Bugun...
Dolar: 3.8921
Euro : 4.5911

Konuk Yazar


Konuk Yazar


Facebookta Paylaş









Dua, "lafzi" ve "fiilî" olarak iki türlüdür
Tarih: 14-11-2017 08:04:00 Güncelleme: 14-11-2017 08:04:00


Dua, Allahü teâlâdan bir şey istemek demektir. Dua etmeyen, arzusuna kavuşamaz buyurulmuştur.
 
Sual: Dua ne demektir ve dua yalnızca dil ile mi yapılır?
Cevap: Dua, Allahü teâlâdan bir şey istemek demektir. Dua etmeyen, arzusuna kavuşamaz buyurulmuştur. Dua; Lafzi ve Fiilî olmak üzere iki türlüdür:
1-Lafzi dua; Allahü teâlâdan lafız, söz ile istemektir. Bu duanın kabul olması için şartlar vardır. Bu şartlar, dua edenin Müslüman olması, ihlas sahibi olması, namazlarına devam etmesi, fasık olmaması, yani haram işlememesi, üzerinde kul hakkı bulunmaması gibi şeylerdir. Bu şartlar bulunmayanların duaları kabul olmuyor. Sıkıntı içinde yaşıyorlar.
2-Fiilî dua; istenilen şeyin sebebine yapışmaktır. Allahü teâlâ, her şeyi, bir sebep ile yaratmaktadır. Allahü teâlâdan bir şey isteyenin, bu şeyin yaratılmasına sebep olan şeyi yapması lazımdır. Mesela, bir yeri ağrıyanın, ağrı kesici bir ilaç kullanması lazımdır. Bu ilacı kullanması, fiilî dua etmek olur. Fiilî duanın kabul olması için, sebebin tesirinin kati olması, iyi bilinmesi lazımdır.
Lafzi dua ile fiilî dua birbirine uygun değilse, fiilî dua kabul olur. Müslümanın, iyi ve caiz olan şeylerin sebeplerini bilip, dua için, bu sebepleri yapması lazımdır. Bu sebepler yapılınca, Allahü teâlâ, istenilen şeyi yaratır. Çünkü, sebepleri yapılan şeyi yaratması, âdetidir. Aç olanın bir şey yemesi, fiilî sebebe yapışmak, fiilî dua etmek olur.
(Dua ediniz, kabul ederim) buyurulması, fiilî dua etmeyi emretmektedir.
           ***
Sual: Bir ibadetin vacip veya bidat olmasında tereddüt hasıl olursa nasıl hareket etmelidir?
Cevap: Bir şeyin vacip veya bidat olmasında şüphe edilse, bu şeyi yapmak iyi olur. Bidat ile sünnet arasında şüphe olsa, yapmamak lazım olur.
           ***
Sual: Bir kimsenin, öldüğü odaya, evinin bahçesine gömülmesinde bir mahzur olur mu?
Cevap: Herhangi bir kimseyi öldüğü odayı kazıp, buraya gömmek caiz değildir. Mektep, okul, tekke yanına da gömmeyip, Müslümanların defnedildiği İslâm mezarlığına götürmelidir.
           ***
Sual: Bir kimsenin, bahçesinin veya arsasının içine istediği derinlikte kuyu, istediği yükseklikte bina yapmasında, dinen bir mahzur var mıdır?
Cevap: Bu konuda Mecellenin 1194. Maddesinde deniliyor ki:
“Bir arsaya sahip olan, üstündeki boşluğa ve toprağın içine de malik olur. İstediği kadar yüksek bina ve derin kuyu yapabilir.”



Bu yazı 90 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
400 Okunma
372 Okunma
358 Okunma
354 Okunma
350 Okunma
350 Okunma
350 Okunma
346 Okunma
345 Okunma
341 Okunma
546 Okunma
515 Okunma
514 Okunma
487 Okunma
423 Okunma
417 Okunma
415 Okunma
406 Okunma
405 Okunma
400 Okunma
YAZARLAR
SON YORUMLANANLAR
FOTO GALERİ
  • Şehit abisi Yarbay'ın terörüe isyanı
    Şehit abisi Yarbay'ın terörüe isyanı
  • Teknoloji harikası binalar
    Teknoloji harikası binalar
  • Paylasmak Güzeldir
    Paylasmak Güzeldir
  • Ana kucağı
    Ana kucağı
  • Bebişler
    Bebişler
  • Yurdum İnsanı
    Yurdum İnsanı
  1. Şehit abisi Yarbay'ın terörüe isyanı
  2. Teknoloji harikası binalar
  3. Paylasmak Güzeldir
  4. Ana kucağı
  5. Bebişler
  6. Yurdum İnsanı
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
  • Rehber, şu kimsedir ki...
    Rehber, şu kimsedir ki...
  • Diriler, ölen yakınlarını seviyorlarsa
    Diriler, ölen yakınlarını seviyorlarsa
  • Hakkı batıldan ayırmak zordur
    Hakkı batıldan ayırmak zordur
  • İnsan, düzeltemediği işlere sabretmelidir
    İnsan, düzeltemediği işlere sabretmelidir
  • İhlas, ahirete inanmanın alametidir
    İhlas, ahirete inanmanın alametidir
  • İnsan, göründüğü gibi olmalıdır
    İnsan, göründüğü gibi olmalıdır
  1. Rehber, şu kimsedir ki...
  2. Diriler, ölen yakınlarını seviyorlarsa
  3. Hakkı batıldan ayırmak zordur
  4. İnsan, düzeltemediği işlere sabretmelidir
  5. İhlas, ahirete inanmanın alametidir
  6. İnsan, göründüğü gibi olmalıdır
VİDEO GALERİ
YUKARI