<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Bilim ve Teknoloji &#8211; Netinternet Haber</title>
	<atom:link href="https://netinternethaber.com/kategori/bilim-teknoloji/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://netinternethaber.com</link>
	<description>İnternet Haberciliğinin Doğru Adresi</description>
	<lastBuildDate>Mon, 28 Sep 2026 20:47:39 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.1.2</generator>

<image>
	<url>https://netinternethaber.com/wp-content/uploads/2026/05/cropped-logo2-32x32.png</url>
	<title>Bilim ve Teknoloji &#8211; Netinternet Haber</title>
	<link>https://netinternethaber.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Türk Hava Kuvvetleri&#8217;nde tarihi gün: HÜRKUŞ-2 resmen envantere girdi</title>
		<link>https://netinternethaber.com/turk-hava-kuvvetlerinde-tarihi-gun-hurkus-2-resmen-envantere-girdi/</link>
					<comments>https://netinternethaber.com/turk-hava-kuvvetlerinde-tarihi-gun-hurkus-2-resmen-envantere-girdi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 28 Sep 2026 20:47:39 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bilim ve Teknoloji]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://netinternethaber.com/?p=87311</guid>

					<description><![CDATA[Türkiye&#8217;nin havacılık ve savunma sanayiindeki önemli projelerinden HÜRKUŞ-2&#8217;de kritik aşama tamamlandı. İlk 2 uçak Türk Hava Kuvvetleri&#8217;ne teslim edilerek resmen envantere girdi. 55 uçaklık proje kapsamında yıl sonuna kadar 10 uçağın daha teslim edilmesi, kalan 43 uçağın ise 2028&#8217;e kadar Hava Kuvvetleri&#8217;ne kazandırılması planlanıyor. Türk savunma sanayiinde uzun yıllardır sürdürülen havacılık yatırımlarından biri daha önemli &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Türkiye&#8217;nin havacılık ve savunma sanayiindeki önemli projelerinden HÜRKUŞ-2&#8217;de kritik aşama tamamlandı. İlk 2 uçak Türk Hava Kuvvetleri&#8217;ne teslim edilerek resmen envantere girdi. 55 uçaklık proje kapsamında yıl sonuna kadar 10 uçağın daha teslim edilmesi, kalan 43 uçağın ise 2028&#8217;e kadar Hava Kuvvetleri&#8217;ne kazandırılması planlanıyor.</strong></p>
<p>Türk savunma sanayiinde uzun yıllardır sürdürülen havacılık yatırımlarından biri daha önemli bir sonuç verdi.</p>
<p>Türkiye&#8217;nin yerli imkanlarla geliştirdiği yeni nesil temel eğitim uçağı <strong>HÜRKUŞ-2</strong>, test ve değerlendirme sürecinin ardından Türk Hava Kuvvetleri&#8217;nin envanterine girdi.</p>
<p>TUSAŞ tesislerinde düzenlenen törenle <strong>ilk iki HÜRKUŞ-2 uçağının teslimatı</strong> gerçekleştirildi.</p>
<p>Bu gelişmeyle birlikte Türkiye&#8217;nin pilot eğitiminde kullanacağı yerli hava platformları açısından yeni bir dönem başlamış oldu.</p>
<p><strong>HÜRKUŞ-2 RESMEN ENVANTERDE</strong></p>
<p>HÜRKUŞ-2&#8217;nin envantere girmesi için yürütülen uçuş, aviyonik, yapısal entegrasyon ve diğer test süreçleri tamamlandı.</p>
<p>Toplam <strong>2 bin 256 test noktası</strong> için yaklaşık <strong>300 sorti</strong> gerçekleştirilirken, geliştirme, sertifikasyon ve kalifikasyon uçuşları da tamamlandı.</p>
<p>Uçak, <strong>9 Eylül 2026&#8217;da Tip Sertifikası</strong> aldı.</p>
<p>Pilot ve bakım personelinin eğitimlerinin de tamamlanmasının ardından HÜRKUŞ-2 için ilk kabul aşamasına geçildi.</p>
<p><strong>55 UÇAKLIK PROJEDE İLK TESLİMAT</strong></p>
<p>HÜRKUŞ-2 projesi yalnızca ilk iki uçağın teslimatıyla sınırlı kalmayacak.</p>
<p>Toplam <strong>55 uçağın</strong> Türk Hava Kuvvetleri&#8217;ne kazandırılmasını kapsayan proje kapsamında, <strong>2026 yılı sonuna kadar 10 uçağın daha teslim edilmesi</strong> planlanıyor.</p>
<p>Kalan <strong>43 HÜRKUŞ-2&#8217;nin ise 2028 yılına kadar</strong> teslim edilmesi hedefleniyor.</p>
<p>Böylece Türk Hava Kuvvetleri&#8217;nin temel pilotaj eğitiminde kullanılacak yerli uçak filosunun kademeli olarak büyütülmesi amaçlanıyor.</p>
<p><strong>PİLOT EĞİTİMİNDE YENİ ZİNCİR</strong></p>
<p>HÜRKUŞ-2&#8217;nin en önemli görevlerinden biri, savaş pilotlarının yetiştirilmesindeki eğitim zincirinin başlangıç aşamasını oluşturmak.</p>
<p>Pilot adayları temel uçuş ve pilotaj becerilerini HÜRKUŞ-2 üzerinde geliştirecek.</p>
<p>Ardından eğitim süreci <strong>HÜRJET</strong> gibi jet eğitim platformlarıyla devam edecek. Türkiye&#8217;nin geliştirdiği <strong>KAAN</strong> ise bu zincirin savaş uçağı aşamasındaki en önemli platformlarından biri olarak öne çıkıyor.</p>
<p>Böylece temel eğitimden jet eğitimine, oradan da muharip uçak seviyesine uzanan daha bütünleşik bir eğitim altyapısının oluşturulması hedefleniyor.</p>
<p><strong>HÜRKUŞ PROJESİ SADECE BİR UÇAKTAN İBARET DEĞİL</strong></p>
<p>HÜRKUŞ projesinin Türkiye açısından bir diğer kritik tarafı ise uçak geliştirme kabiliyetlerinin oluşturulmasına yaptığı katkı.</p>
<p>TUSAŞ ve yerli sanayi kuruluşları proje boyunca tasarım, üretim, test ve sertifikasyon alanlarında önemli deneyimler kazandı.</p>
<p>Bu altyapı ve teknik birikim, daha sonraki insanlı hava platformlarının geliştirilmesinde de kullanıldı.</p>
<p>Özellikle <strong>HÜRJET ve KAAN</strong> gibi projelerde ortaya çıkan mühendislik ve üretim kabiliyetlerinin oluşmasında önceki projelerden elde edilen deneyimin önemli bir rolü bulunuyor.</p>
<p><strong>HÜRKUŞ&#8217;UN TEMELLERİ 2013&#8217;E UZANIYOR</strong></p>
<p>HÜRKUŞ projesinin kurumsal temelleri daha önceki yıllara dayanıyor.</p>
<p>Savunma Sanayii Başkanlığı ile TUSAŞ arasında <strong>26 Aralık 2013&#8217;te Yeni Nesil Temel Eğitim Uçağı sözleşmesi</strong> imzalandı.</p>
<p>Sonraki sözleşme değişiklikleriyle birlikte proje zaman içerisinde HÜRKUŞ-II programına dönüştü.</p>
<p>HÜRKUŞ-2&#8217;nin ilk uçuşu ise <strong>29 Aralık 2024&#8217;te</strong> gerçekleştirildi.</p>
<p>Sonraki süreçte uçuş eğitimleri, harekat testleri ve değerlendirme faaliyetleri yürütüldü.</p>
<p><strong>1.600 BEYGİRLİK MOTOR</strong></p>
<p>HÜRKUŞ-2, yüksek performanslı bir turboprop eğitim uçağı olarak tasarlandı.</p>
<p>Uçakta <strong>Pratt &amp; Whitney Canada PT6A-68T</strong> motoru kullanılıyor. Motor yaklaşık <strong>1.600 beygir</strong> güç üretiyor.</p>
<p>HÜRKUŞ&#8217;un maksimum seyir hızı <strong>533 kilometre/saat</strong> seviyesine ulaşırken, uçak yüksek manevra kabiliyeti sağlayacak şekilde tasarlandı.</p>
<p>Platformun dayanabildiği pozitif ve negatif G limitleri ise <strong>+7 G ile -3 G</strong> arasında bulunuyor.</p>
<p><strong>11 BİN 970 METRE İRTİFAYA ÇIKABİLİYOR</strong></p>
<p>HÜRKUŞ&#8217;un performans verileri eğitim görevlerinin yanı sıra uzun süreli uçuşlar açısından da dikkat çekiyor.</p>
<p>Uçak <strong>11 bin 970 metre</strong> azami irtifaya çıkabiliyor.</p>
<p>Yaklaşık <strong>1.190 kilometre menzile</strong> sahip olan HÜRKUŞ&#8217;un havada kalış süresi ise yaklaşık <strong>4 saat 15 dakika</strong> olarak belirtiliyor.</p>
<p>Bu özellikler, platformun farklı eğitim senaryolarında uzun süre görev yapabilmesine imkan sağlıyor.</p>
<p><strong>TANDEM KOKPİT DÜZENİ</strong></p>
<p>HÜRKUŞ&#8217;un kokpit tasarımında pilot eğitimine doğrudan katkı sağlayacak bir düzen tercih edildi.</p>
<p>Ön ve arka koltuklar <strong>tandem</strong>, yani arka arkaya yerleştirildi.</p>
<p>Arka koltuk, öndeki pilota göre daha yüksek konumlandırılarak arka koltuktaki pilotun görüş alanının genişletilmesi hedeflendi.</p>
<p>Uçağın uzunluğu <strong>11,17 metre</strong>, kanat açıklığı <strong>10,91 metre</strong>, yüksekliği ise <strong>3,70 metre</strong> olarak veriliyor.</p>
<p><strong>KOKPİTTE DİJİTAL SİSTEMLER</strong></p>
<p>HÜRKUŞ&#8217;ta modern askeri havacılığın gerektirdiği dijital aviyonik altyapılar bulunuyor.</p>
<p>Kokpitte <strong>Baş Üstü Gösterge Sistemi (HUD)</strong>, çok işlevli renkli ekranlar ve uçuş yönetim sistemi gibi teknolojiler yer alıyor.</p>
<p>Bu sistemler, pilot adaylarının daha ileri seviyedeki hava platformlarına geçiş öncesinde modern kokpit mimarisine alışmasına katkı sağlıyor.</p>
<p><strong>SİLAHLI VARYANTI DA BULUNUYOR</strong></p>
<p>HÜRKUŞ ailesinin hafif taarruz görevlerine yönelik varyantında ise kanat altında bulunan istasyonlar dikkat çekiyor.</p>
<p>Bu platformlarda <strong>CİRİT ve UMTAS</strong> gibi yerli mühimmatların yanı sıra çeşitli hassas güdümlü mühimmatların kullanılabilmesine yönelik kabiliyetler bulunuyor.</p>
<p>Bu yönüyle HÜRKUŞ ailesi yalnızca temel eğitim görevleriyle sınırlı bir platform olarak değerlendirilmiyor.</p>
<p><strong>TÜRKİYE&#8217;NİN HAVACILIK HEDEFİNDE YENİ BİR HALKA</strong></p>
<p>HÜRKUŞ-2&#8217;nin Türk Hava Kuvvetleri envanterine girmesi, Türkiye&#8217;nin kendi hava platformlarını geliştirme sürecinde yeni bir aşamayı temsil ediyor.</p>
<p>Temel eğitim uçağından jet eğitim uçağına, oradan milli muharip uçağa uzanan süreçte <strong>HÜRKUŞ-2, HÜRJET ve KAAN</strong> farklı görev alanlarıyla aynı havacılık ekosisteminin parçalarını oluşturuyor.</p>
<p>İlk iki HÜRKUŞ-2&#8217;nin teslim edilmesiyle başlayan süreçte gözler şimdi <strong>2026 sonuna kadar yapılması planlanan 10 ilave teslimata</strong> ve 2028&#8217;e kadar tamamlanması hedeflenen 55 uçaklık projenin geri kalanına çevrildi.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://netinternethaber.com/turk-hava-kuvvetlerinde-tarihi-gun-hurkus-2-resmen-envantere-girdi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bill Gates&#8217;ten yapay zeka için kritik uyarı: En acil risk kötü niyetli insanlar</title>
		<link>https://netinternethaber.com/bill-gatesten-yapay-zeka-icin-kritik-uyari-en-acil-risk-kotu-niyetli-insanlar/</link>
					<comments>https://netinternethaber.com/bill-gatesten-yapay-zeka-icin-kritik-uyari-en-acil-risk-kotu-niyetli-insanlar/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 28 Sep 2026 20:24:54 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bilim ve Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://netinternethaber.com/?p=87302</guid>

					<description><![CDATA[Microsoft&#8217;un kurucu ortağı Bill Gates, yapay zekanın kontrolsüz gelişimine ilişkin dikkat çeken uyarılarda bulundu. Gates, yapay zekanın denetlenmesine yönelik küresel bir uzlaşmaya varmanın, Soğuk Savaş dönemindeki nükleer silah görüşmelerinden bile daha zor olabileceğini söyledi. NBC News&#8217;in “Meet the Press” programına konuşan Gates, yapay zekanın geleceğine ilişkin güvenlik tartışmalarının artık ertelenemeyecek bir noktaya geldiğini belirtti. Gates&#8217;e &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Microsoft&#8217;un kurucu ortağı Bill Gates, yapay zekanın kontrolsüz gelişimine ilişkin dikkat çeken uyarılarda bulundu. Gates, yapay zekanın denetlenmesine yönelik küresel bir uzlaşmaya varmanın, Soğuk Savaş dönemindeki nükleer silah görüşmelerinden bile daha zor olabileceğini söyledi.</p>
<p>NBC News&#8217;in <strong>“Meet the Press”</strong> programına konuşan Gates, yapay zekanın geleceğine ilişkin güvenlik tartışmalarının artık ertelenemeyecek bir noktaya geldiğini belirtti.</p>
<p>Gates&#8217;e göre asıl tehlike, yapay zekanın kendi başına kontrolden çıkmasından önce, <strong>kötü niyetli kişi ve grupların bu teknolojinin gücünü kullanması.</strong></p>
<h3><strong>“En acil risk kötü niyetli insanların elinde”</strong></h3>
<p>Yapay zekanın küçük gruplara, geçmişte yalnızca büyük devletlerin sahip olduğu bazı imkanlara erişme fırsatı verebileceğini belirten Gates, özellikle siber saldırılar ve biyolojik tehditler konusunda uyarıda bulundu.</p>
<p>Gates, yapay zekanın kötü amaçlarla kullanılması halinde elektrik şebekeleri, hastaneler, finans sistemleri ve kritik altyapıların hedef alınabileceğine dikkat çekti.</p>
<p>Bu nedenle hükümetlerin yalnızca teknoloji şirketlerinin kendi koyacağı kurallara güvenmemesi gerektiğini savunan Gates, <strong>yasal düzenlemeler, zorunlu güvenlik mekanizmaları ve sürekli izleme sistemlerinin devreye alınması gerektiğini</strong> ifade etti. Reuters&#8217;ın aktardığı röportajda da Gates, yapay zekâ şirketlerinin kendi kendini denetlemesinin yeterli olmadığını ve hükümetlerin sürece dahil olması gerektiğini söyledi.</p>
<h3><strong>“Sadece kapatma düğmesi yeterli değil”</strong></h3>
<p>Gates, yapay zeka sistemleri için gündeme gelen “acil kapatma düğmesi” yaklaşımının tek başına yeterli olmayacağını da belirtti.</p>
<p>Microsoft&#8217;un kurucu ortağı, asıl meselenin sistemlerin tehlikeli biçimde kullanılmasını önleyecek <strong>izleme, güvenlik ve müdahale mekanizmalarının daha en baştan oluşturulması</strong> olduğunu savundu.</p>
<p>Gates&#8217;in mesajı netti: Yapay zeka geliştikçe güvenlik önlemleri de aynı hızda geliştirilmek zorunda.</p>
<h3><strong>Nükleer silah görüşmelerinden daha zor olabilir</strong></h3>
<p>Gates, yapay zekanın denetlenmesi konusunda ülkeler arasında ortak bir zemine ulaşmanın kolay olmayacağını belirtti.</p>
<p>Soğuk Savaş döneminde nükleer silahların kontrolü konusunda yürütülen görüşmelere işaret eden Gates, yapay zeka konusunda küresel bir anlaşmaya ulaşmanın bundan <strong>daha karmaşık olabileceği</strong> değerlendirmesinde bulundu.</p>
<p>Çünkü yapay zeka yalnızca askeri bir teknoloji değil; ekonomiden sağlığa, güvenlikten iletişime kadar çok geniş bir alanda kullanılıyor.</p>
<p>Gates, buna rağmen ülkelerin ortak güvenlik kuralları oluşturması gerektiğini ve teknolojik rekabetin güvenlik tedbirlerinin önüne geçmemesi gerektiğini savundu.</p>
<h3><strong>“İnsanlığın hep birlikte işin içinde olduğu” anlayışı</strong></h3>
<p>Bill Gates, yapay zekanın geleceği konusunda uluslararası iş birliğinin önemine de vurgu yaptı.</p>
<p>Gates&#8217;e göre ülkeler ve teknoloji şirketleri, yapay zekanın sağlayacağı ekonomik ve teknolojik fırsatlara odaklanırken ortaya çıkabilecek güvenlik risklerini göz ardı etmemeli.</p>
<p>Özellikle kötü niyetli aktörlerin güçlü yapay zeka araçlarına erişiminin önlenmesi için hükümetlerin ortak hareket etmesi gerektiğini belirten Gates, <strong>yapay zeka güvenliğinin artık yalnızca teknoloji şirketlerinin meselesi olmadığını</strong> ifade etti.</p>
<h3><strong>Epstein sorusuna da yanıt verdi</strong></h3>
<p>Gates, programda Jeffrey Epstein ile geçmişteki ilişkisi hakkındaki soruları da yanıtladı.</p>
<p>Epstein ile geçmişte kurduğu temaslardan dolayı pişmanlık duyduğunu belirten Gates, bu ilişkinin kendi açısından bir hata olduğunu daha önce de ifade etmişti.</p>
<p>Gates&#8217;in Epstein ile bağlantısı 2026 yılında yeniden kamuoyunun gündemine taşınmıştı. Gates Vakfı tarafından yaptırılan bağımsız incelemede, 2011-2014 yılları arasında Epstein ile vakıf yöneticileri ve çalışanları arasında yaklaşık 30 görüşme gerçekleştirildiği açıklanmıştı. İncelemede vakfın Epstein&#8217;a ödeme yaptığına veya vakfın Epstein&#8217;ın suç faaliyetlerine katıldığına ilişkin kanıt bulunmadığı bildirildi.</p>
<p>Gates ise Epstein ile görüşmelerinden duyduğu pişmanlığı dile getirirken, yapay zekanın geleceğine ilişkin tartışmaların kişisel tartışmaların gölgesinde kalmaması gerektiği mesajını verdi.</p>
<h3><strong>Yapay zekada yeni dönem</strong></h3>
<p>Bill Gates&#8217;in açıklamaları, yapay zekanın geliştirilmesi ile güvenlik arasındaki tartışmayı yeniden gündeme taşıdı.</p>
<p>Teknoloji hızla ilerlerken Gates, güvenlik önlemlerinin sonradan eklenmesi yerine <strong>yapay zeka sistemlerinin geliştirilme sürecinin ayrılmaz bir parçası haline getirilmesini</strong> istiyor.</p>
<p>Gates&#8217;in uyarısının merkezinde ise tek bir soru bulunuyor:</p>
<p><strong>Yapay zeka insanlığın en güçlü teknolojik araçlarından biri haline gelirken, bu gücün kötü niyetli kişilerin eline geçmesi nasıl engellenecek?</strong></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://netinternethaber.com/bill-gatesten-yapay-zeka-icin-kritik-uyari-en-acil-risk-kotu-niyetli-insanlar/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Suudi Arabistan otomotivde sahneye çıktı: 1.100 beygirlik Exobot tanıtıldı</title>
		<link>https://netinternethaber.com/suudi-arabistan-otomotivde-sahneye-cikti-1-100-beygirlik-exobot-tanitildi/</link>
					<comments>https://netinternethaber.com/suudi-arabistan-otomotivde-sahneye-cikti-1-100-beygirlik-exobot-tanitildi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 22 Sep 2026 19:16:28 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bilim ve Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Otomotiv]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://netinternethaber.com/?p=87071</guid>

					<description><![CDATA[Suudi Arabistan, elektrikli otomobil pazarında iddialı bir adım attı. Kamu Yatırım Fonu ile Foxconn ortaklığında kurulan Ceer, 1.100 beygirin üzerinde güç üreten ve 0&#8217;dan 100 km/s hıza 2,1 saniyede ulaşabilen Exobot sedan ve SUV modellerini tanıttı. Suudi Arabistan, petrol gelirleriyle büyüyen ekonomisini otomotiv sanayisine taşıma hedefinde yeni bir aşamaya geçti. Ülkenin ilk yerli elektrikli otomobil &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Suudi Arabistan, elektrikli otomobil pazarında iddialı bir adım attı. Kamu Yatırım Fonu ile Foxconn ortaklığında kurulan Ceer, 1.100 beygirin üzerinde güç üreten ve 0&#8217;dan 100 km/s hıza 2,1 saniyede ulaşabilen Exobot sedan ve SUV modellerini tanıttı.</strong></p>
<p>Suudi Arabistan, petrol gelirleriyle büyüyen ekonomisini otomotiv sanayisine taşıma hedefinde yeni bir aşamaya geçti. Ülkenin ilk yerli elektrikli otomobil markası olarak konumlandırılan <strong>Ceer</strong>, Exobot ailesinin sedan ve SUV modellerini kamuoyuna tanıttı.</p>
<p>Modellerin tanıtımı, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Salman&#8217;ın katılımıyla gerçekleştirildi.</p>
<p>Kasım 2022&#8217;de Suudi Arabistan Kamu Yatırım Fonu ile teknoloji şirketi Foxconn ortaklığında kurulan Ceer, yeni modellerle ülkenin elektrikli araç sektöründe kalıcı bir üretim altyapısı oluşturmayı hedefliyor.</p>
<p>Ancak Exobot&#8217;un &#8220;yerli otomobil&#8221; kimliğinin arkasında küresel bir teknoloji ve tedarik ağı bulunuyor.</p>
<p><strong>1.100 BEYGİRLİK ELEKTRİKLİ GÜÇ</strong></p>
<p>Ceer&#8217;in tanıttığı Exobot sedan ve SUV&#8217;un en üst versiyonları, şirketin verdiği bilgilere göre <strong>1.100 beygirin üzerinde güç</strong> üretecek.</p>
<p>Performans tarafındaki en dikkat çekici veri ise hızlanma değeri.</p>
<p>Her iki modelin de <strong>0&#8217;dan 100 km/s hıza yalnızca 2,1 saniyede ulaşması</strong> hedefleniyor.</p>
<p>Araçlarda bunun yanında kalkış kontrolü ve drift modu gibi performans odaklı sürüş özellikleri de bulunacak.</p>
<p>Ceer İcra Kurulu Başkanı James DeLuca tarafından açıklanan bu rakamlar, Exobot&#8217;u doğrudan yüksek performanslı elektrikli otomobiller sınıfına taşıyor.</p>
<p>Şirket henüz araçların tüm teknik özelliklerini içeren kapsamlı bir veri tablosu yayımlamadı. Bu nedenle batarya kapasitesi, menzil ve nihai satış fiyatı gibi kritik bilgiler şimdilik belirsizliğini koruyor.</p>
<p><strong>SEDAN VE SUV&#8217;DA SIRA DIŞI TASARIM</strong></p>
<p>Ceer, Exobot modellerinde yalnızca performansa değil, tasarıma da büyük önem veriyor.</p>
<p>E segmentinde amiral gemisi olarak konumlandırılan sedan ve SUV modellerinde <strong>B sütununun bulunmadığı gövde mimarisi</strong> dikkat çekiyor.</p>
<p>Bu tasarımın özellikle araca giriş ve çıkış sırasında daha geniş ve ferah bir alan oluşturması hedefleniyor.</p>
<p>Araçların yan bölümünde ise devasa martı kanadı kapılar bulunuyor.</p>
<p>Büyük gövdeye rağmen kapıların yukarı doğru açılması sayesinde geleneksel kapılara kıyasla daha az yatay alan kullanılması amaçlanıyor.</p>
<p>Cam tavan da Exobot&#8217;un öne çıkan tasarım unsurlarından biri.</p>
<p>Ceer, kullanılan cam tavanın mevcut otomobiller arasındaki en büyük örneklerden biri olduğunu öne sürüyor.</p>
<p>Ön camda ise güneş kaynaklı ısıyı geri yansıtmak amacıyla özel gümüş kaplama kullanılıyor.</p>
<p><strong>DİREKSİYONDA MEKANİK BAĞLANTI YOK</strong></p>
<p>Exobot&#8217;un teknolojik altyapısında da dikkat çekici tercihler bulunuyor.</p>
<p>Araçlarda geleneksel mekanik direksiyon bağlantısı yerine <strong>steer-by-wire</strong>, yani elektronik kontrollü direksiyon sistemi kullanılıyor.</p>
<p>Ses sisteminde ise klasik hoparlörlerin yerine yüzey titreşim teknolojisinden yararlanılıyor.</p>
<p>Aydınlatma sistemi de ülke tarihine gönderme yapıyor. Araçlarda toplam <strong>32 farklı aydınlatma elemanı</strong> bulunuyor. Bu sayı, Suudi Arabistan&#8217;ın birleştiği 1932 yılına atıf taşıyor.</p>
<p><strong>&#8220;YERLİ&#8221; EXOBOT&#8217;UN ARKASINDA KÜRESEL DEVLER VAR</strong></p>
<p>Ceer, Exobot&#8217;u Suudi Arabistan&#8217;da tasarlanan ve geliştirilen bir otomobil olarak tanımlıyor.</p>
<p>Bununla birlikte araçların teknolojik altyapısında çok sayıda uluslararası şirketin katkısı bulunuyor.</p>
<p>Otomobilin temel platformu ve elektrikli araç mimarisinde Foxconn&#8217;un teknolojisi kullanılıyor.</p>
<p>Arka elektrikli tahrik ünitesi ise Hırvatistan merkezli <strong>Rimac Technology</strong> tarafından sağlanıyor.</p>
<p>Rimac ile Ceer arasında bu kapsamda 17 Ekim 2024&#8217;te anlaşma imzalanmıştı.</p>
<p>Ön motor sistemlerinin üretiminde Güney Koreli <strong>Hyundai Transys</strong> görev alıyor.</p>
<p>BMW ise markanın kuruluş sürecinde çeşitli kritik bileşenlere ilişkin lisans desteği sağladı.</p>
<p>Ceer CEO&#8217;su James DeLuca, BMW iş birliğinin şirketin mühendislik ve üretim altyapısına önemli katkı sağladığını belirtti.</p>
<p><strong>EXOBOT&#8217;U MCLAREN&#8217;İN ÜNLÜ TASARIMCISI ÇİZDİ</strong></p>
<p>Exobot&#8217;un tasarımında da otomotiv dünyasının tanınan isimlerinden biri görev aldı.</p>
<p>Aracın tasarımı, daha önce McLaren bünyesinde 13 yıl çalışan <strong>Rob Melville</strong> tarafından gerçekleştirildi.</p>
<p>Melville, McLaren döneminde 720S, Senna ve Artura gibi modellerin tasarımında görev almıştı.</p>
<p>Ceer&#8217;in yönetiminde ise James DeLuca bulunuyor. General Motors geçmişi bulunan DeLuca, daha önce VinFast markasının yönetiminde de görev yaptı.</p>
<p>Üretim tesisinde de Alman sanayi şirketlerinin teknolojileri kullanılıyor.</p>
<p>Boya sisteminde Dürr, pres hattında Schuler, fabrika otomasyonunda ise Siemens görev üstleniyor.</p>
<p><strong>ÜRETİM TAKVİMİ İKİ YIL SARKTI</strong></p>
<p>Ceer projesinin ilk planında araçların 2025 yılında yollara çıkması öngörülüyordu.</p>
<p>Ancak üretim takviminde yaşanan değişiklikler nedeniyle hedef ileri bir tarihe taşındı.</p>
<p>Şirketin Kral Abdullah Ekonomik Şehri&#8217;ndeki tesisinde <strong>seri üretimin Ocak 2027&#8217;de başlaması</strong> planlanıyor.</p>
<p>Fabrikanın 2026&#8217;nın son çeyreğinde faaliyete geçmesi, ilk müşteri teslimatlarının ise <strong>Mart 2027&#8217;de</strong> yapılması hedefleniyor.</p>
<p>James DeLuca, prototip testlerinin büyük bölümünün tamamlandığını ve araçlar tamamen hazır hale gelmeden ticari satışa başlanmayacağını açıkladı.</p>
<p><strong>İLK HEDEF KÖRFEZ PAZARI</strong></p>
<p>Ceer&#8217;in Exobot için ilk aşamadaki hedefi küresel pazar değil.</p>
<p>Sedan ve SUV modellerinin başlangıçta Körfez ülkelerinde satışa sunulabilmesi için gerekli homologasyon süreçlerinden geçirilmesi planlanıyor.</p>
<p>Şirketin ürün planında ise Exobot&#8217;un ardından yeni modeller bulunuyor.</p>
<p>2027 yılında D segmentinde sedan, SUV ve coupe-SUV modellerinin; 2028&#8217;de ise kompakt sınıftaki araçların tanıtılması planlanıyor.</p>
<p>Yeni modeller küresel pazarlara uygun standartlarda geliştirilecek.</p>
<p>Buna rağmen Ceer&#8217;in mevcut stratejisinde <strong>2040&#8217;a kadar Körfez bölgesi ana pazar olarak</strong> öne çıkıyor.</p>
<p><strong>MENZİL VE FİYAT HENÜZ AÇIKLANMADI</strong></p>
<p>Exobot&#8217;un dikkat çeken performans verileri açıklanmış olsa da elektrikli otomobilin en kritik iki bilgisi henüz paylaşılmış değil.</p>
<p><strong>Batarya kapasitesi ve menzil değeri açıklanmadı.</strong></p>
<p>Aynı şekilde araçların nihai satış fiyatları konusunda da Ceer tarafından resmi bir rakam verilmedi.</p>
<p>Bu nedenle Exobot&#8217;un rakipleri karşısındaki konumu ve ticari erişilebilirliği, fiyat ve menzil bilgileri açıklandığında daha net ortaya çıkacak.</p>
<p><strong>SUUDİ ARABİSTAN&#8217;DA ELEKTRİKLİ OTOMOBİL PAZARI HENÜZ YENİ</strong></p>
<p>Ceer&#8217;in önündeki en önemli sınavlardan biri de Suudi Arabistan&#8217;daki elektrikli araç pazarının mevcut büyüklüğü.</p>
<p>2025 yılında ülkede yaklaşık <strong>800 bin araç tescil edilirken elektrikli otomobillerin payı yaklaşık yüzde 3 seviyesinde</strong> kaldı.</p>
<p>Dolayısıyla Exobot&#8217;un ilk aşamadaki rolü yüksek adetli satıştan çok, Suudi Arabistan&#8217;ın elektrikli araç teknolojisi ve üretim kabiliyetini göstermek olarak şekilleniyor.</p>
<p>Ceer&#8217;in kullandığı platformun gelecekte şarj edilebilir hibrit ve menzil uzatıcı motor seçeneklerine uyarlanabileceği de belirtiliyor.</p>
<p><strong>HEDEF: 2034&#8217;E KADAR YÜZDE 45 YERLİLİK</strong></p>
<p>Ceer projesinin hedefi yalnızca otomobil üretmek değil.</p>
<p>Şirketin uzun vadeli planında ülkede yeni bir otomotiv tedarik ekosistemi oluşturulması bulunuyor.</p>
<p>Ceer bünyesinde şu anda yaklaşık <strong>2.300 kişi</strong> çalışıyor. Bu çalışanların yüzde 46&#8217;sının Suudi vatandaşlarından oluştuğu belirtiliyor.</p>
<p>Şirket, 2034 yılına kadar araçlarda <strong>yüzde 45 yerlilik oranına</strong> ulaşmayı ve toplamda <strong>30 bin kişilik istihdam</strong> oluşturmayı hedefliyor.</p>
<p>Aynı dönemde yatırımın Suudi Arabistan ekonomisine yıllık <strong>8 milyar dolarlık doğrudan GSYH katkısı</strong> sağlaması öngörülüyor.</p>
<p>Üretim hazırlıkları kapsamında Şubat 2025&#8217;te 5,5 milyar Suudi Arabistan Riyali, Şubat 2026&#8217;da ise 3,7 milyar Riyal tutarında tedarik anlaşmaları imzalandı.</p>
<p><strong>SUUDİ ARABİSTAN&#8217;IN OTOMOTİVDEKİ BÜYÜK SINAVI</strong></p>
<p>Ceer&#8217;in karşı karşıya olduğu tabloyu anlamak için aynı bölgede üretim yapan Lucid&#8217;e de bakmak gerekiyor.</p>
<p>Çoğunluk hissesi Suudi Arabistan Kamu Yatırım Fonu&#8217;na ait olan ABD merkezli elektrikli otomobil üreticisi Lucid, Eylül 2023&#8217;te ülkedeki tesisini faaliyete geçirdi.</p>
<p>Suudi hükümeti, Lucid için 10 yıllık dönemde 100 bin araçlık satın alma taahhüdünde bulundu.</p>
<p>Ancak şirket 2025 yılı boyunca dünya genelinde <strong>18.378 araç üretimi</strong> gerçekleştirdi.</p>
<p>Ceer&#8217;in hedefi ise bölgedeki daha büyük üretim kapasitesine sahip otomotiv tesislerinden birini hayata geçirmek.</p>
<p>Bu nedenle Exobot projesi, yalnızca yeni bir elektrikli otomobilin tanıtımı olarak değil, Suudi Arabistan&#8217;ın <strong>petrol merkezli ekonomiden yüksek teknoloji ve otomotiv üretimine geçiş hedefinin önemli parçalarından biri</strong> olarak öne çıkıyor.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://netinternethaber.com/suudi-arabistan-otomotivde-sahneye-cikti-1-100-beygirlik-exobot-tanitildi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Mavi Vatan’da Denizkurdu-I/2026 Tatbikatı: 14 Bin Personel Görev Alacak</title>
		<link>https://netinternethaber.com/mavi-vatanda-denizkurdu-i-2026-tatbikati-14-bin-personel-gorev-alacak/</link>
					<comments>https://netinternethaber.com/mavi-vatanda-denizkurdu-i-2026-tatbikati-14-bin-personel-gorev-alacak/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 19 Sep 2026 15:19:53 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Asayiş]]></category>
		<category><![CDATA[Bilim ve Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Dünyası]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://netinternethaber.com/?p=86984</guid>

					<description><![CDATA[Türk Silahlı Kuvvetleri, Mavi Vatan’ın üç farklı bölgesinde kapsamlı bir deniz tatbikatına hazırlanıyor. Milli Savunma Bakanlığı, Denizkurdu-I/2026 Tatbikatı’nın 20-25 Eylül 2026 tarihleri arasında gerçekleştirileceğini açıkladı. Tatbikatta 100 gemi, 50 hava vasıtası ve yaklaşık 14 bin personel görev alacak. MAVİ VATAN’DA KAPSAMLI TATBİKAT Milli Savunma Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, Türk Silahlı Kuvvetlerinin eğitim ve hazırlık faaliyetleri &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türk Silahlı Kuvvetleri, <strong>Mavi Vatan’ın üç farklı bölgesinde kapsamlı bir deniz tatbikatına</strong> hazırlanıyor. Milli Savunma Bakanlığı, Denizkurdu-I/2026 Tatbikatı’nın 20-25 Eylül 2026 tarihleri arasında gerçekleştirileceğini açıkladı.</p>
<p>Tatbikatta <strong>100 gemi, 50 hava vasıtası ve yaklaşık 14 bin personel</strong> görev alacak.</p>
<p><strong>MAVİ VATAN’DA KAPSAMLI TATBİKAT</strong></p>
<p>Milli Savunma Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, Türk Silahlı Kuvvetlerinin eğitim ve hazırlık faaliyetleri kapsamında yeni bir tatbikatın gerçekleştirileceği bildirildi.</p>
<p><strong>Denizkurdu-I/2026 Tatbikatı</strong> adı verilen faaliyet, Karadeniz, Ege Denizi ve Doğu Akdeniz’i kapsayacak.</p>
<p>Tatbikatla Türk Silahlı Kuvvetlerinin farklı unsurlarının koordinasyon ve harekât kabiliyetlerinin sahada test edilmesi amaçlanıyor.</p>
<p><strong>100 GEMİ VE 50 HAVA VASITASI KATILACAK</strong></p>
<p>Bakanlığın paylaşımında, tatbikatın kapsamına ilişkin dikkat çeken rakamlar da yer aldı.</p>
<p>Denizkurdu-I/2026 kapsamında <strong>100 gemi ve 50 hava vasıtası</strong> görev yapacak. Tatbikatta görev alacak toplam personel sayısının ise <strong>14 bin</strong> olduğu belirtildi.</p>
<p>Milli Savunma Bakanlığı, paylaşımında “Mavi Vatan’da DENİZKURDU zamanı” ifadesini kullandı.</p>
<p><strong>TATBİKAT 20-25 EYLÜL’DE</strong></p>
<p>Denizkurdu-I/2026 Tatbikatı, <strong>20-25 Eylül 2026</strong> tarihleri arasında Karadeniz, Ege Denizi ve Doğu Akdeniz’de icra edilecek.</p>
<p>Tatbikat kapsamında Türk Silahlı Kuvvetlerinin deniz, hava ve diğer unsurlarının müşterek faaliyetleri gerçekleştirilecek.</p>
<p><strong>EFES-2026’DA 10 BİN 388 PERSONEL GÖREV YAPMIŞTI</strong></p>
<p>Türk Silahlı Kuvvetlerinin 2026 yılı içerisindeki kapsamlı tatbikatlarından biri de EFES-2026 olmuştu.</p>
<p><strong>11 Nisan-21 Mayıs 2026</strong> tarihleri arasında İstanbul ve İzmir Seferihisar Doğanbey Atış ve Tatbikat Sahası&#8217;nda gerçekleştirilen EFES-2026’ya, dost ve müttefik ülkelerden katılan 1.305 personel de dahil olmak üzere toplam <strong>10 bin 388 personel</strong> iştirak etmişti.</p>
<p><strong>YABANCI BASININ DA TAKİBİNDE</strong></p>
<p>Türkiye&#8217;nin gerçekleştirdiği geniş kapsamlı askeri tatbikatlar, yabancı basının da dikkatini çekiyor.</p>
<p>Özellikle <strong>İsrail ve Yunanistan basını başta olmak üzere çeşitli yabancı medya kuruluşları</strong>, Türk Silahlı Kuvvetlerinin tatbikatlarını ve bölgedeki askeri faaliyetleri yakından takip ediyor.</p>
<p>Denizkurdu-I/2026 Tatbikatı da 20 Eylül itibarıyla Karadeniz, Ege ve Doğu Akdeniz’de başlayacak.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://netinternethaber.com/mavi-vatanda-denizkurdu-i-2026-tatbikati-14-bin-personel-gorev-alacak/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Trump yönetiminden İsrail’e dev silah paketi: 40 bin bomba için hazırlık</title>
		<link>https://netinternethaber.com/trump-yonetiminden-israile-dev-silah-paketi-40-bin-bomba-icin-hazirlik/</link>
					<comments>https://netinternethaber.com/trump-yonetiminden-israile-dev-silah-paketi-40-bin-bomba-icin-hazirlik/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 16 Sep 2026 06:24:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bilim ve Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://netinternethaber.com/?p=86871</guid>

					<description><![CDATA[Washington yönetiminin İsrail’e yaklaşık 2,8 milyar dolar değerinde ağır mühimmat satışına hazırlandığı öne sürüldü. Pakette, her biri yaklaşık 1 ton ağırlığındaki 40 bin bombanın yanı sıra savaş başlıklarının da bulunduğu iddia edildi. ABD ile İsrail arasındaki askeri işbirliğinde yeni ve dikkat çekici bir gelişme yaşandı. ABD basınında yer alan iddiaya göre, Donald Trump yönetimi İsrail’e &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Washington yönetiminin İsrail’e yaklaşık 2,8 milyar dolar değerinde ağır mühimmat satışına hazırlandığı öne sürüldü. Pakette, her biri yaklaşık 1 ton ağırlığındaki 40 bin bombanın yanı sıra savaş başlıklarının da bulunduğu iddia edildi.</strong></p>
<p>ABD ile İsrail arasındaki askeri işbirliğinde yeni ve dikkat çekici bir gelişme yaşandı. ABD basınında yer alan iddiaya göre, Donald Trump yönetimi İsrail’e son yılların en büyük mühimmat satışlarından birini gerçekleştirmeye hazırlanıyor.</p>
<p>Washington Post’un adı açıklanmayan ABD’li bir yetkiliye dayandırdığı haberine göre hazırlanan paketin toplam değerinin <strong>2,8 milyar dolar</strong> olduğu öne sürüldü.</p>
<h3><strong>40 bin bomba için hazırlık iddiası</strong></h3>
<p>Satış paketinin en dikkat çeken bölümünü ağır bombalar oluşturuyor.</p>
<p>Haberde, İsrail’e <strong>20 bin MK-84 ve 20 bin BLU-117 tipi bomba</strong> gönderilmesinin planlandığı belirtildi. Her iki mühimmat türünün de yaklaşık 1 ton ağırlığında olduğu aktarıldı.</p>
<p>Aynı paket içerisinde <strong>20 bin I-2000 Penetrator savaş başlığının</strong> da bulunmasının ve satışının onaylanmasının beklendiği kaydedildi.</p>
<p>ABD Kongresi üyelerine satışla ilgili gayriresmi bilgilendirmenin yapıldığı, resmi bildirimin ise kısa süre içerisinde gerçekleştirilmesinin beklendiği ileri sürüldü.</p>
<p>Satışın gerçekleşmesi durumunda bunun, son yıllarda ABD tarafından tek kalemde gerçekleştirilen en büyük mühimmat satışlarından biri olacağı belirtildi.</p>
<h3><strong>Gazze’de kullanılan bombalar da pakette</strong></h3>
<p>Satış iddiasını dikkat çekici hale getiren unsurlardan biri de MK-84 tipi bombalar.</p>
<p>Haberde, bu mühimmatların <strong>Gazze’deki operasyonlarda da kullanıldığı</strong> ifade edildi. Yüksek yıkıcı güce sahip MK-84 bombalarının patlama sırasında metal parçalarını geniş bir alana savurabildiği, ağır yapıların ve betonun delinmesinde kullanılabildiği ve zeminde büyük kraterler oluşturabildiği aktarıldı.</p>
<p>Bu nedenle söz konusu mühimmatların İsrail’e yeni bir paket kapsamında gönderileceği iddiası, ABD’nin İsrail’e yönelik askeri desteği açısından yeniden tartışma konusu oldu.</p>
<h3><strong>ABD yönetiminden temkinli açıklama</strong></h3>
<p>Washington yönetimi ise henüz sonuçlanmamış silah satışları konusunda ayrıntılı bilgi vermekten kaçındı.</p>
<p>Washington Post’a konuşan ve adı açıklanmayan bir ABD&#8217;li yetkili, yurt dışı silah satışlarının belirli prosedürlerden geçtiğini belirterek, sonuçlanmamış satışlara ilişkin yorum yapılmadığını ifade etti.</p>
<p>Böylece 2,8 milyar dolarlık pakete ilişkin iddialar gündeme gelirken, satışın nihai olarak hangi kapsamda ve ne zaman gerçekleştirileceği konusunda resmi açıklama beklenmeye başlandı.</p>
<h3><strong>Trump yönetimi 2025’te de Kongre sürecini devre dışı bırakmıştı</strong></h3>
<p>ABD’nin İsrail’e yönelik silah satışları Trump yönetimi döneminde daha önce de Kongre tartışmalarına neden olmuştu.</p>
<p>Habere göre Trump yönetimi, <strong>2025 yılında Kongre’nin inceleme sürecini bypass ederek İsrail’e 2,04 milyar dolar değerinde silah satışına onay vermişti.</strong></p>
<p>Söz konusu karar, ABD Kongresi&#8217;nde Demokratlar ve Cumhuriyetçiler arasında tartışmalara yol açmıştı.</p>
<p>Yeni satış paketine ilişkin iddiaların gerçekleşmesi halinde Washington’ın İsrail’e yönelik askeri desteğinde önemli büyüklükte yeni bir mühimmat sevkiyatının önü açılmış olacak.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://netinternethaber.com/trump-yonetiminden-israile-dev-silah-paketi-40-bin-bomba-icin-hazirlik/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türkiye uzayda vites yükseltti: Hedef 384 bin kilometre uzaklıktaki Ay</title>
		<link>https://netinternethaber.com/turkiye-uzayda-vites-yukseltti-hedef-384-bin-kilometre-uzakliktaki-ay/</link>
					<comments>https://netinternethaber.com/turkiye-uzayda-vites-yukseltti-hedef-384-bin-kilometre-uzakliktaki-ay/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 15 Sep 2026 09:48:32 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bilim ve Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Dünyası]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://netinternethaber.com/?p=86826</guid>

					<description><![CDATA[Türkiye’nin uzay programı İsrail basınının da gündeminde. Maariv, Ankara’nın Ay hedefini ve AYAP-1 ile AYAP-2 projelerini mercek altına aldı. Haberde Türkiye’nin uydu teknolojilerinden insanlı uzay görevlerine uzanan serüveninde şimdi gözünü Ay’a çevirdiği vurgulandı. Türkiye’nin uzay programı İsrail basınının da gündeminde. Maariv, Ankara’nın Ay hedefini ve AYAP-1 ile AYAP-2 projelerini mercek altına aldı. Haberde Türkiye’nin uydu &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<blockquote><p>Türkiye’nin uzay programı İsrail basınının da gündeminde. Maariv, Ankara’nın Ay hedefini ve AYAP-1 ile AYAP-2 projelerini mercek altına aldı. Haberde Türkiye’nin uydu teknolojilerinden insanlı uzay görevlerine uzanan serüveninde şimdi gözünü Ay’a çevirdiği vurgulandı.</p></blockquote>
<hr />
<p><strong>Türkiye’nin uzay programı İsrail basınının da gündeminde. Maariv, Ankara’nın Ay hedefini ve AYAP-1 ile AYAP-2 projelerini mercek altına aldı. Haberde Türkiye’nin uydu teknolojilerinden insanlı uzay görevlerine uzanan serüveninde şimdi gözünü Ay’a çevirdiği vurgulandı.</strong></p>
<p>Türkiye, uzay çalışmalarında yeni ve daha iddialı bir döneme hazırlanıyor. Ankara’nın Ay hedefi, İsrail basınının önde gelen yayın organlarından Maariv’in analizine konu oldu.</p>
<p>Maariv, Türkiye’nin uzay programındaki gelişmeleri <strong>“Türkiye çıtayı yükseltiyor. Bir sonraki hedef 384 bin kilometre uzakta”</strong> başlığıyla okuyucularına taşıdı.</p>
<p>Haberde, Dünya’ya yaklaşık 384 bin kilometre uzaklıkta bulunan Ay’ın Türkiye’nin uzay programında artık öncelikli hedeflerden biri haline geldiği belirtildi.</p>
<h3><strong>Türkiye&#8217;nin uzay serüveninde yeni dönem</strong></h3>
<p>Maariv’in değerlendirmesinde Türkiye’nin uzay çalışmalarının geçmişine de geniş yer verildi.</p>
<p>Türkiye’nin özellikle 1990’lı yıllarda gözlem uyduları üzerinden başlayan uzay çalışmalarının, zaman içerisinde daha kapsamlı projelere dönüştüğü aktarıldı.</p>
<p>2018 yılında Türkiye Uzay Ajansı’nın kurulmasıyla birlikte farklı çalışmaların ortak bir ulusal uzay programı çatısı altında ilerlemeye başladığına dikkat çekildi.</p>
<p>Türkiye’nin insanlı uzay görevleri de haberde önemli bir dönüm noktası olarak gösterildi.</p>
<p>Alper Gezeravcı’nın Ocak 2024’te Uluslararası Uzay İstasyonu’na gerçekleştirdiği görevle Türkiye’nin insanlı uzay çalışmalarında yeni bir sayfa açtığı hatırlatıldı.</p>
<h3>Artemis imzası dikkat çekti</h3>
<p>Maariv’in analizinde Türkiye’nin 31 Ağustos’ta NASA’nın Washington’daki merkezinde Artemis Anlaşması’na katılması da öne çıkarıldı.</p>
<p>Türkiye’nin anlaşmaya dahil olmasıyla Artemis Anlaşması’na imza atan ülkelerin sayısının 71’e yükseldiği belirtildi.</p>
<p>Anlaşmanın temel hedefleri arasında Ay, Mars ve diğer gök cisimlerinin barışçıl şekilde araştırılması, uzay çalışmalarında şeffaflığın artırılması ve ülkeler arasında iş birliğinin geliştirilmesi bulunuyor.</p>
<p>İsrail gazetesi, Türkiye’nin anlaşmaya katılımını Ankara’nın Ay hedefinin önemli göstergelerinden biri olarak değerlendirdi.</p>
<h3><strong>İlk kritik eşik: AYAP-1</strong></h3>
<p>Türkiye’nin Ay programında öne çıkan projelerin başında ise <strong>AYAP-1</strong> geliyor.</p>
<p>Maariv’in aktardığı bilgilere göre görev kapsamında Türkiye tarafından geliştirilen uzay aracının Ay’ın yaklaşık 100 kilometre üzerindeki yörüngeye ulaşması planlanıyor.</p>
<p>Görevin devamında ise yerli hibrit itki sisteminin kullanılması ve uzay aracının Ay yüzeyine sert iniş gerçekleştirmesi hedefleniyor.</p>
<p>Projenin daha önce 2026 yılında gerçekleştirilmesi planlanırken fırlatma takviminin 2027’ye ötelenmesinin gündeme geldiği belirtildi.</p>
<p>Görevin ABD’nin Florida eyaletindeki Cape Canaveral’dan SpaceX’e ait Falcon 9 roketiyle gerçekleştirilmesi planlanıyor.</p>
<h3><strong>AYAP-2 ile hedef büyüyor</strong></h3>
<p>Türkiye’nin Ay planı AYAP-1 ile sınırlı değil.</p>
<p>Maariv’in haberine göre sonraki aşamada <strong>AYAP-2</strong> projesi devreye girecek.</p>
<p>Bu görev, Türkiye’nin Ay çalışmalarında çok daha iddialı bir aşamaya geçmesini hedefliyor.</p>
<p>AYAP-2 kapsamında Türkiye’nin kendi geliştirdiği fırlatma sistemi ve motor teknolojileriyle Ay’a ulaşması ve Türk yapımı uzay aracının Ay yüzeyine <strong>yumuşak iniş</strong> gerçekleştirmesi planlanıyor.</p>
<p>Bu hedefin gerçekleşmesi halinde Türkiye, Ay yüzeyine kontrollü iniş gerçekleştirme konusunda önemli bir teknolojik eşiği aşmış olacak.</p>
<h3><strong>Türkiye&#8217;nin gözü artık Ay&#8217;da</strong></h3>
<p>Maariv, Türkiye’nin uzay programındaki gelişmelerin yalnızca teknik projelerden ibaret olmadığına da dikkat çekti.</p>
<p>Türkiye’nin Artemis Anlaşması’na katılması ile AYAP projelerinin aynı dönemde gündeme gelmesi, Ankara’nın Ay çalışmalarını uluslararası uzay araştırmalarıyla daha güçlü biçimde ilişkilendirme hedefinin göstergesi olarak değerlendirildi.</p>
<p>İsrail basını ayrıca Türkiye’nin Artemis Anlaşması’na katılımının, ekim ayında Antalya’da düzenlenmesi planlanan Uluslararası Astronotik Kongresi öncesine denk gelmesine dikkat çekti.</p>
<p>Uydu teknolojileriyle başlayan, insanlı uzay göreviyle devam eden Türkiye’nin uzay yolculuğunda yeni hedef artık çok daha uzaklarda.</p>
<p><strong>Hedef yaklaşık 384 bin kilometre ötede: Ay.</strong></p>
<p>AYAP-1 ile Ay yörüngesine ve yüzeyine ulaşmayı hedefleyen Türkiye, AYAP-2 ile de yumuşak iniş aşamasına geçmeyi planlıyor.</p>
<p>Maariv’in ifadesiyle Türkiye, uzay yarışında artık <strong>çıtayı daha yukarı taşıyor.</strong></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://netinternethaber.com/turkiye-uzayda-vites-yukseltti-hedef-384-bin-kilometre-uzakliktaki-ay/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türkiye savunmada vites yükseltiyor! Çin basını KAAN ve dev bütçe hamlesini yazdı</title>
		<link>https://netinternethaber.com/turkiye-savunmada-vites-yukseltiyor-cin-basini-kaan-ve-dev-butce-hamlesini-yazdi/</link>
					<comments>https://netinternethaber.com/turkiye-savunmada-vites-yukseltiyor-cin-basini-kaan-ve-dev-butce-hamlesini-yazdi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 12 Sep 2026 18:59:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bilim ve Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://netinternethaber.com/?p=86759</guid>

					<description><![CDATA[Türkiye&#8217;nin savunma sanayiinde son yıllarda attığı adımlar dünya basınının gündeminden düşmüyor. Çin merkezli South China Morning Post&#8217;un yayımladığı analizde Ankara&#8217;nın savunma harcamalarındaki sert artış, yerli üretim hedefi ve Türkiye&#8217;nin bölgesel güvenlikte üstlendiği rol mercek altına alındı. Analizde en dikkat çekici başlıklardan biri ise Türkiye&#8217;nin geliştirdiği 5. nesil savaş uçağı KAAN oldu. Suudi Arabistan ve Pakistan, &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Türkiye&#8217;nin savunma sanayiinde son yıllarda attığı adımlar dünya basınının gündeminden düşmüyor. Çin merkezli South China Morning Post&#8217;un yayımladığı analizde Ankara&#8217;nın savunma harcamalarındaki sert artış, yerli üretim hedefi ve Türkiye&#8217;nin bölgesel güvenlikte üstlendiği rol mercek altına alındı. Analizde en dikkat çekici başlıklardan biri ise Türkiye&#8217;nin geliştirdiği 5. nesil savaş uçağı KAAN oldu. Suudi Arabistan ve Pakistan, KAAN&#8217;ın potansiyel müşterileri arasında gösterildi.</strong></p>
<p>Türkiye, savunma sanayiinde dışa bağımlılığı azaltmaya yönelik projelerine hız kesmeden devam ediyor. İHA ve SİHA&#8217;lardan savaş gemilerine, zırhlı araçlardan hava savunma sistemlerine kadar genişleyen yerli üretim kapasitesi, uluslararası basında da yakından izleniyor.</p>
<p>Son olarak Çin merkezli <strong>South China Morning Post (SCMP)</strong>, Türkiye&#8217;nin savunma politikası üzerine dikkat çeken bir analiz yayımladı.</p>
<p>Analizde Ankara&#8217;nın savunma harcamalarında öngördüğü büyük artışın yanı sıra Türkiye&#8217;nin Avrupa ve Orta Doğu&#8217;daki güvenlik denkleminde giderek daha önemli bir aktör haline geldiği değerlendirmesi yapıldı.</p>
<h2><strong>Savunma bütçesinde yüzde 229&#8217;luk artış</strong></h2>
<p>SCMP&#8217;nin analizinde yer alan değerlendirmeye göre Türkiye&#8217;nin <strong>2027-2029 döneminde savunma bütçesinde yüzde 229 oranında artış öngörülüyor.</strong></p>
<p>Bu artışın arkasında yalnızca silahlanma hedefinin bulunmadığı, bölgesel çatışmaların yanı sıra Türkiye&#8217;nin Avrupa ve Orta Doğu&#8217;daki güvenlik rolünü genişletme isteğinin de etkili olduğu belirtildi.</p>
<p>Analizde dikkat çeken bir diğer nokta ise artacak kaynağın kullanım alanı.</p>
<h2><strong>Yeni kaynakların adresi belli: Yerli savunma sanayii</strong></h2>
<p>Türkiye&#8217;nin artan savunma bütçesini ağırlıklı olarak Batı&#8217;dan hazır silah sistemleri satın almaya yönlendirmesinin beklenmediği ifade edildi.</p>
<p>Bunun yerine kaynakların önemli bölümünün <strong>Türkiye&#8217;nin kendi savunma teknolojilerini geliştirme ve yerli üretim kapasitesini büyütme hedefi doğrultusunda kullanılacağı</strong> değerlendirmesine yer verildi.</p>
<p>Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz&#8217;ın da savunma teknolojilerinde Türkiye&#8217;nin kendi ihtiyaçlarını karşılayabilecek seviyeye ulaşmasının önemine dikkat çektiği aktarıldı.</p>
<p>Yılmaz&#8217;ın, <strong>“Güvenliğin olmadığı yerde kalkınma ve demokrasi de olmaz”</strong> şeklindeki sözleri de analizde Türkiye&#8217;nin savunma politikasının gerekçelerinden biri olarak değerlendirildi.</p>
<h2><strong>Türkiye&#8217;nin sınırları dışında da askeri varlığı bulunuyor</strong></h2>
<p>SCMP analizinde Türkiye&#8217;nin yalnızca kendi sınırları içerisindeki güvenlik ihtiyaçlarıyla hareket etmediği değerlendirmesi de yapıldı.</p>
<p>Türkiye&#8217;nin <strong>Libya, Katar, Somali ve Suriye</strong> gibi farklı ülkelerde askeri varlık bulundurduğu hatırlatılırken, bunun orta ölçekli güçler arasında dikkat çekici bir dış askeri varlık olduğu ifade edildi.</p>
<p>Bu askeri varlığın sürdürülebilmesi için gerekli kapasitenin oluşturulmasının da savunma harcamalarındaki yükselişin gerekçeleri arasında bulunduğu belirtildi.</p>
<h2><strong>Karadeniz faktörü Ankara&#8217;nın hesabını değiştiriyor</strong></h2>
<p>Rusya-Ukrayna savaşının Karadeniz&#8217;e yönelik güvenlik risklerini artırması da analizde önemli başlıklardan biri oldu.</p>
<p>Karadeniz&#8217;in Türkiye açısından stratejik önemine dikkat çekilirken, İstanbul ve Çanakkale boğazlarının Karadeniz&#8217;i Akdeniz&#8217;e bağlayan kritik geçiş noktaları olduğu hatırlatıldı.</p>
<p>Türkiye&#8217;nin Montrö Sözleşmesi çerçevesindeki konumu ve NATO&#8217;nun güney kanadındaki rolünün de Ankara&#8217;nın güvenlik politikalarında belirleyici olduğu değerlendirildi.</p>
<h2><strong>Avrupa&#8217;nın gözü Türkiye&#8217;nin üzerinde</strong></h2>
<p>Analizde Türkiye&#8217;nin askeri kapasitesinin NATO&#8217;nun güney kanadı açısından taşıdığı öneme de dikkat çekildi.</p>
<p>Avrupa&#8217;da son dönemde artan güvenlik endişeleri ve Rusya-Ukrayna savaşının oluşturduğu yeni tehdit ortamının, Türkiye&#8217;nin bölgesel ağırlığını daha görünür hale getirdiği belirtildi.</p>
<p>SCMP&#8217;ye göre savaşın başlamasından bu yana Avrupa&#8217;daki bazı müttefiklerin Türkiye&#8217;nin bölgesel güvenlikteki rolüne yönelik değerlendirmeleri de daha olumlu bir noktaya geldi.</p>
<h2><strong>İran ve İsrail de Ankara&#8217;nın güvenlik denkleminde</strong></h2>
<p>Türkiye&#8217;nin güvenlik hesaplamalarının yalnızca Rusya-Ukrayna savaşıyla sınırlı olmadığı da analizde vurgulandı.</p>
<p><strong>İran&#8217;daki gelişmeler, İsrail&#8217;in Suriye&#8217;deki askeri faaliyetleri ve Yunanistan&#8217;la genişleyen güvenlik ilişkileri</strong>, Türkiye&#8217;nin savunma politikası açısından dikkate alınan unsurlar arasında sıralandı.</p>
<p>İsrail&#8217;in geçtiğimiz ay Türkiye sınırına yakın Suriye&#8217;deki bir hava üssüne yönelik saldırısı da analiz kapsamında ele alındı.</p>
<p>Söz konusu saldırının Ankara&#8217;nın bölgeye daha fazla asker konuşlandırmasını engelleme amacı taşıdığı yönündeki değerlendirmelerin ise Ankara, Şam ve ABD&#8217;nin Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack tarafından reddedildiği aktarıldı.</p>
<h2><strong>KAAN için dikkat çeken müşteri iddiası</strong></h2>
<p>Analizin Türkiye açısından en dikkat çekici bölümlerinden biri ise <strong>KAAN savaş uçağı</strong> oldu.</p>
<p>SCMP&#8217;nin değerlendirmesinde, Ankara ile Washington arasındaki diplomatik ilişkilerde yaşanan yumuşamanın ardından ABD&#8217;nin Türkiye&#8217;nin geliştirdiği KAAN için motor tedarikine yönelik taahhütte bulunduğu belirtildi.</p>
<p>Daha da dikkat çekici olan ise <strong>Suudi Arabistan ve Pakistan&#8217;ın KAAN için potansiyel müşteriler arasında gösterilmesi.</strong></p>
<p>Bu gelişme, Türkiye&#8217;nin savunma sanayiindeki üretim kapasitesinin yalnızca kendi ordusunun ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik olmadığını, ihracat açısından da yeni bir dönemin kapısını aralayabileceğini gösteren önemli bir başlık olarak öne çıktı.</p>
<h2><strong>Türkiye için yeni dönem</strong></h2>
<p>SCMP analizinin genel çerçevesinde verilen mesaj net:</p>
<p><strong>Türkiye savunma alanında yalnızca daha fazla harcama yapan bir ülke olmaktan çıkıp, kendi teknolojisini geliştiren ve bu teknolojileri ihraç edebilen daha güçlü bir savunma sanayii merkezi olma yolunda ilerliyor.</strong></p>
<p>KAAN projesi, İHA ve SİHA teknolojileri, deniz platformları, kara araçları ve diğer yerli savunma projeleri bu dönüşümün önemli parçaları olarak gösteriliyor.</p>
<p>Avrupa ve Orta Doğu&#8217;da güvenlik dengelerinin giderek daha kırılgan hale geldiği bir dönemde ise Türkiye&#8217;nin <strong>askeri ve savunma sanayii kapasitesinin daha fazla önem kazanmasının beklendiği</strong> değerlendiriliyor.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://netinternethaber.com/turkiye-savunmada-vites-yukseltiyor-cin-basini-kaan-ve-dev-butce-hamlesini-yazdi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>iPhone 18 Pro ve Pro Max Tanıtıldı: İşte Özellikleri ve Türkiye Fiyatları</title>
		<link>https://netinternethaber.com/iphone-18-pro-ve-pro-max-tanitildi-iste-ozellikleri-ve-turkiye-fiyatlari/</link>
					<comments>https://netinternethaber.com/iphone-18-pro-ve-pro-max-tanitildi-iste-ozellikleri-ve-turkiye-fiyatlari/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 09 Sep 2026 19:20:20 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bilim ve Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://netinternethaber.com/?p=86706</guid>

					<description><![CDATA[Apple, merakla beklenen yeni amiral gemisi modelleri iPhone 18 Pro ve iPhone 18 Pro Max&#8217;i düzenlediği etkinlikte tanıttı. TSİ 20.00&#8217;de başlayan etkinlikte yeni iPhone modellerinin tasarımından kamera sistemine, işlemcisinden batarya kapasitesine kadar birçok teknik detayı paylaşıldı. Yeni seri; geliştirilmiş kamera özellikleri, daha güçlü işlemci, artırılmış batarya kapasitesi ve yenilenen renk seçenekleriyle dikkat çekiyor. Apple&#8217;ın tanıttığı &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Apple, merakla beklenen yeni amiral gemisi modelleri iPhone 18 Pro ve iPhone 18 Pro Max&#8217;i düzenlediği etkinlikte tanıttı. TSİ 20.00&#8217;de başlayan etkinlikte yeni iPhone modellerinin tasarımından kamera sistemine, işlemcisinden batarya kapasitesine kadar birçok teknik detayı paylaşıldı.</p>
<p>Yeni seri; geliştirilmiş kamera özellikleri, daha güçlü işlemci, artırılmış batarya kapasitesi ve yenilenen renk seçenekleriyle dikkat çekiyor. Apple&#8217;ın tanıttığı modeller arasında iPhone 18 Pro ve iPhone 18 Pro Max yer alırken, standart iPhone 18 modelinin ise gelecek yıl satışa sunulacağı belirtiliyor.</p>
<p>Peki iPhone 18 Pro modelleri, bir önceki nesil iPhone 17 Pro serisine göre hangi yenilikleri beraberinde getiriyor? İşte iPhone 18 Pro ve Pro Max&#8217;in öne çıkan özellikleri ve fiyatları&#8230;</p>
<p><strong>iPhone 18 Pro ve Pro Max&#8217;in tasarımı</strong></p>
<p>Apple, iPhone 18 Pro serisinde önceki nesilde kullanılan tasarım anlayışını büyük ölçüde koruyor. Telefonların arka bölümünde üçlü kamera sisteminin yer aldığı geniş kamera adası bulunmaya devam ediyor.</p>
<p>Yeni modellerde anotlanmış alüminyum gövde kullanılırken, MagSafe şarj bölgesinde Ceramic Shield alanının daha şeffaf bir görünüme kavuştuğu görülüyor.</p>
<p>Yeni iPhone modellerinde pil kapasitesindeki artış ve soğutma sistemindeki yenilikler nedeniyle gövde ölçülerinde de değişiklikler yaşanıyor.</p>
<p>iPhone 18 Pro&#8217;nun yaklaşık 9 mm kalınlığa ve 240 gram ağırlığa ulaştığı belirtiliyor. Bu değerler, cihazın iPhone 17 Pro&#8217;ya kıyasla yaklaşık 0,25 mm daha kalın ve 7 gram daha ağır olduğu anlamına geliyor.</p>
<p>Gövde kalınlığındaki değişimin temel nedenleri arasında daha büyük batarya ve telefona eklenen buhar odası soğutma sistemi gösteriliyor.</p>
<p><strong>iPhone 18 Pro&#8217;nun renk seçenekleri</strong></p>
<p>Apple, yeni modellerde farklı renk seçeneklerini de kullanıcıların beğenisine sunuyor.</p>
<p>iPhone 18 Pro ve Pro Max için Dark Cherry, Light Blue, Silver ve Black olmak üzere dört farklı renk seçeneği bulunuyor.</p>
<p>Özellikle bordo tonlarını yansıtan Dark Cherry, serinin en dikkat çekici yeni renk seçeneği olarak öne çıkıyor.</p>
<p>Önceki nesilde dikkat çeken Cosmic Orange renk seçeneğinin ise iPhone 17 Pro serisine özel kalacağı belirtiliyor.</p>
<p><strong>iPhone 18 Pro&#8217;da değişken diyafram dönemi</strong></p>
<p>Apple, iPhone 18 Pro serisinin kamera sisteminde önemli bir yeniliğe imza atıyor. Yeni ana kamera sensöründe değişken diyafram teknolojisine yer veriliyor.</p>
<p>Bu sistem sayesinde lens açıklığı, çekim koşullarına göre f/1.4 ile f/4.0 arasında ayarlanabiliyor.</p>
<p>Değişken diyaframın özellikle düşük ışıkta daha fazla ışığın sensöre ulaşmasını sağlaması hedefleniyor. Bunun yanı sıra portre fotoğraflarında daha doğal bir arka plan bulanıklığı ve kalabalık grup fotoğraflarında daha yüksek netlik sunulması amaçlanıyor.</p>
<p>Telefoto kamerada yapılan diyafram iyileştirmesiyle de düşük ışıkta daha başarılı fotoğraflar çekilmesi hedefleniyor.</p>
<p>Yeni nesil sensör kaydırmalı optik görüntü sabitleme sistemi ise özellikle gece çekilen videolarda oluşabilecek titreşimlerin azaltılmasına yardımcı olacak.</p>
<p>Apple&#8217;ın daha büyük ana sensör kullanmasıyla birlikte fotoğraflarda ışık toplama kapasitesinin ve ayrıntı seviyesinin de artırıldığı belirtiliyor.</p>
<p><strong>iPhone 18 Pro Max&#8217;te 10x optik yakınlaştırma</strong></p>
<p>Kamera tarafındaki en önemli farklılıklardan biri iPhone 18 Pro Max modelinde karşımıza çıkıyor.</p>
<p>iPhone 18 Pro Max&#8217;in 48 MP çözünürlüğündeki telefoto kamerasının 10 kata kadar optik yakınlaştırma sunacağı belirtiliyor. Standart Pro modelinde ise optik yakınlaştırma sınırı 8x seviyesinde kalıyor.</p>
<p>Telefonun ön bölümünde ise selfie çekimleri ve görüntülü görüşmeler için 18 MP çözünürlüğünde kamera bulunuyor.</p>
<p><strong>2 nm A20 Pro işlemci geliyor</strong></p>
<p>Yeni iPhone 18 Pro serisinin performans tarafındaki en önemli yeniliği ise A20 Pro işlemcisi.</p>
<p>TSMC&#8217;nin 2 nm üretim teknolojisiyle geliştirildiği belirtilen A20 Pro çipinin, önceki nesil A19 işlemciye göre yüzde 18 daha yüksek performans ve yüzde 30&#8217;a kadar enerji tasarrufu sağlaması bekleniyor.</p>
<p>Apple&#8217;ın yeni çipinde kullanılan Wafer-Level Multi-Chip Module teknolojisiyle RAM, CPU, GPU ve Neural Engine bileşenlerinin aynı wafer üzerinde bir araya getirildiği aktarılıyor.</p>
<p>Bu mimarinin özellikle Apple Intelligence işlemlerinde daha yüksek hız ve daha düşük enerji tüketimi sağlaması hedefleniyor.</p>
<p><strong>iPhone 18 Pro&#8217;nun bataryası büyüdü</strong></p>
<p>Apple, yeni iPhone modellerinde batarya kapasitesini de artırıyor.</p>
<p>Yalnızca eSIM kullanılan ABD versiyonundaki iPhone 18 Pro&#8217;nun 4.288 mAh batarya kapasitesine sahip olduğu belirtiliyor. Fiziksel SIM kart yuvasının bulunduğu Türkiye gibi pazarlarda satışa sunulacak modelde ise 4.056 mAh kapasiteli batarya bulunacağı aktarılıyor.</p>
<p>Serinin en üst modeli olan iPhone 18 Pro Max ise 5.391 mAh kapasiteli bataryasıyla dikkat çekiyor.</p>
<p>Karşılaştırma açısından iPhone 17 Pro&#8217;da 4.252 mAh, iPhone 17 Pro Max&#8217;te ise 5.088 mAh batarya bulunuyordu.</p>
<p>Daha büyük bataryanın yanı sıra 2 nm üretim teknolojisine sahip A20 Pro işlemcinin enerji verimliliği de yeni modellerin kullanım süresine olumlu katkı sağlayabilir.</p>
<p><strong>iPhone 18 Pro kaç GB RAM&#8217;e sahip?</strong></p>
<p>Apple, iPhone modellerinde olduğu gibi yeni seride de RAM miktarını resmi olarak açıklamadı.</p>
<p>Ancak bazı kaynaklarda iPhone 18 Pro Max&#8217;in 16 GB RAM ile geleceği, standart iPhone 18 Pro modelinde ise 12 GB RAM bulunacağı öne sürülüyor.</p>
<p>Katlanabilir iPhone Duo modelinin de 12 GB RAM kapasitesine sahip olacağı iddia ediliyor.</p>
<p><strong>iPhone 18 Pro ve Pro Max ABD fiyatları</strong></p>
<p>Apple&#8217;ın yeni amiral gemisi modellerinin ABD fiyatları da belli oldu.</p>
<p>iPhone 18 Pro&#8217;nun 256 GB depolama alanına sahip versiyonu 1.199 dolar, 512 GB modeli 1.399 dolar, 1 TB versiyonu ise 1.599 dolar fiyatla listeleniyor.</p>
<p>iPhone 18 Pro Max&#8217;in başlangıç fiyatı 256 GB model için 1.299 dolar olarak açıklanırken, 512 GB model 1.499 dolar, 1 TB model 1.699 dolar ve 2 TB depolama alanına sahip en üst model 2.199 dolar seviyesinde bulunuyor.</p>
<p><strong>iPhone 18 Pro ve Pro Max Türkiye fiyatları</strong></p>
<p>Apple&#8217;ın yeni modelleri için Türkiye fiyatları da açıklandı.</p>
<p>Paylaşılan fiyat listesine göre iPhone 18 Pro&#8217;nun farklı depolama seçenekleri şöyle:</p>
<ul>
<li><strong>iPhone 18 Pro 256 GB:</strong> 137.999 TL</li>
<li><strong>iPhone 18 Pro 512 GB:</strong> 154.999 TL</li>
<li><strong>iPhone 18 Pro 1 TB:</strong> 188.999 TL</li>
<li><strong>iPhone 18 Pro 2 TB:</strong> 243.999 TL</li>
</ul>
<p>iPhone 18 Pro Max fiyatları ise şu şekilde:</p>
<ul>
<li><strong>iPhone 18 Pro Max 256 GB:</strong> 149.999 TL</li>
<li><strong>iPhone 18 Pro Max 512 GB:</strong> 166.999 TL</li>
<li><strong>iPhone 18 Pro Max 1 TB:</strong> 200.999 TL</li>
<li><strong>iPhone 18 Pro Max 2 TB:</strong> 255.999 TL</li>
</ul>
<p>Buna göre yeni seride depolama kapasitesi yükseldikçe fiyatlar da önemli ölçüde artıyor. En yüksek depolama seçeneğine sahip iPhone 18 Pro Max&#8217;in fiyatı 255 bin 999 TL seviyesine ulaşıyor.</p>
<p><strong>iPhone 18 Pro ön sipariş tarihi ne zaman?</strong></p>
<p>Apple&#8217;ın yeni iPhone 18 Pro modelleri için ön sipariş sürecinin 12 Eylül&#8217;de başlayacağı belirtiliyor.</p>
<p>Yeni cihazların mağazalarda satışa sunulmasına ilişkin takvimin ise eylül ayı içerisinde tamamlanması hedefleniyor.</p>
<p><strong>Katlanabilir iPhone Duo&#8217;nun fiyatı da belli oldu</strong></p>
<p>Apple etkinliğinde tanıtılan katlanabilir iPhone Duo modeli de fiyatıyla dikkat çekiyor.</p>
<p>Türkiye için paylaşılan fiyatlar şu şekilde:</p>
<ul>
<li><strong>iPhone Duo 256 GB:</strong> 229.999 TL</li>
<li><strong>iPhone Duo 512 GB:</strong> 246.999 TL</li>
<li><strong>iPhone Duo 1 TB:</strong> 280.999 TL</li>
<li><strong>iPhone Duo 2 TB:</strong> 335.999 TL</li>
</ul>
<p>Katlanabilir iPhone Duo&#8217;nun 256 GB&#8217;lık başlangıç fiyatı 229.999 TL olurken, 2 TB depolama alanına sahip en üst versiyonun fiyatı 335.999 TL&#8217;ye kadar çıkıyor.</p>
<p>Apple&#8217;ın yeni iPhone 18 Pro serisi; değişken diyaframlı kamera sistemi, A20 Pro işlemcisi, artırılan batarya kapasitesi, 10x optik yakınlaştırma ve yüksek depolama seçenekleriyle önceki nesle kıyasla önemli donanım yenilikleri sunmayı hedefliyor.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://netinternethaber.com/iphone-18-pro-ve-pro-max-tanitildi-iste-ozellikleri-ve-turkiye-fiyatlari/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sarı taksilere rakip mi? Tesla Cybercab&#8217;in dikkat çeken testi</title>
		<link>https://netinternethaber.com/sari-taksilere-rakip-mi-tesla-cybercabin-dikkat-ceken-testi/</link>
					<comments>https://netinternethaber.com/sari-taksilere-rakip-mi-tesla-cybercabin-dikkat-ceken-testi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 06 Sep 2026 21:12:47 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bilim ve Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Otomotiv]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://netinternethaber.com/?p=86625</guid>

					<description><![CDATA[Geleneksel taksilerde yıllardır tartışılan hizmet kalitesi, yolcu seçme ve güvenlik sorunları gündemdeki yerini korurken, ABD&#8217;de paylaşılan bir Cybercab videosu otonom taksilerin bu alanlarda sağlayabileceği avantajları yeniden tartışmaya açtı. Sosyal medyada yayılan kurgu test videosunda, bir içerik üreticisinin kendisini sistem üzerinde &#8220;aranan bir suçlu&#8221; olarak tanımlamasının ardından yapay zekâ destekli aracın verdiği tepki dikkat çekti. Otonom &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Geleneksel taksilerde yıllardır tartışılan hizmet kalitesi, yolcu seçme ve güvenlik sorunları gündemdeki yerini korurken, ABD&#8217;de paylaşılan bir Cybercab videosu otonom taksilerin bu alanlarda sağlayabileceği avantajları yeniden tartışmaya açtı.</p>
<p>Sosyal medyada yayılan kurgu test videosunda, bir içerik üreticisinin kendisini sistem üzerinde &#8220;aranan bir suçlu&#8221; olarak tanımlamasının ardından yapay zekâ destekli aracın verdiği tepki dikkat çekti.</p>
<h3><strong>Otonom taksiler için yeni dönem</strong></h3>
<p>Elon Musk&#8217;ın öncülüğündeki Tesla tarafından geliştirilen Cybercab projesi, tamamen otonom sürüş teknolojisiyle çalışacak yeni nesil taksiler arasında gösteriliyor.</p>
<p>İnsan müdahalesine ihtiyaç duymadan hareket etmesi planlanan araçların, geleneksel taksi hizmetlerinde yaşanan bazı sorunlara alternatif oluşturması hedefleniyor.</p>
<h3><strong>Güvenlik sistemi test edildi</strong></h3>
<p>ABD&#8217;de testleri gerçekleştirilen Cybercab&#8217;e yönelik sosyal medya içeriğinde, aracın güvenlik prosedürlerinin nasıl çalıştığı gösterilmeye çalışıldı.</p>
<p>Videoda yer alan içerik üreticisi, sistemi sınamak amacıyla kendisini &#8220;aranan bir kişi&#8221; olarak kaydettirdi.</p>
<h3><strong>Araç rotasını polis merkezine çevirdi</strong></h3>
<p>İddiaya konu olan testte Cybercab, yolcunun kimlik bilgilerinden arandığını tespit etmesinin ardından güzergâhını değiştirdi.</p>
<p>Araç, yolculuğa devam etmek yerine en yakın polis merkezine yöneldi. Böylece videoda, otonom sistemin yolcunun güvenlik durumuna ilişkin bir uyarı karşısında otomatik olarak farklı bir prosedür uyguladığı gösterildi.</p>
<h3><strong>Sarı taksiler yeniden tartışma konusu oldu</strong></h3>
<p>Videonun sosyal medyada geniş şekilde paylaşılması, geleneksel sarı taksilerde uzun süredir gündeme gelen güvenlik, denetim ve hizmet kalitesi sorunlarını yeniden gündeme taşıdı.</p>
<p>Özellikle bazı taksicilerin uzun mesafeli yolcuları tercih etmesi, hizmet kalitesine ilişkin şikâyetler ve denetim tartışmaları yıllardır kamuoyunda konuşuluyor.</p>
<p>Cybercab videosu ise bu tartışmaların ortasında, insan sürücüsü olmadan çalışan otonom sistemlerin güvenlik ve denetim açısından nasıl bir fark yaratabileceği sorusunu yeniden gündeme getirdi.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://netinternethaber.com/sari-taksilere-rakip-mi-tesla-cybercabin-dikkat-ceken-testi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>ABD&#8217;den Türkiye&#8217;nin İstanbul Sınıfı Fırkateynlerine Yakın Markaj</title>
		<link>https://netinternethaber.com/abdden-turkiyenin-istanbul-sinifi-firkateynlerine-yakin-markaj/</link>
					<comments>https://netinternethaber.com/abdden-turkiyenin-istanbul-sinifi-firkateynlerine-yakin-markaj/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 03 Sep 2026 06:14:54 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bilim ve Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://netinternethaber.com/?p=86562</guid>

					<description><![CDATA[Çin karşısında deniz gücünü artırmaya ve filosundaki kapasite kaybını gidermeye çalışan ABD&#8217;nin, Türkiye tarafından geliştirilen İstanbul sınıfı fırkateynlerle ilgilendiği öne sürüldü. ABD merkezli USNI News&#8217;in haberine göre, ABD Donanması yeni bir Amerikan fırkateyn tasarımının geliştirilmesini beklemek yerine, mevcut ve kendini kanıtlamış yabancı tasarımlar üzerinden daha hızlı şekilde konvansiyonel fırkateyn kapasitesi oluşturmanın yollarını araştırıyor. Bu kapsamda &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Çin karşısında deniz gücünü artırmaya ve filosundaki kapasite kaybını gidermeye çalışan ABD&#8217;nin, Türkiye tarafından geliştirilen İstanbul sınıfı fırkateynlerle ilgilendiği öne sürüldü.</p>
<p>ABD merkezli USNI News&#8217;in haberine göre, ABD Donanması yeni bir Amerikan fırkateyn tasarımının geliştirilmesini beklemek yerine, mevcut ve kendini kanıtlamış yabancı tasarımlar üzerinden daha hızlı şekilde konvansiyonel fırkateyn kapasitesi oluşturmanın yollarını araştırıyor.</p>
<p>Bu kapsamda üç farklı müttefik ülkeye ait fırkateyn ailesinin ABD tarafından değerlendirildiği belirtildi.</p>
<h3><strong>Listede Japonya, Güney Kore ve Türkiye Var</strong></h3>
<p>ABD&#8217;nin değerlendirmeye aldığı seçenekler arasında Japonya&#8217;nın Mogami sınıfı, Güney Kore&#8217;nin Chungnam sınıfı FFX III. Parti ve Türkiye&#8217;nin İstanbul sınıfı güdümlü füze fırkateynlerinin bulunduğu aktarıldı.</p>
<p>Haberde, ABD&#8217;nin seçilecek yabancı tasarımın üretimi için ilgili ülkenin tersanesine en fazla iki gemi inşa etme imkanı tanıyacağı, üçüncü gemiden itibaren üretimin ABD&#8217;ye aktarılmasının planlandığı ifade edildi.</p>
<h3><strong>1,85 Milyar Dolarlık Kaynak Ayrıldı</strong></h3>
<p>ABD&#8217;nin yabancı savaş gemisi tedarikine yönelik çalışmalar kapsamında 1,85 milyar dolarlık bir kaynak ayırdığı belirtildi.</p>
<p>Konu hakkında bilgi sahibi üç ABD&#8217;li kaynağın, değerlendirmeye alınan tasarımlar arasında Mitsubishi Heavy Industries tarafından geliştirilen FFM Mogami sınıfı güdümlü füze fırkateyninin ihracat versiyonu ile Güney Koreli çeşitli tersanelerin ürettiği Chungnam sınıfı güdümlü füze fırkateyninin bulunduğunu söylediği aktarıldı.</p>
<p>İki kaynağın ise temmuz ayında gerçekleştirilen NATO Zirvesi sırasında ABD ile Türkiye arasında yapılan görüşmelerin ardından İstanbul sınıfı fırkateynlerin de seçenekler arasına dahil edildiğini ifade ettiği kaydedildi.</p>
<h3><strong>Trump&#8217;tan Donanma İçin Talimat</strong></h3>
<p>ABD Başkanı Donald Trump&#8217;ın, ülkenin gemi inşa kapasitesinin artırılması amacıyla Donanmaya talimat verdiği belirtildi.</p>
<p>ABD Donanması Araştırma, Geliştirme ve Tedarikten Sorumlu Yardımcı Bakanlığı (ASN RDA) Sözcüsü Yüzbaşı Ron Flanders, Washington yönetiminin müttefik ülkelerin gemi inşa kabiliyetlerinden yararlanmayı da içeren bir yaklaşım benimsediğini söyledi.</p>
<p>Flanders, ABD&#8217;nin gemileri daha hızlı teslim edebilmek için seçenekler üzerinde çalıştığını, bunun yanı sıra Amerikan tersanelerinde uzun vadeli yatırımların, teknoloji transferinin ve iş gücü kapasitesinin artırılmasının hedeflendiğini belirtti.</p>
<h3><strong>İstanbul Sınıfı Fırkateynler Neden Öne Çıkıyor?</strong></h3>
<p>USNI News&#8217;in değerlendirmesinde İstanbul sınıfının, Japon ve Güney Kore tasarımlarına kıyasla yüksek silah yoğunluğuna sahip olduğuna dikkat çekildi.</p>
<p>Fırkateynlerin farklı Türk özel tersanelerinde aynı dönemde üretilebilmesinin de ABD açısından önemli bir avantaj oluşturabileceği ifade edildi.</p>
<p>İstanbul sınıfı fırkateynlerin yaklaşık 3.100 ton deplasmana, 113,2 metre uzunluğa ve 14,4 metre genişliğe sahip olduğu aktarıldı. Gemilerin su çekiminin 4,05 metre, personel kapasitesinin ise yaklaşık 123 kişi olduğu belirtildi.</p>
<h3><strong>İstanbul Sınıfının Silah Sistemleri Dikkat Çekiyor</strong></h3>
<p>Haberde, İstanbul sınıfının taşıdığı silah sistemlerinin geminin deplasmanına göre oldukça yoğun bir yapı sunduğu vurgulandı.</p>
<p>Fırkateynin silah ve mühimmat kapasitesi kapsamında 16 Atmaca gemisavar füzesi için dörtlü fırlatma rampaları, 16 hücreli MiDLAS dikey atım sistemi, 76 mm/62 kalibre ana top, iki adet 35 mm Gökdeniz yakın hava savunma sistemi, iki adet 25 mm SMASH uzaktan kumandalı silah istasyonu ve 324 mm torpidoların bulunduğu aktarıldı.</p>
<p>Haberde ayrıca TCG İstanbul ile TCG İzmir arasındaki dikey atım sistemi konfigürasyonlarına da dikkat çekildi.</p>
<p>Öncü gemi TCG İstanbul&#8217;da daha kısa taktik uzunlukta bir MiDLAS kurulumu kullanılırken, TCG İzmir&#8217;de daha derin ve 16 hücreli bir kurulumun yer aldığı belirtildi. Bu yapının, daha büyük SİPER ailesi önleyici füzeleri ve gelecekte dikey atımlı saldırı silahlarının kullanılması açısından ilave hacim sağlayabileceği değerlendirildi.</p>
<p>ABD&#8217;nin nihai olarak hangi fırkateyn tasarımını tercih edeceği ise henüz netleşmiş değil.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://netinternethaber.com/abdden-turkiyenin-istanbul-sinifi-firkateynlerine-yakin-markaj/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Savunma sanayiinde yeni dönem: GÖKBEY Emniyet filosuna dahil oldu</title>
		<link>https://netinternethaber.com/savunma-sanayiinde-yeni-donem-gokbey-emniyet-filosuna-dahil-oldu/</link>
					<comments>https://netinternethaber.com/savunma-sanayiinde-yeni-donem-gokbey-emniyet-filosuna-dahil-oldu/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 02 Sep 2026 21:53:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Asayiş]]></category>
		<category><![CDATA[Bilim ve Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://netinternethaber.com/?p=86538</guid>

					<description><![CDATA[Türkiye&#8217;nin yerli ve milli imkanlarla geliştirilen genel maksat helikopteri T625 GÖKBEY, Emniyet Genel Müdürlüğünün hava filosundaki yerini aldı. Türk Havacılık ve Uzay Sanayii&#8217;nin (TUSAŞ) Kahramankazan yerleşkesinde düzenlenen törenle ilk GÖKBEY, Emniyet teşkilatına teslim edildi. Teslimat töreninde savunma sanayiindeki yerlilik oranından ihracat rakamlarına kadar önemli değerlendirmelerde bulunuldu. Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün, Türkiye&#8217;nin savunma ve havacılık &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye&#8217;nin yerli ve milli imkanlarla geliştirilen genel maksat helikopteri T625 GÖKBEY, Emniyet Genel Müdürlüğünün hava filosundaki yerini aldı. Türk Havacılık ve Uzay Sanayii&#8217;nin (TUSAŞ) Kahramankazan yerleşkesinde düzenlenen törenle ilk GÖKBEY, Emniyet teşkilatına teslim edildi.</p>
<p>Teslimat töreninde savunma sanayiindeki yerlilik oranından ihracat rakamlarına kadar önemli değerlendirmelerde bulunuldu. Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün, Türkiye&#8217;nin savunma ve havacılık ihracatında dünyanın 11&#8217;inci büyük ülkesi konumuna yükseldiğini açıkladı.</p>
<h3><strong>GÖKBEY Emniyet filosuna katıldı</strong></h3>
<p>T625 GÖKBEY&#8217;in Emniyet Genel Müdürlüğü envanterine dahil olmasıyla teşkilatın hava operasyonlarındaki kapasitesinin artırılması hedefleniyor.</p>
<p>İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, GÖKBEY&#8217;in Emniyetin operasyonel imkanlarını güçlendireceğini belirterek helikopterin farklı görev alanlarında kullanılacağını ifade etti.</p>
<p>Emniyet Genel Müdürlüğü Havacılık Daire Başkanlığının mevcut envanterinde 35 helikopter, 5 uçak, 19 taktik İHA ve 1 operatif İHA bulunuyor. Bu hava araçları terörle mücadeleden asayiş faaliyetlerine, keşif ve gözetlemeden afet ve acil durum operasyonlarına kadar farklı alanlarda görev yapıyor.</p>
<h3><strong>Emniyet için toplam 18 GÖKBEY teslim edilecek</strong></h3>
<p>Savunma Sanayii Başkanlığı koordinasyonunda TUSAŞ ile yürütülen proje kapsamında Emniyet Genel Müdürlüğüne toplam 18 T625 GÖKBEY helikopteri teslim edilmesi planlanıyor.</p>
<p>İlk helikopterin teslimata hazır hale geldiğini belirten Bakan Çiftçi, yerli projeler sayesinde Emniyetin hava filosunun daha da güçlendirileceğini söyledi.</p>
<p>GÖKBEY&#8217;in yanı sıra daha önce TUSAŞ üretimi 6 T-129 ATAK, 5 T-70 helikopter ve 1 AKSUNGUR operatif İHA da Emniyet envanterine dahil edilmişti.</p>
<p>İlk GÖKBEY için 6 pilot ile 4 helikopter teknisyeninin TUSAŞ bünyesinde intibak eğitimlerine devam ettiği bildirildi.</p>
<h3><strong>&#8220;GÖKBEY sahadaki etkinliği artıracak&#8221;</strong></h3>
<p>Bakan Çiftçi, teknolojinin gerçek değerinin insan hayatına sağladığı katkıyla ölçüldüğünü belirterek GÖKBEY&#8217;in güvenlik güçlerinin farklı görevlerdeki kabiliyetlerini geliştireceğini vurguladı.</p>
<p>Çiftçi, helikopterin devletin sahadaki erişim hızını ve operasyonel etkinliğini artıracağını ifade etti.</p>
<p>Emniyet Genel Müdürü Ali Fidan da teslimatların teşkilatın hava gücünü daha ileri bir seviyeye taşıyacağını belirterek 18 GÖKBEY ile hava kapasitesinin güçlendirileceğini söyledi.</p>
<h3><strong>Savunma sanayiinde yerlilik oranı yüzde 83&#8217;ü aştı</strong></h3>
<p>Törende konuşan Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün, Türkiye&#8217;nin savunma sanayiindeki dönüşümüne ilişkin dikkat çeken rakamlar paylaştı.</p>
<p>Görgün, 23 yıl önce yüzde 20 seviyelerinde olan savunma sanayiindeki yerlilik oranının bugün yüzde 83&#8217;ün üzerine çıktığını belirtti.</p>
<p>2003 yılında çoğunluğu yurt dışından tedarik edilen 62 savunma projesi yürütüldüğünü aktaran Görgün, bugün Savunma Sanayii Başkanlığının 1.486 projeyi eş zamanlı olarak sürdürdüğünü kaydetti.</p>
<p>Proje hacminin de 23 yıl önce yaklaşık 7,4 milyar dolar seviyesindeyken bugün 150 milyar doların üzerine çıktığını belirten Görgün, Türkiye&#8217;nin savunma ve havacılık ihracatında dünyanın 11&#8217;inci büyük ihracatçısı olduğunu söyledi.</p>
<h3><strong>Helikopter projelerinin ekonomiye katkısı 35 milyar doları aştı</strong></h3>
<p>Görgün, Türkiye&#8217;nin helikopter ihtiyacını yerli imkanlarla karşılamasının ekonomik etkisine de dikkat çekti.</p>
<p>Yerli helikopter projeleri sayesinde 8 milyar doların üzerinde doğrudan ithalatın önüne geçildiğini belirten Görgün, bakım ve idame maliyetleri de hesaba katıldığında toplam ekonomik katkının 35 milyar doların üzerine çıktığını ifade etti.</p>
<p>Görgün&#8217;e göre asıl kazanım ise Türkiye&#8217;nin geçmişte yurt dışından tedarik ettiği platformları bugün tasarlayan, geliştiren, üreten, modernize eden ve farklı ülkelere ihraç edebilen bir sanayi altyapısına ulaşması.</p>
<h3><strong>GÖKBEY&#8217;in teknik özellikleri</strong></h3>
<p>TUSAŞ tarafından geliştirilen T625 GÖKBEY, genel maksat helikopteri olarak farklı görev ihtiyaçlarına cevap verecek şekilde tasarlandı.</p>
<p>Helikopter; personel ve yük taşıma, arama-kurtarma ve ambulans helikopteri görevlerinin yanı sıra sivil ve askeri kullanım için geliştirildi. Zorlu iklim ve coğrafi şartlarda görev yapabilecek şekilde tasarlanan GÖKBEY&#8217;in seri üretim süreci de devam ediyor.</p>
<h3><strong>T625 GÖKBEY özellikleri</strong></h3>
<p>Mürettebat: 2<br />
Yolcu kapasitesi: 12 kişi<br />
Uzunluk: 15,87 metre<br />
Ana rotor çapı: 13,20 metre<br />
Azami kalkış ağırlığı: 6.050 kilogram<br />
Motor: 2 × TEI TS1400 Turboşaft<br />
Motor gücü: Her biri 1.400 mil beygiri<br />
Standart yakıt kapasitesi: 1.020 kilogram<br />
Harici yakıt kapasitesi: 280 kilogram<br />
Bagaj hacmi: 1,1 metreküp<br />
Azami hız: 165 knot (306 km/sa)<br />
Seyir hızı: 150 knot (280 km/sa)<br />
Menzil: 400 deniz mili (740 km)<br />
Yedek yakıt tankıyla menzil: 512 deniz mili (948 km)<br />
Havada kalış süresi: 3,8 saatin üzerinde<br />
Yedek yakıt tankıyla havada kalış: 5 saatin üzerinde<br />
Servis tavanı: 20 bin fit (6.100 metre)<br />
GÖKBEY farklı görevlerde kullanılabilecek</p>
<p>GÖKBEY&#8217;in Emniyet envanterine girmesiyle teşkilatın personel ve malzeme nakli, arama-kurtarma, keşif, gözetleme ve acil müdahale gibi alanlardaki hava kapasitesinin artırılması amaçlanıyor.</p>
<p>Yetkililer, yerli helikopterlerin kullanımının yalnızca operasyonel kabiliyet açısından değil, Türkiye&#8217;nin savunma sanayiinde dışa bağımlılığının azaltılması bakımından da önem taşıdığına dikkat çekti.</p>
<p>Bu metni istersen daha sert “son dakika” üslubuyla, daha yüksek CTR hedefleyen 10 farklı manşetle veya Google Discover için daha kısa ve vurucu giriş paragrafıyla da yeniden optimize edebilirim.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://netinternethaber.com/savunma-sanayiinde-yeni-donem-gokbey-emniyet-filosuna-dahil-oldu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sanal medya porno platformu mu oldu?</title>
		<link>https://netinternethaber.com/sanal-medya-porno-platformu-mu-oldu/</link>
					<comments>https://netinternethaber.com/sanal-medya-porno-platformu-mu-oldu/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Aziz Dağtekin]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 28 Aug 2026 22:09:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bilim ve Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Magazin]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://netinternethaber.com/?p=86378</guid>

					<description><![CDATA[Aziz Dağtekin Yazdı Televizyona RTÜK, gazeteciye etik… Peki çocuğun elindeki telefona kim bakacak? Şimdi biraz ayıp olacak ama soracağım. Sosyal medya neyin medyası? Haber mi? Eğlence mi? İletişim mi? Yoksa artık adına “sosyal medya” dediğimiz şey, içinde her şeyin bulunduğu devasa bir dijital çöplük mü? Çünkü bazen insanın telefonu eline alası gelmiyor. Bir bakıyorsunuz şiddet. &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h3><strong>Aziz Dağtekin Yazdı</strong></h3>
<hr />
<p>Televizyona RTÜK, gazeteciye etik… Peki çocuğun elindeki telefona kim bakacak?</p>
<p>Şimdi biraz ayıp olacak ama soracağım.</p>
<p><strong>Sosyal medya neyin medyası?</strong></p>
<p>Haber mi?</p>
<p>Eğlence mi?</p>
<p>İletişim mi?</p>
<p>Yoksa artık adına <strong>“sosyal medya”</strong> dediğimiz şey, içinde her şeyin bulunduğu devasa bir <strong>dijital çöplük</strong> mü?</p>
<p>Çünkü bazen insanın telefonu eline alası gelmiyor.</p>
<p>Bir bakıyorsunuz şiddet.</p>
<p>Bir bakıyorsunuz müstehcenlik.</p>
<p>Bir bakıyorsunuz uyuşturucu propagandası.</p>
<p>Bir bakıyorsunuz kumar.</p>
<p>Bir bakıyorsunuz insanların özel hayatını teşhir eden görüntüler.</p>
<p>Bir bakıyorsunuz gençlerin psikolojisini lime lime eden içerikler.</p>
<p>Ve bütün bunların arasında çocuklar dolaşıyor.</p>
<p><strong>Hem de çocuklar!</strong></p>
<p>Şimdi soruyorum:</p>
<p>Bir televizyon kanalı çocuğun karşısına uygunsuz bir içerik çıkardığında RTÜK devreye giriyor.</p>
<p>Gazeteci bir kişiye iftira atarsa, hakaret ederse, kişilik haklarını ihlal ederse hukuken ve mesleki açıdan hesabını vermek zorunda.</p>
<p>Gazetede yayımlanan bir haberin sorumlusu belli.</p>
<p>Genel yayın yönetmeni belli.</p>
<p>Muhabiri belli.</p>
<p>Yazarı belli.</p>
<p>Adres belli.</p>
<p><strong>Peki sosyal medyada adres neresi?</strong></p>
<p>Bir içerik milyonlarca kişiye yayılıyor.</p>
<p>Çocuk görüyor.</p>
<p>Genç görüyor.</p>
<p>Aile görüyor.</p>
<p>Toplum görüyor.</p>
<p>Sonra?</p>
<p>“Algoritma yaptı.”</p>
<p>İyi de kardeşim…</p>
<p><strong>Algoritmanın da mı dokunulmazlığı var?</strong></p>
<p>Asıl mesele burada.</p>
<p>Biz sürekli içerik üreten kişiyi konuşuyoruz.</p>
<p>Oysa artık <strong>içeriği seçip önümüze getiren algoritmayı da konuşmamız gerekiyor.</strong></p>
<p>Çünkü çocuğun karşısına her içerik tesadüfen çıkmıyor.</p>
<p>Bir sistem var.</p>
<p>Bir öneri mekanizması var.</p>
<p>Bir ticari model var.</p>
<p>Daha fazla izletmek isteyen bir düzen var.</p>
<p>Daha fazla ekranda tutmak isteyen bir hesap var.</p>
<p>Ve bunun sonunda çocuk telefonu bırakamıyorsa…</p>
<p><strong>Acaba sorun sadece çocukta mı?</strong></p>
<p>Dünyada da artık bu mesele böyle görülüyor.</p>
<p>Avrupa Birliği, çocukların dijital ortamda korunması için yaş doğrulama mekanizmaları geliştiriyor. Üstelik bunu yalnızca<strong> “18 yaşından küçükler girmesin”</strong> mantığıyla değil, mahremiyeti de koruyacak sistemlerle yapmaya çalışıyor.</p>
<p>AB&#8217;nin Dijital Hizmetler Yasası kapsamında çocukların zararlı içeriklerden korunması, bağımlılık oluşturabilecek tasarımların azaltılması ve platformların sistemik risklerle mücadele etmesi isteniyor.</p>
<p>Yetmedi.</p>
<p>Daha dün Reuters’ın aktardığı gelişme bize başka bir şey söylüyor:</p>
<p><strong>Meta, Facebook ve Instagram</strong>’ın çocuklarda bağımlılık yaratacak şekilde tasarlandığı yönündeki suçlamalar nedeniyle ABD&#8217;de çok ciddi bir baskıyla karşı karşıya.</p>
<p>Yani dünya diyor ki:</p>
<p><strong>“Platform senindir ama çocuk benim de çocuğumdur.”</strong></p>
<p>Biz ne diyoruz?</p>
<p><strong>“Bir şey olmaz.”</strong></p>
<p>Oluyor kardeşim.</p>
<p>Hem de çok şey oluyor.</p>
<p>Şimdi gelelim Türkiye&#8217;ye.</p>
<p>Ben sosyal medya kapatılsın demiyorum.</p>
<p>Tam tersine.</p>
<p><strong>Sosyal medya özgür kalsın.</strong></p>
<p>Gazeteci yazsın.</p>
<p>Vatandaş eleştirsin.</p>
<p>Muhalif konuşsun.</p>
<p>İktidarı destekleyen de desteklesin.</p>
<p>İktidarı eleştiren de eleştirsin.</p>
<p>Ama özgürlük başka şeydir, <strong>başıboşluk başka şey.</strong></p>
<p>Çocukların önüne pornografik içerik koymak özgürlük değildir.</p>
<p>Uyuşturucuyu özendirmek özgürlük değildir.</p>
<p>Çocuğu istismar eden içeriği yaymak özgürlük değildir.</p>
<p>İnsanların özel hayatını teşhir etmek özgürlük değildir.</p>
<p>Bir insanı linç sürüsünün önüne atmak özgürlük değildir.</p>
<p>Bunların adı özgürlük değil.</p>
<p><strong>Bunların adı sorumsuzluktur.</strong></p>
<p>İşte tam burada benim bir önerim var.</p>
<p>Adı da belli: <strong>Dijital Medya Güvenlik ve Etik Kurulu</strong></p>
<p>Ama dikkat!</p>
<p>Yeni bir sansür kurulu istemiyorum.</p>
<p>Yeni bir <strong>“telefon dinleme merkezi”</strong> hiç istemiyorum.</p>
<p>Yeni bir siyasi baskı mekanizması da istemiyorum.</p>
<p>Tam tersine…</p>
<p><strong>Bağımsız, şeffaf ve hesap verebilir bir yapı istiyorum.</strong></p>
<p>İçinde bilişim uzmanı olacak.</p>
<p>Hukukçu olacak.</p>
<p>Çocuk gelişim uzmanı olacak.</p>
<p>Psikolog olacak.</p>
<p>İletişimci olacak.</p>
<p>Gazeteci olacak.</p>
<p>Akademisyen olacak.</p>
<p>Ve en önemlisi…</p>
<p><strong>Siyasetçi olmayacak.</strong></p>
<p>Bu kurul ne yapacak?</p>
<p>Platformları kapatmayacak.</p>
<p>Gazeteciyi susturmayacak.</p>
<p>Vatandaşın fikrini denetlemeyecek.</p>
<p>Ama diyecek ki:</p>
<p><strong>“Ey dijital platform!</strong></p>
<p><strong>Türkiye&#8217;de milyonlarca kullanıcıdan para kazanıyorsun.</strong></p>
<p><strong>Reklam alıyorsun.</strong></p>
<p><strong>Veri topluyorsun.</strong></p>
<p><strong>İnsanların dikkatini satıyorsun.</strong></p>
<p><strong>O halde çocukların güvenliği konusunda senin de bir sorumluluğun var.”</strong></p>
<p>Platform diyecek ki:</p>
<p><strong>“Ben Amerikan şirketiyim.”</strong></p>
<p>Kurul diyecek ki:</p>
<p><strong>“Olabilirsin. Ama Türkiye&#8217;de hizmet veriyorsan Türkiye&#8217;deki kurallara uyacaksın.”</strong></p>
<p>Bir de şu mesele var:</p>
<p><strong>Biz bu platformlara milyarlarca lira reklam parası ödüyoruz.</strong></p>
<p>Türkiye&#8217;deki şirketler reklam veriyor.</p>
<p>Esnaf reklam veriyor.</p>
<p>Kamu kurumları reklam veriyor.</p>
<p>Vatandaş içerik üretiyor.</p>
<p>Platformlar Türkiye&#8217;den ciddi ekonomik değer elde ediyor.</p>
<p>Peki biz karşılığında ne istiyoruz?</p>
<p>Çok basit:</p>
<p><strong>Güvenli dijital ortam.</strong></p>
<p>Bu kadar.</p>
<p>Platformların algoritmaları da denetlenmeli.</p>
<p><strong>“Bu içerik neden bana önerildi?”</strong> sorusunun cevabı olmalı.</p>
<p>Bir çocuk hesabına neden yetişkin içeriği düşüyor?</p>
<p>Bir genç neden birkaç saat içinde aynı tür zararlı içeriklerin girdabına çekiliyor?</p>
<p>Neden bazı içerikler milyonlara ulaşıyor da bazıları görünmez oluyor?</p>
<p>Platform bu soruların hiçbirine cevap vermeden:</p>
<p><strong>“Biz sadece teknoloji şirketiyiz.” </strong>diyebilir mi?</p>
<p><strong>Hayır.</strong></p>
<p>Çünkü artık sadece teknoloji şirketi değiller.</p>
<p>Onlar aynı zamanda <strong>toplumun davranışlarını etkileyen devasa medya şirketleri.</strong></p>
<p>Ve burada gazeteci meslekdaşlarımıza da bir çift sözüm var.</p>
<p>Bizler yıllardır mesleğin namusunu korumaya çalışıyoruz.</p>
<p>Bir haberin kaynağını araştırıyoruz.</p>
<p>İddianın karşı tarafına söz hakkı veriyoruz.</p>
<p>Kişilik haklarına dikkat ediyoruz.</p>
<p>Basın ahlak ilkelerine uymaya çalışıyoruz.</p>
<p>Bazen bir cümleyi yazmadan önce üç kere düşünüyoruz.</p>
<p>Çünkü biliyoruz:</p>
<p><strong>Yazdığımız sözün bir bedeli var.</strong></p>
<p>Peki aynı hassasiyet neden sosyal medya şirketleri için de olmasın?</p>
<p>Neden bir gazeteci bir kişiyi haksız yere hedef gösterdiğinde sorumlu tutuluyor da milyonlarca kişiye içerik dağıtan sistem<strong> “algoritma”</strong> deyip kenara çekilebiliyor?</p>
<p>İşte benim itirazım buna.</p>
<p>Çocuklarımızı algoritmalara teslim edemeyiz.</p>
<p>Çünkü algoritmanın çocuğumuzun geleceği konusunda bir vicdanı yok.</p>
<p>Onun amacı başka:</p>
<p><strong>Daha fazla tıklama.<br />
Daha fazla izlenme.<br />
Daha fazla süre.<br />
Daha fazla reklam.</strong></p>
<p>O yüzden artık şu cümleyi kurmanın zamanı geldi:</p>
<p><strong>Çocuklarımız müşteri değildir!</strong></p>
<p>Avrupa bunu tartışıyor.</p>
<p>Dünyanın birçok ülkesi yaş doğrulama, çocuk hesapları, <strong>algoritmik riskler</strong> ve platform sorumluluğu üzerine yeni modeller geliştiriyor. AB de 2026 içinde mahremiyeti koruyan yaş doğrulama çözümlerinin yaygınlaştırılması için çalışıyor.</p>
<p>Biz de kendi modelimizi oluşturabiliriz.</p>
<p>Hatta daha iyisini oluşturabiliriz.</p>
<p>Ama önce meseleyi doğru tarif edelim:</p>
<p><strong>Sosyal medya düşmanımız değil.</strong></p>
<p><strong>Denetimsiz sosyal medya düzeni problemimizdir.</strong></p>
<p>Şimdi son soruyu soruyorum:</p>
<p>Televizyonun ekranına bakıyoruz.</p>
<p>Gazetenin sayfasına bakıyoruz.</p>
<p>Radyonun yayınına bakıyoruz.</p>
<p>Hepsinde bir sorumluluk mekanizması var.</p>
<p>Ama çocuğumuzun cebindeki telefon…</p>
<p><strong>Neden sahipsiz?</strong></p>
<p>Ben buna itiraz ediyorum.</p>
<p>Sosyal medya kapatılsın demiyorum.</p>
<p><strong>Sosyal medya kuralsız kalmasın diyorum.</strong></p>
<p>Özgürlükler kısıtlanmasın.</p>
<p>Ama çocukların geleceği de algoritmaların insafına bırakılmasın.</p>
<p>Çünkü yarın çok geç olabilir.</p>
<p>Bugün çocuklarımızın elindeki telefonu denetlemekten korkarsak…</p>
<p><strong>Yarın çocuklarımızın hayatını kimlerin yönlendirdiğini denetleyemeyiz.</strong></p>
<p>Ve o zaman hep birlikte şu soruyu sorarız: <strong>“Biz nerede hata yaptık?”</strong></p>
<p>Cevabı ise çok basit olur:</p>
<p><strong>Çocuklarımızı korumamız gereken yerde, algoritmaların “aman canım, bir şey olmaz” yalanına inandık.</strong></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://netinternethaber.com/sanal-medya-porno-platformu-mu-oldu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türkiye’nin milli uçak gemisi için tarih belli oldu: 27 Eylül 2027</title>
		<link>https://netinternethaber.com/turkiyenin-milli-ucak-gemisi-icin-tarih-belli-oldu-27-eylul-2027/</link>
					<comments>https://netinternethaber.com/turkiyenin-milli-ucak-gemisi-icin-tarih-belli-oldu-27-eylul-2027/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 24 Aug 2026 20:33:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bilim ve Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://netinternethaber.com/?p=86288</guid>

					<description><![CDATA[Türkiye’nin denizlerdeki gücünü daha da artırması hedeflenen Milli Uçak Gemisi (MUGEM) projesinde önemli bir aşama daha geride kaldı. TEKNOFEST Mavi Vatan kapsamında açıklamalarda bulunan Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment Tatlıoğlu, milli uçak gemisinin 27 Eylül 2027’de denizle buluşacağını açıkladı. Milli Savunma Bakanlığı ile Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı’nın ana yürütücülüğünde düzenlenen TEKNOFEST Mavi Vatan, Gölcük Tersanesi &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye’nin denizlerdeki gücünü daha da artırması hedeflenen Milli Uçak Gemisi (MUGEM) projesinde önemli bir aşama daha geride kaldı. TEKNOFEST Mavi Vatan kapsamında açıklamalarda bulunan Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment Tatlıoğlu, milli uçak gemisinin <strong>27 Eylül 2027’de denizle buluşacağını</strong> açıkladı.</p>
<p>Milli Savunma Bakanlığı ile Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı’nın ana yürütücülüğünde düzenlenen TEKNOFEST Mavi Vatan, Gölcük Tersanesi Komutanlığı’nda yoğun katılımla gerçekleştirildi. Etkinliğin son gününde vatandaşların ilgisi de oldukça yüksek oldu.</p>
<p>Türkiye’nin farklı kentlerinden gelen ziyaretçiler, başta TCG Anadolu olmak üzere sergilenen savaş gemileri, hava araçları ve diğer milli savunma platformlarını yakından incelemek için uzun kuyruklar oluşturdu. Özellikle çocukların uçak, gemi ve askeri araçlara gösterdiği ilgi dikkat çekti.</p>
<p><strong>MİLLİ UÇAK GEMİSİ İÇİN TARİH VERİLDİ</strong></p>
<p>Etkinlik sırasında CNN Türk gazetecisi Fulya Öztürk’ün sorularını yanıtlayan Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment Tatlıoğlu, MUGEM’in inşa sürecinin planlandığı şekilde devam ettiğini belirtti.</p>
<p>Tatlıoğlu, milli uçak gemisinin <strong>27 Eylül 2027 tarihinde denizle buluşacağını</strong> ifade ederek, projenin Türk deniz gücü açısından önemine dikkat çekti.</p>
<p><strong>SADECE UÇAK GEMİSİ OLMAYACAK</strong></p>
<p>MUGEM’i klasik anlamda bir uçak gemisinden farklı kılan unsurların başında, farklı türlerdeki insansız sistemlerin aynı platform üzerinde müşterek kullanılabilmesi geliyor.</p>
<p>Tatlıoğlu, gemide insansız hava, deniz ve su altı araçlarının birlikte görev yapacağını belirterek, MUGEM’in bu özelliğiyle insansız sistemlerin müşterek kullanıldığı ilk uçak gemisi olacağını söyledi.</p>
<p><strong>50’DEN FAZLA HAVA ARACINA EV SAHİPLİĞİ YAPACAK</strong></p>
<p>Tamamen yerli imkânlarla tasarlanan MUGEM’in yaklaşık <strong>285 metre uzunluğa, 72 metre genişliğe ve 60 bin ton deplasmana</strong> sahip olması planlanıyor.</p>
<p>Platformun en az 50 hava aracını taşıyabilecek kapasitede olması hedefleniyor. Milli uçak gemisinin HÜRJET, KIZILELMA, ANKA-3 ve Bayraktar TB3 gibi Türkiye’nin geliştirdiği hava araçlarının deniz konuşlu operasyonlarında önemli bir rol üstlenmesi bekleniyor.</p>
<p><strong>MİLLİ HAVA SAVUNMA SİSTEMLERİYLE DONATILACAK</strong></p>
<p>MUGEM’in hava savunma kabiliyetinin de güçlü olması planlanıyor. Gemide 32 hücreli yerli dikey atım sisteminin kullanılması öngörülüyor.</p>
<p>Söz konusu sistemin Mavi Vatan konsepti kapsamında Hisar ve Siper ailesi gibi milli hava savunma füzeleriyle entegre şekilde kullanılabilmesi hedefleniyor.</p>
<p><strong>25 KNOT HIZA ULAŞABİLECEK</strong></p>
<p>MUGEM’de dört adet LM2500 gaz türbinine dayanan COGAG tahrik mimarisinin kullanılması planlanıyor.</p>
<p>Bu tahrik sistemi sayesinde geminin yaklaşık <strong>25 knot</strong>, yani saatte yaklaşık 46 kilometre hıza ulaşması hedefleniyor.</p>
<p><strong>İNSANSIZ DENİZ VE SU ALTI ARAÇLARI DA GÖREV YAPACAK</strong></p>
<p>MUGEM’in görev konsepti yalnızca güvertesinde taşıyacağı hava araçlarıyla sınırlı olmayacak.</p>
<p>Geminin MARLİN, SANCAR ve ULAQ gibi silahlı insansız deniz araçları ile NETA gibi insansız su altı otonom araçlarını da yönetebilmesi planlanıyor. Böylece farklı insansız platformların tek bir komuta ve kontrol yapısı altında müşterek görev yapması amaçlanıyor.</p>
<p><strong>YÜZDE 80’İN ÜZERİNDE YERLİLİK HEDEFLENİYOR</strong></p>
<p>MUGEM’in yüzde 80’in üzerinde yerlilik oranıyla inşa edilmesi hedefleniyor. Özel gövde tasarımıyla su altı direncinin ve akustik izinin azaltılması amaçlanırken, tasarımın yakıt verimliliğine de katkı sağlaması bekleniyor.</p>
<p>Yaklaşık 10 bin deniz mili menzile ulaşması hedeflenen MUGEM, bu özellikleriyle Türkiye’nin denizlerdeki harekât kabiliyetini ve uzun süreli görev kapasitesini önemli ölçüde artıracak stratejik bir platform olarak öne çıkıyor.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://netinternethaber.com/turkiyenin-milli-ucak-gemisi-icin-tarih-belli-oldu-27-eylul-2027/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>KAAN için geri sayım hızlandı: Motor teslimatında sorun beklenmiyor</title>
		<link>https://netinternethaber.com/kaan-icin-geri-sayim-hizlandi-motor-teslimatinda-sorun-beklenmiyor/</link>
					<comments>https://netinternethaber.com/kaan-icin-geri-sayim-hizlandi-motor-teslimatinda-sorun-beklenmiyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 20 Aug 2026 19:50:26 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bilim ve Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://netinternethaber.com/?p=86240</guid>

					<description><![CDATA[Türkiye’nin savunma sanayisindeki en önemli projelerinden biri olan milli muharip uçak KAAN’da takvim ilerliyor. TUSAŞ Genel Müdürü Mehmet Demiroğlu, KAAN’ın motor tedarik sürecinde şu an için herhangi bir sorun veya gecikme beklemediklerini açıkladı. TUSAŞ’ın planlamasına göre KAAN’ın ilk seri üretim uçaklarının 2028 yılı sonu veya 2029’un başında Türk Hava Kuvvetleri’ne teslim edilmeye başlanması hedefleniyor. MOTOR &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye’nin savunma sanayisindeki en önemli projelerinden biri olan milli muharip uçak KAAN’da takvim ilerliyor. TUSAŞ Genel Müdürü Mehmet Demiroğlu, KAAN’ın motor tedarik sürecinde şu an için herhangi bir sorun veya gecikme beklemediklerini açıkladı.</p>
<p>TUSAŞ’ın planlamasına göre KAAN’ın ilk seri üretim uçaklarının 2028 yılı sonu veya 2029’un başında Türk Hava Kuvvetleri’ne teslim edilmeye başlanması hedefleniyor.</p>
<p><strong>MOTOR TEDARİKİNDE GECİKME BEKLENMİYOR</strong></p>
<p>TUSAŞ Genel Müdürü Mehmet Demiroğlu, KAAN’ın motor teslimat takvimine ilişkin değerlendirmesinde, ABD Kongresi’nden 80 adet seri üretim motoruna ilişkin gerekli onayın alındığını belirtti.</p>
<p>Demiroğlu, motor teslimatlarının 2027 yılı itibarıyla gerçekleştirilmesinin planlandığını ifade ederek, mevcut durumda General Electric (GE) ile yürütülen görüşmelerde herhangi bir problem ya da gecikme öngörmediklerini söyledi.</p>
<p>Demiroğlu, ilk KAAN uçaklarının 2028 yılının sonunda veya 2029’un ilk döneminde Türk Hava Kuvvetleri’ne teslim edilmesinin planlandığını kaydetti.</p>
<p><strong>KAAN&#8217;IN ÜRETİM SÜRECİ 2022&#8217;DE BAŞLADI</strong></p>
<p>KAAN’ın üretim faaliyetlerine Mart 2022’de başlandı. Aynı yıl içerisinde komponent montajları tamamlanırken, Kasım 2022’de son montaj hattı devreye alındı.</p>
<p>Aralık 2022 ve Ocak 2023 döneminde yoğun sistem testlerinden geçirilen uçak, planlanandan önce 10 Şubat 2023’te hangardan çıkarıldı.</p>
<p>Sonraki süreçte motor çalıştırma ve taksi testleri gerçekleştirilen KAAN, ilk uçuşunu 21 Şubat 2024’te yaptı.</p>
<p>Milli muharip uçak, ikinci uçuşunu ise 6 Mayıs 2024’te gerçekleştirdi. Bu uçuşta 14 dakika havada kalan KAAN, yaklaşık 10 bin feet irtifaya ve 230 knot hıza ulaştı.</p>
<p><strong>5. NESİL SAVAŞ UÇAĞINDA YÜKSEK KABİLİYET</strong></p>
<p>KAAN’ın; yüksek manevra kabiliyeti, düşük radar görünürlüğü, gelişime açık aviyonik mimarisi ve gelişmiş durumsal farkındalık özellikleriyle Türkiye’nin hava gücüne önemli katkı sağlaması hedefleniyor.</p>
<p>Uçağın hava-hava ve hava-kara görevlerinin yanı sıra hassas hedefleme ve farklı unsurlarla birlikte çalışabilme kabiliyetlerine sahip olması planlanıyor.</p>
<p>KAAN’ın açıklanan teknik özellikleri arasında 1,8 Mach azami seyir hızı, 55 bin feet irtifa tavanı, +9g/-3,5g güç limitleri, dâhilî silah yuvası, süperseyir kabiliyeti ve düşük radar izi bulunuyor.</p>
<p>Türkiye’nin milli muharip uçak projesinde üretim, test ve motor tedarik süreçleri devam ederken, gözler 2027’de planlanan motor teslimatları ile 2028 sonu-2029 başındaki ilk teslimat takvimine çevrildi.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://netinternethaber.com/kaan-icin-geri-sayim-hizlandi-motor-teslimatinda-sorun-beklenmiyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Adana’da plastik atıklar için ortak mücadele: 159 denetim gerçekleştirildi</title>
		<link>https://netinternethaber.com/adanada-plastik-atiklar-icin-ortak-mucadele-159-denetim-gerceklestirildi/</link>
					<comments>https://netinternethaber.com/adanada-plastik-atiklar-icin-ortak-mucadele-159-denetim-gerceklestirildi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 20 Aug 2026 19:44:36 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bilim ve Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://netinternethaber.com/?p=86237</guid>

					<description><![CDATA[Sıfır Atık Vakfı öncülüğünde ve Adana Valiliği himayesinde gerçekleştirilen Türkiye Plastik Atık Çalıştayı Şehir Koordinasyon Toplantısı’nda, kentin plastik atık yönetimindeki mevcut durumu, yaşanan sorunlar ve çözüm önerileri kapsamlı şekilde ele alındı. Sıfır Atık Hareketi kapsamında yürütülen istişare sürecinin Adana ayağında; kamu kurumları, yerel yönetimler, üniversiteler, sanayi ve ticaret odaları, organize sanayi bölgeleri, sivil toplum kuruluşları &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Sıfır Atık Vakfı öncülüğünde ve Adana Valiliği himayesinde gerçekleştirilen Türkiye Plastik Atık Çalıştayı Şehir Koordinasyon Toplantısı’nda, kentin plastik atık yönetimindeki mevcut durumu, yaşanan sorunlar ve çözüm önerileri kapsamlı şekilde ele alındı.</p>
<p>Sıfır Atık Hareketi kapsamında yürütülen istişare sürecinin Adana ayağında; kamu kurumları, yerel yönetimler, üniversiteler, sanayi ve ticaret odaları, organize sanayi bölgeleri, sivil toplum kuruluşları ve özel sektör temsilcileri bir araya geldi.</p>
<p><strong>PLASTİK ATIK YÖNETİMİNDE ORTAK AKIL VURGUSU</strong></p>
<p>Toplantıda plastik atık sorununun tek bir kurum veya sektörün çabasıyla çözülemeyeceği vurgulandı. Sıfır Atık Vakfı Başkanı ve COP31 Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu Samed Ağırbaş, Adana’daki buluşmada mevcut durumun yanı sıra ihtiyaçların ve çözüm önerilerinin değerlendirildiğini belirtti.</p>
<p>Ağırbaş, yalnızca denizlerdeki plastik atıkların temizlenmesinin yeterli olmayacağını, karadan denize ulaşan kirliliğin de kaynağında önlenmesi gerektiğini ifade etti.</p>
<p>Adana’nın ardından Mersin, Muğla ve Antalya’da da şehir koordinasyon toplantıları yapılması planlanıyor. Bu toplantılardan elde edilecek değerlendirmelerin, 31 Ağustos-1 Eylül tarihlerinde İstanbul’da düzenlenecek Türkiye Plastik Atık Çalıştayı’na aktarılması hedefleniyor. Çalıştaya 17 bakanlık, 40’tan fazla genel müdürlük, yerel yönetimler, akademi, sivil toplum kuruluşları ve ilgili paydaşların katılması planlanıyor.</p>
<p><strong>PLASTİK KİRLİLİĞİ VE İKLİM KRİZİ BİRLİKTE ELE ALINACAK</strong></p>
<p>Toplantıda plastik kirliliğinin iklim krizinden ayrı değerlendirilemeyeceğine dikkat çekildi. Plastik atıkların azaltılması, kaynakların daha verimli kullanılması ve döngüsel ekonominin geliştirilmesinin iklim eyleminin de önemli bir parçası olduğu belirtildi.</p>
<p>Sıfır Atık Hareketi&#8217;nin, atıkların azaltılmasının ötesinde kaynakların korunması, sürdürülebilir üretim ve tüketim ile döngüsel ekonomiyi kapsayan geniş bir dönüşüm anlayışına dönüştüğü ifade edildi.</p>
<p><strong>ADANA’DA 159 HABERSİZ DENETİM YAPILDI</strong></p>
<p>Adana Valisi Mustafa Yavuz, plastik ve mikroplastik kirliliğinin çok yönlü bir konu olduğunu belirterek, özellikle 2026 yaz döneminde Akdeniz Bölgesi&#8217;nde tespit edilen mikroplastik kirliliği nedeniyle atık geri kazanım tesislerine yönelik habersiz denetimlerin artırıldığını açıkladı.</p>
<p>Valilik koordinasyonunda 27 Temmuz-15 Ağustos 2026 tarihleri arasında <strong>159 denetim</strong> gerçekleştirildi. Denetimlerin temel amacı; çevre kirliliğini kaynağında önlemek, işletmelerin mevzuata uyumunu sağlamak ve geri dönüşüm süreçlerinin daha izlenebilir hale getirilmesi olarak belirtildi.</p>
<p><strong>KAYIT DIŞI FAALİYETLERE KARŞI DENETİM ARTACAK</strong></p>
<p>Toplantıda atık yönetimi altyapısının güçlendirilmesi, atıkların kaynağında ayrıştırılması ve geri dönüşüm uygulamalarının geliştirilmesi de gündeme geldi.</p>
<p>Geri dönüşüm tesislerinde çevresel tedbirlerin eksiksiz uygulanması, lisanslı ve modern tesislerin desteklenmesi, atık tesislerinin uygun alanlarda toplu şekilde faaliyet gösterebilmesi ve kayıt dışı faaliyetlerle mücadele edilmesi gerektiği değerlendirildi. İzinsiz veya ruhsatsız işletmelerin etkin biçimde denetlenmesi konusunda ortak irade ortaya konuldu.</p>
<p><strong>ADANA İÇİN İL EYLEM PLANI HAZIRLANIYOR</strong></p>
<p>Toplantıda yerel yönetimler tarafından atık getirme merkezlerinin kurulması, sanayi ve üniversiteler arasındaki iş birliğinin güçlendirilmesi ve geri dönüşüm alanındaki AR-GE çalışmalarının artırılması önerileri öne çıktı.</p>
<p>Kirliliğin yalnızca kanallardaki atıkları temizleyerek çözülemeyeceği, asıl hedefin plastik atıkların su kaynaklarına ulaşmadan kaynağında önlenmesi olduğu vurgulandı.</p>
<p>Bu doğrultuda atıklar, su arıtma tesisleri, kanallar, geri dönüşüm tesisleri ve mikroplastik kirliliğiyle mücadeleyi kapsayacak <strong>Adana İl Eylem Planı</strong> için hazırlık çalışmalarının sürdüğü bildirildi. Toplantıda ortaya çıkan sorun ve çözüm önerilerinin de plana dahil edilmesi planlanıyor.</p>
<p><strong>ADANA’NIN PLASTİK DÖNGÜSÜ MASAYA YATIRILDI</strong></p>
<p>Toplantıda Adana’nın plastik döngüsündeki mevcut durum ayrıntılı şekilde değerlendirildi. Plastik atıkların kaynağında azaltılması, ayrı toplama sistemlerinin geliştirilmesi, geri dönüşüm ve yeniden kullanım altyapısının güçlendirilmesi ile atıkların çevreye ve su kaynaklarına ulaşmasının önlenmesi konuları ele alındı.</p>
<p>Adana’nın sanayi, tarım ve ticaret kapasitesi ile Akdeniz Havzası&#8217;na bağlantısı nedeniyle plastik döngüsünde önemli bir konumda bulunduğu belirtildi. Plastik atık yönetiminin yalnızca toplama ve bertaraf faaliyetlerinden ibaret olmadığına dikkat çekildi.</p>
<p><strong>DENİZ VE KIYILARIN KORUNMASI ÖNCELİKLİ GÜNDEM</strong></p>
<p>Toplantının önemli başlıklarından biri de plastik atıkların karasal kaynaklardan su yollarına ve denizlere ulaşmasının engellenmesi oldu.</p>
<p>Plastik kirliliğinin yalnızca kentlerin atık yönetimiyle sınırlı olmadığı; nehirler, kıyılar ve deniz ekosistemleriyle doğrudan bağlantılı bölgesel ve küresel bir sorun olduğu değerlendirildi.</p>
<p>Adana’da kıyı ve deniz alanlarının plastik kirliliğinden korunmasına yönelik çalışmaların geliştirilmesi, yerel uygulamalar arasındaki koordinasyonun artırılması ve başarılı uygulamaların yaygınlaştırılması yönündeki öneriler de toplantıda ele alındı.</p>
<p><strong>ADANA’NIN ÖNERİLERİ İSTANBUL’DAKİ ÇALIŞTAYA TAŞINACAK</strong></p>
<p>Adana’daki toplantıda ortaya çıkan görüş, ihtiyaç ve çözüm önerileri kayıt altına alınarak 31 Ağustos-1 Eylül 2026 tarihlerinde İstanbul’da düzenlenecek Türkiye Plastik Döngüsü Ortak Akıl Platformu – Plastik Döngüsünde Sürdürülebilir Gelecek Çalıştayı’na aktarılacak.</p>
<p>Çalıştayda plastik üretimi ve tasarımı, sürdürülebilir tüketim, atık yönetimi, geri kazanım, mikroplastikler, insan sağlığı, finansman, yönetişim ve uluslararası iş birliği gibi başlıkların ele alınması planlanıyor. Deniz kıyısındaki illerin valilerinin katılımıyla özel bir Valiler Oturumu da gerçekleştirilecek.</p>
<p>Süreç sonunda hazırlanması planlanan Türkiye Plastik Döngüsü Sonuç Raporu ile plastik atıkların azaltılması, geri dönüşüm ve yeniden kullanımın yaygınlaştırılması, döngüsel ekonominin güçlendirilmesi ve Türkiye’nin kıyı ve denizlerinin plastik kirliliğinden korunmasına yönelik politika önerileri ile stratejik yol haritasının ortaya konulması amaçlanıyor.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://netinternethaber.com/adanada-plastik-atiklar-icin-ortak-mucadele-159-denetim-gerceklestirildi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Alihan Kuriş soruşturmasında yeni detay: 3 bin 300 kişilik gizli dijital ağ</title>
		<link>https://netinternethaber.com/alihan-kuris-sorusturmasinda-yeni-detay-3-bin-300-kisilik-gizli-dijital-ag/</link>
					<comments>https://netinternethaber.com/alihan-kuris-sorusturmasinda-yeni-detay-3-bin-300-kisilik-gizli-dijital-ag/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 18 Aug 2026 18:41:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Asayiş]]></category>
		<category><![CDATA[Bilim ve Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://netinternethaber.com/?p=86166</guid>

					<description><![CDATA[Alihan Kuriş soruşturmasında, yapılanmanın üst yönetimi tarafından kullanıldığı belirlenen “Glooper” adlı kapalı dijital sistemle ilgili yeni ayrıntılar ortaya çıktı. Hindistan&#8217;da özel olarak geliştirildiği belirtilen uygulamanın, dışarıdan erişime kapalı olduğu ve yaklaşık 3 bin 300 kişilik yönetim kadrosuna hizmet verdiği tespit edildi. Kamuoyunda Süleymancılar cemaatinin lideri olarak tanınan Alihan Kuriş&#8217;e yönelik soruşturma sürerken, dosyaya ilişkin dikkat &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Alihan Kuriş soruşturmasında, yapılanmanın üst yönetimi tarafından kullanıldığı belirlenen “Glooper” adlı kapalı dijital sistemle ilgili yeni ayrıntılar ortaya çıktı. Hindistan&#8217;da özel olarak geliştirildiği belirtilen uygulamanın, dışarıdan erişime kapalı olduğu ve yaklaşık 3 bin 300 kişilik yönetim kadrosuna hizmet verdiği tespit edildi.</p>
<p>Kamuoyunda Süleymancılar cemaatinin lideri olarak tanınan Alihan Kuriş&#8217;e yönelik soruşturma sürerken, dosyaya ilişkin dikkat çeken yeni bilgiler ortaya çıktı.</p>
<p>“Alihan Kuriş çıkar amaçlı suç örgütü” soruşturması kapsamında düzenlenen operasyonda gözaltına alınan 38 şüpheliden 32&#8217;si tutuklanmıştı. Soruşturmanın devam eden aşamasında, yapılanmanın üst yönetimi tarafından kullanıldığı belirtilen kapalı haberleşme ve veri sistemi “Glooper”ın çalışma biçimine ilişkin ayrıntılar da belirlendi.</p>
<h2><strong>Glooper sıradan bir mesajlaşma uygulaması değil</strong></h2>
<p>Soruşturma kapsamında incelenen Glooper&#8217;ın, genel kullanıcıların erişimine açık standart bir uygulama olmadığı tespit edildi.</p>
<p>Uygulamanın Apple App Store ve Google Play Store gibi yaygın dijital mağazalarda bulunmadığı, dışarıdan erişimin de sınırlandırıldığı belirlendi. Sisteme yalnızca önceden yetkilendirilen kullanıcıların dahil edilebildiği kaydedildi.</p>
<p>Bu yapısıyla Glooper&#8217;ın, geniş kitlelerin kullanımına sunulan bir iletişim platformundan ziyade, yapılanmanın belirli kademeleri için oluşturulmuş kapalı bir dijital sistem olarak kullanıldığı değerlendirildi.</p>
<h2><strong>Hindistan&#8217;da özel olarak geliştirildi</strong></h2>
<p>Soruşturma dosyasına yansıyan bilgilere göre Glooper, piyasada hazır olarak bulunan bir yazılım değildi.</p>
<p>Sistemin, Alihan Kuriş&#8217;in talimatı doğrultusunda Hindistan&#8217;da özel olarak geliştirildiği ve yapılanmanın ihtiyaçlarına göre şekillendirildiği tespit edildi.</p>
<p>Uygulamanın standart uygulama mağazalarında yer almaması ve sisteme dışarıdan doğrudan erişim sağlanamaması, kullanıcıların kontrol altında tutulmasına imkan sağlayan unsurlar arasında gösterildi.</p>
<h2><strong>Sisteme giriş için üç aşamalı doğrulama</strong></h2>
<p>Glooper&#8217;la ilgili soruşturmanın dikkat çeken ayrıntılarından biri de giriş güvenliği oldu.</p>
<p>Yapılan incelemelerde sisteme erişimin üç aşamalı doğrulama mekanizmasıyla sağlandığı belirlendi.</p>
<p>Buna göre kullanıcıların sisteme girebilmesi için;</p>
<ul>
<li>Şifre doğrulaması,</li>
<li>Biyometrik doğrulama,</li>
<li>Harici onay</li>
</ul>
<p>aşamalarından geçmesi gerektiği tespit edildi.</p>
<p>Bu nedenle yalnızca kullanıcı şifresinin bilinmesinin veya telefonun başka bir kişinin eline geçmesinin sisteme erişim için yeterli olmadığı değerlendirildi.</p>
<p>Üçüncü aşamadaki harici onayın da tamamlanmasıyla erişim sağlandığı, böylece sisteme kimlerin dahil olacağının önceden belirlenen yetkilendirme mekanizmasıyla kontrol edildiği ortaya çıktı.</p>
<h2><strong>Glooper&#8217;ı yaklaşık 3 bin 300 kişi kullandı</strong></h2>
<p>Soruşturmanın önemli başlıklarından biri de sistemin kullanıcı ağı oldu.</p>
<p>Elde edilen bilgilere göre Glooper&#8217;ın, yapılanmanın yaklaşık <strong>3 bin 300 kişilik yönetim kadrosunun</strong> kullanımına sunulduğu belirlendi.</p>
<p>Sistemin tüm yapılanmaya açık olmadığı, özellikle yönetim kademesinde bulunan kişilerin kullanımına tahsis edildiği kaydedildi.</p>
<p>Kullanıcıların sisteme kendi başlarına kayıt olamadıkları, erişimin yetkilendirme yoluyla sağlandığı tespit edildi. Böylece sistem içerisindeki kullanıcıların da yapılanma tarafından kontrol edilebildiği değerlendirildi.</p>
<h2><strong>Yurt, personel ve mali kayıtlar da sistemde tutuldu</strong></h2>
<p>Glooper&#8217;ın kullanım alanının yalnızca mesajlaşmayla sınırlı olmadığı da soruşturma kapsamında ortaya çıkan ayrıntılar arasında yer aldı.</p>
<p>Elde edilen bilgilere göre sistem üzerinden yurtlara, personele ve idari faaliyetlere ilişkin çeşitli kayıtlar tutuldu. Mali işlere yönelik hesap ve bilgilerin de aynı dijital altyapı içerisinde yer aldığı belirlendi.</p>
<p>Bu durum, Glooper&#8217;ın klasik bir haberleşme uygulamasından farklı olarak yapılanmanın bazı idari ve mali süreçlerinde de kullanılan kapsamlı bir dijital sistem niteliğinde olduğunu ortaya koydu.</p>
<h2><strong>Soruşturmada dijital ağın rolü araştırılıyor</strong></h2>
<p>Glooper&#8217;a ilişkin tespitlerin, soruşturmanın dijital ayağı açısından önemli bir başlık oluşturduğu belirtiliyor.</p>
<p>Sistemin kimler tarafından kullanıldığı, kullanıcıların hangi yetkilerle erişim sağladığı ve sistem üzerinden hangi bilgi ve kayıtların tutulduğu soruşturmanın devam eden bölümlerinde inceleniyor.</p>
<p>Alihan Kuriş yapılanmasına yönelik soruşturma kapsamında dijital sistemin yanı sıra yapılanmanın organizasyon yapısı, mali faaliyetleri ve yönetim ağına ilişkin incelemelerin de sürdüğü bildiriliyor.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://netinternethaber.com/alihan-kuris-sorusturmasinda-yeni-detay-3-bin-300-kisilik-gizli-dijital-ag/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>S-400&#8217;ler BAE&#8217;ye Mi Gidecek? Rus Gazetesi Olası Senaryoyu Analiz Etti</title>
		<link>https://netinternethaber.com/s-400ler-baeye-mi-gidecek-rus-gazetesi-olasi-senaryoyu-analiz-etti/</link>
					<comments>https://netinternethaber.com/s-400ler-baeye-mi-gidecek-rus-gazetesi-olasi-senaryoyu-analiz-etti/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 18 Aug 2026 08:32:31 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bilim ve Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://netinternethaber.com/?p=86138</guid>

					<description><![CDATA[Türkiye&#8217;nin F-35 hedefi yeniden gündemin merkezine yerleşirken, Rusya&#8217;dan gelen dikkat çekici bir değerlendirme, S-400 krizine ilişkin yeni bir senaryoyu öne çıkardı. Moskova merkezli Kommersant gazetesi, Ankara&#8217;nın S-400 hava savunma sistemlerini Birleşik Arap Emirlikleri&#8217;ne devretmesi halinde Rusya&#8217;nın bu adıma itiraz etmeyebileceğini yazdı. Türkiye&#8217;nin yeniden F-35 programına dahil olabilmesi için S-400 meselesinin nasıl çözüleceği, uzun süredir Ankara &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Türkiye&#8217;nin F-35 hedefi yeniden gündemin merkezine yerleşirken, Rusya&#8217;dan gelen dikkat çekici bir değerlendirme, S-400 krizine ilişkin yeni bir senaryoyu öne çıkardı. Moskova merkezli Kommersant gazetesi, Ankara&#8217;nın S-400 hava savunma sistemlerini Birleşik Arap Emirlikleri&#8217;ne devretmesi halinde Rusya&#8217;nın bu adıma itiraz etmeyebileceğini yazdı.</strong></p>
<p>Türkiye&#8217;nin yeniden F-35 programına dahil olabilmesi için S-400 meselesinin nasıl çözüleceği, uzun süredir Ankara ile Washington arasındaki en önemli başlıklardan biri olarak görülüyor. Ancak tartışmalar artık yalnızca ABD&#8217;de değil, Rusya&#8217;da da yakından takip ediliyor.</p>
<p>Rusya&#8217;nın önde gelen yayın organlarından Kommersant, yayımladığı analizde S-400 sistemlerinin geleceğine ilişkin farklı senaryoları değerlendirdi.</p>
<h2><strong>S-400&#8217;lerin devri için Moskova&#8217;nın onayı gerekiyor</strong></h2>
<p>Gazetede yer alan değerlendirmeye göre, Türkiye&#8217;nin elindeki S-400 sistemlerini ya da sistemlere ait kritik parçaları Rusya&#8217;nın izni olmadan başka bir ülkeye satması veya devretmesi mümkün görünmüyor.</p>
<p>Analizde, Ankara ile Moskova arasında imzalanan savunma anlaşmasının, üçüncü taraflara yönelik olası transferleri doğrudan Rusya&#8217;nın onayına bağladığı vurgulandı.</p>
<p>Bu nedenle Türkiye&#8217;nin S-400&#8217;lerle ilgili atacağı herhangi bir adımın, yalnızca Washington&#8217;ın değil, Kremlin&#8217;in de değerlendirmesinden geçmesi gerekiyor.</p>
<h2><strong>Kremlin, S-400 konusunu &#8220;son derece hassas&#8221; görüyor</strong></h2>
<p>Kommersant, Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov&#8217;un 10 Temmuz&#8217;da yaptığı açıklamayı da hatırlatarak, Ankara ile Moskova arasında S-400 sistemlerinin geleceğine ilişkin görüşmelerin sürdüğünü aktardı.</p>
<p>Peskov&#8217;un açıklamalarına göre Kremlin, konuyu son derece hassas bir başlık olarak değerlendiriyor.</p>
<p>Bu yaklaşım, Rusya&#8217;nın yalnızca silah sistemlerinin satışıyla değil, aynı zamanda bu teknolojilerin korunmasıyla da yakından ilgilendiğini ortaya koyuyor.</p>
<h2><strong>Rus basını BAE ihtimaline dikkat çekti</strong></h2>
<p>Analizin en dikkat çekici bölümü ise Birleşik Arap Emirlikleri senaryosu oldu.</p>
<p>Kommersant, Türkiye ile BAE arasında bir anlaşma sağlanması halinde Moskova&#8217;nın böyle bir satışa karşı çıkmasının düşük bir ihtimal olduğunu öne sürdü.</p>
<p>Gazete, bu değerlendirmeyi iki temel gerekçeye dayandırdı. Bunlardan ilki, BAE&#8217;nin NATO üyesi olmaması. İkinci gerekçe ise Moskova ile Abu Dabi arasında ciddi bir siyasi gerilimin bulunmaması.</p>
<p>Rus basınına göre, bu durum S-400 sistemlerinin BAE&#8217;ye devredilmesini Moskova açısından daha kabul edilebilir bir seçenek haline getirebilir.</p>
<h2><strong>F-35 sürecinin önündeki en büyük engel S-400&#8217;ler</strong></h2>
<p>Haberde, Türkiye&#8217;nin ABD&#8217;den yeniden F-35 savaş uçakları satın alma hedefinden vazgeçmediği belirtildi.</p>
<p>Ancak Washington&#8217;ın S-400 konusundaki yaklaşımının müzakerelerin ilerlemesini zorlaştırdığı ifade edildi.</p>
<p>Kommersant&#8217;a göre ABD Dışişleri Bakanlığı, Türkiye&#8217;nin Rus yapımı hava savunma sistemlerinden vazgeçmediği sürece F-35 satışına onay vermeye sıcak bakmıyor.</p>
<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan&#8217;ın kısa süre önce yaptığı açıklamada, ABD Başkanı Donald Trump&#8217;ın F-35 konusunda verdiği sözün yerine getirilmesini beklediğini ifade ettiği de haberde hatırlatıldı.</p>
<h2><strong>Trump&#8217;ın açıklamalarına rağmen süreç ilerlemedi</strong></h2>
<p>Rus gazetesi, Trump&#8217;ın 7 Temmuz&#8217;da Ankara&#8217;da düzenlenen NATO Zirvesi sırasında Türkiye&#8217;nin yeniden F-35 programına dahil edilmesine olumlu yaklaştığını açıkladığını yazdı.</p>
<p>Ancak aradan geçen süreye rağmen taraflar arasında somut bir ilerleme sağlanamadığına dikkat çekildi.</p>
<p>Analize göre, sürecin yavaşlamasının temel nedenlerinden biri, ABD yönetiminin S-400 konusundaki değişmeyen politikası oldu.</p>
<h2><strong>ABD&#8217;de depolama formülü de tartışılıyor</strong></h2>
<p>Kommersant&#8217;ın değerlendirmesinde, Ankara ile Washington arasında S-400 sistemlerinin devre dışı bırakılması veya bazı parçalarının ABD&#8217;de muhafaza edilmesi gibi seçeneklerin de gündeme geldiği belirtildi.</p>
<p>Ancak gazete, bu tür formüllerin savunma sanayisi sözleşmeleriyle çelişebileceğini savundu.</p>
<p>Analizde, gelişmiş silah sistemlerinin üretici ülkeler tarafından sıkı kurallar çerçevesinde ihraç edildiği ve teknolojik bilgilerin korunmasının öncelikli olduğu vurgulandı.</p>
<p>Bu nedenle, sistemlerin doğrudan ABD&#8217;nin kontrolüne bırakılması ihtimalinin Moskova açısından çok daha sorunlu bir senaryo olarak değerlendirildiği ifade edildi.</p>
<h2><strong>Ankara&#8217;nın önünde kritik bir karar süreci var</strong></h2>
<p>Rus basınında yer alan değerlendirmeler, Türkiye&#8217;nin F-35 programına dönüşü için S-400 meselesinde yeni formüllerin tartışıldığını gösteriyor.</p>
<p>Ancak BAE seçeneğiyle ilgili değerlendirmelerin, Rusya tarafından verilmiş resmi bir karar niteliği taşımadığına da dikkat çekiliyor.</p>
<p>Önümüzdeki dönemde Ankara, Washington ve Moskova arasında yürütülecek temasların, S-400 krizinin nasıl çözüleceğini ve Türkiye&#8217;nin F-35 programına yeniden dahil olup olmayacağını belirlemesi bekleniyor.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://netinternethaber.com/s-400ler-baeye-mi-gidecek-rus-gazetesi-olasi-senaryoyu-analiz-etti/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Öğrenci Affı Resmen Yürürlükte! Üniversitelerde Yeni Dönem Başladı: İşte Tüm Detaylar</title>
		<link>https://netinternethaber.com/ogrenci-affi-resmen-yururlukte-universitelerde-yeni-donem-basladi-iste-tum-detaylar/</link>
					<comments>https://netinternethaber.com/ogrenci-affi-resmen-yururlukte-universitelerde-yeni-donem-basladi-iste-tum-detaylar/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 09 Aug 2026 21:46:22 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bilim ve Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Bugünün Manşetleri]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://netinternethaber.com/?p=85884</guid>

					<description><![CDATA[Üniversite öğrencilerini, akademisyenleri ve yükseköğretim kurumlarını ilgilendiren kapsamlı düzenleme yürürlüğe girdi. Öğrenci affından azami öğrenim süresini dolduranlara getirilen ek sınav hakkına, öğretim üyelerinin 75 yaşına kadar sözleşmeli çalışabilmesinden akademik sahteciliğe uygulanacak yaptırımlara kadar birçok konuda yeni kurallar getirildi. “Yükseköğretim Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun”un Resmi Gazete&#8217;de yayımlanmasıyla birlikte üniversitelerde önemli değişiklikler hayata &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üniversite öğrencilerini, akademisyenleri ve yükseköğretim kurumlarını ilgilendiren kapsamlı düzenleme yürürlüğe girdi. <strong>Öğrenci affından azami öğrenim süresini dolduranlara getirilen ek sınav hakkına, öğretim üyelerinin 75 yaşına kadar sözleşmeli çalışabilmesinden akademik sahteciliğe uygulanacak yaptırımlara kadar birçok konuda yeni kurallar getirildi.</strong></p>
<p><strong>“Yükseköğretim Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun”un Resmi Gazete&#8217;de yayımlanmasıyla birlikte üniversitelerde önemli değişiklikler hayata geçti.</strong></p>
<p>Düzenlemenin özellikle öğrenim süresi nedeniyle üniversiteyle ilişiği kesilen öğrenciler açısından önemli sonuçlar doğurması bekleniyor. İşte yeni düzenlemenin öne çıkan başlıkları:</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>1. Azami öğrenim süresini dolduran öğrencilere ek sınav hakkı</strong></span></p>
<p>Azami öğrenim süresini tamamlayan ve mezuniyet aşamasında bulunan son sınıf öğrencilerine, intörnlük dönemi dışında kalan başarısız oldukları veya daha önce alamadıkları teorik ve uygulamalı dersler için <strong>iki ek sınav ya da tekrar hakkı</strong> verildi.</p>
<p>Derslerinin tamamını başarıyla tamamladığı halde uygulamalı eğitime veya intörnlüğe başlayamayan, bu eğitimleri tamamlayamayan ya da başarısız olan öğrenciler de eksik eğitimlerini tamamlama imkanından yararlanabilecek.</p>
<p>Ancak azami öğrenim süresini dolduran <strong>ara sınıf öğrencileri ek sınav hakkından yararlanamayacak.</strong></p>
<p>Uygulamalı eğitim ve intörnlükle ilgili usul ve esasları belirleme yetkisi YÖK&#8217;te olacak.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>2. Üniversiteye dönüş için başvuru süresi 4 ay</strong></span></p>
<p>Hazırlık dahil olmak üzere ön lisans, lisans, lisans tamamlama ve lisansüstü programlarda öğrenim görürken ilişiği kesilenler ile kendi isteğiyle kaydını sildirenler de düzenlemeden yararlanabilecek.</p>
<p>Bir yükseköğretim programını kazandığı halde kayıt yaptırmayanlar da kapsamda yer alıyor.</p>
<p>Bu kişiler, kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren <strong>4 ay içerisinde</strong> ilgili üniversiteye başvurmaları halinde, belirlenen şartlar çerçevesinde <strong>2026-2027 eğitim öğretim yılında</strong> öğrenimlerine yeniden başlayabilecek.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>3. Kimler öğrenci affından yararlanamayacak?</strong></span></p>
<p>Düzenlemede bazı suçlardan hüküm giyenler ile belirli nedenlerle üniversiteden ilişiği kesilenler kapsam dışında bırakıldı.</p>
<p>Terör, kasten öldürme, işkence, eziyet, cinsel saldırı, çocukların cinsel istismarı ve uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçlarından mahkum olanlar aftan yararlanamayacak.</p>
<p>Ayrıca <strong>sahte belge nedeniyle kaydı iptal edilenler veya kayıt sırasında sahte belge kullananlar</strong> da kapsam dışında.</p>
<p>Terör örgütleri ya da Milli Güvenlik Kurulunca devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı ve gruplarla üyelik, mensubiyet, iltisak veya irtibat nedeniyle ilişiği kesilenler de aftan yararlanamayacak.</p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">4. Polis, jandarma ve harp okulları kapsam dışında</span></strong></p>
<p>Özel kanunlara tabi olan bazı eğitim kurumları için öğrenci affı uygulanmayacak.</p>
<p>Polis Akademisi ve bağlı eğitim kurumları, Jandarma ve Sahil Güvenlik Akademisi, Milli Savunma Üniversitesi bünyesindeki harp okulları, astsubay meslek yüksekokulları ve enstitüler bu kapsamda bulunuyor.</p>
<p>Ayrıca belirli kurumların nam ve hesabına başka üniversitelerde eğitim görürken ilişiği kesilen öğrenciler de düzenlemeden yararlanamayacak.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>5. Öğretim üyeleri 75 yaşına kadar çalışabilecek</strong></span></p>
<p>Yeni düzenlemenin akademik personel açısından en dikkat çekici başlıklarından biri <strong>emeklilik yaş haddinden sonra çalışma imkanı</strong> oldu.</p>
<p>Yaş haddinden önce başvuru yapan ve sözleşme tarihinde öğretim üyesi kadrosunda bulunan kişilerden, üniversitenin ihtiyaç duyduğu bölüm ve programlarda görevine devam etmesinde fayda görülenler, YÖK&#8217;ün kararıyla <strong>75 yaşını geçmemek üzere sözleşmeli olarak çalışabilecek.</strong></p>
<p>Sözleşmeler iki yıllık dönemler halinde yapılabilecek.</p>
<p>YÖK, ihtiyaçlara göre sözleşmeli çalıştırılabilecek öğretim üyesi sayısına bölüm, program veya üniversite bazında sınırlama getirebilecek.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>6. Yükseköğretim Denetleme Kurulu üyelerine yeni düzenleme</strong></span></p>
<p>Yükseköğretim Denetleme Kurulu üyelerinin Kurul&#8217;da geçirdikleri süreler, belirli hakların hesabında fiilen meslekte geçirilmiş süre olarak kabul edilecek.</p>
<p>Bu süreler terfi, birinci sınıfa ayrılma ve birinci sınıf olma sürelerinin hesabında dikkate alınacak.</p>
<p>Yaş haddinin belirlenmesinde ise kişinin Kurul üyeliğinden önce görev yaptığı kadronun yaş haddi esas alınacak.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>7. Akademisyenlere yurt dışında çalışma imkanı</strong></span></p>
<p>Türk Cumhuriyetleri ve akraba topluluklarındaki üniversitelerden resmi davet alan öğretim elemanlarına, özlük hakları korunarak <strong>aylıklı izin</strong> verilebilecek.</p>
<p>Bu izin üniversite yönetim kurulunun kararı ve Milli Eğitim Bakanlığının onayıyla <strong>3 yıla kadar</strong> kullanılabilecek.</p>
<p>Uluslararası anlaşmalar kapsamında kurulan üniversiteler ile YÖK&#8217;ün protokolleri çerçevesindeki programlarda ise bu süre <strong>5 yıla kadar</strong> çıkabilecek.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>8. Akademik sahteciliğe ağır yaptırım</strong></span></p>
<p>Akademik çalışmalar konusunda da önemli değişiklik yapıldı.</p>
<p>Kişisel emeğe ve akademik birikime dayanmayan, başkalarına hazırlatılan yayın ve çalışmaların atama, yükselme, unvan veya derece elde etmek amacıyla kullanılması halinde <strong>meslekten çıkarma cezası</strong> uygulanabilecek.</p>
<p>Bu çalışmaları başkaları adına hazırlayan veya hazırlanmasına aracılık edenler de yaptırım kapsamına alınacak.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>9. Başkasına tez ve makale yazdırana meslekten çıkarma</strong></span></p>
<p>Kişisel emek ve akademik birikim dışında ücretli veya ücretsiz şekilde başkalarına hazırlatılan tez, makale, kitap veya proje gibi çalışmalarla diploma ya da akademik unvan elde edenler için çok daha ağır yaptırımlar getirildi.</p>
<p>Anket uygulaması ve veri toplama gibi akademik değerlendirme niteliği taşımayan katkılar ise bu kapsamın dışında tutuldu.</p>
<p>Bu yöntemle diploma veya akademik unvan elde edenlerin <strong>üniversite öğretim mesleğinden çıkarılması</strong>, elde edilen akademik derece ve unvanların geri alınması öngörüldü.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>10. Akademik sahteciliğe binlerce günlük adli para cezası</strong></span></p>
<p>Başkasının adına tez, makale, kitap veya benzeri akademik çalışmalar hazırlayan, üreten ya da bunların hazırlanmasına aracılık edenlere <strong>5 bin ila 10 bin gün arasında adli para cezası</strong> uygulanacak.</p>
<p>Fiilin bunu meslek haline getiren kişiler tarafından işlenmesi durumunda ceza <strong>10 bin günden az, 20 bin günden fazla olamayacak.</strong></p>
<p>Bu çalışmalar üzerinden diploma veya akademik unvan elde edenler hakkında da <strong>5 bin ila 10 bin gün arasında adli para cezası</strong> uygulanabilecek.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>11. Sahte diploma düzenleyene resmi belgede sahtecilik cezası</strong></span></p>
<p>Türk veya yabancı yükseköğretim kurumlarına ait diploma, mezuniyet belgesi veya sertifikaların sahte şekilde hazırlanması ya da hazırlatılması halinde <strong>Türk Ceza Kanunu&#8217;ndaki resmi belgede sahtecilik hükümleri</strong> uygulanacak.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>12. Disiplin soruşturmalarında yeni usul</strong></span></p>
<p>Üniversitelerdeki disiplin soruşturmalarının yürütülmesine ilişkin kurallar da değiştirildi.</p>
<p>Soruşturmacı tarafından gönderilecek ifade davetinde, ilgili kişiye yöneltilen iddiaların açık şekilde belirtilmesi gerekecek.</p>
<p>İfade vermesi için <strong>en az 7 gün süre</strong> tanınacak.</p>
<p>Bu süre içerisinde sözlü veya yazılı ifade verilmemesi halinde mevcut deliller üzerinden işlem yapılabileceği ilgili kişiye bildirilecek.</p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">13. Savunma hakkı için en az 7 gün süre</span></strong></p>
<p>Disiplin cezası vermeye yetkili makamın savunma istem yazısında, isnat edilen eylem, bu eyleme karşılık gelen disiplin cezası ve savunma süresi açıkça gösterilecek.</p>
<p>Savunma için tanınacak süre <strong>7 günden az olamayacak.</strong></p>
<p>Süresi içerisinde savunma yapılmaması halinde kişinin savunma hakkından vazgeçmiş sayılacağı ve mevcut delillere göre karar verileceği bildirilecek.</p>
<p>Soruşturulan kişiye ayrıca savunmasını vermeden önce soruşturma dosyasını inceleyebileceği de hatırlatılacak.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>14. Yan dal uzmanlarına ek ödeme düzenlemesi</strong></span></p>
<p>Tıpta uzmanlık mevzuatına göre yan dal uzmanlığı bulunan öğretim üyeleri ve araştırma görevlilerinin ek ödeme tavan oranlarında değişikliğe gidildi.</p>
<p>Yeni düzenlemeyle bu kişilerin ek ödeme tavanları, <strong>Sağlık Bakanlığında görev yapan emsallerinin ödeme oranlarıyla eşitlenecek.</strong></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>15. Ortak araştırma merkezlerine yeni kurallar</strong></span></p>
<p>Birden fazla üniversitenin ortak yürüttüğü araştırma merkezlerinde görev yapan öğretim elemanlarının, kendi üniversitelerindeki döner sermaye faaliyetlerine yaptıkları katkı da dikkate alınacak.</p>
<p>Bu kapsamda öğretim elemanlarının ilgili mevzuat çerçevesinde ek ödemelerden yararlanmaya devam etmesinin önü açıldı.</p>
<p>Projeler kapsamında alınan dayanıklı taşınırlar koordinatör üniversitenin envanterine kaydedilecek.</p>
<p>Proje tamamlandığında taşınırların hangi üniversiteye bedelsiz devredileceğine ortak araştırma merkezi yönetim kurulu karar verecek.</p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">16. Üniversitelere bilimsel araştırma desteği geliyor</span></strong></p>
<p>Birlikte kullanılan sağlık tesislerinin bir önceki yıl gayrisafi hasılatının <strong>yüzde 2,5&#8217;i</strong>, üniversitelerde yürütülen bilimsel araştırma projelerinin desteklenmesi amacıyla merkezi yönetim bütçesinden üniversite bütçelerine aktarılacak.</p>
<p>Bir sağlık tesisinin birden fazla üniversite tarafından kullanılması halinde söz konusu kaynak, üniversitelerin sağlık tesisinde görevlendirdiği öğretim elemanı sayısına göre paylaştırılacak.</p>
<p>Uygulamanın ayrıntıları YÖK tarafından hazırlanacak yönetmelikle belirlenecek.</p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">17. Yeni üniversiteler YÖK kararıyla eğitim verecek</span></strong></p>
<p>Kanunla kurulan devlet veya vakıf yükseköğretim kurumları, <strong>YÖK&#8217;ün kararıyla eğitim ve öğretime başlayabilecek.</strong></p>
<p>Eğitim faaliyetine başlayan akademik birimlerin sonradan kapatılmasına ilişkin yetkiler de akademik birimin türüne göre Cumhurbaşkanı veya YÖK tarafından kullanılabilecek.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>18. 48 üniversiteye yeni akademik kadro</strong></span></p>
<p>Yükseköğretim kurumlarının akademik personel ihtiyacını karşılamak amacıyla <strong>48 üniversiteye yeni profesör, doçent, doktor öğretim üyesi ve araştırma görevlisi kadroları</strong> ihdas edildi.</p>
<p>Ayrıca belirli şartları taşıyan ve 67 yaşını doldurmuş tıp ve diş hekimliği uzmanlarının, devlet yükseköğretim kurumlarında daha önce görev yapmış olmaları halinde, ihtiyaç bulunan üniversitelere başvurarak sözleşmeli çalışabilmelerinin önü açıldı.</p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">Vakıf üniversitelerine vergi teşviki</span></strong></p>
<p>Düzenlemenin son dikkat çeken başlıklarından biri de vakıf üniversitelerine yönelik vergi teşviki oldu.</p>
<p>Vakıf yükseköğretim kurumlarının personel ücretlerinden kesilen gelir vergisinin iadesine ilişkin teşvikten yararlanabilmeleri için aranan <strong>öğrencilerin en az yüzde 50&#8217;sinin tezli yüksek lisans ve doktora öğrencisi olması şartı kaldırıldı.</strong></p>
<p>Böylece teşvikten yararlanma koşullarında vakıf üniversiteleri açısından önemli bir değişiklik yapılmış oldu.</p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">Düzenlemenin öğrenciler açısından en önemli sonucu ne?</span></strong></p>
<p>Yeni düzenlemenin öğrenciler bakımından en kritik noktası, <strong>üniversiteyle ilişiği kesilen belirli gruplara yeniden eğitim hayatına dönme imkanı tanınması ve azami öğrenim süresini dolduran son sınıf öğrencilerine ek sınav hakkı verilmesi.</strong></p>
<p>Ancak düzenleme bütün öğrencileri kapsamıyor. Özellikle belirli ağır suçlardan hüküm giyenler, sahte belge kullananlar ve terör örgütleriyle bağlantısı nedeniyle ilişiği kesilenler kapsam dışında tutuluyor.</p>
<p>Aftan yararlanabilecek öğrencilerin ise <strong>başvuru süresini kaçırmaması gerekiyor.</strong> Düzenleme kapsamında başvuruların kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren <strong>4 ay içinde</strong> yapılması gerekiyor.<br />
<strong>Milyonlarca Öğrenciyi İlgilendiriyor! Üniversitelerde Yeni Dönem Başladı</strong>r.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://netinternethaber.com/ogrenci-affi-resmen-yururlukte-universitelerde-yeni-donem-basladi-iste-tum-detaylar/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>S-400&#8217;lerin Satışı Gündemde! Rusya&#8217;dan Türkiye&#8217;ye İlişkin İlk Değerlendirme</title>
		<link>https://netinternethaber.com/s-400lerin-satisi-gundemde-rusyadan-turkiyeye-iliskin-ilk-degerlendirme/</link>
					<comments>https://netinternethaber.com/s-400lerin-satisi-gundemde-rusyadan-turkiyeye-iliskin-ilk-degerlendirme/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 26 Jul 2026 22:16:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bilim ve Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Bugünün Manşetleri]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[#türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[abd]]></category>
		<category><![CDATA[askeri iş birliği]]></category>
		<category><![CDATA[BAE]]></category>
		<category><![CDATA[CAATSA]]></category>
		<category><![CDATA[F-35]]></category>
		<category><![CDATA[F-35 programı]]></category>
		<category><![CDATA[hava savunma sistemi]]></category>
		<category><![CDATA[Katar]]></category>
		<category><![CDATA[Moskova]]></category>
		<category><![CDATA[rusya]]></category>
		<category><![CDATA[S-400]]></category>
		<category><![CDATA[S-400 satışı]]></category>
		<category><![CDATA[savaş uçağı]]></category>
		<category><![CDATA[Savunma sanayi]]></category>
		<category><![CDATA[savunma sistemi]]></category>
		<category><![CDATA[Sergey Verşin]]></category>
		<category><![CDATA[son dakika]]></category>
		<category><![CDATA[Suudi Arabistan]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye Rusya ilişkileri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://netinternethaber.com/?p=85663</guid>

					<description><![CDATA[Türkiye&#8217;nin yeniden F-35 savaş uçağı programına dahil olabilmesi amacıyla S-400 hava savunma sistemlerine ilişkin farklı seçenekleri değerlendirdiği yönündeki iddialar gündemdeki yerini korurken, Rusya&#8217;dan dikkat çeken bir açıklama geldi. Birleşik Arap Emirlikleri, Katar ve Suudi Arabistan&#8217;ın olası alıcı ülkeler arasında gösterildiği süreçte, Rusya&#8217;nın Ankara Büyükelçisi Sergey Verşin, Habertürk&#8217;e yaptığı değerlendirmede konuya ilişkin önemli mesajlar verdi. Verşin, &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye&#8217;nin yeniden F-35 savaş uçağı programına dahil olabilmesi amacıyla S-400 hava savunma sistemlerine ilişkin farklı seçenekleri değerlendirdiği yönündeki iddialar gündemdeki yerini korurken, Rusya&#8217;dan dikkat çeken bir açıklama geldi.</p>
<p>Birleşik Arap Emirlikleri, Katar ve Suudi Arabistan&#8217;ın olası alıcı ülkeler arasında gösterildiği süreçte, Rusya&#8217;nın Ankara Büyükelçisi Sergey Verşin, Habertürk&#8217;e yaptığı değerlendirmede konuya ilişkin önemli mesajlar verdi.</p>
<p>Verşin, Türkiye&#8217;nin S-400 sistemlerini üçüncü bir ülkeye devretmeyi planladığı yönündeki iddiaların hatırlatılması üzerine, bu konunun askeri-teknik iş birliği kapsamında son derece hassas bir başlık olduğunu belirtti.</p>
<p>Rus diplomat, bu alanda uzman ekiplerin görev yaptığını ve taraflar arasında imzalanan sözleşmelerde farklı senaryoların dikkate alındığını ifade ederek, Rusya&#8217;nın ortaklarının taleplerine her zaman anlayışla yaklaştığını ve sözleşme hükümleri doğrultusunda hareket ettiğini söyledi.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>&#8220;Uzmanlar seviyesinde değerlendiriliyor&#8221;</strong></span></p>
<p>S-400 sistemlerinin üçüncü bir ülkeye satılması halinde Moskova&#8217;nın buna nasıl yaklaşacağına ilişkin soruya da yanıt veren Verşin, bu konuların Rusya ile Türkiye arasında imzalanan anlaşmalar çerçevesinde uzmanlar tarafından ele alındığını dile getirdi.</p>
<p>Böylece Rusya, S-400&#8217;lerin olası devrine ilişkin doğrudan bir &#8220;kırmızı çizgi&#8221; tanımlamak yerine, sürecin mevcut sözleşmeler kapsamında teknik düzeyde değerlendirildiği mesajını vermiş oldu.</p>
<p>Türkiye&#8217;nin F-35 programına yeniden katılımı ve S-400 sistemlerinin geleceğine ilişkin tartışmalar sürerken, Ankara ile Moskova arasında yürütülecek olası temasların sürecin seyrini belirlemesi bekleniyor.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://netinternethaber.com/s-400lerin-satisi-gundemde-rusyadan-turkiyeye-iliskin-ilk-degerlendirme/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>ANKA-3 ve KAAN Aynı Gökyüzünde! Türk Hava Kuvvetleri&#8217;nin Yeni Gücü Hazır</title>
		<link>https://netinternethaber.com/anka-3-ve-kaan-ayni-gokyuzunde-turk-hava-kuvvetlerinin-yeni-gucu-hazir/</link>
					<comments>https://netinternethaber.com/anka-3-ve-kaan-ayni-gokyuzunde-turk-hava-kuvvetlerinin-yeni-gucu-hazir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 26 Jul 2026 22:06:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bilim ve Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Bugünün Manşetleri]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[ANKA-3]]></category>
		<category><![CDATA[Askerî teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[çift motorlu ANKA-3]]></category>
		<category><![CDATA[GAZAP mühimmatı]]></category>
		<category><![CDATA[gövde içi silah]]></category>
		<category><![CDATA[hava gücü]]></category>
		<category><![CDATA[hava harekâtı]]></category>
		<category><![CDATA[insansız savaş uçağı]]></category>
		<category><![CDATA[KAAN]]></category>
		<category><![CDATA[Kızılelma]]></category>
		<category><![CDATA[milli muharip uçak]]></category>
		<category><![CDATA[Milli savunma]]></category>
		<category><![CDATA[radar görünmezliği]]></category>
		<category><![CDATA[Savunma sanayii]]></category>
		<category><![CDATA[stratejik taarruz]]></category>
		<category><![CDATA[süpersonik ANKA-3]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Hava Kuvvetleri]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye savunma]]></category>
		<category><![CDATA[TUSAŞ]]></category>
		<category><![CDATA[yeni nesil İHA]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://netinternethaber.com/?p=85660</guid>

					<description><![CDATA[Türk savunma sanayii, insansız savaş uçağı teknolojilerinde yeni bir aşamaya hazırlanıyor. Çift motorlu yapısıyla geliştirilen yeni nesil ANKA-3, 2026 yılı itibarıyla Türk Hava Kuvvetleri envanterine katılarak yüksek süratli operasyonlarda kritik görevler üstlenecek. Yeni konfigürasyonuyla dikkat çeken ANKA-3&#8217;ün, ses hızını aşabilen performansıyla KAAN milli muharip uçağıyla koordineli görev yapabilecek şekilde tasarlandığı belirtiliyor. Bu kabiliyetin, özellikle derin &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türk savunma sanayii, insansız savaş uçağı teknolojilerinde yeni bir aşamaya hazırlanıyor. Çift motorlu yapısıyla geliştirilen yeni nesil <strong>ANKA-3</strong>, 2026 yılı itibarıyla Türk Hava Kuvvetleri envanterine katılarak yüksek süratli operasyonlarda kritik görevler üstlenecek.</p>
<p>Yeni konfigürasyonuyla dikkat çeken ANKA-3&#8217;ün, ses hızını aşabilen performansıyla <strong>KAAN milli muharip uçağıyla koordineli görev yapabilecek şekilde</strong> tasarlandığı belirtiliyor. Bu kabiliyetin, özellikle derin taarruz, stratejik hedeflerin vurulması ve hızlı intikal operasyonlarında Türk Hava Kuvvetleri&#8217;nin harekât esnekliğini önemli ölçüde artırması hedefleniyor.</p>
<p>Çift motorun sağladığı yüksek itki sayesinde ANKA-3&#8217;ün hem ağır mühimmat taşıma kapasitesini koruyacağı hem de uzun menzilli görevlerde yüksek hızını muhafaza edebileceği değerlendiriliyor. Böylece platformun, zorlu operasyonlarda etkinliğinin daha da artması bekleniyor.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>GAZAP mühimmatıyla stratejik hedeflere yüksek hassasiyet</strong></span></p>
<p>Yeni nesil insansız savaş uçağının, <strong>2000 librelik GAZAP mühimmatı</strong> taşıyabilecek kapasiteye sahip olması planlanıyor. Bu mühimmat sayesinde stratejik hedeflere yönelik yüksek etkili taarruz kabiliyeti kazanması öngörülüyor.</p>
<p>Öte yandan, <strong>KIZILELMA</strong> platformlarının hava-hava füzeleriyle görev almasıyla birlikte oluşturulacak müşterek harekât konsepti, Türk Hava Kuvvetleri&#8217;nin hava üstünlüğünü destekleyen önemli unsurlardan biri olarak görülüyor. Uzmanlar, farklı görev profillerine sahip insansız platformların birlikte çalışmasının modern hava savaşlarında önemli avantaj sağlayacağını ifade ediyor.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Düşük görünürlük ve gövde içi silah istasyonu öne çıkıyor</strong></span></p>
<p>ANKA-3&#8217;ün öne çıkan özelliklerinden biri de gövde içi silah istasyonları sayesinde mühimmatını dışarıdan görünmeyecek şekilde taşıyabilmesi. Bunun yanı sıra düşük radar kesit alanına sahip tasarımının, platformun tespit edilmesini zorlaştırarak yüksek tehdit ortamlarında görev yapmasına katkı sağlaması bekleniyor.</p>
<p>İnsansız ve pilotlu savaş uçaklarının ortak görev icra edebildiği yeni harekât konsepti kapsamında ANKA-3 ile KAAN&#8217;ın birlikte görev yapması, Türkiye&#8217;nin hava gücünde teknoloji odaklı dönüşümün en dikkat çeken adımlarından biri olarak değerlendiriliyor.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://netinternethaber.com/anka-3-ve-kaan-ayni-gokyuzunde-turk-hava-kuvvetlerinin-yeni-gucu-hazir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>F-35 ve S-400 Denkleminde Yeni Perde! Rusya Devrede</title>
		<link>https://netinternethaber.com/f-35-ve-s-400-denkleminde-yeni-perde-rusya-devrede/</link>
					<comments>https://netinternethaber.com/f-35-ve-s-400-denkleminde-yeni-perde-rusya-devrede/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 10 Jul 2026 23:01:18 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bilim ve Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Bugünün Manşetleri]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Dünyası]]></category>
		<category><![CDATA[#Recep Tayyip Erdoğan]]></category>
		<category><![CDATA[Abdulkadir Selvi]]></category>
		<category><![CDATA[Ankara Moskova hattı]]></category>
		<category><![CDATA[Ankara zirvesi]]></category>
		<category><![CDATA[CAATSA yaptırımları]]></category>
		<category><![CDATA[dış politika]]></category>
		<category><![CDATA[Dmitriy Peskov]]></category>
		<category><![CDATA[Donald Trump]]></category>
		<category><![CDATA[Erdoğan açıklaması]]></category>
		<category><![CDATA[F-35]]></category>
		<category><![CDATA[F-35 programı]]></category>
		<category><![CDATA[hava savunma sistemi]]></category>
		<category><![CDATA[Körfez ülkesi]]></category>
		<category><![CDATA[Kremlin]]></category>
		<category><![CDATA[Kremlin açıklaması]]></category>
		<category><![CDATA[Moskova]]></category>
		<category><![CDATA[NATO Liderler Zirvesi]]></category>
		<category><![CDATA[Rusya açıklaması]]></category>
		<category><![CDATA[S-400]]></category>
		<category><![CDATA[S-400 devri]]></category>
		<category><![CDATA[S-400 satışı]]></category>
		<category><![CDATA[S-400 son dakika]]></category>
		<category><![CDATA[S-400 Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[savunma haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[Savunma sanayii]]></category>
		<category><![CDATA[son gelişmeler]]></category>
		<category><![CDATA[Trump açıklaması]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye ABD ilişkileri]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye gündemi]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye Rusya ilişkileri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://netinternethaber.com/?p=85465</guid>

					<description><![CDATA[Türkiye&#8217;nin envanterindeki S-400 hava savunma sistemlerinin üçüncü bir ülkeye devredileceği yönündeki iddialar gündemdeki yerini korurken, Kremlin&#8217;den dikkat çeken bir açıklama geldi. Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, konuya ilişkin Ankara ile temasların sürdüğünü belirterek, meselenin son derece hassas olduğunu vurguladı. S-400 Tartışmaları Yeniden Gündemde Türkiye&#8217;nin Rusya&#8217;dan satın aldığı S-400 hava savunma sistemleri, ABD Başkanı Donald Trump&#8217;ın Ankara&#8217;da &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye&#8217;nin envanterindeki S-400 hava savunma sistemlerinin üçüncü bir ülkeye devredileceği yönündeki iddialar gündemdeki yerini korurken, Kremlin&#8217;den dikkat çeken bir açıklama geldi. Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, konuya ilişkin Ankara ile temasların sürdüğünü belirterek, meselenin son derece hassas olduğunu vurguladı.</p>
<p><strong>S-400 Tartışmaları Yeniden Gündemde</strong></p>
<p>Türkiye&#8217;nin Rusya&#8217;dan satın aldığı S-400 hava savunma sistemleri, ABD Başkanı Donald Trump&#8217;ın Ankara&#8217;da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile gerçekleştirdiği görüşmenin ardından yeniden uluslararası gündemin merkezine yerleşti.</p>
<p>2019 yılında teslim alınan S-400 sistemleri nedeniyle ABD tarafından Türkiye&#8217;ye CAATSA yaptırımları uygulanmıştı. Ankara&#8217;da düzenlenen 36. NATO Liderler Zirvesi sonrasında Trump&#8217;ın yaptırımların kaldırılacağı yönündeki açıklamaları ise S-400&#8217;lerin geleceğine ilişkin tartışmaları yeniden alevlendirdi.</p>
<p><strong>Kremlin: Türkiye ile Temas Halindeyiz</strong></p>
<p>Moskova&#8217;da gazetecilerin sorularını yanıtlayan Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, Türkiye&#8217;nin S-400 sistemlerini üçüncü bir ülkeye devretmeye hazırlandığı yönündeki iddialara ilişkin açıklamalarda bulundu.</p>
<p>Peskov, konunun iki ülke arasındaki ilişkiler açısından büyük önem taşıdığını belirterek şu değerlendirmeyi yaptı:</p>
<p>&#8220;Bu son derece hassas bir konu. Ancak Türk tarafıyla temas halindeyiz ve görüşmelerimizi sürdürmeye devam ediyoruz.&#8221;</p>
<p>Kremlin&#8217;in açıklaması, S-400&#8217;lerin geleceğine ilişkin kulislerde konuşulan senaryoları daha da hareketlendirdi.</p>
<p><strong>Körfez Ülkesine Satış İddiası</strong></p>
<p>S-400 sistemleriyle ilgili dikkat çeken bir kulis bilgisi de gazeteci Abdulkadir Selvi&#8217;den geldi.</p>
<p>Selvi, Türkiye&#8217;nin envanterindeki S-400 sistemlerinin Körfez bölgesindeki bir ülkeye satıldığı yönünde bilgiler aldığını ifade etti. Satış sürecinde yaşanan bazı teknik ve diplomatik pürüzlerin giderildiğini belirten Selvi, resmi açıklamanın kısa süre içinde yapılabileceğini öne sürdü.</p>
<p>Söz konusu iddialara ilişkin ise şu ana kadar resmi makamlar tarafından doğrulama yapılmadı.</p>
<p><strong>Trump&#8217;tan CAATSA ve F-35 Mesajı</strong></p>
<p>ABD Başkanı Donald Trump, Ankara&#8217;daki temaslarının ardından Türkiye&#8217;ye uygulanan CAATSA yaptırımlarının kaldırılacağını açıklamıştı.</p>
<p>Trump ayrıca Türkiye&#8217;nin F-35 programına dönüş ihtimaline ilişkin soruya da olumlu mesaj vererek, &#8220;Bu değerlendireceğimiz bir konu. F-35 harika bir uçak ve bu seçenek kesinlikle masada.&#8221; ifadelerini kullanmıştı.</p>
<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da F-35 meselesinin Türkiye açısından yeni olmadığını belirterek, Trump&#8217;ın verdiği sözlere güvendiğini ve olumlu bir sonuç beklediğini dile getirmişti.</p>
<p><strong>Erdoğan&#8217;dan Dikkat Çeken Yanıt</strong></p>
<p>NATO Liderler Zirvesi sonrasında düzenlenen basın toplantısında Cumhurbaşkanı Erdoğan&#8217;a, Türkiye&#8217;nin S-400 sistemleriyle ilgili nasıl bir adım atacağı soruldu.</p>
<p>ABD mevzuatına göre Türkiye&#8217;nin S-400 sistemlerine sahip olmaması gerektiğini hatırlatan soruya Erdoğan, kısa ancak dikkat çeken bir yanıt verdi:</p>
<p><strong>&#8220;Bizi izlemeye devam edin.&#8221;</strong></p>
<p>Bu açıklama, Ankara&#8217;nın S-400 konusunda yeni bir strateji üzerinde çalıştığı yönündeki değerlendirmeleri güçlendirdi.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://netinternethaber.com/f-35-ve-s-400-denkleminde-yeni-perde-rusya-devrede/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>KAAN Projesinde Yeni Dönem: F110 Motorlarının Türkiye&#8217;ye Satışında Kritik Eşik Geçildi</title>
		<link>https://netinternethaber.com/kaan-projesinde-yeni-donem-f110-motorlarinin-turkiyeye-satisinda-kritik-esik-gecildi/</link>
					<comments>https://netinternethaber.com/kaan-projesinde-yeni-donem-f110-motorlarinin-turkiyeye-satisinda-kritik-esik-gecildi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 10 Jul 2026 08:38:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bilim ve Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Bugünün Manşetleri]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://netinternethaber.com/?p=85456</guid>

					<description><![CDATA[ABD Kongresi, KAAN savaş uçağında kullanılacak F110-GE-129 motorlarının satışına ilişkin 15 günlük inceleme sürecinde engelleme kararı almadı. Kritik gelişme, milli muharip uçak KAAN&#8217;ın üretim takvimi açısından önemli bir adım olarak değerlendiriliyor. Türkiye&#8217;nin milli muharip uçağı KAAN projesinde önemli bir eşik daha geride kaldı. ABD yönetiminin KAAN&#8217;da kullanılacak F110-GE-129 motorlarının satışına ilişkin Kongre&#8217;ye yaptığı resmi bildirim &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<ul>
<li><strong>ABD Kongresi, KAAN savaş uçağında kullanılacak F110-GE-129 motorlarının satışına ilişkin 15 günlük inceleme sürecinde engelleme kararı almadı. Kritik gelişme, milli muharip uçak KAAN&#8217;ın üretim takvimi açısından önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.</strong></li>
</ul>
<hr />
<p>Türkiye&#8217;nin milli muharip uçağı KAAN projesinde önemli bir eşik daha geride kaldı. ABD yönetiminin KAAN&#8217;da kullanılacak F110-GE-129 motorlarının satışına ilişkin Kongre&#8217;ye yaptığı resmi bildirim sürecinde kritik inceleme dönemi tamamlanırken, satışın önünde herhangi bir engel oluşmadı.</p>
<p>Milli imkanlarla geliştirilen KAAN için yerli motor çalışmalarının 2032 yılına kadar devam etmesi planlanırken, bu süreçte uçağın ilk üretim bloklarında F110-GE-129 turbofan motorlarının kullanılması öngörülüyor. Böylece hem proje takviminin korunması hem de Türk Silahlı Kuvvetlerinin ihtiyaçlarının zamanında karşılanması hedefleniyor.</p>
<p>ABD Dışişleri Bakanlığı, 24 Haziran 2026 tarihinde Türkiye&#8217;ye yönelik yabancı askeri ürün satışına ilişkin resmi bildirimi Kongre&#8217;ye iletmişti. Bildirimin ardından bazı Kongre üyeleri satışın değerlendirilmesi amacıyla 15 günlük inceleme sürecinin işletilmesini talep etti.</p>
<p>ABD mevzuatı gereği bu süre içerisinde satışın durdurulabilmesi için Temsilciler Meclisi ile Senato&#8217;nun ortak ret kararı alması gerekiyordu. Böyle bir kararın çıkması halinde ise ABD Başkanı Donald Trump&#8217;ın veto yetkisi bulunuyor, vetonun aşılabilmesi için de Kongre&#8217;nin her iki kanadında üçte iki çoğunluk şartı aranıyordu.</p>
<p>Ancak inceleme süresi boyunca satışın engellenmesine yönelik ortak karar tasarısı ne Temsilciler Meclisi&#8217;nin ne de Senato&#8217;nun gündemine alınmadı. Böylece 15 günlük değerlendirme sürecinin sona ermesiyle birlikte F110 motorlarının Türkiye&#8217;ye satış süreci Kongre aşamasında herhangi bir engelle karşılaşmadan ilerlemeye devam etti.</p>
<p>Söz konusu satış paketi yalnızca motor tedarikini kapsamıyor. Bildirim kapsamında KAAN&#8217;da kullanılacak F110-GE-129E/F motorlarının entegrasyonu, montajı, dış modifikasyonları, sertifikasyon süreçleri, test faaliyetleri ile teknik veri paylaşımı ve savunma hizmetleri de yer alıyor.</p>
<p>Yaşanan bu gelişme, KAAN&#8217;ın seri üretim takvimine ilişkin önemli bir adım olarak değerlendirilirken, yerli motor geliştirme çalışmalarının tamamlanmasına kadar geçiş sürecinin planlandığı şekilde devam etmesine katkı sağlayacak.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://netinternethaber.com/kaan-projesinde-yeni-donem-f110-motorlarinin-turkiyeye-satisinda-kritik-esik-gecildi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>NATO Zirvesi&#8217;nde tarihi gündem! Avrupa&#8217;nın güvenlik yükü yeniden dağıtılıyor</title>
		<link>https://netinternethaber.com/nato-zirvesinde-tarihi-gundem-avrupanin-guvenlik-yuku-yeniden-dagitiliyor/</link>
					<comments>https://netinternethaber.com/nato-zirvesinde-tarihi-gundem-avrupanin-guvenlik-yuku-yeniden-dagitiliyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 05 Jul 2026 20:45:51 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bilim ve Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Bugünün Manşetleri]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[#Recep Tayyip Erdoğan]]></category>
		<category><![CDATA[Ankara NATO Zirvesi]]></category>
		<category><![CDATA[Ankara zirvesi]]></category>
		<category><![CDATA[Avrupa güvenliği]]></category>
		<category><![CDATA[Avrupa savunması]]></category>
		<category><![CDATA[Avrupa'nın savunma sorumluluğu.]]></category>
		<category><![CDATA[Donald Trump]]></category>
		<category><![CDATA[küresel güvenlik]]></category>
		<category><![CDATA[Mark Rutte]]></category>
		<category><![CDATA[NATO 2026]]></category>
		<category><![CDATA[NATO 3.0]]></category>
		<category><![CDATA[NATO gündemi]]></category>
		<category><![CDATA[NATO güvenlik mimarisi]]></category>
		<category><![CDATA[NATO reformu]]></category>
		<category><![CDATA[NATO savunma politikası]]></category>
		<category><![CDATA[NATO Savunma Sanayii Forumu]]></category>
		<category><![CDATA[NATO stratejisi]]></category>
		<category><![CDATA[NATO üyeleri]]></category>
		<category><![CDATA[NATO yeni güvenlik konsepti]]></category>
		<category><![CDATA[NATO Zirvesi]]></category>
		<category><![CDATA[NSDIF 2026]]></category>
		<category><![CDATA[ortak savunma projeleri]]></category>
		<category><![CDATA[Savunma sanayii]]></category>
		<category><![CDATA[Türk savunma sanayii]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye NATO.]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye savunma gücü]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://netinternethaber.com/?p=85410</guid>

					<description><![CDATA[Ankara, 7-8 Temmuz tarihlerinde düzenlenecek NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi&#8217;nde ittifakın geleceğini belirleyecek kritik kararlara ev sahipliği yapacak. Zirvenin en önemli gündem maddesini ise &#8220;NATO 3.0&#8221; olarak adlandırılan yeni güvenlik vizyonu oluşturacak. Avrupa&#8217;nın savunmada daha fazla sorumluluk üstlenmesini hedefleyen yeni konseptte Türkiye&#8217;nin güçlü savunma sanayii ve askeri kapasitesi dikkat çeken unsurlar arasında gösteriliyor. 32 &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ankara, 7-8 Temmuz tarihlerinde düzenlenecek NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi&#8217;nde ittifakın geleceğini belirleyecek kritik kararlara ev sahipliği yapacak. Zirvenin en önemli gündem maddesini ise &#8220;NATO 3.0&#8221; olarak adlandırılan yeni güvenlik vizyonu oluşturacak. Avrupa&#8217;nın savunmada daha fazla sorumluluk üstlenmesini hedefleyen yeni konseptte Türkiye&#8217;nin güçlü savunma sanayii ve askeri kapasitesi dikkat çeken unsurlar arasında gösteriliyor.</p>
<p><strong>32 lider Ankara&#8217;da buluşacak</strong></p>
<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan&#8217;ın ev sahipliğinde gerçekleştirilecek zirvede, ABD Başkanı Donald Trump&#8217;ın da aralarında bulunduğu NATO üyesi 32 ülkenin devlet ve hükümet başkanları bir araya gelecek.</p>
<p>Zirvenin resmi programı, 7 Temmuz sabahı ATO Congresium&#8217;da düzenlenecek NATO Savunma Sanayii Forumu (NSDIF 2026) ile başlayacak. NATO tarihinde ilk kez resmi zirve programına dahil edilen forum, müttefik ülkelerin karar vericileri ile savunma sanayii sektörünün önde gelen temsilcilerini aynı platformda buluşturacak.</p>
<p><strong>NATO 3.0 ile yeni güvenlik dönemi</strong></p>
<p>Ankara Zirvesi&#8217;nin en kritik başlığı, NATO&#8217;nun gelecekteki güvenlik mimarisini şekillendirecek &#8220;NATO 3.0&#8221; konsepti olacak.</p>
<p>Yeni vizyon, Avrupa&#8217;nın ittifak içerisindeki savunma sorumluluğunu artırmasını, savunma sanayii üretim kapasitesinin güçlendirilmesini ve ortak savunma projelerinin genişletilmesini öngörüyor. Böylece NATO&#8217;nun değişen küresel güvenlik ortamına daha hızlı ve güçlü şekilde uyum sağlaması hedefleniyor.</p>
<p><strong>Türkiye yeni konseptin öne çıkan ülkeleri arasında</strong></p>
<p>Uzman değerlendirmelerine göre NATO 3.0 yaklaşımı, ABD&#8217;nin stratejik önceliklerini giderek Asya-Pasifik bölgesine kaydırmasıyla birlikte Avrupa&#8217;nın güvenlik alanında daha fazla sorumluluk üstlenmesi ihtiyacından doğdu.</p>
<p>Bu süreçte Türkiye, güçlü ordusu, gelişmiş savunma sanayii altyapısı ve kendi güvenlik ihtiyaçlarını büyük ölçüde yerli imkânlarla karşılayabilen yapısıyla yeni konseptin en dikkat çeken müttefiklerinden biri olarak öne çıkıyor.</p>
<p><strong>Mark Rutte: Türkiye savunma üretiminde kritik öneme sahip</strong></p>
<p>NATO Genel Sekreteri Mark Rutte de Ankara Zirvesi öncesinde yaptığı değerlendirmelerde Türkiye&#8217;nin savunma sanayiindeki kapasitesine dikkat çekti.</p>
<p>Rutte, &#8220;Daha güçlü bir NATO içinde daha güçlü bir Avrupa anlamına gelen NATO 3.0&#8217;ı inşa etmek önceliklerimiz arasında yer alıyor. Bunun için savunma sanayii üretimini önemli ölçüde artırmamız gerekiyor. Yaklaşık 3 bin savunma sanayii şirketine sahip Türkiye bu hedef açısından önemli bir ülke konumunda bulunuyor.&#8221; ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>Avrupa&#8217;nın sorumluluğu artacak</strong></p>
<p>Rutte, NATO 3.0 vizyonunun ABD&#8217;nin ittifaktaki rolünü azaltmayı değil, yük paylaşımını daha dengeli hale getirmeyi amaçladığını belirtti.</p>
<p>Yeni dönemde ABD&#8217;nin konvansiyonel askeri gücü ve nükleer caydırıcılığıyla Avrupa&#8217;daki varlığını sürdüreceğini ifade eden Rutte, buna karşılık Avrupa ülkelerinin savunma alanında daha fazla sorumluluk üstleneceği yeni bir NATO yapısının oluşturulmasının hedeflendiğini söyledi.</p>
<p>Ankara&#8217;da yapılacak zirvede alınacak kararların, NATO&#8217;nun önümüzdeki yıllardaki güvenlik politikalarına yön vermesi ve ittifakın yeni dönemde izleyeceği stratejinin temelini oluşturması bekleniyor.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://netinternethaber.com/nato-zirvesinde-tarihi-gundem-avrupanin-guvenlik-yuku-yeniden-dagitiliyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Dünya Ankara&#8217;ya kilitlendi! NATO Zirvesi&#8217;nde Türk savunma sanayii gövde gösterisi</title>
		<link>https://netinternethaber.com/dunya-ankaraya-kilitlendi-nato-zirvesinde-turk-savunma-sanayii-govde-gosterisi/</link>
					<comments>https://netinternethaber.com/dunya-ankaraya-kilitlendi-nato-zirvesinde-turk-savunma-sanayii-govde-gosterisi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 05 Jul 2026 20:27:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bilim ve Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Bugünün Manşetleri]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[#Recep Tayyip Erdoğan]]></category>
		<category><![CDATA[AKINCI TİHA]]></category>
		<category><![CDATA[ALTAY Tankı]]></category>
		<category><![CDATA[ANKA III]]></category>
		<category><![CDATA[Ankara NATO Zirvesi]]></category>
		<category><![CDATA[Askerî teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[ATAK helikopteri]]></category>
		<category><![CDATA[Bayraktar TB2]]></category>
		<category><![CDATA[Bayraktar TB3]]></category>
		<category><![CDATA[Donald Trump]]></category>
		<category><![CDATA[GÖKBEY]]></category>
		<category><![CDATA[HÜRJET]]></category>
		<category><![CDATA[KAAN]]></category>
		<category><![CDATA[Kızılelma]]></category>
		<category><![CDATA[Mark Rutte]]></category>
		<category><![CDATA[milli hava platformları]]></category>
		<category><![CDATA[milli savunma sistemleri]]></category>
		<category><![CDATA[NATO 2026]]></category>
		<category><![CDATA[NATO Savunma Sanayii Forumu]]></category>
		<category><![CDATA[NATO Zirvesi]]></category>
		<category><![CDATA[savunma forumu]]></category>
		<category><![CDATA[Savunma Sanayii Başkanlığı]]></category>
		<category><![CDATA[savunma teknolojileri]]></category>
		<category><![CDATA[Türk savunma sanayii]]></category>
		<category><![CDATA[Türk savunma ürünleri]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye NATO.]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye savunma gücü]]></category>
		<category><![CDATA[TUSAŞ]]></category>
		<category><![CDATA[Yerli savunma sanayii]]></category>
		<category><![CDATA[Yerli silah sistemleri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://netinternethaber.com/?p=85406</guid>

					<description><![CDATA[Ankara, 7-8 Temmuz tarihlerinde düzenlenecek NATO Zirvesi&#8217;nde yalnızca diplomatik temaslara değil, Türk savunma sanayiinin ulaştığı teknolojik seviyeye de ev sahipliği yapacak. Zirvenin en dikkat çeken başlıklarından biri olan NATO Savunma Sanayii Forumu kapsamında Türkiye&#8217;nin geliştirdiği yerli ve milli savunma sistemleri uluslararası heyetlerin beğenisine sunulacak. Ayrıca milli hava platformları gerçekleştirecekleri gösteri uçuşlarıyla teknoloji kabiliyetlerini sergileyecek. Savunma &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ankara, 7-8 Temmuz tarihlerinde düzenlenecek NATO Zirvesi&#8217;nde yalnızca diplomatik temaslara değil, Türk savunma sanayiinin ulaştığı teknolojik seviyeye de ev sahipliği yapacak. Zirvenin en dikkat çeken başlıklarından biri olan NATO Savunma Sanayii Forumu kapsamında Türkiye&#8217;nin geliştirdiği yerli ve milli savunma sistemleri uluslararası heyetlerin beğenisine sunulacak. Ayrıca milli hava platformları gerçekleştirecekleri gösteri uçuşlarıyla teknoloji kabiliyetlerini sergileyecek.</p>
<p><strong>Savunma sanayii zirvenin ana gündem maddeleri arasında</strong></p>
<p>NATO üyesi ülkelerin savunma üretim kapasitelerinin artırılması, Ankara Zirvesi&#8217;nin en önemli gündem başlıklarından biri olarak öne çıkıyor. Türkiye ise son yıllarda geliştirdiği yerli projeler ve güçlü üretim altyapısıyla zirvede dikkat çeken ülkeler arasında yer alacak.</p>
<p><strong>Trump: Türkiye&#8217;nin savunma sanayii devasa bir güce ulaştı</strong></p>
<p>ABD Başkanı Donald Trump, NATO Zirvesi öncesinde yaptığı değerlendirmede Türkiye&#8217;nin savunma sanayiindeki yükselişine dikkat çekti. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan&#8217;a duyduğu saygıyı dile getiren Trump, Türkiye&#8217;nin NATO içinde güçlü bir savunma üretim altyapısına sahip olduğunu belirterek, ülkede faaliyet gösteren yaklaşık 3 bin savunma şirketinin ittifak açısından önemli bir kapasite oluşturduğunu ifade etti.</p>
<p><strong>NATO Genel Sekreteri Rutte&#8217;den dikkat çeken Türkiye vurgusu</strong></p>
<p>NATO Genel Sekreteri Mark Rutte de Brüksel&#8217;de yaptığı açıklamada savunma üretiminin artırılmasının ittifakın öncelikli hedeflerinden biri olduğunu söyledi. Türkiye&#8217;nin yaklaşık 3 bin savunma sanayii şirketiyle bu alanda kritik rol üstlendiğini belirten Rutte, Ankara&#8217;da gerçekleştirilecek NATO Savunma Sanayii Forumu&#8217;nun ağırlıklı olarak savunma üretimi ve sanayi iş birliklerine odaklanacağını ifade etti.</p>
<p>Daha önce Türkiye ziyaretinde de değerlendirmelerde bulunan Rutte, 7 Temmuz&#8217;da düzenlenecek organizasyonu &#8220;NATO tarihinin en kapsamlı sanayi etkinliği&#8221; olarak nitelendirmişti.</p>
<p><strong>TUSAŞ&#8217;ta kritik buluşma</strong></p>
<p>NATO Savunma Sanayii Forumu kapsamında 7 Temmuz akşamı Ankara Kahramankazan&#8217;daki Türk Havacılık ve Uzay Sanayii (TUSAŞ) tesislerinde üst düzey katılımlı bir resepsiyon gerçekleştirilecek.</p>
<p>Resepsiyonda NATO ve müttefik ülkelerin askeri ve sivil temsilcileri ile dünyanın önde gelen savunma sanayii şirketlerinin yöneticileri bir araya gelecek.</p>
<p><strong>Yerli savunma teknolojileri dünyaya tanıtılacak</strong></p>
<p>Forum kapsamında Türkiye&#8217;nin geliştirdiği kara, hava ve insansız platformlardan oluşan çok sayıda yerli savunma sistemi sergilenecek. Milli hava platformlarının gösteri uçuşları da etkinliğin en dikkat çekici bölümleri arasında yer alacak.</p>
<p>Katılımcılar, Türk savunma sanayiinin son yıllarda geliştirdiği ileri teknoloji ürünlerini yakından inceleme fırsatı bulacak. Sergilenecek platformlar arasında ALTAY ana muharebe tankı, KİRPİ, COBRA II, EJDER YALÇIN, ZAHA, KAPLAN MT, PARS 6&#215;6, SAMUR, HÜRKUŞ, ATAK, KIZILELMA, Bayraktar TB2, Bayraktar TB3, AKINCI TİHA, AKSUNGUR, GÖKBEY, KAAN, HÜRJET, ANKA III, Bayraktar DİHA ve Mikro Uydu Fırlatma Sistemi (MUFS) gibi Türkiye&#8217;nin öne çıkan yerli projeleri bulunuyor.</p>
<p>Ankara&#8217;da gerçekleştirilecek NATO Zirvesi, diplomatik temasların yanı sıra Türkiye&#8217;nin savunma sanayiindeki üretim gücünü ve teknolojik kabiliyetlerini uluslararası kamuoyuna tanıtması açısından da kritik bir vitrin niteliği taşıyacak.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://netinternethaber.com/dunya-ankaraya-kilitlendi-nato-zirvesinde-turk-savunma-sanayii-govde-gosterisi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yapay Zeka Destekli Hukuk Firması İlk Davasını Kazandı: İngiltere&#8217;de Tarihi Karar</title>
		<link>https://netinternethaber.com/yapay-zeka-destekli-hukuk-firmasi-ilk-davasini-kazandi-ingilterede-tarihi-karar/</link>
					<comments>https://netinternethaber.com/yapay-zeka-destekli-hukuk-firmasi-ilk-davasini-kazandi-ingilterede-tarihi-karar/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 23 Jun 2026 19:49:38 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bilim ve Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[AI hukuk sistemi]]></category>
		<category><![CDATA[AI law firm]]></category>
		<category><![CDATA[dava yönetimi]]></category>
		<category><![CDATA[Garfield AI]]></category>
		<category><![CDATA[Garfield AI ilk dava]]></category>
		<category><![CDATA[hukuk teknolojileri]]></category>
		<category><![CDATA[hukuki belgeler]]></category>
		<category><![CDATA[hukukta dijital dönüşüm]]></category>
		<category><![CDATA[hukukta yapay zeka]]></category>
		<category><![CDATA[İngiltere hukuk haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[İngiltere mahkemeleri]]></category>
		<category><![CDATA[İngiltere'de yapay zeka]]></category>
		<category><![CDATA[Wandsworth Bölge Mahkemesi]]></category>
		<category><![CDATA[yapay zeka avukat]]></category>
		<category><![CDATA[yapay zeka destekli avukat]]></category>
		<category><![CDATA[yapay zeka haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[yapay zeka hukuk firması]]></category>
		<category><![CDATA[yapay zeka ile dava]]></category>
		<category><![CDATA[yapay zeka mahkeme]]></category>
		<category><![CDATA[yapay zeka teknolojisi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://netinternethaber.com/?p=85254</guid>

					<description><![CDATA[İngiltere&#8217;de yapay zeka destekli hukuk hizmetleri alanında önemli bir dönüm noktası yaşandı. Geçtiğimiz yıl faaliyet izni alan Garfield AI isimli yapay zeka destekli hukuk firması, yürüttüğü ilk davayı başarıyla sonuçlandırarak dikkatleri üzerine çekti. İngiltere&#8217;de son yıllarda mahkemelerde artan dosya yoğunluğu nedeniyle hukuki süreçlerin hızlandırılması amacıyla farklı teknolojik çözümler geliştiriliyor. Bu kapsamda hizmet vermeye başlayan Garfield &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>İngiltere&#8217;de yapay zeka destekli hukuk hizmetleri alanında önemli bir dönüm noktası yaşandı. Geçtiğimiz yıl faaliyet izni alan Garfield AI isimli yapay zeka destekli hukuk firması, yürüttüğü ilk davayı başarıyla sonuçlandırarak dikkatleri üzerine çekti.</strong></p>
<p>İngiltere&#8217;de son yıllarda mahkemelerde artan dosya yoğunluğu nedeniyle hukuki süreçlerin hızlandırılması amacıyla farklı teknolojik çözümler geliştiriliyor. Bu kapsamda hizmet vermeye başlayan Garfield AI, ilk büyük sınavını başarıyla geçti.</p>
<p>Davanın konusu, bir catering şirketine personel sağlayan bir kişi ile yaşanan ödenmemiş hizmet bedeline ilişkin anlaşmazlık oldu. Taraflar arasında mahkeme öncesinde uzlaşma sağlanamayınca davacı, hukuki süreci Garfield AI üzerinden yürütmeyi tercih etti.</p>
<p>Yapay zeka sistemi, dava öncesindeki resmi yazışmaları hazırladı, mahkemeye sunulacak belgeleri oluşturdu ve ön hazırlık aşamasındaki hukuki işlemleri organize etti. Karşı tarafın dava açmasının ardından ise savunma belgelerinin hazırlanmasına destek verdi.</p>
<p>Duruşma öncesine kadar tüm dosya yönetimini üstlenen sistem; delillerin düzenlenmesi, tanık ifadelerinin hazırlanması ve dava dosyasının eksiksiz şekilde mahkemeye sunulmasını sağladı. Ancak İngiltere&#8217;deki mevcut yasal düzenlemeler gereği duruşmada tarafı gerçek bir avukat temsil etti.</p>
<p>Yaklaşık üç saat süren yargılamanın ardından Wandsworth Bölge Mahkemesi, davacı lehine karar verdi. Mahkeme, talep edilen 7 bin sterlin tutarındaki tazminatın ödenmesine hükmederken, karşı tarafın açtığı davayı da reddetti.</p>
<p>Davacı, yapay zeka destekli hukuk hizmeti için yaklaşık 400 sterlin ödeme yaptı. Buna karşılık davalı tarafın savunması iki avukat tarafından yürütüldü.</p>
<p>Garfield AI&#8217;nin elde ettiği bu ilk mahkeme başarısı, yapay zekanın hukuk alanındaki kullanımının geleceğine ilişkin önemli bir örnek olarak değerlendiriliyor. Uzmanlar, benzer teknolojilerin özellikle belge hazırlama, dava yönetimi ve hukuki analiz süreçlerinde daha yaygın kullanılmasının beklendiğini ifade ediyor.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://netinternethaber.com/yapay-zeka-destekli-hukuk-firmasi-ilk-davasini-kazandi-ingilterede-tarihi-karar/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>MUGEM ve Altay Tankı&#8217;nda Yerli Güç: Erdemir Kritik Rol Üstleniyor</title>
		<link>https://netinternethaber.com/mugem-ve-altay-tankinda-yerli-guc-erdemir-kritik-rol-ustleniyor/</link>
					<comments>https://netinternethaber.com/mugem-ve-altay-tankinda-yerli-guc-erdemir-kritik-rol-ustleniyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 20 Jun 2026 20:57:30 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bilim ve Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Bugünün Manşetleri]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[ALTAY Tankı]]></category>
		<category><![CDATA[çelik sektörü]]></category>
		<category><![CDATA[Erdemir]]></category>
		<category><![CDATA[Milli Uçak Gemisi]]></category>
		<category><![CDATA[MUGEM]]></category>
		<category><![CDATA[Murat Yalçıntaş]]></category>
		<category><![CDATA[OYAK]]></category>
		<category><![CDATA[OYAK Maden Metalürji]]></category>
		<category><![CDATA[Savunma sanayii]]></category>
		<category><![CDATA[yerli üretim]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://netinternethaber.com/?p=85215</guid>

					<description><![CDATA[Türkiye&#8217;nin önde gelen demir ve çelik üreticilerinden Erdemir&#8217;in, savunma sanayiinin stratejik projeleri arasında yer alan Milli Uçak Gemisi (MUGEM) ve Altay Tankı programlarına önemli katkılar sunduğu belirtildi. OYAK Maden Metalürji bünyesinde faaliyet gösteren ve Karadeniz Ereğli&#8217;de üretim yapan Erdemir, 61&#8217;inci kuruluş yılını kutlarken, şirketin Türkiye sanayisindeki kritik konumu da bir kez daha gündeme geldi. Yıllık &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye&#8217;nin önde gelen demir ve çelik üreticilerinden Erdemir&#8217;in, savunma sanayiinin stratejik projeleri arasında yer alan Milli Uçak Gemisi (MUGEM) ve Altay Tankı programlarına önemli katkılar sunduğu belirtildi.</p>
<p>OYAK Maden Metalürji bünyesinde faaliyet gösteren ve Karadeniz Ereğli&#8217;de üretim yapan Erdemir, 61&#8217;inci kuruluş yılını kutlarken, şirketin Türkiye sanayisindeki kritik konumu da bir kez daha gündeme geldi.</p>
<p>Yıllık 4 milyon ton ham çelik ve 5 milyon ton nihai ürün kapasitesine sahip olan şirket, yaklaşık 13 bin kişiye doğrudan istihdam sağlıyor. Dünya çelik üreticileri sıralamasında üst sıralarda yer alan Erdemir, 2026 yılı itibarıyla ürün portföyündeki yassı çelik kalite sayısını 619&#8217;a çıkardı.</p>
<p><strong>61 YILLIK SANAYİ GÜCÜ</strong></p>
<p>Erdemir&#8217;in 61&#8217;inci işletme yılı kapsamında düzenlenen hizmet ödülleri törenine OYAK Genel Müdürü ve Erdemir-İsdemir Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Murat Yalçıntaş da katıldı. Programda 15 ve 20 yıllık hizmet süresini tamamlayan çalışanlara ödülleri takdim edildi.</p>
<p>Törende konuşan Yalçıntaş, Erdemir&#8217;in yalnızca çelik üreten bir kuruluş olmadığını, aynı zamanda Türkiye&#8217;nin sanayi ve kalkınma hedeflerine yön veren stratejik bir yapı olduğunu vurguladı.</p>
<p><strong>&#8220;OYAK&#8217;IN AMİRAL GEMİSİ&#8221;</strong></p>
<p>Erdemir&#8217;in insan, teknoloji ve bilgi odaklı üretim anlayışıyla faaliyetlerini sürdürdüğünü belirten Yalçıntaş, şirketin OYAK ekosistemi içerisindeki konumuna dikkat çekti.</p>
<p>Yalçıntaş, &#8220;Erdemir, gelecek inşa eden bir kurumdur. Sanayinin sürdürülebilirliği, rekabet gücünün korunması ve dışa bağımlılığın azaltılmasında önemli bir görev üstlenmektedir. Bu yönüyle OYAK&#8217;ın amiral gemisidir&#8221; değerlendirmesinde bulundu.</p>
<p><strong>SAVUNMA SANAYİİNDE STRATEJİK GÖREV</strong></p>
<p>Küresel ölçekte savaşların, tedarik zinciri sorunlarının ve ekonomik belirsizliklerin arttığı bir dönemde yerli üretimin öneminin daha da yükseldiğini ifade eden Yalçıntaş, Erdemir&#8217;in özellikle savunma sanayiinde kritik bir tedarikçi konumunda bulunduğunu söyledi.</p>
<p>Şirketin yüksek katma değerli çelik üretimi sayesinde savunma sanayii başta olmak üzere birçok stratejik sektörde dışa bağımlılığın azaltılmasına katkı sunduğunu belirten Yalçıntaş, Türk Donanması&#8217;nın en büyük platformu olması planlanan Milli Uçak Gemisi (MUGEM) ile Altay Ana Muharebe Tankı projelerinde Erdemir&#8217;in önemli sorumluluklar üstlendiğini hatırlattı.</p>
<p><strong>YERLİ ÜRETİMİN GÜVENCE NOKTASI</strong></p>
<p>Savunma projelerinde kullanılan kritik çelik ürünlerinin yerli imkanlarla karşılanmasının stratejik önem taşıdığına işaret eden Yalçıntaş, Erdemir&#8217;in üretim gücüyle Türkiye&#8217;nin sanayi altyapısına güven verdiğini belirtti.</p>
<p>Yalçıntaş, &#8220;Erdemir, ülkemiz için önemli bir güven unsurudur&#8221; ifadelerini kullanarak şirketin milli projelerde üstlendiği rolün önemine dikkat çekti.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://netinternethaber.com/mugem-ve-altay-tankinda-yerli-guc-erdemir-kritik-rol-ustleniyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yunanistan&#8217;da Abdulhamid Han Endişesi: Ankara Yeni Hamleye Hazırlanıyor</title>
		<link>https://netinternethaber.com/yunanistanda-abdulhamid-han-endisesi-ankara-yeni-hamleye-hazirlaniyor/</link>
					<comments>https://netinternethaber.com/yunanistanda-abdulhamid-han-endisesi-ankara-yeni-hamleye-hazirlaniyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 20 Jun 2026 19:18:14 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bilim ve Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Bugünün Manşetleri]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://netinternethaber.com/?p=85199</guid>

					<description><![CDATA[Yunanistan basını, Türkiye&#8217;nin enerji alanındaki yeni hamlelerini yakından takip etmeyi sürdürüyor. Yunan haber sitesi Europost, Türkiye&#8217;nin sondaj faaliyetlerine yeniden hız vermeye hazırlandığını öne sürerek, Ankara&#8217;nın Doğu Akdeniz&#8217;de daha etkin bir rol üstlenmeye hazırlandığını yazdı. Haberde, Türkiye&#8217;nin hidrokarbon arama faaliyetlerini genişletme planları kapsamında sondaj gemisi Abdulhamid Han&#8217;ın yeniden sahaya çıkmasının beklendiği belirtilirken, bu gelişmenin bölgedeki enerji &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Yunanistan basını, Türkiye&#8217;nin enerji alanındaki yeni hamlelerini yakından takip etmeyi sürdürüyor. Yunan haber sitesi Europost, Türkiye&#8217;nin sondaj faaliyetlerine yeniden hız vermeye hazırlandığını öne sürerek, Ankara&#8217;nın Doğu Akdeniz&#8217;de daha etkin bir rol üstlenmeye hazırlandığını yazdı.</p>
<p>Haberde, Türkiye&#8217;nin hidrokarbon arama faaliyetlerini genişletme planları kapsamında sondaj gemisi Abdulhamid Han&#8217;ın yeniden sahaya çıkmasının beklendiği belirtilirken, bu gelişmenin bölgedeki enerji dengelerini etkileyebileceği değerlendirmesine yer verildi.</p>
<p><strong>“ANKARA YENİ BİR DÖNEME HAZIRLANIYOR”</strong></p>
<p>Europost&#8217;un haberinde, Türkiye&#8217;nin 2026-2027 döneminde kapsamlı sismik araştırma ve sondaj faaliyetleri yürütmeyi planladığı ileri sürüldü. Haberde, Ankara&#8217;nın bölgedeki enerji projelerinin dışında kalmak istemediği ve bu doğrultuda yeni adımlar atmaya hazırlandığı ifade edildi.</p>
<p>Yunan basını, Türkiye&#8217;nin enerji politikalarının sadece ekonomik değil aynı zamanda stratejik bir boyut taşıdığına dikkat çekerek, Ankara&#8217;nın Doğu Akdeniz&#8217;deki gelişmelerde aktif rol alma kararlılığını sürdürdüğünü savundu.</p>
<p><strong>ABD, YUNANİSTAN, GKRY VE İSRAİL VURGUSU</strong></p>
<p>Haberde, Türkiye&#8217;nin Doğu Akdeniz&#8217;de ABD, Yunanistan, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ve İsrail arasında gelişen enerji iş birliklerini yakından takip ettiği belirtildi.</p>
<p>Ankara&#8217;nın, söz konusu iş birliklerinin kendi bölgesel etkisini sınırlandırabilecek girişimler olarak değerlendirildiğinin öne sürüldüğü haberde, Türkiye&#8217;nin enerji alanında herhangi bir dışlanmayı kabul etmeyeceği yönünde mesaj verdiği ifade edildi.</p>
<p><strong>ABDULHAMİD HAN MERKEZDE YER ALIYOR</strong></p>
<p>Yunan medyasına göre Türkiye&#8217;nin yeni enerji planlarının merkezinde, daha önce Doğu Akdeniz&#8217;de görev yapan Abdulhamid Han sondaj gemisi bulunuyor.</p>
<p>Geminin yeni araştırma ve sondaj faaliyetlerinde öncü rol üstlenmesinin beklendiği belirtilirken, Türkiye&#8217;nin hem denizlerde hem de karada daha önce çalışma yapılmamış bölgeler üzerinde değerlendirmeler yürüttüğü ileri sürüldü.</p>
<p><strong>YENİ SİSMİK ÇALIŞMALAR GÜNDEMDE</strong></p>
<p>Haberde ayrıca Türkiye Enerji Bakanlığı&#8217;nın yeni araştırma alanları üzerinde çalışmalarını sürdürdüğü ve yeni sismik araştırmalar için hazırlıkların devam ettiği iddia edildi.</p>
<p>Yunan basını, Ankara&#8217;nın bu adımlarla bölgedeki enerji denkleminde daha güçlü bir konum elde etmeyi hedeflediğini savunurken, Doğu Akdeniz&#8217;de önümüzdeki dönemde yeni diplomatik ve jeopolitik tartışmaların yaşanabileceği değerlendirmesinde bulundu.</p>
<p>Türkiye&#8217;nin enerji kaynakları konusunda uzun vadeli bir strateji izlediğine dikkat çekilen haberde, Ankara&#8217;nın bölgedeki gelişmelerin dışında kalmak istemediği ve enerji mücadelesinde aktif rol üstlenme iradesini sürdürdüğü ifade edildi.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://netinternethaber.com/yunanistanda-abdulhamid-han-endisesi-ankara-yeni-hamleye-hazirlaniyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kıbrıs Dosyası: Kapanmayan Hesap, Sarsılmayan İrade</title>
		<link>https://netinternethaber.com/kibris-dosyasi-kapanmayan-hesap-sarsilmayan-irade/</link>
					<comments>https://netinternethaber.com/kibris-dosyasi-kapanmayan-hesap-sarsilmayan-irade/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Aziz Dağtekin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 14 Jun 2026 12:19:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bilim ve Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Bugünün Manşetleri]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Dünyası]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[Yorum]]></category>
		<category><![CDATA[1974 Kıbrıs Barış Harekâtı]]></category>
		<category><![CDATA[ambargolar ve Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[Doğu Akdeniz deniz yetki alanları]]></category>
		<category><![CDATA[Doğu Akdeniz enerji ve güvenlik dengesi]]></category>
		<category><![CDATA[Doğu Akdeniz gerilimi]]></category>
		<category><![CDATA[Doğu Akdeniz jeopolitik gelişmeler]]></category>
		<category><![CDATA[Doğu Akdeniz yeni ittifaklar]]></category>
		<category><![CDATA[emperyal güçler Doğu Akdeniz]]></category>
		<category><![CDATA[Fransa Doğu Akdeniz politikası]]></category>
		<category><![CDATA[Güney Kıbrıs askeri anlaşmalar]]></category>
		<category><![CDATA[Kıbrıs meselesi]]></category>
		<category><![CDATA[Kıbrıs tarihi ve stratejik önemi]]></category>
		<category><![CDATA[Kıbrıs Türk halkı]]></category>
		<category><![CDATA[Kıbrıs’ta askeri yığınak]]></category>
		<category><![CDATA[Kıbrıs’ta jeopolitik mücadele]]></category>
		<category><![CDATA[Türk dış politikası Doğu Akdeniz]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye Kıbrıs politikası]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye’nin milli güvenlik politikası]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye’nin stratejik çıkarları]]></category>
		<category><![CDATA[Yunanistan Türkiye gerilimi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://netinternethaber.com/?p=85123</guid>

					<description><![CDATA[Aziz Dağtekin İle Pazar Sohbeti Şu sıralar Doğu Akdeniz&#8217;de ilginç gelişmeler yaşanıyor. Güney Kıbrıs&#8230; Yunanistan&#8230; Fransa&#8230; Askeri anlaşmalar&#8230; Savaş uçakları&#8230; Fırkateynler&#8230; Yeni üsler&#8230; Yeni hesaplar&#8230; Yeni planlar&#8230; Ve bütün bunların merkezinde yine Kıbrıs var. Şaşırdık mı? Hayır. Çünkü Kıbrıs, sadece bir ada değildir. Kıbrıs, Türkiye&#8217;nin vazgeçmediği davalardan biridir. Rum yönetimi, Yunan savaş uçaklarının adadaki varlığını &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h2><strong>Aziz Dağtekin İle Pazar Sohbeti</strong></h2>
<p>Şu sıralar Doğu Akdeniz&#8217;de ilginç gelişmeler yaşanıyor.</p>
<p>Güney Kıbrıs&#8230;</p>
<p>Yunanistan&#8230;</p>
<p>Fransa&#8230;</p>
<p>Askeri anlaşmalar&#8230;</p>
<p>Savaş uçakları&#8230;</p>
<p>Fırkateynler&#8230;</p>
<p>Yeni üsler&#8230;</p>
<p>Yeni hesaplar&#8230;</p>
<p>Yeni planlar&#8230;</p>
<p>Ve bütün bunların merkezinde yine Kıbrıs var.</p>
<p>Şaşırdık mı?</p>
<p>Hayır.</p>
<p>Çünkü Kıbrıs, sadece bir ada değildir.</p>
<p>Kıbrıs, Türkiye&#8217;nin vazgeçmediği davalardan biridir.</p>
<ul>
<li></li>
</ul>
<p>Rum yönetimi, Yunan savaş uçaklarının adadaki varlığını kalıcı hale getirmek istiyor.</p>
<p>Yunan fırkateynleri Rum açıklarında görev yapıyor.</p>
<p>Fransız askerlerinin önü açılıyor.</p>
<p>Ortak tatbikatlar yapılıyor.</p>
<p>Yeni güvenlik mimarileri kuruluyor.</p>
<p>Kısacası&#8230;</p>
<p>Doğu Akdeniz&#8217;de yeni bir denklem kurulmaya çalışılıyor.</p>
<p>Ancak bir şeyi unutuyorlar.</p>
<p>Bu milletin Kıbrıs hafızası çok güçlüdür.</p>
<ul>
<li></li>
</ul>
<p>Bugün bazıları Kıbrıs&#8217;ı haritada küçük bir ada olarak görebilir.</p>
<p>Ama Türk milleti için mesele hiçbir zaman birkaç kilometrekare toprak olmadı.</p>
<p>Mesele namustu.</p>
<p>Mesele güvenlikti.</p>
<p>Mesele tarihti.</p>
<p>Mesele devlet olmaktı.</p>
<p>Bu yüzden 1974&#8217;te verilen karar sıradan bir askeri operasyon kararı değildi.</p>
<p>Bir milletin kaderine sahip çıkma kararıydı.</p>
<ul>
<li></li>
</ul>
<p>Bakın&#8230;</p>
<p>Bugün yaptırımlardan söz edenler var.</p>
<p>İran&#8217;a uygulanan ambargolar konuşuluyor.</p>
<p>Rusya&#8217;ya uygulanan yaptırımlar tartışılıyor.</p>
<p>Peki Türk milleti Kıbrıs yüzünden neler yaşadı, hatırlayan kaç kişi kaldı?</p>
<p>Bu ülke ağır ambargolara maruz bırakıldı.</p>
<p>Silah verilmedi.</p>
<p>Parça verilmedi.</p>
<p>Destek verilmedi.</p>
<p>Ekonomik baskılar uygulandı.</p>
<p>Türkiye&#8217;ye diz çöktürmeye çalıştılar.</p>
<p>Ama başaramadılar.</p>
<p>Çünkü hesap etmedikleri bir şey vardı.</p>
<p>Bu millet bazı davaları ekmek hesabıyla ölçmez.</p>
<ul>
<li></li>
</ul>
<p>O yıllarda insanlar kuyruklarda bekledi.</p>
<p>Mazot kuyruğunda bekledi.</p>
<p>Tüp kuyruğunda bekledi.</p>
<p>Şeker kuyruğunda bekledi.</p>
<p>Yokluk gördü.</p>
<p>Sıkıntı gördü.</p>
<p>Fedakarlık gördü.</p>
<p>Ama hiçbir zaman şunu söylemedi:</p>
<p><strong>Verin şu Kıbrıs&#8217;ı da bu ambargo bitsin.</strong></p>
<p>Demedi.</p>
<p>Diyemedi.</p>
<p>Çünkü mesele sadece Kıbrıs değildi.</p>
<p>Mesele bağımsızlıktı.</p>
<ul>
<li></li>
</ul>
<p>Bugün bazı gençler bilmeyebilir.</p>
<p>Bu ülke öyle günler gördü ki&#8230;</p>
<p>Bir sağlık malzemesinin bulunamadığı günler yaşandı.</p>
<p>Bir yedek parçanın aylarca getirilemediği dönemler oldu.</p>
<p>Devlet baskı altına alındı.</p>
<p>Millet baskı altına alındı.</p>
<p>Ama kimse geri adım istemedi.</p>
<p>Kimse teslimiyet istemedi.</p>
<p>Kimse vazgeçmedi.</p>
<ul>
<li></li>
</ul>
<p>İşte bu yüzden bugün Güney Kıbrıs&#8217;ta kurulan her yeni askeri denklem dikkatle takip edilmelidir.</p>
<p>Ama aynı zamanda şu gerçek de unutulmamalıdır:</p>
<p>Türk milleti Kıbrıs&#8217;ta yalnızca asker bulundurmadı.</p>
<p>İrade bulundurdu.</p>
<p>Kararlılık bulundurdu.</p>
<p>Bedel ödedi.</p>
<p>Ve o bedeli öderken geri adım atmadı.</p>
<ul>
<li></li>
</ul>
<p>Aradan 50 yıl geçti.</p>
<p>Dünya değişti.</p>
<p>Haritalar değişti.</p>
<p>İttifaklar değişti.</p>
<p>Liderler değişti.</p>
<p>Ama değişmeyen bir gerçek var.</p>
<p>Kıbrıs meselesi hala Türkiye&#8217;nin milli güvenlik meselesidir.</p>
<p>Ve tarih bize şunu öğretti:</p>
<p>Bu millet, ambargolarla korkutulacak bir millet değildir.</p>
<p>Yoklukla teslim alınacak bir millet değildir.</p>
<p>Baskıyla vazgeçirilecek bir millet değildir.</p>
<p>Çünkü Türk milleti gerektiğinde bedel öder.</p>
<p>Ama vatanından, devletinden ve davasından vazgeçmez.</p>
<p>Kıbrıs&#8217;ın hikayesi de tam olarak budur.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://netinternethaber.com/kibris-dosyasi-kapanmayan-hesap-sarsilmayan-irade/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kılıçdaroğlu&#8217;ndan Kritik Atama: CHP&#8217;nin İletişim Koordinatörü Belli Oldu</title>
		<link>https://netinternethaber.com/85027-2/</link>
					<comments>https://netinternethaber.com/85027-2/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 05 Jun 2026 20:07:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bilim ve Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Bugünün Manşetleri]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Magazin]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://netinternethaber.com/?p=85027</guid>

					<description><![CDATA[Cumhuriyet Halk Partisi&#8217;nde (CHP) yeni yönetim yapılanması kapsamında iletişim alanında önemli bir görevlendirme gerçekleştirildi. Parti yönetimi, medya ve iletişim çalışmalarının daha etkin ve koordineli yürütülmesi amacıyla eski Parti Meclisi üyesi Ali Haydar Fırat&#8217;ı İletişim Koordinatörü olarak atadı. İLETİŞİM ÇALIŞMALARINDA YENİ DÖNEM CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu&#8217;nun yeni dönem yapılanması kapsamında oluşturduğu kadrolarda yeni görevlendirmeler sürüyor. &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Cumhuriyet Halk Partisi&#8217;nde (CHP) yeni yönetim yapılanması kapsamında iletişim alanında önemli bir görevlendirme gerçekleştirildi. Parti yönetimi, medya ve iletişim çalışmalarının daha etkin ve koordineli yürütülmesi amacıyla eski Parti Meclisi üyesi Ali Haydar Fırat&#8217;ı İletişim Koordinatörü olarak atadı.</p>
<p><strong>İLETİŞİM ÇALIŞMALARINDA YENİ DÖNEM</strong><br />
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu&#8217;nun yeni dönem yapılanması kapsamında oluşturduğu kadrolarda yeni görevlendirmeler sürüyor.</p>
<p>Parti tarafından yayımlanan görevlendirme yazısında, İletişim Koordinatörlüğü&#8217;nün temel amacının medya, sosyal medya ve kurumsal iletişim faaliyetlerinin daha etkin, koordineli ve kurumsal bir anlayışla yürütülmesini sağlamak olduğu belirtildi.</p>
<p><strong>ALİ HAYDAR FIRAT GÖREVE GETİRİLDİ</strong><br />
Yapılan açıklamada, CHP Genel Merkezi, il ve ilçe örgütleri ile yerel yönetimler arasında güçlü ve sürdürülebilir bir iletişim ağının kurulmasının hedeflendiği ifade edildi.</p>
<p>Bu doğrultuda, geçmişte Parti Meclisi üyeliği görevinde bulunan Ali Haydar Fırat&#8217;ın sahip olduğu bilgi ve tecrübe dikkate alınarak CHP İletişim Koordinatörü olarak görevlendirildiği duyuruldu.</p>
<p><strong>FIRAT&#8217;TAN İLK MESAJ</strong><br />
Yeni görevinin açıklanmasının ardından değerlendirmelerde bulunan Ali Haydar Fırat, kendisine duyulan güven nedeniyle teşekkür etti.</p>
<p>Fırat, yaptığı açıklamada görevlendirmenin ülkeye ve partiye hayırlı olmasını dileyerek, başta CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu olmak üzere kendisine destek verenlere teşekkür etti. Tüm meslektaşlarıyla ayrım gözetmeksizin güçlü bir diyalog zemini oluşturmak için çalışacağını belirten Fırat, partinin kurumsal iletişim süreçlerine katkı sunmak adına gerekli özveriyi göstereceğini ifade etti.</p>
<p><strong>DAHA ÖNCEKİ AÇIKLAMALARIYLA GÜNDEME GELMİŞTİ</strong><br />
Kemal Kılıçdaroğlu&#8217;na verdiği destekle bilinen Ali Haydar Fırat, son dönemde CHP içindeki tartışmalara ilişkin yaptığı değerlendirmelerle de dikkat çekmişti.</p>
<p>Fırat, geçtiğimiz haftalarda Ekrem İmamoğlu hakkında yaptığı açıklamada, CHP&#8217;nin bölünmesine izin verilmeyeceğini savunmuş ve partinin birlik ve bütünlüğünü koruyacağını ifade etmişti.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://netinternethaber.com/85027-2/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Haziranla Birlikte Yaz Sıcakları Başlıyor: Ege ve Güneydoğu’da Hava Kavuracak</title>
		<link>https://netinternethaber.com/haziranla-birlikte-yaz-sicaklari-basliyor-ege-ve-guneydoguda-hava-kavuracak/</link>
					<comments>https://netinternethaber.com/haziranla-birlikte-yaz-sicaklari-basliyor-ege-ve-guneydoguda-hava-kavuracak/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 03 Jun 2026 20:09:55 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bilim ve Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Bugünün Manşetleri]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Adana hava durumu]]></category>
		<category><![CDATA[Afrika sıcak hava dalgası]]></category>
		<category><![CDATA[Akdeniz hava durumu]]></category>
		<category><![CDATA[Ankara hava durumu]]></category>
		<category><![CDATA[Antalya hava durumu]]></category>
		<category><![CDATA[Aydın hava durumu]]></category>
		<category><![CDATA[Bursa hava durumu]]></category>
		<category><![CDATA[Diyarbakır hava durumu]]></category>
		<category><![CDATA[Ege Bölgesi hava durumu]]></category>
		<category><![CDATA[Güneydoğu Anadolu hava durumu]]></category>
		<category><![CDATA[günlük hava durumu tahmini]]></category>
		<category><![CDATA[hava sıcaklığı kaç derece olacak]]></category>
		<category><![CDATA[haziran hava durumu]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul hava durumu]]></category>
		<category><![CDATA[İzmir hava durumu]]></category>
		<category><![CDATA[kuvvetli rüzgar uyarısı]]></category>
		<category><![CDATA[Marmara Bölgesi hava durumu]]></category>
		<category><![CDATA[Mersin hava durumu]]></category>
		<category><![CDATA[Meteoroloji Genel Müdürlüğü]]></category>
		<category><![CDATA[meteoroloji son dakika]]></category>
		<category><![CDATA[MGM hava tahmini]]></category>
		<category><![CDATA[Muğla hava durumu]]></category>
		<category><![CDATA[sıcak hava uyarısı]]></category>
		<category><![CDATA[sıcaklıklar yükseliyor]]></category>
		<category><![CDATA[son hava durumu tahminleri]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye genelinde sıcaklık artışı]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye hava durumu]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye sıcaklık tahmini]]></category>
		<category><![CDATA[yaz mevsimi sıcaklıkları]]></category>
		<category><![CDATA[yaz sıcakları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://netinternethaber.com/?p=84998</guid>

					<description><![CDATA[Meteoroloji Genel Müdürlüğü&#8217;nün son değerlendirmelerine göre, Türkiye yeni bir sıcak hava sisteminin etkisi altına giriyor. Mayıs ayında etkili olan yağışlı havanın ardından, haziran ayıyla birlikte birçok bölgede yaz sıcaklıkları kendini hissettirmeye başlayacak. Uzmanların tahminlerine göre, Afrika üzerinden gelen sıcak hava dalgası özellikle Ege, Akdeniz, Marmara&#8217;nın güney kesimleri ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi&#8217;nde sıcaklıkların belirgin şekilde yükselmesine &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Meteoroloji Genel Müdürlüğü&#8217;nün son değerlendirmelerine göre, Türkiye yeni bir sıcak hava sisteminin etkisi altına giriyor. Mayıs ayında etkili olan yağışlı havanın ardından, haziran ayıyla birlikte birçok bölgede yaz sıcaklıkları kendini hissettirmeye başlayacak.</p>
<p>Uzmanların tahminlerine göre, Afrika üzerinden gelen sıcak hava dalgası özellikle Ege, Akdeniz, Marmara&#8217;nın güney kesimleri ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi&#8217;nde sıcaklıkların belirgin şekilde yükselmesine neden olacak. Bazı noktalarda hava sıcaklığının 40 dereceye yaklaşması bekleniyor.</p>
<p>Ege Bölgesi, sıcak hava dalgasından en fazla etkilenecek bölgeler arasında yer alıyor. İzmir ve Muğla&#8217;da termometrelerin 33 dereceyi göstermesi beklenirken, Aydın çevresinde de yüksek sıcaklıkların etkili olacağı öngörülüyor.</p>
<p>Akdeniz Bölgesi&#8217;nde ise Antalya, Adana ve Mersin çevrelerinde sıcaklıkların 30 ila 33 derece arasında seyretmesi bekleniyor. Bölge genelinde açık ve sıcak hava koşullarının hakim olması tahmin ediliyor.</p>
<p>Marmara Bölgesi&#8217;nde parçalı bulutlu bir gökyüzü beklenirken, İstanbul&#8217;da sıcaklığın 27 dereceye, Bursa&#8217;da ise 31-32 derece seviyelerine ulaşacağı tahmin ediliyor. Özellikle Marmara&#8217;nın güney kesimlerinde yaz mevsiminin etkileri daha belirgin hissedilecek.</p>
<p>İç Anadolu Bölgesi&#8217;nde Ankara&#8217;da hava sıcaklığının 28 derece dolaylarında olması bekleniyor. Bölge genelinde ise sıcaklıkların 25 ile 31 derece arasında değişeceği tahmin ediliyor.</p>
<p>Karadeniz kıyılarında daha serin bir hava hakim olsa da iç kesimlerde sıcaklıkların 30 dereceye yaklaşması bekleniyor. Doğu Karadeniz&#8217;in bazı bölgelerinde ise yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağış görülebilecek.</p>
<p>Güneydoğu Anadolu Bölgesi&#8217;nde sıcaklıklar yükselişini sürdürecek. Diyarbakır ve çevresinde hava sıcaklığının 31 ila 33 derece seviyelerinde seyretmesi beklenirken, bölge genelinde 30 derecenin üzerindeki değerler dikkat çekiyor.</p>
<p>Meteoroloji tahminlerine göre rüzgar, Marmara, Kuzey Ege ve Batı Karadeniz kıyılarında kuzey yönlerden zaman zaman orta kuvvette esecek. İç Anadolu&#8217;nun kuzey kesimleri ile Doğu Anadolu&#8217;nun yüksek bölgelerinde ise yer yer kuvvetli rüzgar etkili olabilecek.</p>
<p>Bazı iller için günün beklenen en yüksek sıcaklıkları şöyle sıralanıyor: Ankara 28, İstanbul 27, İzmir 33, Bursa 31, Adana 32, Antalya 30, Samsun 23, Trabzon 20, Erzurum 17 ve Diyarbakır 31 derece.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://netinternethaber.com/haziranla-birlikte-yaz-sicaklari-basliyor-ege-ve-guneydoguda-hava-kavuracak/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Enerji Bakanı Bayraktar&#8217;dan Akkuyu ve Sakarya Gaz Sahası Açıklaması</title>
		<link>https://netinternethaber.com/enerji-bakani-bayraktardan-akkuyu-ve-sakarya-gaz-sahasi-aciklamasi/</link>
					<comments>https://netinternethaber.com/enerji-bakani-bayraktardan-akkuyu-ve-sakarya-gaz-sahasi-aciklamasi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 01 Jun 2026 21:33:32 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bilim ve Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Bugünün Manşetleri]]></category>
		<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Akkuyu ilk ünite]]></category>
		<category><![CDATA[Akkuyu NGS]]></category>
		<category><![CDATA[Akkuyu Nükleer Güç Santrali]]></category>
		<category><![CDATA[Akkuyu son durum]]></category>
		<category><![CDATA[Alparslan Bayraktar]]></category>
		<category><![CDATA[Bakü Enerji Forumu]]></category>
		<category><![CDATA[Bakü Enerji Haftası]]></category>
		<category><![CDATA[Bakü Tiflis Ceyhan]]></category>
		<category><![CDATA[doğal gaz üretimi]]></category>
		<category><![CDATA[elektrik üretim kapasitesi]]></category>
		<category><![CDATA[enerji arz güvenliği]]></category>
		<category><![CDATA[enerji bağımsızlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Enerji Bakanlığı]]></category>
		<category><![CDATA[enerji dönüşümü]]></category>
		<category><![CDATA[enerji güvenliği]]></category>
		<category><![CDATA[enerji sektörü haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[güneş enerjisi]]></category>
		<category><![CDATA[Karadeniz gazı]]></category>
		<category><![CDATA[Mersin Akkuyu]]></category>
		<category><![CDATA[net sıfır emisyon hedefi]]></category>
		<category><![CDATA[nükleer enerji]]></category>
		<category><![CDATA[Sakarya Gaz Sahası]]></category>
		<category><![CDATA[STAR Rafinerisi]]></category>
		<category><![CDATA[TANAP]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye Azerbaycan enerji iş birliği]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye enerji haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye enerji politikası]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye enerji yatırımları]]></category>
		<category><![CDATA[yenilenebilir enerji]]></category>
		<category><![CDATA[yeşil enerji koridoru]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://netinternethaber.com/?p=84960</guid>

					<description><![CDATA[Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Azerbaycan&#8217;ın başkenti Bakü&#8217;de düzenlenen 31. Bakü Enerji Forumu&#8217;nda yaptığı konuşmada, Türkiye&#8217;nin enerji politikalarına ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Bayraktar, Akkuyu Nükleer Güç Santrali&#8217;nin ilk ünitesinin yıl sonuna kadar devreye alınmasının planlandığını açıkladı. Bakü Enerji Forumu&#8217;nda Türkiye&#8217;nin Enerji Vizyonunu Anlattı Bakü Enerji Haftası kapsamında gerçekleştirilen forumda konuşan Bayraktar, Cumhurbaşkanı Recep &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Azerbaycan&#8217;ın başkenti Bakü&#8217;de düzenlenen 31. Bakü Enerji Forumu&#8217;nda yaptığı konuşmada, Türkiye&#8217;nin enerji politikalarına ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Bayraktar, Akkuyu Nükleer Güç Santrali&#8217;nin ilk ünitesinin yıl sonuna kadar devreye alınmasının planlandığını açıkladı.</p>
<p><strong>Bakü Enerji Forumu&#8217;nda Türkiye&#8217;nin Enerji Vizyonunu Anlattı</strong></p>
<p>Bakü Enerji Haftası kapsamında gerçekleştirilen forumda konuşan Bayraktar, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan&#8217;ın mesajını katılımcılarla paylaştıktan sonra Türkiye&#8217;nin enerji dönüşüm süreci, enerji güvenliği ve sürdürülebilirlik hedeflerine ilişkin açıklamalarda bulundu.</p>
<p>Küresel enerji piyasalarının jeopolitik gelişmeler, bölgesel çatışmalar ve tedarik zinciri sorunları nedeniyle önemli sınamalarla karşı karşıya olduğunu belirten Bayraktar, enerji güvenliğinin ülkeler açısından stratejik önemini koruduğunu vurguladı.</p>
<p><strong>&#8220;Enerji Güvenliği ve Sürdürülebilirlik Arasında Denge Kurmalıyız&#8221;</strong></p>
<p>Türkiye&#8217;nin enerji alanındaki temel önceliklerinin enerji arz güvenliğini sağlamak, dışa bağımlılığı azaltmak, ekonomik büyümeyi desteklemek ve net sıfır emisyon hedeflerine ulaşmak olduğunu ifade eden Bayraktar, sürdürülebilirlik ile rekabetçilik arasında dengeli bir yaklaşımın önemine dikkat çekti.</p>
<p><strong>Yenilenebilir Enerjide Avrupa&#8217;nın İlk 5 Ülkesi Arasında</strong></p>
<p>Türkiye&#8217;nin yenilenebilir enerji alanında önemli bir konuma ulaştığını belirten Bayraktar, kurulu elektrik üretim kapasitesinin yaklaşık yüzde 65&#8217;inin yenilenebilir enerji kaynaklarından oluştuğunu söyledi.</p>
<p>Avrupa&#8217;da ilk 5 ülke arasında yer aldıklarını ifade eden Bayraktar, yıl sonuna kadar güneş enerjisinin Türkiye&#8217;nin elektrik üretim kapasitesindeki en büyük kaynak haline gelmesinin beklendiğini kaydetti.</p>
<p><strong>Karadeniz Gazında Üretim Artıyor</strong></p>
<p>Karadeniz&#8217;deki Sakarya Gaz Sahası&#8217;nda üretimin istikrarlı şekilde yükseldiğini belirten Bayraktar, yıl sonunda yıllık 7,5 milyar metreküp doğal gaz üretim seviyesine ulaşmayı hedeflediklerini açıkladı.</p>
<p>Türkiye&#8217;nin doğal gaz altyapısına son yıllarda önemli yatırımlar yaptığını vurgulayan Bayraktar, boru hatları, depolama tesisleri ve LNG altyapıları sayesinde daha güçlü ve çeşitlendirilmiş bir enerji tedarik yapısına sahip olunduğunu ifade etti.</p>
<p><strong>Akkuyu NGS Türkiye İçin Tarihi Bir Adım Olacak</strong></p>
<p>Nükleer enerjinin Türkiye&#8217;nin uzun vadeli enerji stratejisinin önemli unsurlarından biri olduğunu belirten Bayraktar, Mersin&#8217;de yapımı devam eden Akkuyu Nükleer Güç Santrali&#8217;nin ilk reaktörünün yıl sonunda devreye alınmasının hedeflendiğini söyledi.</p>
<p>Bayraktar, Akkuyu&#8217;nun devreye girmesinin Türkiye&#8217;nin enerji arz güvenliği ve enerji bağımsızlığı açısından tarihi bir dönüm noktası olacağını dile getirdi.</p>
<p><strong>Türkiye-Azerbaycan Enerji İş Birliği Güçleniyor</strong></p>
<p>Türkiye ile Azerbaycan arasındaki enerji ortaklığının bölgesel enerji güvenliğine önemli katkılar sunduğunu ifade eden Bayraktar, Bakü-Tiflis-Ceyhan Boru Hattı, TANAP ve STAR Rafinerisi gibi projelerin enerji alanındaki iş birliğinin somut örnekleri olduğunu söyledi.</p>
<p>Bayraktar ayrıca iki ülke arasındaki iş birliğinin artık yenilenebilir enerji, elektrik iletimi ve yeşil enerji koridorları gibi yeni alanlara da taşındığını belirtti.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://netinternethaber.com/enerji-bakani-bayraktardan-akkuyu-ve-sakarya-gaz-sahasi-aciklamasi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Rusya&#8217;dan Yaşlanmaya Savaş Açan Dev Proje: Hedef 150 Yıllık Ömür</title>
		<link>https://netinternethaber.com/rusyadan-yaslanmaya-savas-acan-dev-proje-hedef-150-yillik-omur/</link>
					<comments>https://netinternethaber.com/rusyadan-yaslanmaya-savas-acan-dev-proje-hedef-150-yillik-omur/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 30 May 2026 19:42:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bilim ve Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Bugünün Manşetleri]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Magazin]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[150 yıl yaşamak]]></category>
		<category><![CDATA[26 milyar dolarlık proje]]></category>
		<category><![CDATA[3D organ basımı]]></category>
		<category><![CDATA[biyoteknoloji yatırımları]]></category>
		<category><![CDATA[geleceğin tıp teknolojileri]]></category>
		<category><![CDATA[gen terapisi]]></category>
		<category><![CDATA[insan ömrünü uzatma]]></category>
		<category><![CDATA[Kremlin biyoteknoloji yatırımı]]></category>
		<category><![CDATA[Kremlin sağlık programı]]></category>
		<category><![CDATA[organ nakli teknolojileri]]></category>
		<category><![CDATA[organ üretimi]]></category>
		<category><![CDATA[Putin yaşlanma programı]]></category>
		<category><![CDATA[Putin'in kızı]]></category>
		<category><![CDATA[Rusya bilim projeleri]]></category>
		<category><![CDATA[Rusya sağlık teknolojileri]]></category>
		<category><![CDATA[Rusya teknoloji yatırımları]]></category>
		<category><![CDATA[Rusya yaşlanma karşıtı proje]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıkta yapay organlar]]></category>
		<category><![CDATA[Şi Cinping Putin görüşmesi]]></category>
		<category><![CDATA[uzun yaşam araştırmaları]]></category>
		<category><![CDATA[Vladimir Putin]]></category>
		<category><![CDATA[Wall Street Journal Putin haberi]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam süresini uzatma]]></category>
		<category><![CDATA[yaşlanma karşıtı tedaviler]]></category>
		<category><![CDATA[yaşlanmayı yavaşlatma]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://netinternethaber.com/?p=84902</guid>

					<description><![CDATA[Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin&#8217;in, yaşlanma sürecini yavaşlatmaya yönelik kapsamlı bir devlet programını hayata geçirdiği öne sürüldü. Amerikan basınının önde gelen yayın organlarından The Wall Street Journal&#8217;da yer alan habere göre Kremlin, biyoteknoloji ve ileri tıp alanlarında yürütülen projelere milyarlarca dolarlık kaynak aktarıyor. Dünyada yaşam süresini uzatma ve yaşlanmayı geciktirme konusundaki bilimsel çalışmalar hız kazanırken, &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin&#8217;in, yaşlanma sürecini yavaşlatmaya yönelik kapsamlı bir devlet programını hayata geçirdiği öne sürüldü. Amerikan basınının önde gelen yayın organlarından The Wall Street Journal&#8217;da yer alan habere göre Kremlin, biyoteknoloji ve ileri tıp alanlarında yürütülen projelere milyarlarca dolarlık kaynak aktarıyor.</p>
<p>Dünyada yaşam süresini uzatma ve yaşlanmayı geciktirme konusundaki bilimsel çalışmalar hız kazanırken, Rusya&#8217;nın da bu alanda büyük ölçekli yatırımlar yaptığı belirtiliyor. Haberde, Kremlin destekli programın toplam bütçesinin yaklaşık 26 milyar dolara ulaştığı ifade edildi.</p>
<p><strong>Organ Üretiminden Gen Terapisine Kadar Geniş Kapsamlı Çalışmalar</strong></p>
<p>Söz konusu program kapsamında 3D biyobaskı teknolojileriyle organ üretimi, laboratuvar ortamında yetiştirilen hayvanlarda insan organlarının geliştirilmesi, gen terapileri ve yaşlanma karşıtı tedavi yöntemleri üzerinde çalışmalar yürütülüyor.</p>
<p>Araştırmaların temel hedeflerinden biri, yaşlanmaya bağlı sağlık sorunlarını azaltmak ve insan ömrünü uzatabilecek yeni teknolojilerin geliştirilmesini sağlamak olarak gösteriliyor.</p>
<p><strong>2030 Hedefi: Organ Değişiminde Yeni Dönem</strong></p>
<p>Haberde yer alan bilgilere göre programın kısa vadeli hedeflerinden biri, 2030 yılına kadar insan organlarının güvenli ve etkin biçimde değiştirilebilmesini mümkün kılacak teknolojik altyapıyı oluşturmak.</p>
<p>Bu doğrultuda Rusya&#8217;daki çok sayıda bilimsel araştırma merkezi, üniversite ve biyoteknoloji kuruluşunun projelerde aktif rol aldığı belirtiliyor. Kremlin Basın Servisi&#8217;nin de söz konusu çalışmaların devlet desteğiyle sürdürüldüğünü doğruladığı aktarıldı.</p>
<p><strong>Putin&#8217;in Kızının da Programda Görev Aldığı İddiası</strong></p>
<p>Haberde dikkat çeken bir başka ayrıntı ise Vladimir Putin&#8217;in kızlarından birinin programın yönetim kademelerinde yer aldığı yönündeki iddia oldu. Ancak bu konuda kamuoyuna ayrıntılı bilgi verilmediği ifade edildi.</p>
<p>Putin&#8217;in yaşam süresini uzatma ve yaşlanma karşıtı teknolojilere olan ilgisi daha önce de çeşitli haberlerde gündeme gelmişti.</p>
<p><strong>150 Yıl Yaşam Tartışmaları Yeniden Gündemde</strong></p>
<p>Wall Street Journal&#8217;ın haberinde, Putin&#8217;in geçmiş yıllarda Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile yaptığı bir görüşmede organ nakli teknolojilerinin geleceği üzerine değerlendirmelerde bulunduğu da hatırlatıldı.</p>
<p>Söz konusu görüşmede insanların ilerleyen yıllarda 150 yaşına kadar yaşayabilme ihtimalinin konuşulduğu ve bu ifadelerin uluslararası kamuoyunda geniş yankı uyandırdığı belirtildi.</p>
<p>Bilim dünyasında uzun yaşam ve yaşlanmanın yavaşlatılması konusundaki araştırmalar devam ederken, Rusya&#8217;nın milyarlarca dolarlık yatırımı küresel ölçekte dikkat çekmeye devam ediyor.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://netinternethaber.com/rusyadan-yaslanmaya-savas-acan-dev-proje-hedef-150-yillik-omur/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Milli Elektrikli Hızlı Tren Rekor Kırdı: Saatte 240 Kilometreye Çıktı</title>
		<link>https://netinternethaber.com/milli-elektrikli-hizli-tren-rekor-kirdi-saatte-240-kilometreye-cikti/</link>
					<comments>https://netinternethaber.com/milli-elektrikli-hizli-tren-rekor-kirdi-saatte-240-kilometreye-cikti/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 28 May 2026 18:31:14 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bilim ve Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Bugünün Manşetleri]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[240 km hızlı tren]]></category>
		<category><![CDATA[Abdulkadir Uraloğlu]]></category>
		<category><![CDATA[ASELSAN tren sistemi]]></category>
		<category><![CDATA[elektrikli hızlı tren]]></category>
		<category><![CDATA[hızlı tren haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[hızlı tren teknolojisi]]></category>
		<category><![CDATA[hızlı tren testi]]></category>
		<category><![CDATA[milli elektrikli tren]]></category>
		<category><![CDATA[milli hızlı tren]]></category>
		<category><![CDATA[milli tren projesi]]></category>
		<category><![CDATA[raylı sistemler]]></category>
		<category><![CDATA[tren test sürüşü]]></category>
		<category><![CDATA[TÜRASAŞ hızlı tren]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye hızlı tren]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye raylı sistemler]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye ulaşım projeleri]]></category>
		<category><![CDATA[yerli hızlı tren]]></category>
		<category><![CDATA[yerli üretim tren]]></category>
		<category><![CDATA[yerli ve milli tren]]></category>
		<category><![CDATA[yüksek hızlı tren Türkiye]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://netinternethaber.com/?p=84878</guid>

					<description><![CDATA[Türkiye’nin yerli ve milli imkanlarla geliştirilen ilk elektrikli hızlı tren projesinde test süreçleri başarıyla sürüyor. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Türkiye Raylı Sistem Araçları AŞ (TÜRASAŞ) tarafından üretilen milli hızlı trenin testlerde saatte 240 kilometre hıza ulaştığını açıkladı. Daha önce gerçekleştirilen dinamik fren testlerinde 225 kilometre hıza çıkan trenin, yeni test aşamalarında daha yüksek &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye’nin yerli ve milli imkanlarla geliştirilen ilk elektrikli hızlı tren projesinde test süreçleri başarıyla sürüyor. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Türkiye Raylı Sistem Araçları AŞ (TÜRASAŞ) tarafından üretilen milli hızlı trenin testlerde saatte 240 kilometre hıza ulaştığını açıkladı.</p>
<p>Daha önce gerçekleştirilen dinamik fren testlerinde 225 kilometre hıza çıkan trenin, yeni test aşamalarında daha yüksek performans değerlerine ulaştığı belirtildi. Bakan Uraloğlu, trenin hız, sürüş, fren ve yol uyumluluğu gibi kritik kriterlerinin detaylı şekilde incelendiğini ifade etti.</p>
<p>Uraloğlu açıklamasında, testlerin maksimum güvenlik ve yolcu konforu sağlanıncaya kadar devam edeceğini belirterek, “Milli elektrikli hızlı trenimiz yoğun test süreçlerinden geçiyor. Hedefimiz, trenlerimizin maksimum performansa güvenli şekilde ulaşmasını sağlamak” dedi.</p>
<p>Tamamen yerli mühendislik çalışmalarıyla geliştirilen hızlı tren setleri, 8 araçtan oluşuyor ve toplam 577 yolcu kapasitesine sahip bulunuyor. Alüminyum gövde yapısıyla dikkat çeken trenlerde otomatik tren durdurma sistemi, elektromekanik yolcu kapıları, gelişmiş iklimlendirme teknolojileri, yangın algılama sistemleri ve kamera destekli güvenlik çözümleri yer alıyor.</p>
<p>Projede en dikkat çeken detaylardan biri ise kritik teknolojilerin yerli olarak geliştirilmesi oldu. Tren Kontrol ve Yönetim Sistemi ile Cer Sistemi’nin ASELSAN iş birliğiyle tamamen milli imkanlarla üretildiği açıklandı.</p>
<p>Yolcu konforuna yönelik detayların da düşünüldüğü trenlerde yiyecek ve içecek otomatları, mutfak alanları ve engelli bireyler için özel bölümler bulunuyor. Ayrıca tekerlekli sandalye kullanıcılarının platform ile tren arasında rahat ulaşım sağlayabilmesi amacıyla özel asansör sistemleri de geliştirildi.</p>
<p>Türkiye’nin raylı sistemlerde dışa bağımlılığı azaltmayı hedefleyen milli hızlı tren projesinin, hem teknolojik altyapısı hem de yüksek yolcu kapasitesiyle geleceğin ulaşım ihtiyaçlarına cevap vermesi amaçlanıyor.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://netinternethaber.com/milli-elektrikli-hizli-tren-rekor-kirdi-saatte-240-kilometreye-cikti/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Savunma Sanayisinde Gururlandıran Gelişme: GÖKDOĞAN ve BOZDOĞAN Hazır</title>
		<link>https://netinternethaber.com/savunma-sanayisinde-gururlandiran-gelisme-gokdogan-ve-bozdogan-hazir/</link>
					<comments>https://netinternethaber.com/savunma-sanayisinde-gururlandiran-gelisme-gokdogan-ve-bozdogan-hazir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 28 May 2026 17:57:39 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bilim ve Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Bugünün Manşetleri]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[BOZDOĞAN]]></category>
		<category><![CDATA[füze testi]]></category>
		<category><![CDATA[GÖKDOĞAN]]></category>
		<category><![CDATA[harp başlıklı atış testi]]></category>
		<category><![CDATA[hava hava füzesi]]></category>
		<category><![CDATA[Mehmet Fatih Kacır]]></category>
		<category><![CDATA[milli füze sistemi]]></category>
		<category><![CDATA[milli hava hava füzesi]]></category>
		<category><![CDATA[Milli teknoloji hamlesi]]></category>
		<category><![CDATA[savunma sanayi haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[savunma teknolojileri]]></category>
		<category><![CDATA[TÜBİTAK SAGE]]></category>
		<category><![CDATA[Türk savunma sanayisi]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Silahlı Kuvvetleri]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye askeri teknolojileri]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye füze sistemi]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye savunma sanayisi]]></category>
		<category><![CDATA[yerli füze teknolojisi]]></category>
		<category><![CDATA[yerli savunma sanayi]]></category>
		<category><![CDATA[yerli ve milli projeler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://netinternethaber.com/?p=84872</guid>

					<description><![CDATA[Türkiye’nin savunma sanayisinde yerli ve milli teknoloji hamlesi kapsamında geliştirilen hava-hava füze sistemleri GÖKDOĞAN ve BOZDOĞAN, harp başlıklı atış testlerini başarıyla tamamladı. Gerçekleştirilen başarılı testler, Türkiye’nin hava savunma kabiliyetlerinde önemli bir aşamanın daha geride bırakıldığını ortaya koydu. Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, gelişmeyi sosyal medya hesabı üzerinden duyurarak test sürecine ait görüntüleri paylaştı. &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye’nin savunma sanayisinde yerli ve milli teknoloji hamlesi kapsamında geliştirilen hava-hava füze sistemleri GÖKDOĞAN ve BOZDOĞAN, harp başlıklı atış testlerini başarıyla tamamladı. Gerçekleştirilen başarılı testler, Türkiye’nin hava savunma kabiliyetlerinde önemli bir aşamanın daha geride bırakıldığını ortaya koydu.</p>
<p>Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, gelişmeyi sosyal medya hesabı üzerinden duyurarak test sürecine ait görüntüleri paylaştı. Açıklamada, her iki milli füzenin de hedeflerini tam isabetle vurduğu ve doğrulama sürecini başarıyla geçtiği belirtildi.</p>
<p><strong>GÖKDOĞAN ve BOZDOĞAN’dan Tam İsabet</strong></p>
<p>Savunma sanayisinde kritik projeler arasında gösterilen GÖKDOĞAN ve BOZDOĞAN füzeleri, yapılan harp başlıklı atış testlerinde beklentileri karşıladı. Testlerde hedeflerin başarıyla imha edildiği ifade edilirken, sistemlerin operasyonel yeterliliği açısından önemli bir aşamanın tamamlandığı bildirildi.</p>
<p>Uzmanlara göre gerçekleştirilen testler, Türkiye’nin hava-hava füze teknolojilerinde dışa bağımlılığı azaltma hedefi açısından stratejik önem taşıyor.</p>
<p><strong>Bakan Kacır: “Gökyüzündeki Caydırıcılığımızın Göstergesi”</strong></p>
<p>Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır yaptığı açıklamada, başarıyla tamamlanan testlerin yalnızca teknik bir gelişme olmadığını vurguladı.</p>
<p>Kacır paylaşımında, “Milli hava-hava füzelerimiz harp başlıklı atış testlerini başarıyla tamamlayarak doğrulama sürecini geride bıraktı. Bu başarı, gökyüzündeki caydırıcılığımızın, mühendislik gücümüzün ve kararlılığımızın somut göstergesi oldu” ifadelerine yer verdi.</p>
<p><strong>TÜBİTAK SAGE Ekibine Tebrik</strong></p>
<p>Projede görev alan mühendis, teknisyen ve savunma sanayisi çalışanlarına teşekkür eden Bakan Kacır, özellikle TÜBİTAK SAGE bünyesinde yürütülen çalışmalara dikkat çekti.</p>
<p>Kacır, milli savunma teknolojilerinin geliştirilmesinde emeği geçen tüm paydaşları kutlayarak, “Bu önemli başarıda katkı sağlayan herkesi yürekten tebrik ediyorum. Ülkemize hayırlı olsun” dedi.</p>
<p><strong>Milli Savunma Sanayisinde Kritik Adım</strong></p>
<p>Türkiye’nin son yıllarda hız verdiği yerli savunma sanayisi projeleri kapsamında geliştirilen GÖKDOĞAN ve BOZDOĞAN füzeleri, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin hava muharebe kapasitesini güçlendirmeyi hedefliyor.</p>
<p>GÖKDOĞAN görüş ötesi hava-hava füze sistemi olarak geliştirilirken, BOZDOĞAN’ın yakın hava muharebelerinde etkin görev üstlenmesi planlanıyor. Her iki sistemin de modern savaş koşullarına uygun şekilde geliştirildiği belirtiliyor.</p>
<p>Başarıyla tamamlanan harp başlıklı atış testlerinin ardından milli füze sistemlerinin envantere giriş sürecinin hız kazanması bekleniyor.</p>
<p><strong>Türkiye’nin Savunma Teknolojilerinde Yeni Dönem</strong></p>
<p>Uzmanlar, yerli hava-hava füze sistemlerinin başarıyla test edilmesinin Türkiye’nin savunma alanındaki bağımsızlık hedefleri açısından kritik öneme sahip olduğunu değerlendiriyor.</p>
<p>Son yıllarda İHA, SİHA, savaş gemisi, radar ve füze teknolojilerinde önemli projelere imza atan Türkiye, milli teknoloji hamlesi doğrultusunda savunma sanayisindeki yerli üretim kapasitesini artırmayı sürdürüyor.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://netinternethaber.com/savunma-sanayisinde-gururlandiran-gelisme-gokdogan-ve-bozdogan-hazir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türkiye’nin Anti-Drone Gücü Artıyor: TOLGA C-UAS Neler Sunuyor?</title>
		<link>https://netinternethaber.com/turkiyenin-anti-drone-gucu-artiyor-tolga-c-uas-neler-sunuyor/</link>
					<comments>https://netinternethaber.com/turkiyenin-anti-drone-gucu-artiyor-tolga-c-uas-neler-sunuyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 26 May 2026 20:05:40 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bilim ve Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Bugünün Manşetleri]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[anti İHA teknolojileri]]></category>
		<category><![CDATA[ASELSAN sistemleri]]></category>
		<category><![CDATA[askeri tatbikat Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[Çelik Kubbe sistemi]]></category>
		<category><![CDATA[drone savunma kalkanı]]></category>
		<category><![CDATA[EFES tatbikatı haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[EFES-2026 tatbikatı]]></category>
		<category><![CDATA[elektromanyetik silah teknolojisi]]></category>
		<category><![CDATA[elektronik harp sistemleri]]></category>
		<category><![CDATA[FPV drone savunma]]></category>
		<category><![CDATA[HPeM silah]]></category>
		<category><![CDATA[İHA savunma sistemi]]></category>
		<category><![CDATA[insansız hava aracı tehditleri]]></category>
		<category><![CDATA[MKE TOLGA]]></category>
		<category><![CDATA[modern hava savunma sistemleri]]></category>
		<category><![CDATA[TOLGA C-UAS]]></category>
		<category><![CDATA[Türk savunma sanayi]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye anti drone sistemi]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye Yunanistan savunma haberleri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://netinternethaber.com/?p=84843</guid>

					<description><![CDATA[Yunan Basınından Dikkat Çeken İddia: Türkiye EFES-2026’da Yeni Anti-Drone Sistemi TOLGA C-UAS’ı Test Etti Yunanistan merkezli bazı medya kuruluşlarında yer alan haberlerde, Türkiye’nin EFES-2026 Tatbikatı kapsamında yeni nesil bir anti-drone sistemini sahaya sürdüğü öne sürüldü. Pentapostagma kaynaklı değerlendirmelerde, söz konusu sistemin insansız hava aracı tehditlerine karşı geliştirilen TOLGA C-UAS olduğu ve tatbikat sırasında aktif olarak &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Yunan Basınından Dikkat Çeken İddia: Türkiye EFES-2026’da Yeni Anti-Drone Sistemi TOLGA C-UAS’ı Test Etti</p>
<p>Yunanistan merkezli bazı medya kuruluşlarında yer alan haberlerde, Türkiye’nin EFES-2026 Tatbikatı kapsamında yeni nesil bir anti-drone sistemini sahaya sürdüğü öne sürüldü. Pentapostagma kaynaklı değerlendirmelerde, söz konusu sistemin insansız hava aracı tehditlerine karşı geliştirilen TOLGA C-UAS olduğu ve tatbikat sırasında aktif olarak test edildiği iddia edildi.</p>
<p>Haberde yer alan bilgilere göre, Makine ve Kimya Endüstrisi (MKE) tarafından geliştirilen sistemin, yüksek güçlü elektromanyetik (HPeM) bir silah altyapısıyla desteklendiği ifade ediliyor. Bu entegrasyonun, özellikle modern savaş alanında giderek artan mini ve mikro İHA tehditlerine karşı yeni bir savunma yaklaşımı sunduğu ileri sürülüyor.</p>
<p>Ankara’nın İHA Tehditlerine Karşı Yeni Hamlesi</p>
<p>Yunan basınındaki analizlerde, Türkiye’nin insansız hava aracı savaşlarında önemli bir kapasite geliştirme sürecinde olduğu ve TOLGA C-UAS sisteminin bu stratejinin önemli bir parçası olduğu yorumlarına yer verildi.</p>
<p>Sistemin, küçük boyutlu İHA’lar, kamikaze dronlar ve dolaşan mühimmat türü tehditlere karşı hareketli bir hava savunma kalkanı olarak tasarlandığı belirtiliyor. Ayrıca modüler yapısı sayesinde farklı görev profillerine uyarlanabildiği ve çeşitli platformlara entegre edilebildiği ifade ediliyor.</p>
<p>Çok Katmanlı Savunma Mimarisi Dikkat Çekiyor</p>
<p>Haberde öne çıkan teknik detaylara göre TOLGA C-UAS, çok katmanlı bir savunma yapısı üzerine inşa edildi. Bu yapı içerisinde radar sistemleri, elektro-optik sensörler, elektronik karıştırma bileşenleri ve kinetik imha kabiliyetleri bir arada çalışıyor.</p>
<p>Sistemle ilgili iddialar arasında, belirli menzillerde elektronik harp yöntemleriyle hedefleri etkisiz hale getirme ve gerektiğinde fiziksel imha seçeneklerini devreye sokma kabiliyeti bulunuyor. Bu yaklaşımın, sahada esnek ve hızlı tepki verebilen bir savunma modeli oluşturduğu değerlendiriliyor.</p>
<p>Elektronik Harp ve HPeM Teknolojisi Öne Çıkıyor</p>
<p>Yunan medya değerlendirmelerinde özellikle yüksek güçlü elektromanyetik (HPeM) teknolojisine dikkat çekiliyor. Bu tür sistemlerin, hedef elektronik sistemlerini devre dışı bırakarak İHA’ları işlevsiz hale getirdiği iddia ediliyor.</p>
<p>Bu yöntemin özellikle düşük maliyetli olması ve fiber optik kontrollü dronlara karşı etkili bir çözüm sunduğu yönündeki yorumlar da haberde yer aldı. Böylece klasik mühimmat kullanımına alternatif bir savunma yöntemi geliştirilmiş olabileceği ileri sürülüyor.</p>
<p>Menzil, Mühimmat ve Platform Esnekliği</p>
<p>TOLGA C-UAS’ın teknik kapasitesine ilişkin iddialarda sistemin farklı kalibrelerde mühimmatlarla çalışabildiği belirtiliyor. 35 mm, 20 mm ve 12,7 mm hava patlamalı mühimmatların hedef çevresinde şarapnel etkisi oluşturarak imha kabiliyeti sunduğu ifade ediliyor.</p>
<p>Ayrıca sistemin 4&#215;4 arazi araçları, zırhlı muharebe platformları ve deniz unsurlarına entegre edilebildiği, bu sayede çok geniş bir operasyon alanında kullanılabileceği vurgulanıyor.</p>
<p>Gerçekleştirilen testlerde İHA ve FPV dron hedeflerine karşı yüksek başarı oranları elde edildiği yönündeki iddialar da haberde öne çıkarılan başlıklar arasında yer aldı.</p>
<p>“Çelik Kubbe” Mimarisi İçinde Değerlendiriliyor</p>
<p>Yunan basınındaki analizlere göre TOLGA C-UAS sistemi, Türkiye’nin entegre hava savunma konsepti olarak bilinen “Çelik Kubbe” yapısının düşük irtifa katmanında konumlandırılıyor. Bu kapsamda sistemin, özellikle yakın hava sahası tehditlerine karşı koruma sağlaması hedefleniyor.</p>
<p>ASELSAN ve Diğer Geliştirmeler</p>
<p>Haberde ayrıca Türkiye’nin savunma sanayi alanındaki diğer projelerine de atıf yapılıyor. Özellikle ASELSAN tarafından geliştirilen EJDERHA C-IED ve AD-200/210 gibi HPeM tabanlı sistemlerin daha önce tanıtıldığı hatırlatılıyor.</p>
<p>Bunun yanı sıra Türkiye’nin elektronik harp, yönlendirilmiş enerji sistemleri ve anti-drone teknolojileri alanında yatırımlarını artırdığı ve yeni çözümlerin savunma sanayi fuarlarında sergilendiği de ifade ediliyor.</p>
<p>Genel Değerlendirme</p>
<p>Yunan medya kaynaklarına göre TOLGA C-UAS, Türkiye’nin giderek daha karmaşık hale gelen düşük irtifa hava tehditlerine karşı geliştirdiği çok katmanlı savunma stratejisinin önemli bir unsuru olarak değerlendiriliyor. Sistem, elektronik harp ve kinetik imha kabiliyetlerini bir araya getirerek modern savaş alanında esnek ve entegre bir çözüm sunmayı hedefliyor.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://netinternethaber.com/turkiyenin-anti-drone-gucu-artiyor-tolga-c-uas-neler-sunuyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
