Şer ittifakta sebep sonuç ilişkisi!

ABD, Reza Sarraf, FETÖ ve CHP yine söz birliği etmişçesine puslu vadide buluşmaya sanki ant içmişler gibi, Türkiye’yi yine karanlık ve puslu vadiye sürüklemeye çalışıyorlar. .

Türkiye’yi her platformda yalnızlığa itmeye çalışan ABD ve gizli ittifakçıları en küçük ayrıntıyı bile fırsata çevirmek istiyor. CHP’nin belge savaşını başlatıyor olması da zamanlaması da çok net bir şekilde ben de bu puslu vadide varım dercesine bangır bangır bağırıyor. Bu sebepledir ki CHP’nin ABD’deki hain dava ile eş zamanlı belge savaşını başlatıyor olmasını çok manidar buluyorum..

Ak Parti’nin yanlışları doğrularından fazla olabilir. Hatta şeytana kapılarak suç, günah ve böyle bir kirli işe de bulaşmış olabilir. Ancak gerçekliği bile tartışma konusu olan bu belgelerin Rezza Saraf davası ile eş zamanlı olarak açıklanıyor olması gerçekçilik payını da inanmışlığı da bizde kafadan eksiye düşürmüştür.  CHP ya bilerek yada bilmeyerek hata yapıyor..

Türkiye’nin güneyi ateş çemberine dönüşmüşken, kriz ve kaos severler kapılarımızı aşındırırken müreffeh ve aydınlık bir Türkiye vaat eden bir partinin ABD’nin ve dış güçlerin ekmeğine yağ sürecek cinsten belge açıklamasını, Türkiye’yi uluslararası arenada zayıflatacak olan bir dava ile aynı ana denk getirmesini şahsen doğru bulmuyorum.  İlkeli bir ana muhalefet bağırarak, düşmanı seyre davet ederek, milli menfaatlerimize zarar vererek varlığını idame ettirmeye çalışıyor olması milli menfaatlerimize ters düşmektedir. Burada yargılanmak istenen Ak Parti değil Türk milletidir.

Nitekim ana muhalefet partisinin bu yanlışları, Ak Parti’yi yılmaz ve vaaz geçilmez kılmıştır. CHP’nin Baykal’dan beri kavgaya dayalı, hizip bir anlayışla partiyi sırtlayarak götürmesi az olsun benim olsundan öteye gidememektedir. Sayın Cumhurbaşkanı ile ilgili yolsuzluk belgeleri varsa bu belgelerin teslim edileceği yer yargı olmalıdır..

Bu konuda Cumhuriyet s avcılarımıza da çok önemli görevler düşmektedir. Cumhuriyet savcılarımız her iki tarafın da iddialarını suç kabul edip gerekli soruşturmaları aksatmadan başlatmalıdır. Bazen bizler de yolsuzluk ve iddiaları basın yoluyla kamuoyuna duyururken, iddialarda adı geçenler “yalan ve iftira” gerekçesi ile yargıya koştuklarında yargı sadece şikayete konu olan taraf ile ilgilenmektedir..

Oysa Basın da bir kamu görevlisi gibi kutsal bir görev üstlenmiştir. Yazdıklarını, çizdiklerini ihbar kabul edip, kıymetli savcılarımızın cesaretle iddiaların üstlerine gitmesi gerekmektedir. Şimdi bu iddialarla ilgili olarak,her iki taraf da gürültüye patırtıya gerek duymadan, hukukun üstünlüğüne uygun bir biçimde belgelerini ve savunmalarını savcılarımızla paylaşmalılar..

Türkiye’yi kaosa ve krize sürüklemek için köşe bucak dolaşan, fırsat kollayan onca düşman ve hain hatta dünyayı yöneten küresel şirketler pusuda bekliyorken, bizim onların ekmeğine yağ sürecek ne zamanımız ne de mali yapımız müsait değil. Krizlerle, siyasi kavgalarla Türkiye çok şey kaybetti ve kaybetmeye de devam etmektedir..

Allah’ın varlığına, ahret gününe öldükten sonra tekrar dirileceğine ve hesaba çekileceğine inanan İmam Hatip kültüründen gelen bir Cumhurbaşkanı’nın bu tür kirli işlere bulaşacağına şahsen inanmamaktayım. Ancak  bu kirli iddialar ve belgeler, Cumhurbaşkanlığı makamını zedelemekten öteye gitmeyecektir. FETÖ ile birlikte başlatılan yıkım faaliyetleri ve şer ittifak bütün çirkinliği ile yükselerek devam ediyor.  Bu belgelerin de iddialarında nerden kimler tarafından  servis edildiğini merak etmiyoruz. Çünkü sebep sonuç ilişkisi ortada. Haydi hayırlısı..

Hakkında Aziz Dağtekin

1960 yılında Elazığ'da doğdu. Öğrenimini İstanbulda tamamlayarak gazetecilik mesleğine 1983 yılında başladı. sırasıyla Hergün, Bulvar, Hürriyet ve Türkiye Gazetelerinde muhabirlik ve yazı işleri kadrolarında görev aldı. Basın sektöründen 2006 yılında emekli oldu. Halen idare yeri Adana olan ve Ulusal yayın yapan Netinternet, Ekonet Haber, Eko İntenet Haber sitelerinde Genel Yayın Yönetmenliği ve ekonomi ile alakalı yazı ve yorumlar yazmaktadır. Gazetecilik mesleği yanısara sigortacılık, pazarlama ve finans sektöründe üst düzey yöneticiliklerde bulundu. Sırasıyla İhlas Barter ve Turk Barter'da franchise ve bölge müdürlüğü görevlerinde yer aldı. 2005 yılında Turk Barter'dan ayrılarak Anadolu Barter'ı kurdu. Halen 13'e yakın şubesiyle faaliyet gösteren Anadolu Barter'ın Yönetim Kurulu Başkalığını yürütmektedir. Evli ve 2 çocuk babası olan Gazeteci-Yazar Aziz Dağtekin halen Basın Konseyi üyesi ve Adana'da Kurulu bulunan Çukurova Güreş Vakfı ile Elazığlılar Kültür ve Dayanışma Derneğinin de kurucu üyesidir.

Göz Atmak İster misiniz?

DEAŞ kimdir, Putin ve Hamas mı yoksa Siyonist İsrail ile ABD midir?

Aziz Dağtekin Yazdı Ne garip olmuş insanlar. Dün kimliğini soykırımla mücadele etmeye borçlu olanlar, bugün …

Bir yanıt yazın