Bugun...
Dolar: 3.8276
Euro : 4.6833

Konuk Yazar



Cumhurbaşkanı Erdoğan: Dünyaya daha son sözümüzü söylemedik

Tarih: 15-12-2017 22:13:29 + -


Gençliğin sadece yaş değil bu arada ruh işi olduğunu dile getireren , "Ruhundaki ateşi diri olan, diri kalan herkes genç demektir. Necip Fazıl son soluğuna kadar ruhundaki ateşi diri tutmuş bir üstadımızdır. Diğer yandan biyolojik olarak daha yolun başında da olsa sanki dünyanın yükünü omuzlamış, adlarına Türküler yakılsa, destanlar yazılsa az gelecek nice gençlerimiz var."dedi..


Cumhurbaşkanı Erdoğan: Dünyaya daha son sözümüzü söylemedik

Reisicumhur Recep Tayyip Erdoğan, "Biz şu veya bu  gücün ne dediğine değil, yalnızca ve yalnızca Allah'ın ne dediğine baktık, yalnızca ve  yalnızca milletimizin ne dediğine baktık. Türk milleti olarak daha dünyaya son  sözümüzü söylemedik." diye konuştu.

Lütfi Kırdar Kurultay Merkezinde tertip eden Necip Fazıl Ödülleri  Programında, Saygı Ödülü'nü kazanan Teoman Duralı'ya ödülünü veren Erdoğan, her  biri mümtaz isimlerden oluşan 5 kişilik jüri tarafından bu sene ki Necip Fazıl  Ödülleri'ne layık görülen şiir dalında Ahmet Murat, hikaye-roman dalında Necip  Tosun, fikir-araştırma dalında Ahmet Özalp'ı, ilk yapıt dalında Betül Nurata ve  Emre Ergen'i, beynelmilel ödül alanında Bosnalı Cemalettin Latiç'i, saygı  ödülünde de Prof. Dr. Teoman Duralı'yı kutladı.

Edebiyat, fikir ve sanat dünyasına eserleriyle katkıda bulunanlara,  gelecekteki çalışmalarında başarılar dileyen Erdoğan, Necip Fazıl ismini taşıyan  bir ödül almanın kolay olmadığını dile getirerek, "Artık sizler bu ismin ve ifade  ettiği büyük davanın sorumluluğunu üstlenmiş bulunuyorsunuz." dedi.

Necip Fazıl ile birebir tanışmasının 18 yaşında Ulusal Türk Öğrenci  Birliği çatısı altında olduğunu anlatan Erdoğan,  Necip Fazıl'ı yaptıkları Ulusal  Gençlik Geceleri'nden bir kaçında gerek İstanbul gerekse Anadolu'nun kimi  yerlerinde sunma haysiyetine de nail olduğunu anlattı.

Necip Fazıl ile bu noktada ikili ilişkilerinin de ilerlemeye  başladığını aktaran Erdoğan, kendisinden yaşça büyük ağabeylerinin Necip Fazıl  ile çok daha ileri derecede görüştüğünü, bunların da anılarını kendilerinden  dinlediklerini dile getirdi.

Necip Fazıl'ın, bilhassa dar çerçevede olduğu vakit muhabbetinin  doyumsuz olduğunu ifade eden Erdoğan, şöyle devam etti: "O muhabbetlerde filhakika unutulmayacak anılar vardı. Allah rahmet  eylesin. Ancak bizim dünyamıza kazandırmış olduğu o dinamizm çok çok farklıydı.  Verdiği heyecan çok çok farklıydı.

Onunla birlikte bizler harbiden bugün  karşımıza dikilen bazı gruplar, bazı saldırganlar var ya, işte o zamanlarda  kalemiyle onlara karşı duran, yegane isim üstat Necip Fazıl Kısakürek'ti. Sanki  tek başına onları çökertiyordu, baş edemiyorlardı. Yargıda, adliyelerde yeniden aynı  şekilde dimdik duran bir isim. Biz dik durmayı ondan öğrendik. Hele hele bir  ifadesi var ki hiç unutmuyorum.

O hakime verdiği yanıtta, 'bıktık senden'  dediğinde, 'siz burada hancı, ben de bu davada yolcu oldukça, ben buraya daha çok  uğrarım' ifadesini unutamıyorum.  Sorun bu... Allahın izniyle bizler de bu davada  yolculuğumuzu, ayağımızı sabit kadem tutmak suretiyle devam etmek vaziyetindeyiz."

"Son sözümüzü söylemedik"

Reisicumhur Erdoğan, programın başında izledikleri filmde  gençliğin sadece yaş değil bu arada ruh işi olduğunu dile getirerek, "Ruhundaki  ateşi diri olan, diri kalan herkes genç demektir. Necip Fazıl son soluğuna kadar  ruhundaki ateşi diri tutmuş bir üstadımızdır. Diğer yandan biyolojik olarak daha  yolun başında da olsa sanki dünyanın yükünü omuzlamış, adlarına Türküler yakılsa,  destanlar yazılsa az gelecek nice gençlerimiz var. Rabbim hepimizi inancıyla,  davasıyla, heyecanıyla, azmiyle, enerjisiyle her zaman genç kalan, genç kalacak olan  kullarından eylesin." dedi.

Necip Fazıl'ın, hayatını "Büyük Türkiye" idealine adadığını dile  getiren Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti: "İdeolocya Örgüsü zati bunun tüm yapı taşlarını ortaya koyan eseri.  Kendisi Büyük Türkiye hedefini realite dışına çıkarmaya, Büyük Türkiye ümidini  kaybettirmeye çalışanları da ağır şekilde tenkit etmiştir. Üstat bu istikamette çaba  gösterenleri, milletimizin ümit kapılarını sürgülemekle itham etmiştir.

Biz 15  senedir büyük Türkiye'yi, kuvvetli Türkiye'yi, kendisiyle beraber tüm arkadaşlarının,  soydaşlarının, dindaşlarının, mazlumların ve mağdurların umut kapısı, güven  kaynağı bir ülkeyi inşa faktörün çabası içindeyiz.  Biz üstadın ömrü süresince hep  bekleyip durduğu o inkılap var ya, işte onu gerçekleştirmek için çalıştık,  çalışıyoruz.

Devlerin kıvranışına, cücelerin çırpınışına aldırmadan tarihin en  büyük iman devini ayağa kaldırmak için gecemizi gündüzümüze katıyoruz. Şayet bugün  içeriden ve dışarıdan daimi saldırılara maruz kalıyorsak, iftiralara  uğruyorsak, davamıza ve onun uğruna adadığımız canımıza kast ediliyorsa, sebebi  işte bu mücadeleden vazgeçmiyor oluşumuzdur.

Eğer tıpkı geçmişte yapıla geldiği  gibi 'otur' denildiğinde otursak, 'sus' denildiğinde sussak, 'ver' denildiğinde  versek, 'al' denildiğinde alsak, inanın bu saldırıların hiçbiriyle  karşılaşmazdık. Fakat biz şu veya bu gücün ne dediğine değil, sadece ve sadece  Allah'ın ne dediğine baktık, sadece ve sadece milletimizin ne dediğine baktık.  Türk milleti olarak daha dünyaya son sözümüzü söylemedik."

Reisicumhur Erdoğan, Lütfi Kırdar Kurultay Merkezi'nde tertip eden  Necip Fazıl Ödülleri Programı'nda yaptığı konuşmada, ödül alan isimlerden Betül  Nurata'nın konuşmasında kullandığı, "İletişim olarak ne yazık ki dibe vurduk."  ifadesini anımsatarak, şöyle konuştu: "Beni bağışlasın Betül kızımıza şunu söyleyeceğim: Dibe çakılmadık,  yok böyle bir şey. Sakın ha. Dibe çakılanlar başkaları. Biz şu anda tavan  yapıyoruz Allah'ın müsaadesiyle.

Ah o dönemleri bir yaşamış olsaydınız, bugünü  karşılaştırma daha rahat olacaktı. Rabbimize çok şükür, nereden nereye geldik. Şayet  artık bir Betül kızımız, kardeşimiz varsa, bir Rümeysa kızımız varsa, bugün onlar  elhamdülillah üniversitelerde, bilimde, her türlü yarışın içinde bulunabiliyor,  devletin her kademesinde bulunabiliyorsa dibe çakan değil tırmanan bir nesil  var, bir gençlik var. Milyarlarca Müslüman olarak da son sözümüz daha ağzımızdan  çıkmadı. Her şeyin bir vakiti olduğu gibi, bu büyük inkılabın da bir vakiti  vardır.

Bir yandan kendimizi güçlendirmenin, büyütmenin, o güne hazırlanmanın  mücadelesini verirken, bu arada her türlü haksızlığa, zulme, ahlaksızlığa  karşı itirazlarımızı en yüksek perdeden ifade etmekten de geri durmuyoruz,  durmayacağız. Zira elimizle düzeltemiyorsak dilimizle onunla da bir şey  yapamıyorsak kalbimizle buğzetmenin gerektiğini biliyoruz. Kalple buğzetmekten,  dille karşı çıkma düzeyine çıktık. Allahın izniyle en kısa müddette haksızlıkları elle  düzelteceğimiz günleri de göreceğiz. Bunun ilk adımlarını atmaya başladık."

  "Müslümanları hedef alan yeni bir saldırı başladı"

Reisicumhur Erdoğan, Suriye'de tüm Müslümanların geleceğini yakından  ilgilendiren senaryoyu bozduklarını belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü: "Şimdi Kudüs üzerinden, tüm Orta Doğu'yu, tüm Müslümanları hedef alan  yeni bir saldırı başladı. Bu konuda da ilk adımları çarşamba günü büyük ölçekte  attık, allahın izniyle devamını da getireceğiz. Şunu iyi biliyoruz. Kudüs giderse  Medine'yi savunamayız.

Medine giderse Mekke'yi savunamayız. Mekke giderse Kabe'yi  de kaybederiz. Unutmayınız Kudüs demek İstanbul demektir, İslamabad demektir,  Jakarta demektir. Medine demek, Mısırın başkenti demektir, Şam demek, Bağdat demektir. Kabe  demek, tüm Müslümanlar olarak hepimizin haysiyeti, namusu, onuru, şerefi, varlık  gayesi demektir. Biz bunların hiçbirinden vazgeçemeyiz. Allah'ın buyruğuna ve  ecdadın emanetine sahip çıkmak için ne gerekiyorsa bunu yapacağız."

Dünyanın düzeninin bozuk olduğunu, bu bozuk düzenin, gün gelip kıyıya  vuran suçsuz Suriyeli bedeni, hanesi başına yıkılan, tüm hakları ellerinden alınan  Filistinli olarak karşılarına çıktığını ifade eden Erdoğan, "Bu bozuk düzen gün  geliyor, yurtlarından topluca sürgün edilirken nehirlerde, bataklıklarda son  soluklarını veren Arakanlılar olarak karşımıza çıkıyor fakat biz susmuyoruz."  ifadelerini kullandı.

Pazartesi günü Başbakan Binali Yıldırım'ın Bangladeş'e gideceğini  aktaran Reisicumhur Erdoğan, önceden eşi Emine Erdoğan, Dışişleri Bakanı  Mevlüt Çavuşoğlu ile Aile ve Sosyal Siyasetler Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya'nın  da bölgeye gittiğini hatırlattı.

Reisicumhur Erdoğan, "Elimizle müdahale edeceğiz ya... Bütün  müzakereleri, her şeyi yapacağız ya... Birleşmiş Milletler Genel Heyeti'nda  çağrımızı yaptık. Arakan için orada, Cumhurbaşkanları, Başbakanlar, Bakanlar,  onlarla beraber orada bizzat toplantı yaptık. Niye? Duyarsız kalamayız.  Attığımız adımların da ağır ağır neticesini alıyoruz. Düzen bozuk olabilir ama  bizim buna rıza gösterme zorunluluğumuz yoktur." diye konuştu.

"Tepemize inen gök kubbeyi daha fazla görmezlikten gelemeyiz"

Necip Fazıl'ın kalplerine nakşettiği itiraz ve mücadele aşkıyla bozuk  düzene karşı mücadele edeceklerini vurgulayan Erdoğan, bunun için önce  kendilerinden başlayarak milleti, tüm Müslümanları, tüm insanlığı bu doğrultuda  harekete geçirmeleri gerektiğini kaydetti.

Tanınmış şairin "Destan" isimli şiirinden dizeler okuyan Erdoğan, "Bizler  ulus, ümmet ve insanlık olarak tepemize inen gök kubbeyi daha fazla  görmezlikten gelemeyiz. Birey birey olarak üzerimize düşeni yaptığımızda, millet  olarak, milletler olarak üzerimize düşenleri yaptığımızda insanlık olarak bu  sıkıntıları aşacağımıza inanıyorum. Bu adımları attıkça, üstadın müjdesine her  gün biraz daha yaklaştığımızı göreceğiz." ifadelerini kullandı.

  Necip Fazıl'ın "Müjde" şiirini de seslendiren Reisicumhur Erdoğan,  "Rabbimin lütfuyla batmayan güneşin doğuşuna inşallah az kaldı." dedi. Reisicumhur Recep Tayyip Erdoğan Erdoğan, ödül alan sanat ve fikir  insanlarını bir sefer daha kutlayarak, tanınmış kişi şairin isminin yaşatılmasına vesile  olan bir etkinlik tertip ettiği için Star gazetesine de teşekkür etti.




Bu haber 2771 defa okunmuştur.

Etiketler :

FACEBOOK YORUM
Yorum

DİĞER SİYASET Haberleri

ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
11475 Okunma
263 Okunma
239 Okunma
239 Okunma
217 Okunma
197 Okunma
183 Okunma
181 Okunma
175 Okunma
172 Okunma
11475 Okunma
6160 Okunma
1281 Okunma
887 Okunma
885 Okunma
582 Okunma
582 Okunma
560 Okunma
434 Okunma
425 Okunma
SON YORUMLANANLAR
FOTO GALERİ
  • Şehit abisi Yarbay'ın terörüe isyanı
    Şehit abisi Yarbay'ın terörüe isyanı
  • Teknoloji harikası binalar
    Teknoloji harikası binalar
  • Paylasmak Güzeldir
    Paylasmak Güzeldir
  • Ana kucağı
    Ana kucağı
  • Bebişler
    Bebişler
  • Yurdum İnsanı
    Yurdum İnsanı
  1. Şehit abisi Yarbay'ın terörüe isyanı
  2. Teknoloji harikası binalar
  3. Paylasmak Güzeldir
  4. Ana kucağı
  5. Bebişler
  6. Yurdum İnsanı
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
  • Zevk için çok yaşamayı istemek
    Zevk için çok yaşamayı istemek
  • Mal sevgisinin zararı olur mu ?
    Mal sevgisinin zararı olur mu ?
  • Mucize ne demektir ?
    Mucize ne demektir ?
  • Tilavet ve şükür secdesi
    Tilavet ve şükür secdesi
  • Dinde reformcu olarak bilinenler
    Dinde reformcu olarak bilinenler
  • Yılbaşı ve noel
    Yılbaşı ve noel
  1. Zevk için çok yaşamayı istemek
  2. Mal sevgisinin zararı olur mu ?
  3. Mucize ne demektir ?
  4. Tilavet ve şükür secdesi
  5. Dinde reformcu olarak bilinenler
  6. Yılbaşı ve noel
VİDEO GALERİ
YUKARI