Bugun...
Dolar: 3.8276
Euro : 4.6833

Konuk Yazar



Erdoğan: Yüreği dışarda olan mankurtlar bilim adamı da Müslüman da olamaz

Tarih: 08-01-2018 00:01:59 + -


"Boğaziçi Üniversitemiz hala ülkemizin en prestijli yüksek öğrenim kurumlarından biridir. Bununla birlikte bizim gönlümüzden geçen konuma ulaşamadığını belirtmek durumundayım"diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Ülkesine, insanlığa hizmet etmek yerine zihnini ve yüreğini Amerika'da yaşayan bir şarlatana adayan mankurtlardan bilim adamı da olmaz, Müslüman da olmaz" açıklamasıyla tepkisini dile getirdi.


Erdoğan: Yüreği dışarda olan mankurtlar bilim adamı da Müslüman da olamaz

Boğaziçi Üniversiteliler Derneği'nin 14. Genel Heyeti'nda konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan,"Boğaziçi ülkemizin en saygın yüksek öğretim müesseselerinden biridir fakat bu milletin değerlerine yaslanamadığı için hedeflerine tam anlamıyla erişememiştir. Dünyanın en iyi üniversitelerinde eğitim görmekle yerli ve ulusal duruş sahibi olmak birbirinin tam tersi değildir. Belli bir fikrin müdafaa edicisi olanlara kapıyı aç, belli bir fikrin müdafaa edicisi değilse ona kapıyı kapa. Bu mu özgürlük? Zira eğitim öğretim müesseselerinin bu noktada bir kez kefeni yırtması gerekli"diye konuştu.

FETÖ'yle mücadeleye de değinen Erdoğan, "Bilimin olmadığı yerde yalnızca cehalet değil, onunla beraber vahşet de kök salmaya başlar. FETÖ insanların zihinlerini kayıtsız koşulsuz itaat duygusu ile çökertirken 15 Temmuz'daki gibi vahşetlere de yöneltilmiştir. Zihnini Amerika'da yaşayan şarlatana adayan mankurtlardan bilim insanı da Müslüman da olmaz" dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'dan,Boğaziçi Üniversiteliler Derneği'nin 14. Genel Heyeti'nda konuştu. 'Boğaziçi Üniversitesi bu milletin değerlerine yaslanamadığı için hedeflerine tam anlamıyla erişememiştir" diyen Erdoğan, "Zihnini Amerika'da yaşayan şarlatana adayan mankurtlardan bilim insanı da Müslüman da olmaz" ifadesini kullandı.

"Açık konuşmayı severim. Çünkü netlikle saklı  bellek kaydım yoktur" diye seslenen Erdoğan'ın konuşmasının satır başları şöyle:  Pek çok yakın çalışma arkadaşımın mezun olduğu bu üniversitemizle alakalı her konuyu uzun vakittir yakından izliyor ve kendilerine de destek oluyorum. İş dünyasında da kuvvetli yeri olduğu bildiğim üniversitemizin güçlenmesi için mezunlara da görev düşüyor. Büyük birlikteliğin ve işbirliğinin sağlayacağı güç, kamunun tüm olanaklarının üzerinde bir sinerji ortaya çıkaracaktır. Büyük iddiaların sahibi Boğaziçi'ne de böyle örnek bir yaklaşıma öncülük etmek yakışır. Dünyanın köklü üniversitelerine baktığımızda gözdüğümüz bir diğer özellik de kendi toplumu ile güçlü bağlarının olmasıdır.

"MİLLETİN DEĞERLERİNE YASLANAMADIĞI İÇİN HEDEFLERİNE TAM ANLAMIYLA ERİŞEMEMİŞTİR"

Bir ayağını kendi ülkelerine ve toplumlarına sıkı sıkıya basıyor, diğer ayakları ile de tüm dünyaya, hem de tüm evrene sesleniyorlar. Esasen bu yaklaşım bizim yabancımız değildir. Bundan birkaç yüzyıl öncesine kadar dünyanın bilim ve sanat merkezi bizim coğrafyamızdı. Yenilikler, atılımlar bu coğrafyalardan çıkıyordu. İbni Sina tıp doktorluğuyla, Mimar Sinan mimari dehasıyla, Piri Reis copğrafyacılığıyla sanki birer kutup yıldızı olarak yol göstermişlerdir. Kuvvetli bir müktesebatımız var. Cumhuriyet döneminde de ülkemize hem kendi birikimimize sahip çıkacak hem de global düzeyde sahip çıkacak pek çok bilim yuvaları heyetmiştir. Boğaziçi Üniversitesi, Galatasaray bunlardan biridir.

Boğaziçi, ülkemizin en saygın yüksek öğretim müesseselerinden biridir. Bu milletin değerlerine yaslanamadığı için hedeflerine tam anlamıyla erişememiştir. Üniversitemizin temeli yabancı bir eğitim müessesenine dayanıyor olması bu tabana oturtulmasına katiyen mani değildir. Çok seslilik ile kendi ülkesine yabancılık arasındaki çizgiyi doğru bilmeden de bunu yaşatamayız. Asıl mevzu fiziken nerede olduğunuzdan ziyade zihin olarak nerede durduğunuz mevzusudur. Merhum İstiklal şahidimiz Mehmet Akif'in 'Asım'ın Nesli' vaadiyle, Tevfik Fikret'in erkek çocuğu Haluk'un nesli arasındaki farkı katiyen unutmamalıyız.

AÇIK KONUŞMAYI SEVERİM: BU MU ÖZGÜRLÜK?

Açık konuşmayı severim. Zira netlikle saklı  bellek kaydım yoktur. İster yerli ister yabancı ne olursa olsun, ister içeride  ister dışarıda açık konuşmak. Bakınız hep söylenir; eğitim-öğretim özgürlüğü,  düşünce özgürlüğü, bunlar hep konuşulur. Konuşulması güzel de acaba uygulamaya  gelindiği vakit, diyelim ki Boğaziçi Üniversitesi, buradaki hocalarımız, bu işe  nereye kadar acaba şöyle pergellerini açıyorlar? Burası çok ehemmiyetli. Zira belli  bir fikrin müdafaa edicisi olanlara kapıyı aç, belli bir fikrin müdafaa edicisi değilse ona  kapıyı kapa. Bu mu özgürlük? Zira eğitim öğretim müesseselerinin bu noktada bir  kez kefeni yırtması gerekli. Ehliyet liyakat kimdeyse onun girmesi gerekli, önünün  de kapatılmaması gerekli.

"ZİHNİNİ AMERİKA'DAKİ ŞARLATANA ADAYAN MANKURTLARDAN BİLİM İNSANI OLMAZ"

Bilimin olmadığı yerde yalnızca cehalet değil, onunla beraber vahşet de kök salmaya başlar. Terör niçin üniversitelere yerleşmiştir? Bizim senelerimizde kargaşaydı, daha sonra bu teröre dönüştü. Üniversitelerimiz bizim huzur mekanlarımız olması gerekli. Oralarda kalemlerin, bilgisayarların, laptopların konuşması gerekli. Fakat ara ara bunlar çok değişik bir konuma doğru yerleşti. Selçuklu'yu yıkılışa götüren Haşhaşi dalgası, bir yanı ile cehalet bir yanı ile vahşet kokuyordu. Bugün de Türkiye benzer saldırılarla karşı karşıyadır. FETÖ insanların zihinlerini kayıtsız koşulsuz itaat duygusu ile çökertirken 15 Temmuz'daki gibi vahşetlere de yönetlmiştir. Zihnini Amerika'da yaşayan şarlatana adayan mankurtlardan bilim insanı da Müslüman da olmaz.

"ALİM OLABİLİRSİN FAKAT ARİF OLAMAZSIN"

Alim olmak başka bir şeydir, Arif olmak başka bir şeydir. Alim olabilirsin fakat Arif olamazsın. Arif irtifa makamıdır. İkisi olmak başka bir şey. Hep duamız şu olsun; "Ya Rab, bizi bilgi ve hikmetle birleştir." Zira hikmetsiz bilgi sanki yok mesabesindedir. Karşısına İslam'ın terakkiyi buyurduğunu ifade eden ne kadar ayet, hadis, örnek koyarsak koyalım bunların fikri değişmez. Bunların derdi selamlama değil, tek gayesi kurdukları tuzaklara çekebildikleri kadar insanı çekmektir. Ne olduğunu, kim olduğunu, nereden geldiğini, nereye gittiğini bilmeyen insanlar bu tuzaklara düşebilir. Biz düşmedik, düşmeyeceğiz. Hele hele bir Boğaziçilinin bu tuzağa düşmesine katiyen gönlüm razı gelmez.

"PROFESÖR MÜSVEDDESİ VAR, 'O BİZE ŞAH DAMARINDAN YAKINDIR' DİYOR"

Kim ki sen düşünme, akletme diyorsa bilin ki orada bir iblislik vardır. Pensilvanya... Orada bir murakebe, değerlendirme, sorgulama var mı? Ne diyorlar orada olanlar? O dediyse doğrudur. Profesör müsveddesi var. O bize şah damarından yakındır diyor. Fakat profesör he. Allah'ın ayetinde bize şah damarından yakın yalnızca Allah'tır. Bu ifade şirktir, şirk. O kim ya? Şarlatanın teki. Bu İslami bir metot değildir.

"15 TEMMUZ SORGULAMANIN NETİCESİDİR"

15 Temmuz direnişi bu sorgulamanın bir neticesidir. Bu sorgulamayı benim milletin yapmamış olsaydı, F-16'ların, tankların altına yatar mıydı? Onlar o sorgulamayı yaptılar, 'bizim için tek çıkış yolu şehadettir' dediler. 15 Temmuz başlı başına bir uyanıştır, biz özüne dönüştür. Bu sürecin de lideri olacağız. Avrupa'nın ortalarından Afrika'nın derinliklerine kadar erişen devletimizin yıkılışını Çanakkale'de, Kut'ül Amare'de, Medine müdafaasında, Kafkas müdafaasında ki bugün Sarıkamış'ın sene dönümüdür. Benim dedem de Sarıkamış'ta şehit oldu. Neler çekmişiz ya? Birileri nelerin peşinde koşuyor, neler yapmaya çalışıyor. Artık devran değişti. Gereği neyse gerektiği yerde yapacağız.

ERDOĞAN'DAN ÇAĞRI: DEVREYE GİRİN

Boğaziçi'nin elektrik eletronikçileri, makinecileri bir an önce devreye girin. İçinizden çıkanların bir bölümünün nasıl artık devreye girdiğini biliyorum, görüyorum. Silahlı silahsız İHA üretenleri biliyorum. Ben Amerika'nın kapısına dayandığım zaman bana dedikleri şuydu: "Kurultay müsaade vermiyor." Bizim artık onlara ihtiyacımız yok. Onlardan geri de değiliz. Şu anda 32 bin fite kadar çıkabilen bizim İHA, SİHA'larımız var.  

"AĞLATMA BEBEĞİ NEDEN AĞLATIYORSUN"

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşması esnasında bir bebek ağladı. Bebeğin sesini duyan Erdoğan, konuşmasına ara verdi ve Gülerek anneye " Ağlatma bebeği neden ağlatıyorsun" dedi. Bu sırada salonda gülüşmeler yaşandı.

 



HABER VİDEOSU





Bu haber 186 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

DİĞER SİYASET Haberleri

ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
11475 Okunma
263 Okunma
239 Okunma
239 Okunma
217 Okunma
197 Okunma
183 Okunma
181 Okunma
175 Okunma
173 Okunma
11475 Okunma
6161 Okunma
1281 Okunma
887 Okunma
885 Okunma
582 Okunma
582 Okunma
561 Okunma
434 Okunma
425 Okunma
SON YORUMLANANLAR
FOTO GALERİ
  • Şehit abisi Yarbay'ın terörüe isyanı
    Şehit abisi Yarbay'ın terörüe isyanı
  • Teknoloji harikası binalar
    Teknoloji harikası binalar
  • Paylasmak Güzeldir
    Paylasmak Güzeldir
  • Ana kucağı
    Ana kucağı
  • Bebişler
    Bebişler
  • Yurdum İnsanı
    Yurdum İnsanı
  1. Şehit abisi Yarbay'ın terörüe isyanı
  2. Teknoloji harikası binalar
  3. Paylasmak Güzeldir
  4. Ana kucağı
  5. Bebişler
  6. Yurdum İnsanı
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
  • Zevk için çok yaşamayı istemek
    Zevk için çok yaşamayı istemek
  • Mal sevgisinin zararı olur mu ?
    Mal sevgisinin zararı olur mu ?
  • Mucize ne demektir ?
    Mucize ne demektir ?
  • Tilavet ve şükür secdesi
    Tilavet ve şükür secdesi
  • Dinde reformcu olarak bilinenler
    Dinde reformcu olarak bilinenler
  • Yılbaşı ve noel
    Yılbaşı ve noel
  1. Zevk için çok yaşamayı istemek
  2. Mal sevgisinin zararı olur mu ?
  3. Mucize ne demektir ?
  4. Tilavet ve şükür secdesi
  5. Dinde reformcu olarak bilinenler
  6. Yılbaşı ve noel
VİDEO GALERİ
YUKARI