelmiyor.</strong> Para hareketlerinin hukuki niteliği ve soruşturma kapsamındaki bağlantıları adli süreç içerisinde değerlendirilecek.</p>
<p><strong>MELONİ HÜKÜMETİ DAHA ÖNCE DE GÜNDEME GELMİŞTİ</strong></p>
<p>İtalya Başbakanı Giorgia Meloni liderliğindeki hükümet, LGBTI+ hakları ve aile politikaları konusunda daha önce de tartışmaların odağına geldi.</p>
<p>İtalyan hükümeti, Milano Belediyesi&#8217;nin eşcinsel çiftlerin çocuklarının resmi kayıtlarda yasal ebeveyn olarak yer almasına ilişkin uygulamasına müdahale etmiş ve uygulamanın durdurulmasını istemişti. Dönemin Milano Belediye Başkanı Beppe Sala da merkezi hükümetin müdahalesi sonrasında uygulamaya devam edemediklerini açıklamıştı.</p>
<p><strong>AVRUPA&#8217;DA DİKKAT ÇEKEN AYRIŞMA</strong></p>
<p>Şimdi gözler, <strong>“Ailem Güvende” operasyonları sonrasında Avrupa ülkelerinden gelen farklı tepkilere</strong> çevrildi.</p>
<p>Bir tarafta Türkiye&#8217;deki operasyonları eleştiren yedi Avrupa ülkesinin ortak bildirisi bulunuyor.</p>
<p>Diğer tarafta ise aynı bildirinin dışında kalan <strong>İtalya</strong> var.</p>
<p>Meloni hükümetinin bildiride yer almama kararı, Türkiye&#8217;deki operasyonların Avrupa başkentlerinde de farklı biçimlerde değerlendirildiğini ortaya koyan dikkat çekici bir gelişme olarak gündeme geldi.</p>
<p>Türkiye&#8217;deki soruşturmaların hukuki sonucu ise devam eden adli süreçlerin ardından netleşecek.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://netinternethaber.com/7-ulke-ortak-bildiri-yayimladi-meloni-turkiyeye-yonelik-bildiriyi-imzalamadi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Adana&#8217;nın İki Yakası Kokuya Teslim: Temiz Hava İstiyoruz!</title>
		<link>https://netinternethaber.com/adananin-iki-yakasi-kokuya-teslim-temiz-hava-istiyoruz/</link>
					<comments>https://netinternethaber.com/adananin-iki-yakasi-kokuya-teslim-temiz-hava-istiyoruz/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 20 Sep 2026 20:05:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://netinternethaber.com/?p=87001</guid>

					<description><![CDATA[Adana-Özel Haber: Gastronomi başkenti, lezzetin ve medeniyetin beşiği Adana, bugün yerli ve yabancı ziyaretçilerini ne yazık ki tarihi dokusuyla değil, şehrin dört bir yanını saran ağır ve dayanılmaz kokularla karşılıyor. Şehrin hem doğusundan hem de batısından yükselen bu koku kıskacı, artık sadece yerel halkın yaşam kalitesini düşürmekle kalmıyor; Adana&#8217;nın turizm potansiyeline ve imajına da büyük &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p data-path-to-node="0"><strong>Adana-Özel Haber: </strong>Gastronomi başkenti, lezzetin ve medeniyetin beşiği Adana, bugün yerli ve yabancı ziyaretçilerini ne yazık ki tarihi dokusuyla değil, şehrin dört bir yanını saran ağır ve dayanılmaz kokularla karşılıyor.</p>
<p data-path-to-node="0">Şehrin hem doğusundan hem de batısından yükselen bu koku kıskacı, artık sadece yerel halkın yaşam kalitesini düşürmekle kalmıyor; Adana&#8217;nın turizm potansiyeline ve imajına da büyük darbe vuruyor.</p>
<h3 data-path-to-node="3"><strong>Batı Yakası: Şehir Merkezinde &#8220;Gübre Üretim Tesisi&#8221; Skandalı</strong></h3>
<div>Adana’nın batısında, <b data-path-to-node="4" data-index-in-node="21">Real Alışveriş Merkezi’nin arkasında</b> bulunan <b data-path-to-node="4" data-index-in-node="66">Seyhan Belediyesi Park ve Bahçeler Müdürlüğü’ne</b> ait gübre yapım merkezi, bölge halkı için adeta çileye dönüştü.</div>
<p>&nbsp;</p>
<ul data-path-to-node="5">
<li>
<div><b data-path-to-node="5,0,0" data-index-in-node="0">Etkilenen Bölgeler:</b> Başta <b data-path-to-node="5,0,0" data-index-in-node="26">Bahçeşehir Mahallesi</b> olmak üzere Yeni Mahallesi, Zincirlibağlar, Yeşiloba, 100. Yıl ve Yeşilevler halkı, ters rüzgârlarla Mavi Bulvar ve otobanda seyir halindeki bütün araçlara kadar yayılan ağır koku nedeniyle evlerinin ve araçlarının pencerelerini açamaz hale geldi.</div>
</li>
<li>
<div><b data-path-to-node="5,1,0" data-index-in-node="0">Halk Sağlığı Tehdidi:</b> Organik gübre üretimine karşı olunmasa da, binlerce insanın yaşadığı yerleşim merkezlerinin kalbinde bu üretimin yapılması kabul edilemez bir durum olarak değerlendiriliyor. Vatandaşlar, bu durumun hem yaşam kalitesini sıfırladığını hem de ciddi sağlık incelemeleri gerektirdiğini vurguluyor.</div>
</li>
</ul>
<h3 data-path-to-node="7"><strong>Doğu Yakası: Girişte &#8220;Dışkı Kokusu&#8221; Kabusu</strong></h3>
<div>Şehrin madalyonun diğer yüzü ise doğu aksında yaşanıyor. Adana’ya otobandan ve Ceyhan yolundan doğu girişinden gelenleri, <b data-path-to-node="8" data-index-in-node="93">Organize Sanayi Bölgesi (OSB) arıtma tesisinin</b> yaydığı son derece ağır ve rahatsız edici dışkı koku karşılıyor. Kentin ana arterlerinden şehre girenleri adeta bir &#8220;<strong>dışkı kokusu&#8221;</strong> dalgasıyla karşılayan bu durum, misafirlerde ilk anda derin bir şok ve hayal kırıklığı yaratıyor.</div>
<h3 data-path-to-node="10"><strong>&#8220;İlk Kokuyla Gelen Turist Nasıl Adana Kebabı Yesin?&#8221;</strong></h3>
<div>Şehre gelen yerli ve yabancı turistlerin büyük bir kısmı, doğuda arıtma tesisinin yaydığı ağır koku, batıda ise mahalle içindeki gübre tesisinin saldığı yoğun kokuyla karşılaşıyor. Uzmanlar ve sivil toplum temsilcileri bu duruma haklı bir eleştiriyle dikkat çekiyor:</div>
<p>&nbsp;</p>
<blockquote data-path-to-node="12">
<div><i data-path-to-node="12,0" data-index-in-node="0">&#8220;Adana’ya turizm ya da iş amacıyla gelen bir ziyaretçi, kente adım atar atmaz aldığı bu ilk kötü kokuyla nasıl motive olsun? Bu şartlar altında gelen bir turist, şehrin dünyaca ünlü markası Adana Kebabı&#8217;nı hangi iştahla ve keyifle yiyebilir?&#8221;</i></div>
<div></div>
</blockquote>
<h3><strong>Yerel Yönetimlere Acil Çağrı</strong></h3>
<div>Adanalılar, temiz bir havada nefes almak ve şehrin onurunu korumak adına <b data-path-to-node="15" data-index-in-node="73">Seyhan Belediyesi</b> ve <b data-path-to-node="15" data-index-in-node="94">Adana Büyükşehir Belediyesi’ne</b> net ve kararlı bir çağrıda bulunuyor:</div>
<p>&nbsp;</p>
<ol start="1" data-path-to-node="16">
<li>
<div><b data-path-to-node="16,0,0" data-index-in-node="0">Denetim Şart:</b> Gübre üretim merkezleri ve arıtma tesisleri acilen ivedilikle denetlenmeli, kokunun yayılım nedenleri bilimsel verilerle ortaya konulmalıdır.</div>
</li>
<li>
<div><b data-path-to-node="16,1,0" data-index-in-node="0">Kalıcı Çözüm:</b> Tesislerin teknolojik altyapıları koku yaymayacak şekilde modernize edilmeli veya şehir içi yerleşimlerden arındırılmalıdır.</div>
</li>
<li>
<div><b data-path-to-node="16,2,0" data-index-in-node="0">İmajın Kurtarılması:</b> Adana&#8217;nın uluslararası alandaki gastronomi ve turizm vizyonuna leke süren bu çevre sorununa karşı acil eylem planı devreye sokulmalıdır.</div>
</li>
</ol>
<div>Adanalı sabrını tüketti; artık bahaneler değil, <b data-path-to-node="17" data-index-in-node="48">temiz hava ve kalıcı çözümler</b> bekleniyor. Bu sorunun çözülmesi için yerel yönetimlerin atacağı ilk somut adım sizce ne olmalıdır? Yorumlarda buluşalım</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://netinternethaber.com/adananin-iki-yakasi-kokuya-teslim-temiz-hava-istiyoruz/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Adana&#8217;da Wi-Fi Siyaseti Devri Kapandı, Sokak Hesapları Başlıyor!</title>
		<link>https://netinternethaber.com/adanada-wi-fi-siyaseti-devri-kapandi-sokak-hesaplari-basliyor/</link>
					<comments>https://netinternethaber.com/adanada-wi-fi-siyaseti-devri-kapandi-sokak-hesaplari-basliyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Aziz Dağtekin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 19 Sep 2026 21:44:46 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Dünyası]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://netinternethaber.com/?p=86997</guid>

					<description><![CDATA[Hüseyin Sözlü MHP'ye mi dönüyor? Şimşekler Dosyası'nın altından ne çıkacak? Belediye başkanları Ankara koridorlarında ne arıyor? Adana'nın en sert, en cesur ve en çok konuşulacak Pazar Sohbeti yayında!]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h3><strong>Aziz Dağtekin İle Pazar Sohbeti</strong></h3>
<hr />
<p>Pazar günü biraz soluklanalım dedik…</p>
<p>Ama Adana durmuyor!</p>
<p>Telefonlar susmuyor, kulisler susmuyor, siyaset zaten hiç susmuyor.</p>
<p>Bir bakıyorsunuz Ankara’da bir toplantı…</p>
<p>Bir bakıyorsunuz Adana’da yeni bir siyasi hesap…</p>
<p>Bir bakıyorsunuz belediye başkanı Ankara’nın yolunu tutmuş…</p>
<p>Vatandaş ise aynı yerde:  <strong>Başkanım, bizi ne zaman göreceksiniz?</strong></p>
<p>İşte tam burada bizim Pazar Sohbeti başlıyor.</p>
<p>Çünkü biz kimsenin sözcüsü değiliz.</p>
<p>Kimsenin de karşısında değiliz.</p>
<p><strong>Gündemin Nabzı’nı tutar, Kalemin Gücü’yle gördüğümüzü yazarız.</strong></p>
<p>MHP’ye de aynı mesafeden bakarız, CHP’ye de…</p>
<p>AK Parti’ye de, İYİ Parti’ye de, diğer siyasi yapılara da…</p>
<p>Çünkü gazetecinin görevi alkış tutmak değil.</p>
<p><strong>Sormaktır.</strong></p>
<p>Bazen yüksek sesle…</p>
<p>Bazen de tek bir cümleyle: <strong>Burada ne oluyor?</strong></p>
<hr />
<p><strong>MHP ADANA’DA YENİ DÖNEMİN KULİSLERİ</strong></p>
<p>MHP Adana’da son dönemde yaşanan gelişmeler zaten başlı başına bir siyasi dosya.</p>
<p>Haziran ayında Adana il teşkilatının feshedilmesi ve <strong>Hakan Yıldırım</strong>’ın il başkanlığına atanmasıyla yeni bir sayfa açıldı.</p>
<p>Ardından 5 Eylül’de il kongresi yapıldı.</p>
<p>12 Eylül’de ise <strong>Hakan Yıldırım</strong> başkanlığındaki Adana heyeti, Genel Başkan <strong>Devlet Bahçeli</strong>’yi ziyaret etti.</p>
<p>Şimdi Ankara-Adana hattında kulisler yeniden hareketli.</p>
<p>Ve kulislerin en dikkat çekici başlıklarından biri:</p>
<p><strong>Hüseyin Sözlü…</strong></p>
<p>Adana siyasetini yakından takip eden çevrelerde, <strong>Sözlü</strong>’nün MHP ile yeniden yakınlaşabileceği, hatta Genel Başkan <strong>Devlet Bahçeli</strong> ile bir görüşme hazırlığının bulunduğu yönünde iddialar konuşuluyor.</p>
<p>Altını özellikle çizelim:</p>
<p><strong>Bu bir kulis iddiasıdır.</strong></p>
<p>Şu an için kamuoyuna açık, resmi bir <strong>“geri dönüş”</strong> açıklaması bulunmuyor.</p>
<p>Ama siyasette bazen açıklamadan önce kulis konuşur.</p>
<p>Sonra telefonlar çalar.</p>
<p>Sonra Ankara’nın koridorlarında bazı isimler görünür.</p>
<p>Sonra bir bakarsınız:</p>
<p><strong>“Biz zaten bunu aylar önce konuşmuştuk.”</strong></p>
<p>Siyasetin en meşhur cümlesidir bu!</p>
<p>Her şey olduktan sonra herkes önceden biliyormuş gibi davranır.</p>
<p><strong>ŞİMŞEKLER DOSYASI: ADANA’NIN EN ÇOK KONUŞTUĞU BAŞLIKLARDAN BİRİ</strong></p>
<p>Adana’nın gündemindeki bir diğer önemli başlık ise Şimşekler soruşturması.</p>
<p>Adana Cumhuriyet Başsavcılığı koordinasyonunda yürütülen soruşturma kapsamında 12 Eylül’de 11 ilde operasyon gerçekleştirildi.</p>
<p>97 şüpheli hakkında gözaltı kararı verilirken 64 kişinin yakalandığı açıklandı.</p>
<p>Aramalarda silah, mühimmat ve dijital materyaller ele geçirildiği; soruşturmanın mali ayağında ise şirketler, taşınmazlar ve araçlarla ilgili adli tedbirler uygulandığı bildirildi.</p>
<p>Şimdi Adana’da herkes aynı soruyu soruyor:  <strong>Bu dosyanın siyasi ayağı var mı?</strong></p>
<p>İşte burada gazetecilik refleksi devreye girer.</p>
<p>Birilerinin adının kulislerde geçmesi başka şeydir.</p>
<p>Bir kişinin soruşturmayla ilişkilendirildiğinin resmi makamlarca açıklanması başka şeydir.</p>
<p>Suç isnadı ise bambaşka bir şeydir.</p>
<p>Dolayısıyla isimleri ortaya saçıp <strong>“şu kesin böyledir”</strong> demek gazetecilik değil.</p>
<p><strong>Belgeyi beklemek gazeteciliktir.</strong></p>
<p>Çünkü bugün bir insanı manşete taşırsınız…</p>
<p>Yarın aynı insanın masum olduğu ortaya çıkarsa, manşetin ağırlığını kim taşıyacak?</p>
<p>İşte kalemin namusu burada başlar.</p>
<p><strong>ADALET BAKANI’NIN ADANA DOSYASI</strong></p>
<p>Adalet Bakanlığı cephesinde de Adana açısından dikkat çekici gelişmeler var.</p>
<p>Adalet Bakanı <strong>Akın Gürlek</strong> döneminde yargı hizmetlerinin hızlandırılması, dijital dönüşüm ve vatandaş odaklı adalet hizmetleri gibi başlıklarda çalışmalar yürütüldüğü Bakanlık tarafından açıklanıyor.</p>
<p>Adana’da adalet teşkilatına ilişkin temaslar da yakından takip ediliyor.</p>
<p>Şimdi burada siyasete küçük bir soru bırakalım:</p>
<p><strong>Adana’nın Ankara’dan beklediği sadece ziyaret fotoğrafı mı?</strong></p>
<p>Yoksa; adalet, yatırım, istihdam, güvenlik, altyapı, ulaşım ve şehir ekonomisi konusunda somut sonuçlar mı?</p>
<p>Vatandaş artık protokol fotoğrafından çok sonuç görmek istiyor.</p>
<p>Çünkü vatandaşın albümünde yeterince fotoğraf var.</p>
<p>Biraz da <strong>hizmet görmek istiyor.</strong></p>
<p><strong>BELEDİYE BAŞKANLARINA KÜÇÜK BİR HATIRLATMA!</strong></p>
<p>Şimdi gelelim belediyelere…</p>
<p>Burada bütün siyasi partilere aynı soruyu soruyorum.</p>
<p>Belediye başkanının asıl makamı neresi?</p>
<p><strong>Parti genel merkezi mi?</strong></p>
<p>Yoksa <strong>kendi şehri mi?</strong></p>
<p>Elbette Ankara’ya gidilecek.</p>
<p>Elbette genel başkanlarla görüşülecek.</p>
<p>Elbette parti yönetimleriyle temas kurulacak.</p>
<p>Bunlar siyasetin doğal parçası.</p>
<p>Ama Ankara’da geçirilen zaman ile Adana’da geçirilen zaman arasında bir denge kurulmazsa…</p>
<p>İşte o zaman vatandaşın aklına şu soru gelir: <strong>Başkanım, şehri kim yönetiyor?</strong></p>
<p>Bazı belediye başkanları hizmet üretmek yerine Ankara koridorlarında görünmeye başladığında, vatandaşın gözünde başka bir tablo oluşuyor.</p>
<p>Çünkü belediyecilik; fotoğraf paylaşmak değildir.</p>
<p>Açılış kurdelesi kesmek de değildir.</p>
<p>Sosyal medyada <strong>“çok çalışıyoruz”</strong> yazmak hiç değildir.</p>
<p>Belediyecilik;</p>
<p><strong>sokağa çıkmaktır.</strong></p>
<p>Mahalleye gitmektir.</p>
<p>Esnafın kapısını çalmaktır.</p>
<p>Yaşlı vatandaşın elini tutmaktır.</p>
<p>Çöpü görmektir.</p>
<p>Yolu görmektir.</p>
<p>Su sorununu dinlemektir.</p>
<p>Genç işsizin derdini bilmektir.</p>
<p><strong>İNTERNET PARTİCİLİĞİ DİYE BİR ŞEY ÇIKTI!</strong></p>
<p>Siyasetin yeni modeli de galiba şu:</p>
<p>Sabah bilgisayar açılıyor…</p>
<p>Bir paylaşım yapılıyor…</p>
<p>Bir fotoğraf…</p>
<p>İki slogan…</p>
<p>Üç etiket…</p>
<p>Sonra:</p>
<p><strong>“Sahadayız.”</strong></p>
<p>Sahada mısınız gerçekten?</p>
<p>Yoksa Wi-Fi çekiyor diye mi öyle görünüyor?</p>
<p>Artık bazı siyasetçilerin vatandaşla buluşması ile internet bankacılığı arasında ince bir benzerlik oluştu.</p>
<p>Şifre giriliyor.</p>
<p>Hesaba bakılıyor.</p>
<p>İşlem yapılıyor.</p>
<p>Çıkılıyor!</p>
<p>Ama vatandaşın hesabına bir türlü uğranmıyor.</p>
<p>Oysa siyaset;</p>
<p><strong>“online” değil, “yerinde” yapılır.</strong></p>
<p>Vatandaşın internet bağlantısı kesildiğinde siyasetçi de görünmez hale geliyorsa…</p>
<p>Orada ciddi bir problem vardır.</p>
<p><strong>ADANA SİYASETİ SADECE PARTİ BİNALARINDAN İBARET DEĞİL</strong></p>
<p>Adana büyük bir şehir.</p>
<p>Sorunu da büyük.</p>
<p>Potansiyeli de büyük.</p>
<p>Siyaseti de büyük.</p>
<p>Bu nedenle Adana’nın siyaseti sadece parti binalarındaki toplantılara sıkıştırılamaz.</p>
<p>Parti binasında herkes birbirini dinliyor.</p>
<p>Ama vatandaş dışarıda ne söylüyor?</p>
<p>İşte asıl mesele burada.</p>
<p>Bir siyasi parti toplantısında herkes memnun olabilir.</p>
<p>Ama pazarda vatandaşın cebindeki para yetmiyorsa…</p>
<p>O toplantının dışında başka bir gerçeklik vardır.</p>
<p>Bir belediye başkanı parti teşkilatında alkışlanabilir.</p>
<p>Ama mahallede vatandaş çukurdan geçemiyorsa…</p>
<p>O alkışın şehirde karşılığı olmayabilir.</p>
<p>Siyasetin termometresi parti binasında değil, <strong>sokaktadır.</strong></p>
<p><strong>BİZİM TARAFIMIZ BELLİ: ADANA</strong></p>
<p>Kimse bizden bir siyasi partinin sözcülüğünü beklemesin.</p>
<p>Bizim tarafımız belli: <strong>Adana.</strong></p>
<p>Kim hizmet yapıyorsa onu yazarız.</p>
<p>Kim iyi iş yapıyorsa onu da söyleriz.</p>
<p>Kim hata yapıyorsa onu da sorarız.</p>
<p>Makam sahibi diye susmayız.</p>
<p>Muhalefet diye alkışlamayız.</p>
<p>İktidar diye övmeyiz.</p>
<p>Muhalefet diye yerden yere vurmayız.</p>
<p>Çünkü gazetecilikte en tehlikeli şey, kalemin bir siyasi merkezin uzantısına dönüşmesidir.</p>
<p>Bizim kalemimiz;</p>
<p><strong>Adana’nın vicdanına emanet.</strong></p>
<p><strong>PAZAR SOHBETİNİN SON CÜMLESİ</strong></p>
<p>Şimdi herkes kendi kendine şu soruyu sorsun:  <strong>Siyasetçi halkın arasında mı?</strong></p>
<p>Yoksa halk siyasetçiyi sosyal medyadan mı takip ediyor?</p>
<p>Belediye başkanı hizmetin başında mı?</p>
<p>Yoksa Ankara’nın koridorlarında mı?</p>
<p>Partiler vatandaşın sesini mi dinliyor?</p>
<p>Yoksa sadece kendi teşkilatlarının sesini mi?</p>
<p>Ve en önemlisi: <strong>Adana’nın gerçek gündemi Ankara’da mı yazılıyor, Adana’nın sokaklarında mı?</strong></p>
<p>Biz bu soruları sormaya devam edeceğiz.</p>
<p>Çünkü bizim işimiz;</p>
<p>kulisleri köpürtmek değil,</p>
<p><strong>kulislerin arkasındaki gerçeği aramak.</strong></p>
<p>Gündemin Nabzını tutacağız.</p>
<p>Kalemin Gücü&#8217;nü kullanacağız.</p>
<p>Kimseye yakın olmadığımız gibi kimseden uzak da durmayacağız.</p>
<p><strong>Doğrunun yanında, yanlışın karşısında olacağız.</strong></p>
<p>Ve haftaya yine aynı masada buluşacağız.</p>
<p>Belki bir belediye başkanının Ankara macerasını,</p>
<p>belki bir siyasi partinin Adana hesabını,</p>
<p>belki de Ankara’dan Adana’ya uzanan yeni bir kulisin perde arkasını konuşacağız.</p>
<p>Çünkü Adana’da siyaset bitmez.</p>
<p>Kulis bitmez.</p>
<p>Soru bitmez.</p>
<p>Bizim de soracak sözümüz bitmez.</p>
<p><strong>Selam olsun Adana’ya…</strong></p>
<p><strong>Selam olsun hakkı söylemekten çekinmeyenlere…</strong></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://netinternethaber.com/adanada-wi-fi-siyaseti-devri-kapandi-sokak-hesaplari-basliyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Adı kurada çıktı, Erdoğan’a sarıldı: Gözyaşları salona damga vurdu</title>
		<link>https://netinternethaber.com/adi-kurada-cikti-erdogana-sarildi-gozyaslari-salona-damga-vurdu/</link>
					<comments>https://netinternethaber.com/adi-kurada-cikti-erdogana-sarildi-gozyaslari-salona-damga-vurdu/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 19 Sep 2026 21:00:38 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Magazin]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://netinternethaber.com/?p=86994</guid>

					<description><![CDATA[İstanbul’da düzenlenen Şehit Yakınları, Gazi ve Gazi Yakınlarının Kamu Kurumlarına Yerleştirme Kura Töreni, salonda yaşanan duygu dolu anlarla dikkat çekti. Kurada adı açıklanan bir kadın, atamasının gerçekleşmesinin ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a sarılarak gözyaşlarına hakim olamadı. Haliç Kongre Merkezi’nde düzenlenen törende, şehit yakınları, gaziler ve gazi yakınlarının kamu kurumlarına yerleştirilmesi için kura çekimi yapıldı. Törene &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul’da düzenlenen <strong>Şehit Yakınları, Gazi ve Gazi Yakınlarının Kamu Kurumlarına Yerleştirme Kura Töreni</strong>, salonda yaşanan duygu dolu anlarla dikkat çekti. Kurada adı açıklanan bir kadın, atamasının gerçekleşmesinin ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a sarılarak gözyaşlarına hakim olamadı.</p>
<p>Haliç Kongre Merkezi’nde düzenlenen törende, şehit yakınları, gaziler ve gazi yakınlarının kamu kurumlarına yerleştirilmesi için kura çekimi yapıldı.</p>
<p>Törene Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da katıldı. Erdoğan konuşmasında, şehit ve gazi yakınlarına yönelik çalışmalara değinirken, <strong>Terörsüz Türkiye sürecine</strong> ilişkin değerlendirmelerde de bulundu.</p>
<p><strong>571 KİŞİNİN DAHA ATAMASI YAPILDI</strong></p>
<p>Törende toplam <strong>571 şehit yakını, gazi ve gazi yakınının</strong> kamu kurumlarındaki yeni görev yerleri kura yöntemiyle belirlendi.</p>
<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaptığı açıklamada yeni atamalarla birlikte kamuda istihdam edilen şehit yakını, gazi ve gazi yakını sayısının <strong>53 bin 179&#8217;a ulaşacağını</strong> söyledi.</p>
<p>Kura sonuçlarının açıklanmasının ardından hak sahipleri sırayla sahneye çıkarak atamalarını aldı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan ile bir araya geldi.</p>
<p><strong>KURADA ADI ÇIKTI, GÖZYAŞLARINI TUTAMADI</strong></p>
<p>Törenin en dikkat çeken anlarından biri ise ataması gerçekleştirilen bir kadının yaşadığı duygu yoğunluğu oldu.</p>
<p>Adının kurada açıklanmasının ardından sahneye çıkan kadın, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile tokalaştı. Ardından Erdoğan&#8217;a sarılan kadın, yaşadığı mutluluk ve duygusal yoğunluk nedeniyle gözyaşlarını tutamadı.</p>
<p>Kadının Erdoğan&#8217;ın omzuna sarılarak ağladığı anlar, törende bulunanların dikkatini çekti.</p>
<p><strong>ERDOĞAN: “HAKLARINI TAM MANASIYLA ÖDEYEMEYİZ”</strong></p>
<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, törendeki konuşmasında şehit ve gazilerin Türkiye için yaptığı fedakârlıklara dikkat çekti.</p>
<p>Şehit yakınları ve gazilere yönelik hizmetlerin devlet açısından bir görev olduğunu vurgulayan Erdoğan, yapılan çalışmaların şehit ve gazilerin fedakârlıklarının karşılığını tam olarak ödemeye yetmeyeceğini ifade etti.</p>
<p>Erdoğan, konuşmasında özetle, şehit ve gazilerin haklarının hiçbir şekilde tam anlamıyla ödenemeyeceğini belirterek, devlet olarak kendilerine duyulan minnetin gereğini yerine getirmeye çalıştıklarını söyledi.</p>
<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının sonunda şehitlerin ruhlarının şad olması ve şehit ve gazilerin emanetine sahip çıkılması temennisinde bulundu.</p>
<p><strong>571 YENİ ATAMA</strong></p>
<p>Gerçekleştirilen kura ile <strong>571 şehit yakını, gazi ve gazi yakınının kamu kurumlarındaki görev yerleri belirlenmiş oldu.</strong> Tören ise özellikle bir hak sahibinin atama sonrasında yaşadığı duygu dolu anlarla hafızalara yansıdı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://netinternethaber.com/adi-kurada-cikti-erdogana-sarildi-gozyaslari-salona-damga-vurdu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>15 yıl sonra yeniden açılan Kozinoğlu dosyasında 4 yeni gözaltı</title>
		<link>https://netinternethaber.com/15-yil-sonra-yeniden-acilan-kozinoglu-dosyasinda-4-yeni-gozalti/</link>
					<comments>https://netinternethaber.com/15-yil-sonra-yeniden-acilan-kozinoglu-dosyasinda-4-yeni-gozalti/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 19 Sep 2026 20:55:14 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Asayiş]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Magazin]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://netinternethaber.com/?p=86991</guid>

					<description><![CDATA[Eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu’nun 2011 yılında Silivri Cezaevi’nde hayatını kaybetmesine ilişkin yeniden açılan soruşturmada yeni bir operasyon düzenlendi. İstanbul ve Tekirdağ’da gerçekleştirilen eş zamanlı operasyonlarda 4 şüpheli daha gözaltına alındı. Gözaltına alınanlar arasında dönemin cezaevi müdürü ile ambulans şoförü de bulunuyor. Kaşif Kozinoğlu’nun cezaevindeki ölümüne ilişkin yıllar sonra yeniden başlatılan soruşturmada dikkat çeken bir &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu’nun 2011 yılında Silivri Cezaevi’nde hayatını kaybetmesine ilişkin yeniden açılan soruşturmada yeni bir operasyon düzenlendi. İstanbul ve Tekirdağ’da gerçekleştirilen eş zamanlı operasyonlarda 4 şüpheli daha gözaltına alındı. Gözaltına alınanlar arasında dönemin cezaevi müdürü ile ambulans şoförü de bulunuyor.</strong></p>
<p>Kaşif Kozinoğlu’nun cezaevindeki ölümüne ilişkin yıllar sonra yeniden başlatılan soruşturmada dikkat çeken bir gelişme yaşandı.</p>
<p>Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında İstanbul ve Tekirdağ’da belirlenen adreslere operasyon düzenlendi. İstanbul İl Jandarma Komutanlığı Asayiş Şube Müdürlüğü koordinesinde gerçekleştirilen operasyonlarda arama, el koyma ve yakalama işlemleri yapıldı.</p>
<p><strong>4 ŞÜPHELİ DAHA GÖZALTINDA</strong></p>
<p>Operasyon kapsamında eski gazeteci <strong>Osman Arslan</strong>, ambulans şoförü <strong>Süleyman Kaba</strong>, dönemin cezaevi müdürü <strong>Ömer Vatan</strong> ve dönemin vardiya amiri <strong>Kazım Beyke</strong> gözaltına alındı.</p>
<p>Böylece 2011 yılında Silivri Cezaevi’nde yaşamını yitiren eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu’nun ölümüne ilişkin soruşturma yeni gözaltılarla daha da genişledi.</p>
<p><strong>SORUŞTURMA 15 YIL SONRA YENİDEN AÇILDI</strong></p>
<p>Kozinoğlu, 2011 yılında cezaevinde tutuklu bulunduğu sırada hayatını kaybetmişti. Dosya, aradan geçen yaklaşık 15 yılın ardından yeniden soruşturma konusu oldu.</p>
<p>Yeni soruşturma kapsamında olayın tüm yönleriyle aydınlatılması amacıyla çalışmalar yürütülürken, ölümün gerçekleştiği dönemde görev yapan bazı isimler de yeniden mercek altına alındı. Soruşturmanın kapsamının, Kozinoğlu’nun ölümünün koşulları ve olası üçüncü kişi müdahalesi dahil olmak üzere çeşitli iddialar üzerinden genişletildiği bildirildi.</p>
<p><strong>DOSYADA TUTUKLAMA VE EV HAPSİ KARARLARI DA VAR</strong></p>
<p>Kozinoğlu soruşturmasında daha önce de bazı şüpheliler hakkında adli işlemler gerçekleştirilmişti.</p>
<p>Dönemin eski savcıları <strong>Ali İşgören ile Necip Doğan</strong> tutuklanırken, Kozinoğlu’nun koğuş arkadaşları <strong>Hasan Atilla Uğur ve Hasan Ataman Yıldırım</strong> hakkında ev hapsi kararı verilmişti.</p>
<p>Soruşturma kapsamında Kozinoğlu’nun cezaevinde bulunduğu son saatlere ilişkin ayrıntılar da yeniden inceleniyor.</p>
<p><strong>FETH-İ KABİR İŞLEMİ YAPILDI</strong></p>
<p>Dosyadaki en dikkat çekici gelişmelerden biri de Kozinoğlu’nun mezarının açılması oldu.</p>
<p>Savcılığın talebi doğrultusunda gerçekleştirilen <strong>feth-i kabir</strong> işlemiyle, Kozinoğlu’nun kesin ölüm nedeninin yeniden araştırılması ve ölümünde üçüncü kişi müdahalesi bulunup bulunmadığının belirlenmesi amaçlanıyor.</p>
<p><strong>GÖZLER SORUŞTURMANIN SONUÇLARINDA</strong></p>
<p>Yeni gözaltılarla birlikte Kaşif Kozinoğlu dosyasında soruşturmanın kapsamı daha da genişledi.</p>
<p>Dönemin cezaevi yöneticileri, vardiya görevlileri ve olayla bağlantılı olduğu değerlendirilen diğer isimlere yönelik adli sürecin nasıl ilerleyeceği merak konusu olurken, gözaltına alınan 4 şüphelinin işlemlerinin sürdüğü bildirildi.</p>
<p>Soruşturma kapsamında elde edilecek yeni deliller ve şüphelilerin ifadelerinin, 2011 yılında Silivri Cezaevi’nde yaşanan ölümün tüm yönleriyle aydınlatılması açısından önem taşıdığı belirtiliyor.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://netinternethaber.com/15-yil-sonra-yeniden-acilan-kozinoglu-dosyasinda-4-yeni-gozalti/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hakan Fidan: Mekke İttifakı Suudi Arabistan&#8217;ın yanında</title>
		<link>https://netinternethaber.com/hakan-fidan-mekke-ittifaki-suudi-arabistanin-yaninda/</link>
					<comments>https://netinternethaber.com/hakan-fidan-mekke-ittifaki-suudi-arabistanin-yaninda/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 19 Sep 2026 20:47:34 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Asayiş]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Dünyası]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://netinternethaber.com/?p=86988</guid>

					<description><![CDATA[Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Husilerin Suudi Arabistan&#8217;a yönelik saldırılarının ardından dikkat çeken bir açıklama yaptı. Türkiye ile Suudi Arabistan arasındaki müttefiklik anlaşmasına vurgu yapan Fidan, Riyad&#8217;ın ihtiyaç duyması halinde özellikle bazı teknik askeri ihtiyaçların karşılanabileceğini söyledi. Bölgedeki gerilim tırmanırken gözler Suudi Arabistan&#8217;a yönelik saldırıların ardından atılacak adımlara çevrildi. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, NTV yayınında gündeme &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Husilerin Suudi Arabistan&#8217;a yönelik saldırılarının ardından dikkat çeken bir açıklama yaptı. Türkiye ile Suudi Arabistan arasındaki müttefiklik anlaşmasına vurgu yapan Fidan, Riyad&#8217;ın ihtiyaç duyması halinde özellikle bazı teknik askeri ihtiyaçların karşılanabileceğini söyledi.</strong></p>
<p>Bölgedeki gerilim tırmanırken gözler Suudi Arabistan&#8217;a yönelik saldırıların ardından atılacak adımlara çevrildi. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, NTV yayınında gündeme ilişkin soruları yanıtlarken, Suudi Arabistan&#8217;ın güvenliği ve Mekke İttifakı konusunda önemli mesajlar verdi.</p>
<p><strong>FİDAN: “SÖZÜMÜZÜN ERİYİZ”</strong></p>
<p>Husilerin Suudi Arabistan&#8217;a yönelik saldırıları ve Mekke İttifakı&#8217;nın olası tutumu sorulan Fidan, Riyad&#8217;ın toprak bütünlüğü ve egemenliğine yönelik saldırıların ciddi boyutta olduğunu belirtti.</p>
<p>Türkiye ile Suudi Arabistan arasındaki müttefiklik ilişkisine dikkat çeken Fidan, Türkiye&#8217;nin bu konuda dayanışma içerisinde olduğunu ifade etti.</p>
<p>Fidan, “Sözümüzün eriyiz. Bu konuda bir dayanışma içerisindeyiz. Mekke İttifakı olarak yakından takip ediyoruz” dedi.</p>
<p><strong>RİYAD&#8217;IN ASKERİ İHTİYACI KARŞILANABİLİR</strong></p>
<p>Fidan&#8217;ın açıklamalarındaki en dikkat çekici bölüm ise Suudi Arabistan&#8217;ın askeri ihtiyaçlarıyla ilgili oldu.</p>
<p>Riyad&#8217;ın Türkiye&#8217;den askeri destek talep etmesi ihtimaline ilişkin konuşan Fidan, özellikle belirli teknik alanlarda ihtiyaç oluşması halinde destek sağlanabileceğini belirtti.</p>
<p>Fidan, <strong>“Askeri ihtiyaçları özellikle belli teknik konularda olabilir. Bunu da karşılama yönünde sıkıntımız olmaz”</strong> ifadelerini kullandı.</p>
<p>Bu açıklama, bölgedeki güvenlik dengelerinin yeniden tartışıldığı bir dönemde Ankara&#8217;nın Suudi Arabistan&#8217;la dayanışma mesajı olarak öne çıktı.</p>
<p><strong>MEKKE İTTİFAKI İÇİN “OYUN DEĞİŞTİRİCİ” VURGUSU</strong></p>
<p>Hakan Fidan, Mekke İttifakı&#8217;nın geleceğine ilişkin de dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu.</p>
<p>İttifakın yalnızca belirli ülkelerle sınırlı olmadığını belirten Fidan, bölge ülkelerinin ittifaka katılımına açık kapı bıraktı.</p>
<p>Fidan, bölgesel sorunlara bölgesel çözümler üretme amacıyla ortaya çıkan yapının hızla ilerlediğini belirterek, Mekke İttifakı&#8217;nın <strong>“oyun değiştirici bir platform”</strong> olacağını savundu.</p>
<p>İttifakın yalnızca kâğıt üzerinde kalan bir oluşum olduğu yönündeki değerlendirmelere ise katılmadığını belirten Fidan, kurumsallaşma sürecinin devam ettiğini ifade etti.</p>
<p><strong>BÖLGEDE GERİLİM TIRMANIRKEN ANKARA&#8217;DAN MESAJ</strong></p>
<p>Fidan&#8217;ın açıklamaları, Husilerin Suudi Arabistan&#8217;a yönelik saldırılarının ardından bölgede yaşanan gelişmelerin Ankara tarafından yakından takip edildiğini ortaya koydu.</p>
<p>Türkiye, Suudi Arabistan&#8217;ın egemenliği ve toprak bütünlüğüne yönelik saldırılar konusunda dayanışma mesajı verirken, olası askeri ihtiyaçlar konusunda da özellikle teknik alanlarda destek sağlanabileceğinin sinyalini verdi.</p>
<p><strong>FİDAN&#8217;DAN İSRAİL&#8217;E DE DİKKAT ÇEKEN MESAJ</strong></p>
<p>Dışişleri Bakanı Fidan, İsrail&#8217;in bölgedeki politikalarına ilişkin de değerlendirmelerde bulundu.</p>
<p>İsrail&#8217;in yalnızca bölge açısından değil, dünya genelinde de tehdit oluşturduğunu ifade eden Fidan, Türkiye&#8217;nin provokasyon ve kışkırtmalara karşı dikkatli hareket edeceğini belirtti.</p>
<p>Fidan&#8217;ın açıklamaları, Ankara&#8217;nın bir yandan bölgesel güvenlik gelişmelerini yakından takip ederken diğer yandan müttefikleriyle dayanışmayı sürdürme mesajı verdiğini gösterdi.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://netinternethaber.com/hakan-fidan-mekke-ittifaki-suudi-arabistanin-yaninda/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kozinoğlu dosyasında dikkat çeken gelişme: İki eski savcı hakkında tutuklama</title>
		<link>https://netinternethaber.com/kozinoglu-dosyasinda-dikkat-ceken-gelisme-iki-eski-savci-hakkinda-tutuklama/</link>
					<comments>https://netinternethaber.com/kozinoglu-dosyasinda-dikkat-ceken-gelisme-iki-eski-savci-hakkinda-tutuklama/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 19 Sep 2026 15:11:26 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Asayiş]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://netinternethaber.com/?p=86981</guid>

					<description><![CDATA[Silivri Cezaevi&#8217;nde 2011 yılında hayatını kaybeden eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu&#8217;nun ölümüne ilişkin yeniden yürütülen soruşturmada dikkat çeken bir gelişme yaşandı. Olay tarihinde görev yapan dönemin Silivri Cumhuriyet Başsavcısı Ali İşgören ile cezaevi savcısı Necip Doğan, “suç örgütüne üye olma” suçlamasıyla tutuklandı. KOZİNOĞLU&#8217;NUN ÖLÜMÜ YENİDEN MERCEK ALTINDA Ergenekon soruşturmaları kapsamında 2011 yılında tutuklanan Kaşif Kozinoğlu, &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Silivri Cezaevi&#8217;nde 2011 yılında hayatını kaybeden eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu&#8217;nun ölümüne ilişkin yeniden yürütülen soruşturmada dikkat çeken bir gelişme yaşandı. Olay tarihinde görev yapan dönemin Silivri Cumhuriyet Başsavcısı Ali İşgören ile cezaevi savcısı Necip Doğan, “suç örgütüne üye olma” suçlamasıyla tutuklandı.</p>
<p><strong>KOZİNOĞLU&#8217;NUN ÖLÜMÜ YENİDEN MERCEK ALTINDA</strong></p>
<p>Ergenekon soruşturmaları kapsamında 2011 yılında tutuklanan Kaşif Kozinoğlu, Silivri 1 No&#8217;lu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu&#8217;nda kaldığı sırada rahatsızlandı. Savunmasını yapmasına günler kala koğuşunda fenalaşan Kozinoğlu, hastaneye sevk edildiği sırada yaşamını yitirdi.</p>
<p>O dönem yapılan incelemelerde ölüm nedeni kalp rahatsızlığı olarak kayıtlara geçti. Adli Tıp incelemesinde ise zehirlenmeye ilişkin bir bulguya rastlanmadığı bildirildi.</p>
<p><strong>İLK SORUŞTURMA TAKİPSİZLİKLE SONUÇLANMIŞTI</strong></p>
<p>Kozinoğlu&#8217;nun ölümünün ardından Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatıldı. Kamera kayıtları, tıbbi belgeler ve tanık ifadelerinin incelenmesinin ardından 10 Nisan 2012&#8217;de kovuşturmaya yer olmadığına karar verildi.</p>
<p>Söz konusu kararda, cezaevi görevlilerinin ihmal veya kasıt nedeniyle sorumluluğuna ilişkin yeterli delil bulunmadığı, üçüncü kişilerin olaya dahil olduğuna yönelik de yeterli kanıt elde edilemediği değerlendirmesi yapıldı.</p>
<p><strong>DOSYA YILLAR SONRA YENİDEN AÇILDI</strong></p>
<p>Dosyanın yeniden incelenmesinin ardından önceki takipsizlik kararının kaldırılmasıyla soruşturma tekrar gündeme geldi.</p>
<p>Yeni soruşturma kapsamında cezaevi personeli, sağlık çalışanları ve farklı isimlere yönelik işlemler gerçekleştirildi. Kozinoğlu&#8217;nun mezarı da “fethi kabir” kararı kapsamında açılarak yeniden inceleme yapılmak üzere örnekler alındı.</p>
<p><strong>DÖNEMİN SAVCILARI DA SORUŞTURMAYA DAHİL EDİLDİ</strong></p>
<p>Soruşturmanın son aşamasında olay tarihinde görev yapan iki savcının da dosyaya dahil edilmesi dikkat çekti.</p>
<p>Dönemin Silivri Cumhuriyet Başsavcısı Ali İşgören ile cezaevi savcısı Necip Doğan, İstanbul ve Ankara&#8217;da gerçekleştirilen eş zamanlı operasyon kapsamında gözaltına alındı.</p>
<p>İşgören&#8217;in, Kozinoğlu&#8217;nun ölümüyle ilgili 2012 yılında verilen kovuşturmaya yer olmadığı kararının altında imzası bulunan isim olduğu; Necip Doğan&#8217;ın ise olay tarihinde cezaevi savcısı olarak görev yaptığı ve olay yeri incelemesine katıldığı aktarıldı. Her iki ismin daha sonra FETÖ soruşturmaları kapsamında meslekten ihraç edildiği bildirildi.</p>
<p><strong>KOĞUŞ ARKADAŞLARI İÇİN EV HAPSİ KARARI</strong></p>
<p>Soruşturma kapsamında Kozinoğlu&#8217;nun koğuş arkadaşları emekli Deniz Yüzbaşı Hasan Ataman Yıldırım ile emekli Jandarma Albay Hasan Atilla Uğur da gözaltına alındı.</p>
<p>Savcılık, iki isim hakkında “kasten öldürme” suçundan ev hapsi şeklinde adli kontrol uygulanmasını talep etti. Sulh Ceza Hakimliği de iki şüpheli hakkında ev hapsi şeklinde adli kontrol tedbiri uygulanmasına karar verdi.</p>
<p><strong>İKİ ESKİ SAVCI TUTUKLANDI</strong></p>
<p>Savcılık işlemlerinin tamamlanmasının ardından Ali İşgören ve Necip Doğan, “suç örgütüne üye olma” suçlamasıyla tutuklama talebiyle Sulh Ceza Hakimliği&#8217;ne sevk edildi.</p>
<p>Hakimlik, dönemin Silivri Cumhuriyet Başsavcısı Ali İşgören ile cezaevi savcısı Necip Doğan&#8217;ın tutuklanmasına karar verdi.</p>
<p>Böylece 2011 yılında Silivri Cezaevi&#8217;nde hayatını kaybeden Kaşif Kozinoğlu&#8217;nun ölümüne ilişkin yıllar sonra yeniden açılan soruşturmada, olay tarihinde görev yapan iki eski savcı da tutuklanan isimler arasına girmiş oldu.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://netinternethaber.com/kozinoglu-dosyasinda-dikkat-ceken-gelisme-iki-eski-savci-hakkinda-tutuklama/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yunan yine denize döküldü! — Οι Έλληνες ξανά στη θάλασσα!</title>
		<link>https://netinternethaber.com/yunan-yine-denize-dokuldu-%ce%9f%ce%b9-%ce%88%ce%bb%ce%bb%ce%b7%ce%bd%ce%b5%cf%82-%ce%be%ce%b1%ce%bd%ce%ac-%cf%83%cf%84%ce%b7-%ce%b8%ce%ac%ce%bb%ce%b1%cf%83%cf%83%ce%b1/</link>
					<comments>https://netinternethaber.com/yunan-yine-denize-dokuldu-%ce%9f%ce%b9-%ce%88%ce%bb%ce%bb%ce%b7%ce%bd%ce%b5%cf%82-%ce%be%ce%b1%ce%bd%ce%ac-%cf%83%cf%84%ce%b7-%ce%b8%ce%ac%ce%bb%ce%b1%cf%83%cf%83%ce%b1/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 19 Sep 2026 14:59:48 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Magazin]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://netinternethaber.com/?p=86978</guid>

					<description><![CDATA[Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi&#8217;nin ortaklaşa gerçekleştirdiği MEDUSA-15 tatbikatının amfibi çıkarma bölümünde kaydedilen görüntüler sosyal medyada gündem oldu. Sahile çıkmaya çalışan bazı askerlerin ağır teçhizatlarıyla birlikte denize düştüğü anlar paylaşılırken, görüntüler Türkiye&#8217;nin gerçekleştirdiği amfibi tatbikatlarıyla karşılaştırıldı. Türkiye ile Yunanistan arasındaki ilişkiler, Cumhuriyet tarihinin farklı dönemlerinde gerilim ve normalleşme süreçleriyle şekillendi. Son yıllarda ise Ege &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi&#8217;nin ortaklaşa gerçekleştirdiği MEDUSA-15 tatbikatının amfibi çıkarma bölümünde kaydedilen görüntüler sosyal medyada gündem oldu. Sahile çıkmaya çalışan bazı askerlerin ağır teçhizatlarıyla birlikte denize düştüğü anlar paylaşılırken, görüntüler Türkiye&#8217;nin gerçekleştirdiği amfibi tatbikatlarıyla karşılaştırıldı.</p>
<p>Türkiye ile Yunanistan arasındaki ilişkiler, Cumhuriyet tarihinin farklı dönemlerinde gerilim ve normalleşme süreçleriyle şekillendi. Son yıllarda ise Ege ve Doğu Akdeniz başta olmak üzere çeşitli başlıklar iki ülke arasındaki ilişkilerde yeniden tartışma konusu oldu.</p>
<p><strong>YUNANİSTAN&#8217;IN ASKERİ ADIMLARI DİKKAT ÇEKİYOR</strong></p>
<p>Yunanistan&#8217;ın Ege adalarındaki askeri faaliyetleri ve İsrail ile gerçekleştirdiği savunma alanındaki iş birlikleri, Ankara-Atina hattında yakından takip edilen gelişmeler arasında yer alıyor.</p>
<p>Atina yönetiminin savunma politikaları kapsamında attığı adımlar, Türkiye ile Yunanistan arasındaki askeri kapasite ve savunma sanayisi tartışmalarını da beraberinde getiriyor.</p>
<p>Türkiye ise son yıllarda yerli ve milli savunma sanayisine yönelik yatırımlarını artırarak insansız sistemlerden deniz platformlarına, mühimmat teknolojilerinden elektronik harp unsurlarına kadar geniş bir alanda üretim kapasitesini geliştirdi.</p>
<p><strong>MEDUSA-15 TATBİKATINDA DİKKAT ÇEKEN GÖRÜNTÜLER</strong></p>
<p>Doğu Akdeniz&#8217;de Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi&#8217;nin katılımıyla gerçekleştirilen MEDUSA-15 tatbikatının amfibi çıkarma safhasında kaydedilen bazı görüntüler sosyal medyada hızla yayıldı.</p>
<p>Görüntülerde sahile ulaşmaya çalışan bazı askerlerin ağır teçhizatlarıyla birlikte denize düştüğü görülüyor. Söz konusu anlar sosyal medya kullanıcılarının farklı yorumlarına neden olurken, bazı kullanıcılar görüntüleri Türkiye&#8217;nin amfibi birliklerinin tatbikatlarıyla karşılaştırdı.</p>
<p><strong>AKILLARA EFES 2026 TATBİKATI GELDİ</strong></p>
<p>Görüntülerin yayılmasının ardından sosyal medya kullanıcılarının bir bölümü, Türk Silahlı Kuvvetleri&#8217;nin EFES 2026 Tatbikatı sırasında gerçekleştirdiği amfibi harekâta ilişkin görüntüleri yeniden gündeme taşıdı.</p>
<p>Türk Amfibi Komando Birliği&#8217;nin tatbikattaki kıyıya çıkış ve ilerleme faaliyetlerine ilişkin görüntüler, MEDUSA-15 tatbikatından paylaşılan görüntülerle birlikte sosyal medya platformlarında yeniden dolaşıma girdi.</p>
<p>Bu paylaşımlarda özellikle amfibi harekâtın koordinasyon, intikal ve kıyıya çıkış aşamalarına dikkat çekildi.</p>
<p><strong>SOSYAL MEDYADA YUNANCA YORUMLAR</strong></p>
<p>Tatbikat görüntülerinin sosyal medyada yayılması üzerine bazı Türk kullanıcılar, paylaşımların altına Yunanca ifadeler de bıraktı.</p>
<p>Yorumlarda, &#8220;Παρακολουθήστε πώς πηγαίνει η άσκηση&#8221; ifadesi kullanılırken, bazı kullanıcılar bunu Türkçe olarak &#8220;Kara çıkarması nasıl yapılır, izleyin&#8221; şeklinde yorumladı.</p>
<p>Görüntüler üzerinden yapılan karşılaştırmalar sosyal medyada tartışma konusu olurken, tatbikatların askeri sonuçlarından ziyade görüntülerde yaşanan anlar öne çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://netinternethaber.com/yunan-yine-denize-dokuldu-%ce%9f%ce%b9-%ce%88%ce%bb%ce%bb%ce%b7%ce%bd%ce%b5%cf%82-%ce%be%ce%b1%ce%bd%ce%ac-%cf%83%cf%84%ce%b7-%ce%b8%ce%ac%ce%bb%ce%b1%cf%83%cf%83%ce%b1/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Masa Değişti, Hesap Değişmedi!</title>
		<link>https://netinternethaber.com/masa-degisti-hesap-degismedi/</link>
					<comments>https://netinternethaber.com/masa-degisti-hesap-degismedi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Aziz Dağtekin]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 18 Sep 2026 21:02:40 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Magazin]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Dünyası]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://netinternethaber.com/?p=86917</guid>

					<description><![CDATA[Aziz DAĞTEKİN Yazdı Türk siyasetinde bazı fotoğraflar vardır… Bugün bakınca insanın aklına tek bir soru gelir: “Biz bu filmi daha önce izlemedik mi?” 2019… İYİ Parti ve CHP muhalefet cephesinde. HDP ise aday çıkarmadığı büyükşehirlerde muhalefetin kazanmasına katkı sağlayan seçim stratejisini açıkça savunuyor. Sezai Temelli de seçim sonrasında bu stratejinin sonucunu sahiplenerek, özellikle İstanbul ve &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h3><strong>Aziz DAĞTEKİN Yazdı</strong></h3>
<hr />
<p>Türk siyasetinde bazı fotoğraflar vardır…</p>
<p>Bugün bakınca insanın aklına tek bir soru gelir: <strong>“Biz bu filmi daha önce izlemedik mi?”</strong></p>
<p>2019…</p>
<p>İYİ Parti ve CHP muhalefet cephesinde.</p>
<p>HDP ise aday çıkarmadığı büyükşehirlerde muhalefetin kazanmasına katkı sağlayan seçim stratejisini açıkça savunuyor.</p>
<p><strong>Sezai Temelli</strong> de seçim sonrasında bu stratejinin sonucunu sahiplenerek, özellikle İstanbul ve Ankara gibi kentlerde etkilerinden söz ediyor.</p>
<p>O günlerde herkes hesabını sandığa göre yaptı.</p>
<p>Kimse <strong><em>“Bu oy nereden geldi?”</em> </strong>diye fazla kurcalamadı.</p>
<p>Çünkü hedef belliydi: <strong>Kazanmaktı.</strong></p>
<p><strong>SONRA 2023 GELDİ…</strong></p>
<p>Bu kez aynı siyasi fotoğrafın bazı aktörleri farklı köşelere savruldu.</p>
<p><strong>Yavuz Ağıralioğlu,</strong> Millet İttifakı&#8217;nın aday belirleme sürecine ve <strong>Kemal Kılıçdaroğlu</strong>&#8216;nun adaylığına itiraz ederek İYİ Parti&#8217;den istifa etti.</p>
<p><strong>Ümit Özdağ</strong> ise seçim sürecinin başka bir masasındaydı.</p>
<p><strong>Kılıçdaroğlu</strong> ile imzalanan ve daha sonra açıklanan protokolde Zafer Partisi&#8217;ne üç bakanlık, bunlardan birinin İçişleri Bakanlığı olması ve bazı bürokratik atamalarda birlikte karar verilmesi öngörülüyordu.</p>
<p>Şimdi soruyorum:</p>
<p><strong>2019&#8217;da aynı seçim matematiğinin farklı parçaları olanlar, 2023&#8217;te neden birbirlerini sorgulamaya başladı?</strong></p>
<p>Daha önemlisi: <strong>Siyaset değişti mi, yoksa sadece masadaki sandalyeler mi değişti?</strong></p>
<p><strong><img decoding="async" class="wp-image-86919 size-full alignleft" src="https://netinternethaber.com/wp-content/uploads/2026/09/masa-degisti-hesap-degismedi.png" alt="" width="500" height="280" srcset="https://netinternethaber.com/wp-content/uploads/2026/09/masa-degisti-hesap-degismedi.png 500w, https://netinternethaber.com/wp-content/uploads/2026/09/masa-degisti-hesap-degismedi-300x168.png 300w" sizes="(max-width: 500px) 100vw, 500px" />BUGÜNÜN FOTOĞRAFI DAHA İLGİNÇ</strong></p>
<p><strong>Ağıralioğlu</strong> bugün Anahtar Parti&#8217;nin Genel Başkanı.</p>
<p><strong>Özdağ</strong> Zafer Partisi&#8217;nin başında.</p>
<p>İki parçaya bölünmüş olan CHP kendi yolunda.</p>
<p>İYİ Parti kendi yolunda.</p>
<p>HDP&#8217;nin siyasi çizgisi ise DEM Parti üzerinden devam ediyor.</p>
<p>Ve herkes Türkiye&#8217;ye yeni bir istikamet göstermeye çalışıyor.</p>
<p>İyi de…</p>
<p><strong>Dün hangi ittifak hesabını yaptınız?</strong></p>
<p><strong>Hangi seçmenin oyunu hangi denklemde değerlendirdiniz?</strong></p>
<p><strong>Hangi masada kim vardı?</strong></p>
<p><strong>Hangi masadan neden kalktınız?</strong></p>
<p>İşte siyasi bilanço burada başlıyor.</p>
<p><strong>SİYASETTE HAFIZA VAR!</strong></p>
<p>Kimse geçmişte yaptığı ittifak nedeniyle bugün aynı yerde durmak zorunda değil.</p>
<p>Siyaset değişebilir.</p>
<p>Partiler değişebilir.</p>
<p>İttifaklar değişebilir.</p>
<p>Ama <strong>siyasi hafıza değişmez.</strong></p>
<p>Çünkü dünün manşeti bugünün arşividir.</p>
<p>Bugünün arşivi ise yarının hesabıdır.</p>
<p>Türkiye artık şu sorunun cevabını bekliyor:</p>
<p><strong>İYİ Parti–CHP–HDP hattından Zafer Partisi ve Anahtar Parti&#8217;ye uzanan bu siyasi savrulmanın gerçek nedeni nedir?</strong></p>
<p>İdeoloji mi?</p>
<p>İlke mi?</p>
<p>Seçim matematiği mi?</p>
<p>Yoksa…</p>
<p><strong>Sadece iktidar denkleminde doğru sandalyeyi bulma arayışı mı?</strong></p>
<p>Cevabı siyasetçiler versin.</p>
<p>Biz sadece arşivi açıyoruz.</p>
<p>Çünkü bazen en sert muhalefet sözü değil, <strong>eski fotoğraf yapar.</strong></p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://netinternethaber.com/masa-degisti-hesap-degismedi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Devlet Uyuyor mu?</title>
		<link>https://netinternethaber.com/devlet-uyuyor-mu/</link>
					<comments>https://netinternethaber.com/devlet-uyuyor-mu/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 18 Sep 2026 19:52:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Asayiş]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Magazin]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://netinternethaber.com/?p=86966</guid>

					<description><![CDATA[Editör&#8217;den Bazen bir haber okursunuz… Rakamlar konuşur. 13 milyar liralık işlem hacmi… 28 şirket… 42 çağrı merkezi… 286 adres… 175 şüpheli… 1,5 milyar liralık mal varlığı… Ve insanın aklına ister istemez tek bir soru gelir: Devlet uyuyor mu? Elbette devlet bugün harekete geçti. İstanbul ve Muğla’da düzenlenen operasyonlarda 175 şüpheli yakalandı. Soruşturma kapsamında ciddi miktarda &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h3><strong>Editör&#8217;den</strong></h3>
<hr />
<p>Bazen bir haber okursunuz…</p>
<p>Rakamlar konuşur.</p>
<p>13 milyar liralık işlem hacmi…</p>
<p>28 şirket…</p>
<p>42 çağrı merkezi…</p>
<p>286 adres…</p>
<p>175 şüpheli…</p>
<p>1,5 milyar liralık mal varlığı…</p>
<p>Ve insanın aklına ister istemez tek bir soru gelir:</p>
<p><strong>Devlet uyuyor mu?</strong></p>
<p>Elbette devlet bugün harekete geçti.</p>
<p>İstanbul ve Muğla’da düzenlenen operasyonlarda 175 şüpheli yakalandı. Soruşturma kapsamında ciddi miktarda mal varlığına el konuldu, banka ve kripto hesaplarına bloke konuldu. Adalet Bakanlığı da soruşturmanın suç gelirlerinin izinin sürülerek yürütüldüğünü açıkladı.</p>
<p>Bunlar önemli.</p>
<p>Ama yetmez.</p>
<p>Çünkü vatandaşın sorduğu soru şudur:</p>
<p><strong>Bu değirmen ne zamandır dönüyor?</strong></p>
<p>Milyarlarca liralık para hareketi olurken…</p>
<p>Şirketler kurulurken…</p>
<p>Çağrı merkezleri açılırken…</p>
<p>İnsanlar işe alınırken…</p>
<p>Yurt dışına para transferleri yapılırken…</p>
<p>Bu sistem nasıl olup da bu kadar büyüyebildi?</p>
<p><strong>BERBERİ GÖREN MALİYE, MİLYARLARI GÖRMÜYOR MU?</strong></p>
<p>Bugün sıradan vatandaşın hayatına bakın.</p>
<p>Berberin hesabı incelenir.</p>
<p>Bakkalın cirosu hesaplanır.</p>
<p>Çaycının kazancı sorulur.</p>
<p>Simitçinin defteri tutulur.</p>
<p>Servisçinin kazancı mercek altına alınır.</p>
<p>Esnafın üç kuruşluk hesabı için bile vatandaş açıklama yapmak zorunda kalabilir.</p>
<p>Peki…</p>
<p><strong>Milyarlarca liralık para hareketleri nasıl oluyor da yıllarca büyüyebiliyor?</strong></p>
<p>İşte vatandaşın vicdanındaki düğüm tam burada.</p>
<p>Garibanın kazandığı üç kuruşun hesabını soran sistem, servetine servet katanların para trafiğini neden daha erken göremiyor?</p>
<p>Bu soruyu sormak devlete düşmanlık değildir.</p>
<p>Tam tersine…</p>
<p><strong>Devletin daha güçlü olmasını istemektir.</strong></p>
<p><strong>FAKİRİN ALIN TERİ, BİR BAŞKASININ KASASI OLMASIN!</strong></p>
<p>Bu ülkede sabahın köründe dükkânını açan insan var.</p>
<p>Gün boyu çalışan…</p>
<p>Akşam eve yorgun dönen…</p>
<p>Çocuğunun okul masrafını düşünen…</p>
<p>Kirasını, faturasını, mutfağını denkleştirmeye çalışan milyonlar var.</p>
<p>Bir tarafta ay sonunu getirmek için hesap yapan insanlar…</p>
<p>Diğer tarafta servetine servet kattığı görülen yapılar…</p>
<p>İşte vatandaşın itirazı buna.</p>
<p><strong>Adalet terazisi herkes için aynı çalışsın.</strong></p>
<p>Yat, kat, uçak sahibi olanla…</p>
<p>Pazardan akşam saatinde ucuz sebze arayan aynı kefeye konmasın.</p>
<p>Ama zengin olduğu için kimse suçlu ilan edilmesin.</p>
<p>Aynı şekilde fakir olduğu için de kimse sahipsiz bırakılmasın.</p>
<p><strong>Hukuk servete değil, suça bakmalıdır.</strong></p>
<p><strong>PEKİ BU FONLARDA KİMLER NEMALANIYOR?</strong></p>
<p>Şimdi asıl soruya gelelim.</p>
<p>Bu soruşturma bize yalnızca şüphelileri değil, <strong>para trafiğinin tamamını</strong> araştırmanın ne kadar önemli olduğunu gösteriyor.</p>
<p>Kim kurdu?</p>
<p>Kim finanse etti?</p>
<p>Kim aracılık etti?</p>
<p>Kim para transferlerini gerçekleştirdi?</p>
<p>Kimler kazandı?</p>
<p>Para hangi hesaplara gitti?</p>
<p>Hangi şirketler üzerinden dolaştı?</p>
<p>Yurt dışına çıkan para varsa kimlerin kontrolündeydi?</p>
<p>Kimler bu sistemin dışında görünürken sistemden faydalandı?</p>
<p><strong>İşte devletin asıl bakması gereken yer burasıdır.</strong></p>
<p>Çünkü bir suç örgütünün yalnızca görünen yüzünü yakalamak yetmez.</p>
<p><strong>Paranın sahibine, aracısına, bağlantısına ve nihai adresine kadar gidilmelidir.</strong></p>
<p><strong>FETÖ ARTIKLARI VARSA, KİM KORUYOR?</strong></p>
<p>Bir başka ağır soru da burada duruyor.</p>
<p>Türkiye yıllarca FETÖ yapılanmasının devlete sızmasının bedelini ödedi.</p>
<p>Bugün herhangi bir yapının FETÖ ile bağlantısı olduğuna dair somut delil varsa, bunun ortaya çıkarılması ve hukuk önünde hesap sorulması gerekir.</p>
<p>Ama burada da ölçü bellidir:</p>
<p><strong>İsimle değil delille.</strong></p>
<p>İddia ile değil belgeyle.</p>
<p>Söylentiyle değil soruşturmayla.</p>
<p>Kim gerçekten bu yapının artığıysa…</p>
<p>Kim finansal bağlantı kurmuşsa…</p>
<p>Kim suçtan gelir elde etmişse…</p>
<p>Kim yardımcı olmuşsa…</p>
<p>Kim saklamışsa…</p>
<p><strong>Devlet onun yakasına hukuk içinde yapışmalıdır.</strong></p>
<p>Ama hiç kimse sadece bir iddia nedeniyle suçlu ilan edilmemelidir.</p>
<p><strong>KURİŞ MESELESİ DE AYDINLATILMALI</strong></p>
<p>Kamuoyunda dile getirilen ve “Kuriş’in yurt dışına kaçırdığı paralar” şeklinde ifade edilen iddialar da varsa, bunların da havada bırakılmaması gerekir.</p>
<p>Varsa para transferi…</p>
<p>Varsa belge…</p>
<p>Varsa hesap…</p>
<p>Varsa bağlantı…</p>
<p><strong>Devlet ortaya çıkarsın.</strong></p>
<p>Yoksa da kamuoyu bilsin.</p>
<p>Çünkü devletin gücü, sadece operasyon yapmakla değil;</p>
<p><strong>gerçeği bütün çıplaklığıyla ortaya koymakla ölçülür.</strong></p>
<p><strong>SAYIN ADALET BAKANI…</strong></p>
<p>Sayın Adalet Bakanı Akın Gürlek…</p>
<p>Bugün siz “vatandaşın alın terini, emeğini ve birikimini istismar edenlerden hukuk önünde hesap sorulacağını” söylüyorsunuz.</p>
<p>İşte vatandaş tam da bunu bekliyor.</p>
<p>Sadece görünenleri değil…</p>
<p><strong>Görünmeyenleri de bulun.</strong></p>
<p>Sadece parayı alanı değil…</p>
<p><strong>Paranın nereye gittiğini de ortaya çıkarın.</strong></p>
<p>Sadece şirketi değil…</p>
<p><strong>Şirketin arkasındaki bağlantıyı da araştırın.</strong></p>
<p>Sadece 175 şüpheliyi değil…</p>
<p><strong>Varsa bu düzenekten nemalanan herkesi hukukun önüne çıkarın.</strong></p>
<p>Ve eğer bu işin içinde devletin kurumlarından kaçmayı başaran başka yapılar varsa, onların da üzerine gidin.</p>
<p>Çünkü vatandaşın devlete güveni, operasyon sayısıyla değil…</p>
<p><strong>adaletin herkese aynı uygulanmasıyla güçlenir.</strong></p>
<p>Bugün garibanın sorduğu soru çok basit:</p>
<p><strong>“Benim üç kuruşumun hesabı sorulurken, milyarların hesabı neden daha önce sorulmadı?”</strong></p>
<p>Bu sorunun cevabını millet bekliyor.</p>
<p>Ve biz de bekliyoruz.</p>
<p>Çünkü mesele yalnızca Forex değildir.</p>
<p>Mesele yalnızca 13 milyar lira değildir.</p>
<p>Mesele…</p>
<p><strong>Bu ülkenin alın terinin, emeğinin ve geleceğinin kimlerin elinde oyuncak edildiğidir.</strong></p>
<p>Devlet güçlüdür.</p>
<p>Devletin eli uzundur.</p>
<p>O halde vatandaşın beklentisi de nettir:</p>
<p><strong>Kim suç işlediyse yakalayın.</strong></p>
<p><strong>Kim nemalandıysa araştırın.</strong></p>
<p><strong>Kim para kaçırdıysa ortaya çıkarın.</strong></p>
<p><strong>Kim bağlantılıysa delilleriyle ortaya koyun.</strong></p>
<p>Ama bunu yaparken bir tek ölçüden şaşmayın:</p>
<p><strong>Ne zengine ayrıcalık, ne fakire zulüm…</strong></p>
<p><strong>Herkese hukuk.</strong></p>
<p>Çünkü bu millet artık sadece operasyon haberi değil,</p>
<p><strong>adaletin sonuna kadar gittiğini görmek istiyor.</strong></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://netinternethaber.com/devlet-uyuyor-mu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yeni Parti daha 2 ayını doldurmadan krize girdi! Yılmaz Özdil’den “beceriksizlik” çıkışı</title>
		<link>https://netinternethaber.com/yeni-parti-daha-2-ayini-doldurmadan-krize-girdi-yilmaz-ozdilden-beceriksizlik-cikisi/</link>
					<comments>https://netinternethaber.com/yeni-parti-daha-2-ayini-doldurmadan-krize-girdi-yilmaz-ozdilden-beceriksizlik-cikisi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 18 Sep 2026 19:23:21 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Magazin]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://netinternethaber.com/?p=86960</guid>

					<description><![CDATA[Özgür Özel liderliğinde kurulan Yeni Parti, kuruluşunun üzerinden henüz iki ay geçmeden isim tartışmasının merkezine oturdu. Yenilik Partisi’nin başvurusu sonrası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı&#8217;nın isim değişikliği yönünde tebligat gönderdiği Yeni Parti hakkında konuşan gazeteci Yılmaz Özdil, süreci sert sözlerle eleştirdi. Özdil, yaşananların “mağduriyet” olarak sunulmasına tepki göstererek, “Bu mağduriyet değil, beceriksizlik” değerlendirmesinde bulundu. YENİ PARTİ’DE İSİM &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Özgür Özel liderliğinde kurulan Yeni Parti, kuruluşunun üzerinden henüz iki ay geçmeden isim tartışmasının merkezine oturdu. Yenilik Partisi’nin başvurusu sonrası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı&#8217;nın isim değişikliği yönünde tebligat gönderdiği Yeni Parti hakkında konuşan gazeteci Yılmaz Özdil, süreci sert sözlerle eleştirdi. Özdil, yaşananların “mağduriyet” olarak sunulmasına tepki göstererek, “Bu mağduriyet değil, beceriksizlik” değerlendirmesinde bulundu.</strong></p>
<p><strong>YENİ PARTİ’DE İSİM KRİZİ YARGITAY’A TAŞINDI</strong></p>
<p>Özgür Özel&#8217;in genel başkanlığında 24 Temmuz 2026&#8217;da kurulan Yeni Parti&#8217;nin adı, Yenilik Partisi&#8217;nin itirazıyla hukuki tartışmanın konusu oldu.</p>
<p>Yenilik Partisi Genel Başkanı Öztürk Yılmaz tarafından Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı&#8217;na yapılan başvuruda, iki parti ismi arasındaki benzerliğe dikkat çekildi.</p>
<p>Başvurunun ardından Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı&#8217;nın Yeni Parti&#8217;ye, ismin başka bir siyasi partiyle karışıklığa yol açmayacak şekilde değiştirilmesi yönünde tebligat gönderdiği ve yeni ismin bildirilmesi için süre tanıdığı bildirildi.</p>
<p><strong>ÖZDİL: “ÖZEL DAHA PARTİ KURULMADAN UYARILDI”</strong></p>
<p>İsim krizini yayınında değerlendiren Yılmaz Özdil, tartışmanın Yeni Parti&#8217;nin kurulmasının ardından ortaya çıkan sürpriz bir gelişme olmadığını savundu.</p>
<p>Özdil, Yenilik Partisi Genel Başkanı Öztürk Yılmaz&#8217;ın, Yeni Parti adı kullanılmadan önce Özgür Özel&#8217;i uyardığını söyledi.</p>
<p>Özdil&#8217;e göre daha önce aynı isimle parti kuran başka bir siyasi oluşum da benzer bir süreç yaşamış ve isim değişikliğine gitmek zorunda kalmıştı.</p>
<p>2024&#8217;te “Yeni Parti” adıyla kurulan oluşumun daha sonra <strong>Yükselen Türkiye Partisi</strong> adını aldığı da güncel parti kayıtlarında yer alıyor.</p>
<p><strong>“BUNA RAĞMEN YENİ PARTİ İSMİNİ KULLANDILAR”</strong></p>
<p>Özdil&#8217;in eleştirisinin merkezinde ise geçmişte yaşandığını söylediği bu uyarılara rağmen “Yeni Parti” adının tercih edilmesi vardı.</p>
<p>Gazeteci, Özel ve ekibinin daha önceki örneklerden haberdar edilmesine rağmen aynı isim üzerinde karar kıldığını savunarak süreci sert biçimde eleştirdi.</p>
<p>Özdil, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı&#8217;nın gönderdiği tebligatla birlikte tartışmanın artık siyasi polemik olmaktan çıkıp hukuki bir boyut kazandığını ifade etti.</p>
<p><strong>YARGITAY’DAN 30 GÜNLÜK SÜRE</strong></p>
<p>Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı&#8217;nın Yeni Parti&#8217;ye gönderdiği tebligatta, parti isminin başka bir siyasi partinin ismiyle karışıklığa yol açmayacak şekilde değiştirilmesi ve yeni ismin belirlenen süre içerisinde bildirilmesinin istendiği haberleştirildi.</p>
<p>Süreçte bir uzlaşma sağlanamaması halinde konunun Anayasa Mahkemesi&#8217;ne taşınabileceği de gündeme geldi.</p>
<p>Özgür Özel ise isim tartışmasına ilişkin açıklamasında, “Yeni Parti” isminde iltibas bulunmadığını düşündüklerini ve <strong>“Yeni” adından vazgeçmeyi düşünmediklerini</strong> söyledi. Özel, gerekli görülmesi halinde “Yeni” ifadesini koruyan bir değişikliğin yapılabileceği mesajını verdi.</p>
<h2><strong>“DAHA İKİ AY OLMADI”</strong></h2>
<p>Yılmaz Özdil, Yeni Parti&#8217;nin kuruluşunun üzerinden henüz iki ay geçmeden Yargıtay&#8217;la başlayan isim tartışmasının dikkat çekici olduğunu söyledi.</p>
<p>Özdil, parti kuruluş tarihi olan 24 Temmuz&#8217;a da gönderme yaparak, yaşanan süreci <strong>“2 ayda muhallebi oldu”</strong> sözleriyle yorumladı.</p>
<p><strong>ÖZDİL’DEN “MAĞDURİYET” TEPKİSİ</strong></p>
<p>Özdil&#8217;in en sert değerlendirmesi ise Yeni Parti cephesinden gelebilecek “mağduriyet” söylemine yönelik oldu.</p>
<p>Özdil, yaşanan sürecin mağduriyet olarak değerlendirilmesine karşı çıkarak bunun kendi bakış açısına göre <strong>“beceriksizlik” ve “liyakat­sizlik”</strong> olduğunu savundu.</p>
<p>Yeni Parti&#8217;nin isim tartışmasıyla ilgili hukuki süreç ise devam ediyor.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://netinternethaber.com/yeni-parti-daha-2-ayini-doldurmadan-krize-girdi-yilmaz-ozdilden-beceriksizlik-cikisi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sokaklarda yeni dönem: Başıboş köpeklerin yüzde 99,22’si toplandı</title>
		<link>https://netinternethaber.com/sokaklarda-yeni-donem-basibos-kopeklerin-yuzde-9922si-toplandi/</link>
					<comments>https://netinternethaber.com/sokaklarda-yeni-donem-basibos-kopeklerin-yuzde-9922si-toplandi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 18 Sep 2026 19:07:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Asayiş]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Magazin]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://netinternethaber.com/?p=86954</guid>

					<description><![CDATA[Türkiye genelinde sahipsiz ve başıboş köpeklerin toplanmasına yönelik yürütülen çalışmalarda kritik aşamaya gelindi. İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, ülke genelindeki sahipsiz hayvanların yüzde 99,22’sinin toplandığını açıkladı. Çalışmalar 78 ilde tamamlanırken, kalan iller için de kesin tarihler verildi. İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, TGRT Haber’de katıldığı Gündem Özel programında sahipsiz sokak hayvanlarına yönelik çalışmaların son durumunu kamuoyuyla paylaştı. &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye genelinde sahipsiz ve başıboş köpeklerin toplanmasına yönelik yürütülen çalışmalarda kritik aşamaya gelindi. İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, ülke genelindeki sahipsiz hayvanların yüzde 99,22’sinin toplandığını açıkladı. Çalışmalar 78 ilde tamamlanırken, kalan iller için de kesin tarihler verildi.</p>
<p>İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, TGRT Haber’de katıldığı Gündem Özel programında sahipsiz sokak hayvanlarına yönelik çalışmaların son durumunu kamuoyuyla paylaştı.</p>
<p>Bakan Çiftçi’nin verdiği bilgilere göre Türkiye genelinde toplama çalışmalarında yüzde 99,22 seviyesine ulaşıldı. 78 ilde süreç tamamlanırken İstanbul, İzmir ve Diyarbakır’da çalışmalar devam ediyor.</p>
<p><strong>78 İLDE ÇALIŞMALAR TAMAMLANDI</strong></p>
<p>Sahipsiz hayvanlarla ilgili çalışmaları günlük olarak takip ettiğini belirten Çiftçi, illerdeki son duruma ilişkin rakamların düzenli şekilde önüne getirildiğini söyledi.</p>
<p>Çiftçi, 78 ilin süreci tamamladığını, kalan illerde ise belirlenen takvim doğrultusunda çalışmaların sürdüğünü açıkladı.</p>
<p>Bakanın verdiği takvime göre İzmir’de çalışmaların eylül ayı sonuna doğru, İstanbul’da 15 Ekim’e kadar, Diyarbakır’da ise ekim ayı sonuna kadar tamamlanması hedefleniyor.</p>
<p><strong>“EKİM SONUNDA TÜRKİYE’NİN GÜNDEMİNDEN ÇIKACAK”</strong></p>
<p>Çiftçi, yürütülen çalışmaların tamamlanmasıyla sahipsiz hayvanlar konusunun ekim ayı sonunda Türkiye’nin gündeminden çıkacağını söyledi.</p>
<p>Bakan Çiftçi, sahipsiz hayvanlara yönelik uygulamanın yalnızca sokaklardan hayvanların alınmasından ibaret olmadığını vurguladı.</p>
<p>Toplanan hayvanların muayeneden geçirildiğini, aşı ve kısırlaştırma işlemlerinin yapıldığını belirten Çiftçi, sahiplenilme imkanı bulunan hayvanların da yeni yuvalarına kavuşturulduğunu ifade etti.</p>
<p><strong>102 BİN HAYVAN SAHİPLENDİRİLDİ</strong></p>
<p>Bakan Çiftçi’nin açıklamasına göre bugüne kadar <strong>102 bin hayvan sahiplendirildi</strong>.</p>
<p>Sahiplenilmeyen hayvanların ise barınaklar ve doğal yaşam alanlarında bakımının sürdürüldüğü belirtildi. Bu alanlarda hayvanların beslenmesi, tedavisi ve diğer bakım ihtiyaçlarının karşılanması hedefleniyor.</p>
<p><strong>“BURALAR TOPLAMA KAMPI DEĞİL”</strong></p>
<p>Çiftçi, barınaklarla ilgili tartışmalara da değindi.</p>
<p>Barınakların yalnızca hayvanların tutulduğu alanlar olmadığını belirten Bakan, burada bakım, beslenme, tedavi ve kısırlaştırma hizmetlerinin yürütülmesi gerektiğini söyledi.</p>
<p>Bu kapsamda İçişleri Bakanlığı ile Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından ortak denetim süreci başlatıldığı açıklandı.</p>
<p><strong>81 İLDE BARINAKLARA DENETİM</strong></p>
<p>Bakan Çiftçi, mülkiye müfettişleri ile Tarım ve Orman Bakanlığı müfettişlerinin barınaklar ve doğal yaşam alanlarında incelemeler yaptığını bildirdi.</p>
<p>Denetimlerde bakım, besleme, kısırlaştırma ve hayvan refahına ilişkin şartların kontrol edildiği; mevzuata uygun olmayan uygulamaların tespit edilmesi halinde gerekli düzenlemelerin yapılmasının isteneceği belirtildi.</p>
<p><strong>2024’TE MEVZUAT DEĞİŞTİRİLDİ</strong></p>
<p>Çiftçi, sahipsiz hayvanlara ilişkin uygulamanın hukuki altyapısında da değişiklik yapıldığını hatırlattı.</p>
<p>2024 yılında 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu’nda yapılan değişiklikle birlikte sahipsiz hayvanlara yönelik uygulamada yeni bir dönem başladı.</p>
<p>Daha önce temel yaklaşımın hayvanların bulunması, toplanması, kısırlaştırılması ve ardından doğal yaşam alanlarına bırakılması olduğunu belirten Çiftçi, yeni düzenlemeyle hayvanların barınaklarda veya doğal yaşam alanlarında muhafaza edilmesi anlayışının öne çıktığını söyledi.</p>
<p><strong>GÖZLER KALAN İLLERDE</strong></p>
<p>Türkiye genelindeki çalışmalarda yüzde 99,22 seviyesine ulaşılmasıyla birlikte gözler sürecin devam ettiği illere çevrildi.</p>
<p>Bakanlığın açıkladığı takvime göre İzmir’de eylül ayı sonunda, İstanbul’da 15 Ekim’e kadar, Diyarbakır’da ise ekim ayı sonunda çalışmaların tamamlanması hedefleniyor.</p>
<p>Çiftçi, böylece sahipsiz hayvanlar konusunda yürütülen sürecin ekim ayı sonunda Türkiye genelinde tamamlanmasının amaçlandığını belirtti.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://netinternethaber.com/sokaklarda-yeni-donem-basibos-kopeklerin-yuzde-9922si-toplandi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
