Bugun...
Dolar: 3.8921
Euro : 4.5911

Konuk Yazar


Mehmet Karagöz


Facebookta Paylaş









Suudiler ve Sapıklık !
Tarih: 10-11-2017 22:05:00 Güncelleme: 10-11-2017 22:05:00



Suudi Arabistan başta olmak üzere Arap Ülkeleri Osmanlı’ya sırt çevirmenin, Osmanlıyı arkadan vurmanın, İngiliz ve Fransız kafirleri ile iş tutmanın ceremesini çekeceklerini hep söyledik ve yazdık.

Gelişmelere bakılırsa bu günleri çok iyi günler. Daha kötü ve felaket dolu günler daha geride…
Arap Ülkelerinin içine düştüğü bencillik anlayışı ve bu anlayışı mesnet edinen İngiliz ajanları Osmanlı ve Türk düşmanlığı temelinde düşmanlıklarını köpürttüler.

- Türkler, müslimanlığı terk edip Avrupalı oldular.
- Osmanlılar sizi yüzlerce yıldır sömürdüler.
- Türkler batıyı barbarlıkla Arapları da şefkatle yok etmeye çalıştılar gibi iftira ve yalanlara kanan Araplar, kendi başlarına güya bağımsız olduklarını zannederek, gerçek ve modern köleliğe boyun eğdiler. Batının dilini aldılar karşılığında dinlerini verdiler. Batının yaşam tarzını aldılar, karşılığında ahlaklarını verdiler. Batı dostluğunu elde ettiler buna mukabil Türk dostluğunu kaybettiler.

Yüz yıl sonra Tayyib Erdoğan’ın onlarla gönül teması kurarak bu anlayışlarını yok etmesi ile akılları başlarına geldi.
- Türkler aslında cavır falan olmamış.
- Onlar da müslimanmış hoyu demeye başladılar.

Hatta, İsraile karşı duruş sergilemeye başlamışlardı ki, ABD de bulunan paraları Türkiye’ye tranfer edeceklerdi ki, başlarına görülen musibetler geldi.  Boyunlarındaki boyunduruk serbest hareket etme imkanı vermiyordu.

ABD ve İngilizler arasında süren paylaşım savaşının mezesi durumuna geldiler. Bir İngiliz bir ABD soymaya devam ediyorlar. Allahın verdiği uçsuz bucaksız petrol tükenmeyince soyulmanın boyutunu hesaplayamadılar. Çünkü çok para. Ne kadar verseler geride kalan yine çok fazla. Arkası da çok. Yer altında hesapsız varlık var.

Büyük şeytan hilelerini iyi kurgulamış olacak ki, Arap parasına el koyuyor ses yok. Terörü siz kurup besliyorsunuz diyor paralara el koyuyor ses yok. Sıra geldi prenslere işadamlarına ve petrodolar zenginlerine.  Onları da içeri tıkmaya başladılar. Yakında halka kadar inip herkesin elinde, evinde ne varsa toplayacaklar. Geriye kalan bina, insan bitki varsa onu da bombayla yok edecekler. Hala yaşayanlar olursa onlarda Türkiye’ye sığınacaklar.  İyi mi?

İyisi şu, paraları cavırlara dağıtıp kendilerini de bize yıkacaklar.

Evet buna hazır olun.

Sonrası daha vahim. ABD ve İngiliz cavırları bu defa mal bulmuş mağribi gibi bize saldıracak, bu terörisleri siz koruyorsunuz, hamilik yapıyorsunuz diyecekler.

Haydii. Topların namlusu, uçakların güzergahı bize çevrilecek. İşte o zaman seyredin gümbürtüyü. Belki de dünya yeniden savaşacak. Herkes barut koklayacak. Allah korusun asla istemeyiz.   

Suudiler buraya nasıl geldi. Suudoğulları İngiliz ajanı Lawrens ve diğer ajanların yönlendirmesi ile gerçek İslam’dan koptular. Bu yetmemiş gibi, kendi içlerinden özel eğitilmiş din adamı kılığındaki din düşmanları da, gerçek islamdan kopuşu alevlendirdiler.  Adeta yeni ve taze bir dinsizlik dini ihdas ettiler. Adına da Vehhabilik dediler. Muhammed bin Abdulvehhab isimli Necidli bir fitnebaz, İbni Teymiye’den alarak topladığı sapık fikirleri sistemleştirdi. Suudoğulları da yine İngiliz kafirlerinin desteği ile devletleştirdi. Yetmedi bir de bu dinsizlik dinini yayılmacı politikalarla dünyaya yaymaya çalıştılar. Hatta bizim ülkemizde bile bir hayli rağbet gördü. Mezhepsizlik veya selefiyecilik adı altında din adamı görülen satılmışların eliyle revaç görmeye devam ediyor. Burada isimlerini saymak istemediğim ama hepinizin tahmin ettiği hoca kılıklılar bu yayılmaya destek oldular. İmam hatip ve Yüksek İslam enstitüsü camiasında yaygın yer buldular. Bazı partilerimizin tabanlarında etraflıca yerleştiler. Bazı tarikatler de onalara uydu. Fetö nün de pek çok fikri bu kaynaktan beslenmektedir. Çünkü hocası da vehhabiliğin kurucusu olanların kaynaklarından beslendi. Hoca talebesi ile ölçülürmüş. Vee. Sonunda bu güne geldik.

Şimdi yapılması gereken aziz milletimizin bunları çok iyi tanımasıdır. Ehl-i sünnet yolundan ve alimlerimizin çizgisinden kopmamaları bunların boynunu kırar.

Bizim savaşımız da bu yönde olmalı. Doğruluktan ayrılmadan itikadımızı bozmadan, dört hak mezhebin aydın yolundan gitmeliyiz. Kurtuluş buradadır. Bu yol Kuran – Sünnet -  İcma ve kıyası yoludur.

Bu savaşı da Ehl-i sünnet müslimanları olarak bizler kazanmalıyız.
Bu uğurda emri maruf ve ilimle cihat etmekten geri durmamalıyız.
Gazamız mübarek ola…
 



Bu yazı 179 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
400 Okunma
372 Okunma
358 Okunma
354 Okunma
350 Okunma
350 Okunma
350 Okunma
346 Okunma
345 Okunma
341 Okunma
546 Okunma
515 Okunma
514 Okunma
487 Okunma
423 Okunma
417 Okunma
415 Okunma
406 Okunma
405 Okunma
400 Okunma
YAZARLAR
SON YORUMLANANLAR
FOTO GALERİ
  • Şehit abisi Yarbay'ın terörüe isyanı
    Şehit abisi Yarbay'ın terörüe isyanı
  • Teknoloji harikası binalar
    Teknoloji harikası binalar
  • Paylasmak Güzeldir
    Paylasmak Güzeldir
  • Ana kucağı
    Ana kucağı
  • Bebişler
    Bebişler
  • Yurdum İnsanı
    Yurdum İnsanı
  1. Şehit abisi Yarbay'ın terörüe isyanı
  2. Teknoloji harikası binalar
  3. Paylasmak Güzeldir
  4. Ana kucağı
  5. Bebişler
  6. Yurdum İnsanı
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
  • Rehber, şu kimsedir ki...
    Rehber, şu kimsedir ki...
  • Diriler, ölen yakınlarını seviyorlarsa
    Diriler, ölen yakınlarını seviyorlarsa
  • Hakkı batıldan ayırmak zordur
    Hakkı batıldan ayırmak zordur
  • İnsan, düzeltemediği işlere sabretmelidir
    İnsan, düzeltemediği işlere sabretmelidir
  • İhlas, ahirete inanmanın alametidir
    İhlas, ahirete inanmanın alametidir
  • İnsan, göründüğü gibi olmalıdır
    İnsan, göründüğü gibi olmalıdır
  1. Rehber, şu kimsedir ki...
  2. Diriler, ölen yakınlarını seviyorlarsa
  3. Hakkı batıldan ayırmak zordur
  4. İnsan, düzeltemediği işlere sabretmelidir
  5. İhlas, ahirete inanmanın alametidir
  6. İnsan, göründüğü gibi olmalıdır
VİDEO GALERİ
YUKARI