Altılı masanın önerdiği sistem muhalif anayasa profesörünü çılgına çevirdi!

Bu Makaleyi Sesli Okuyabilirsiniz

Anayasa Profesörü Kemal Gözler altılı masa bileşenlerinin ya hile yaptığını yada cahil olduklarını vurgulayarak, “Anayasa Değişikliği önerisinin Güçlendirilmiş Parlamenter sistem getirdiği’ iddiası muazzam bir yalandır” dedi.

Anayasa Hukuku Profesörü Kemal Gözler’in “Altılı masanın Anayasa değişikliği önerisi güçlendirilmiş Parlâmenter sistem mi, yoksa Yarı Başkanlık sistemi mi getiriyor?” başlıklı makalesinde çok çarpıcı açıklamalarda bulundu.

“‘Anayasa Değişikliği önerisinin Güçlendirilmiş Parlamenter sistem getirdiği’ iddiası muazzam bir yalandır’ ifadelerini kullanan Gözler’in değerlendirme yazısı şöyle:

28 Kasım 2022 Pazartesi günü CHP, Deva Partisi, Demokrat Parti, Gelecek Partisi, İyi Parti ve Saadet Partisinden oluşan ‘Altılı Masa’ tarafından ‘Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem Anayasa Değişikliği Önerisi’ başlıklı bir anayasa değişikliği teklifi taslağı yayınlandı.

Ben bu Anayasa Değişikliği Önerisini görünce aşağıdaki sebeplerle çok şaşırdım. Nedense baştan bu Öneriye karşı bir yazı yazmak içimden gelmedi. Ama üzerinden beş gün geçtikten sonra, bugün, yani 3 Aralık 2022 günü taslak hakkında yazmaya karar verdim.

1. ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ TEKLİFİNİN AMACI NE?

Önce Altılı Masanın hazırladığı ‘Anayasa Değişikliği Önerisi’ kitapçığının kapak sayfasından bir kesiti aşağıya kopyalayayım:

Görüldüğü gibi anayasa değişikliği teklifinin başlığı ‘Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem Anayasa Değişikliği Önerisi’. Yani başlığa bakarak parlâmenter sistemin, bu anayasa değişikliği teklifinin temelini oluşturduğunu söyleyebiliriz.

2. MUAZZAM YALAN

Sözü uzatmadan söyleyeceğimi söyleyeyim:

Altılı Masanın ‘Anayasa Değişikliği önerisinin Güçlendirilmiş Parlamenter sistem getirdiği’ iddiası muazzam bir yalandır.

Sebep şu: ‘Anayasa Değişikliği Önerisi’nde Cumhurbaşkanının doğrudan doğruya halk tarafından seçilmesi öngörülmektedir. Cumhurbaşkanının halk tarafından seçildiği bir sisteme ‘parlâmenter hükûmet sistemi’ denemez. Bunun adı ‘yarı-başkanlık sistemi’dir. Bu bilgi hukuk fakültelerinde birinci sınıfta okutulan anayasa hukuku derslerinde öğretilen basit bir bilgidir.

Söz konusu anayasa değişikliğinde önerilen hükûmet sisteminin parlâmenter hükûmet sistemi ile uzaktan yakından bir ilgisi yoktur. Önerdikleri sistem tipik bir yarı-başkanlık hükûmet sistemidir.

Önerdikleri sistemle 2014-2018 arasındaki sisteme geri döneceğiz. Yani Cumhurbaşkanının halk tarafından seçildiği ve bir Bakanlar Kurulunun ve bir Başbakanın bulunduğu bir sistem.

Kurulan hükûmet sisteminde bir başbakan ve bir bakanlar kurulunun olması o sistemi parlâmenter hükûmet sistemi yapmaya yetmez. Bir hükûmet sistemine parlâmenter sistem denilebilmesi için devlet başkanının doğrudan doğruya halk tarafından seçilmemesi gerekir. Parlâmenter sistemde yürütme organının doğrudan doğruya halkın güvenine dayanmaması bu sistemin üç temel tanımlayıcı unsurundan birisidir.

Cumhurbaşkanının halk tarafından seçildiği bir sistemde kaçınılmaz olarak ‘çifte meşruluk sorunu’ denen bir sorun ortaya çıkar. Böyle bir sistemde, cumhurbaşkanı da, doğal olarak kendisinin demokratik meşruluğa sahip olduğunu iddia eder. Halk tarafından seçilen bir cumhurbaşkanı ne diye yetkisiz bir cumhurbaşkanı olmayı kabul etsin ki? Bu durum, sadece bizim için değil, Fransa dahil bütün yarı-başkanlık hükümet sistemleri için de geçerlidir.

Bugün Rusya’da da bir Başbakan ve bir Bakanlar Kurulu var. Ama ülkeyi Başbakan ve Bakanlar Kurulu değil, halk tarafından seçilen Vladimir Putin yönetiyor. Rusya Başbakanının adını bilen var mı?

Amacınız Recep Tayyip Erdoğan sisteminden Vladimir Putin sistemine mi geçmek?

Burada ‘Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem Anayasa Değişikliği önerisi’nin içeriğini inceleyecek değilim. Ortada içinde pek çok tutarsızlığın olduğu bir metin var. Öneride tuhaf düzenlemeler de bulunuyor. Bunlar örnekleriyle birlikte ayrıca incelenebilir. Ben burada böyle bir incelemeye girişmeyeceğim. Yine de burada önerilen dört daireli ve 22 üyeli bir Anayasa Mahkemesini komik bulduğumu belirtmeden de geçemeyeceğim.

3. BÜYÜK ÇELİŞKİ VE ÇELİŞKİNİN SEBEBİ OLARAK İKİ ŞIK

Cumhurbaşkanının doğrudan doğruya halk tarafından seçilmesini öngören bir anayasa değişikliği önerisi kaleme alın, daha sonra da bunun başlığına ‘Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem Anayasa Değişikliği Önerisi’ yazın. Ne büyük çelişki!

Altılı Masanın önerdiği bu anayasa değişikliğini hazırlayanlar acaba nasıl olup da böyle bir büyük çelişki içine düştüler?

İki ihtimal var: Anayasa değişikliği önerisini hazırlayanlar, ya hükûmet sistemlerinin ne olduğu bilmiyorlar, ya da biliyorlar ama asıl niyetlerini gizliyorlar. Bu iki şık arasında ortalama bir yol yoktur. Ya o, ya bu.

Bu şıklardan birincisi doğruysa, bundan, söz anayasa değişikliği önerisini bilgisiz kişilerin hazırladığı sonucu; yok eğer ikinci şık doğruysa, bundan, bu anayasa değişikliğini hazırlayanların dürüst olmadığı sonucu çıkar.

Birinci şıkta bilgisizlik, ikinci şıkta ise hile vardır. Her iki şıkta da vay halimize!

CHP ve ‘Altılı Masa’da bu bilgisizliğin mevcut olduğu aslında çok daha önceden belliydi. Zira ‘Altılı Masa’ üyelerinin sıkça kullandıkları ‘güçlendirilmiş parlâmenter sistem’ kavramı dahi bir bilgisizlik ürünüdür. ‘Güçlendirilmiş parlâmenter sistem’ kavramı literatürde karşılığı olmayan uydurma bir kavramdır. Bu kavramın doktrindeki karşılığı “’rasyonelleştirilmiş parlâmenter sistem’dir].

Yukarıda da söyledim. Tekrarlayayım: ‘Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem Anayasa Değişikliği Önerisi’nde ‘muazzam bir yalan’ ile karşı karşıyayız.

AKP’nin muhalifleri, parlâmenter hükûmet sistemi getireceklerini söyleyerek yarı-başkanlık hükûmet sistemi getirmeyi öneriyorlar.

‘Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem Anayasa Değişikliği Önerisi’ni okumaktan büyük bir hayal kırıklığına uğradım.

Vakıa bizim sağımızda veya solumuzda değil, galiba bizzat kendimizde bir yanlışlık var.

Her şeyimizde bir bilgisizlik, her şeyimizde bir yalan dolan. Allah’ım bize akıl fikir ve biraz da dürüstlük ver.”

Hakkında Editör

Taraf olmayan, habercilik yapan Net İnternet Haber, bağımsız özgür, tarafsız habercilik ilkesini benimsemiş olup, hakkın ve haklının yanında yer almayı ilke edinmiştir.

Göz Atmak İster misiniz?

Modern barbarlık! Kutsal kitapların yakıldığı yerde insanları da yakacaklar!

Bu Makaleyi Sesli Okuyabilirsiniz Kutsal kitap yakma olayının doğrudan AİHM gündemine taşınması mümkün. İsveç Avrupa …

Bir cevap yazın